{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/3796 <br>KARAR NO:2024/3668<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/06/2022<br>NUMARASI:2018/1545 Esas - 2022/553 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından işletilmekte olan ... derslik blokları şantiyesinde kullanılmak üzere müvekkili tarafından işletilen ...'a ait ... Modelli ... plakalı ...makinesi kiralandığını, söz konusu şantiyede kullanılan iş makinesinin üzerine 21/03/2018 tarihinde davalı şirketin gereken önlemleri almaması ve duvarı gerektiği şekilde yapmaması nedeniyle istinat duvarı çöktüğünü, kaza neticesinde iş makinesinin toprak yığını altında kalarak kabin ve kaporta kısmında ağır hasar meydana geldiğini, hasarın tespiti ve makinenin tamiri için ...  servisi olan ... İmalat ve Bakım .... Şti tarafından ekspertiz raporu düzenlendiğini ve onarım yapıldığını, bu raporda kaza sonucunda meydana gelen hasarın tespiti ile makinenin tamirinde kullanılan parça ve işçilik kalemlerinin düzenlendiğini, söz konusu kaza sebebiyle meydana gelen hasarın davacı şirket tarafından tamamen giderildiğini, iş makinesinin ...'a sağlam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğini, iş makinesi sahibi ...'un  dava konusu kaza sebebiyle meydana gelen hasar ile ilgili her türlü hak ve alacağını müvekkiline temlik ve ibra ettiğini, davalının kusurlu davranışı sebebiyle oluşan hasardan sorumlu olduğunu, davalı şirket tarafından toprak ve yapının kaymasını önlemek için yapılan direnç sağlayan duvar olan istinat duvarlarının gerektiği şekilde yapılmaması, gereken önlemlerin ve çalışmalarının yapılmaması sebebiyle istinat duvarının çöktüğünü ve dava konusu kazanın meydana geldiğini, bu sebeple müvekkili tarafından iş makinesindeki hasarın giderilmesi için toplamda 56.208,12 TL ödemek durumunda kaldığını, iş makinesinin uzunca bir süre işletilememesi neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca hasar gören aracın nakliyesi için 5.900,00 TL ödendiğini, tüm bu sebeplerle şimdilik hasar tutarı olan 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte, şimdilik nakliye bedeli olan 100 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte, makinenin işletilememesi neticesinde yoksun kalınan kazanç kaybı zararı olan 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olup ıslah  dilekçesi ile  maddi tazminat talebini 140.000,00 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ibraname ve ve temlik belgesindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunda dava dışı ...'un isticvabına karar verilmesini, aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mülkiyetine sahip olmadığı bir iş makinası için davacının kazanç kaybına uğraması ve dava dışı üçüncü kişiye yapılmayan bir ödemenin müvekkili firmaya rücu edilmesinin de mümkün olmadığını, kaza meydana gelmeseydi dahi söz konusu makinenin karayolunda seyri yasak olduğundan şehir içindeki seferlerinin tamamının nakliye vasıtasıyla gerçekleşeceği ve nakliye bedelinin davacı tarafça karşılanacağı hususunun taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşme ile sabit olduğunu, nakliye ücretinin müvekkili firmadan talep edilmesinin açıkça  taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye aykırı olduğunu, sözlemenin 12.11.maddesi gereğince malzemelerin indirilmesinin her türlü yatay ve düşey taşıma, vinç ve nakliye bedelinin yükleniciye ait olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, müvekkili firma tarafından davacılardan makina kiralanmadığını, 05/02/2018 tarihli malzemeli ve işçilikli imalat sözleşmesi kapsamında hafriyat yapım işi verildiğini, bu kapsamda ortaya çıkan zarara davacının katlanması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinin tek müsebbibinin makine sürücüsü olduğunu, müvekkili firmanın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, sigorta poliçesi gereğince davanın ...'ye ihbarını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, tüm bu sebeplerle davacının dava ehliyeti olup olmadığının araştırılmasını, davacının aktif dava ehliyeti yok ise davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ...'un maliki olduğu ve davacının kiraladığı .... marka,.. model, .... tipi ekskavatör'ün davalıya ait şantiyede çalışırken istinat duvarlarının yıkılması sonucu enkaz altında kalarak hasarlandığı ve neticeten ıslah ile bildirilen talebin de  kaza sebebiyle yoksun kalınan kar ve hasar bedelinin tazmini olduğu, mahkememizce aldırılan 16/02/2021 tarihli 1. kök ve 24/05/2021 tarihli ek raporda belirtildiği üzere meydana gelen kazada kusurun münhasıran gerekli fenne uygun inşa edilmeyen istinat duvarlarını inşa eden davalı şantiye sahibi firma olduğu, bu hususta her hangi bir kuşku olmamakla mahkememizce de gerekçeli , denetime uygun ve bilimsel olan 16/02/2021 tarihli 1. kök ve 03/03/2022 tarihli 2. kök bilirkişi raporlarındaki kusur tesbitinin mahkememizce de kabul edildiği, bu durumda davalının davacının işleteni olduğu iş makinesinde meydana gelen zararını tazmin etmekle mükellef olduğu, davacının dava dilekçesinde  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile hasar bedeli olarak 1.000,00 TL yoksun kalınan kar bedeli olarak 100,00 TL ve aracın  nakliye bedeli olarak da 100,00 TL talep ettiği, akabinde davacının talebini 06/03/2020 tarihli dilekçesi ile ıslah ettiği ve neticeten 100.000,00 TL  hasa bedeli ve 40.000,00-TL yoksun kalınan kar bedelini talep ettiği, dava dilekçesinde talep ettiği aracın nakliyesi ile ilgili talep kalemini ise sunduğu ıslah dilekçesiyle talep etmediği, 03/03/2022 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bulunmakla hükme esas alındığı, bu doğrultuda davalının meydana gelen kazada kusurlu olup davacının kusurunun  olmadığı , meydana gelen kaza sebebiyle davacının kiralayıp işlettiği iş makinesinde 55.858,22 TL hasar bedeli meydana geldiği, ayrıca sunulu olan hasar resimlerinden de açıkça görüldüğü üzere davaya konu iş makinesinin enkaz altında kalması sebebiyle kabininin de hasar aldığı ve kullanılamaz durumda olduğu, bu durumda davacı tarafından sunulan 23.600,00 TL tutarındaki kabin bedelinin de bilirkişi raporunda kadri maruf addedilmekle mahkememizce de davacının kabin bedelini de davalıdan talep edebileceğinin kabul edildiği, davaya konu hasarlanan iş makinesinin makul tamir süresinin 30 gün olduğu ve beheri 515,00 TL'den yoksun kalınan kar bedelinin de 15.450,00 TL olacağı mahkememizce değerlendirilmiş; Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Hasar/onarım bedeli yönünden 55.858,22 TL onarım bedeli ve 23.600,00 TL kabin bedeli olmak üzere toplam 79.458,22 TL'nin kaza tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren  işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine; Kazanç kaybı talebi yönünden; 15.450,00 TL'nin kaza tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren  işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının dosyaya sunulan belgelerdeki meblağları aşan bedel tespitinde bulunamayacağını, bilirkişiler tarafından hazırlanan ek raporlarda sadece davacı tarafın beyan ve itirazlarının dikkate alındığını, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin hasardan sorumluluğu düzenleyen 12.16, 15.8 ve 15.10 hükümlerinin yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, müvekkili firma yetkililerinin tüm sözlü uyarılarına rağmen iş makinasının yanlış yere bırakıldığını ve bunun sonucunda da davaya konu vahim olayın yaşandığını, davacının, dilekçeler teatisi aşamasında sunmadığı, bilirkişi raporuna itirazında ilk defa sunduğu ve yeni çıkmış bir delil niteliğini haiz olmayan, kabin onarımına ait 23.600,00 TL'lik faturanın iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık oluşturduğunu, davacının kazanç kaybı olduğuna ilişkin iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini  beyanla yerel mahkeme  kararının kaldırılarak  davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davacı tarafından, davalının kusuru sebebiyle uğradığı zararların tazmini talepli tazminat  istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde, açıkça davaya konu iş makinesinde meydana gelen kabin hasarını talep ettiği ve fatura dahil yasal her türlü delile dayandığı, buna göre huzurdaki davada iddianın genişletilmesi yasağına aykırı bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosya içeriğinden; Davalı tarafından dosyaya ıslak imzalı sözleşme ibraz edilmediği ve sözleşmenin varlığının davalı tarafça kabul edilmediği, kaldı ki sunulan sözleşmeye göre yüklenicinin ihmali yüzünden meydana gelecek olan hasarı yüklenici tamir etmek zorunda olup işverenin ihmali yüzünden meydana gelecek olan hasarın yükleniciye tahmil edilemeyeceği  anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre,İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarının  denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, uzman bilirkişi raporlarında belirtilen kusur durumu ve tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispat ettiği, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği ve dava konusu olayda tazminat şartlarının oluştuğu, davaya konu iş makinesi aktif olarak kullanıldığından, davacının kaza sonucu kazanç kaybının sabit olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde  görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1545 Esas  2022/553 Karar sayılı 09/06/2022 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.483,18 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.710,8‬0 TL'nin mahsubuyla bakiye 4.772,38 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine,  3- Davalı  tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e0c11ad545b685a","SID":"29c4449ce47190cb"}}