{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1368    <br>KARAR NO\t: 2024/1563<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/05/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/476 E.  -  2019/260 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI<br>\t  \t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/05/2019 tarih ve 2017/476 Esas - 2019/260 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin  2016/76731 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 3, 6, 9, 35 ve 42 sınıf malların tamamı ile 7 sınıfta yer alan bir kısım malların çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun KHK'nın 5. maddesi anlamında marka vasfını haiz bulunmadığı gibi dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında başvuru kapsamında bırakılan 7. sınıf emtia bakımında da iltibas koşullarının oluştuğunu, tarafların marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, başvurunun KHK'nın 8/4 maddesi gereğince de tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-8237 sayılı YİDK kararının iptali ile başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan çekişmeli malların  ''07.sınıf: Elektrikli ve gazlı ... makineleri, elektrikli ark ... cihazları, elektrikli lehim cihazları, elektrikli ark kesme cihazları, elektrikli ... makine elektrotları ve bunlarla aynı işleve sahip robotlar.” olduğu, anılan malların davacının itirazına mesnet 109272 ,209477, 2000/00638,  2011/11929,  2010 08943 sayılı markları kapsamında yer alan mallarla aynı ve benzer bulunduğu, ancak dava konusu başvuru ile davacının anılan marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, \"...\" ibaresinin uyuşmazlık konusu 7 sınıf mallar yönünden tanımlayıcı bir ibare olduğu, bu hale göre dava konusu başvurunun asli unsurunun özel bir şekilde düzenlenmiş kırmızı renkli ve içerisinde ''a'' harfi bulunan kısımdan, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunun ise \"...\" ibaresinden oluştuğu, uyuşmazlık konusu malların tüketicisinin de ortalamanın üstünde dikkat düzeyine sahip bulunduğunu, bu duruma göre tarafların markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, makalar benzer olmadığından KHK'nın  4 maddesine dayalı iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvurun 556 sayılı KHK'ın 7 ve 8 maddeleri uyarınca tescilinin mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu mallar bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleştiğinin mahkemece de kabul edildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın  kabulünü istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu 7. sınıf \"Elektrikli ve gazlı ... makineleri, elektrikli ark ... cihazları, elektrikli lehim cihazları, elektrikli ark kesme cihazları, elektrikli ... makine elektrotları ve bunlarla aynı işleve sahip robotlar.” mallarının davacının itirazına mesnet  109272 ,209477, 2000/00638,  2011/11929,  2010 08943 sayılı markaları kapsamında yer alan  mallarla aynı ve benzer bulunduğu, ancak dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile \"...\" ibareli davacının anılan marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı zira tarafların markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin uyuşmazlık konusu mallar yönünden tanımlayıcı ve ayırt edici bulunmayan bir ibare olduğundan iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, buna göre dava konusu başvurunun asli unsurunu \"a\" harfinin, davacının markalarının asli unsurunun ise \"...\" ibaresinden oluştuğu, anılan ibareler arasında ise benzerlik bulunmadığının açık olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlandığı, tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından davacının markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili olmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu ve mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle markalar arasında, uyuşmazlık konusu mallar yönünden iltibas tehlikesi bulunmadığının kabul edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2024   \t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6f7dbfbbbcd55a0","SID":"eb7a512e84c75edc"}}