{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1317 - 2024/1499<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1317 <br>KARAR NO\t: 2024/1499<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/389 E.  -  2022/90 K.<br><br>DAVACI/KARŞI <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI/KARŞI <br>DAVACI<br>ASIL DAVANIN KONUSU\t: Patent ve Faydalı Modele Tecavüzün ve Haksız                                                                          Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Kaldırılması,                                                        Maddi ve Manevi Tazminat, Bakım Geliri Tazminatı<br><br>KARŞI DAVANIN KONUSU : Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2022 tarih ve 2020/389 Esas - 2022/90 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı karşı davada davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin TR 2015/04747 sayılı, \"...\" isimli,  2016/03360 sayılı \"...\" isimli patentlerin ve 2015/03588 sayılı \"...\" isimli faydalı modelin sahibi olduğunu, Kaman Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/3 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile ... Devlet Hastanesinde bulunan davalı Şirkete ait “...” markalı  ürünlerinin müvekkili adına tescilli bulunan  2015/04747 sayılı patent ve 2015/03588 sayılı faydalı model kapsamında kaldığının tespit edildiğini, bu durumun müvekkilinin patentten ve faydalı modelden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,  patent ve faydalı model belgesine tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, kaldırılmasını, tecavüz nedeniyle 1.000,00.-TL maddi 50.000,00.-TL manevi , haksız rekabet nedeniyle 1.000,00.-TL maddi 50.000,00.-TL manevi tazminat ile bakım geliri olan1.000,00.-TL' nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t                 Asıl davada  davalı vekili, müvekkiline ati dava konusu ürünün davacıya ait olan patent ve faydalı modele tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığını, dava konusu üründe, davacıya ait patentin 1 nolu isteminde yer alan  hastanın dokunmadan etkileşim kurabilmesi için bir yakınlaşma sensörü bulunmadığını, bu nedenle patent hukuku açısından dava konusu ürünün  davacının patentine doğrudan tecavüz etmediğini, davacıya ait patentin tarifnamesinde açıkça belirtildiği üzere “sistemin ... ile çalıştırılması” unsurunun ayrı bir özellik olarak belirtildiğini, ancak söz konusu özelliğe/unsura ilişkin bir korumanın istemlerde talep edilmediğini, tarifnamede belirtilen ancak istemlerde koruması talep edilmeyen ... ile başlatma özelliğine haiz \"... Okuyucunun\", istemlerde talep edilen \"Yakınlaşma Sensörü\" ile eşdeğer unsur olduğunun kabul edilmesinin patent hukuku açısından mümkün olmadığını, eşdeğer tecavüz değerlendirmesinde unsurların eşdeğer olup olmadığının belirlenmesinde SMK'nın  89/5 hükmüne göre söz konusu unsurların aynı işlevi görüyor olması, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor olması ve aynı sonucu ortaya çıkarıyor olmasının gerektiğini, dava konusu üründe yer alan  \"... Okuyucu\" ile davacıya ait patentte yer alan \"Yakınlaşma Sensörünün\" işlevlerini aynı şekilde gerçekleştirmediğini, esasen yapıları gereği de bunun mümkün olmadığını, zira bir yakınlaşma sensörünün bir barkodu okumasının mümkün bulunmadığını, açıklanan nedenlerle eşdeğer tecavüzün de söz konusu olmadığını, diğer taraftan dava konusu ürünün davacıya ati faydalı model kapsamında da bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini, karşı davada ise, asıl davada davacıya ait TR 2015 03588 sayılı faydalı modelin yeni olmadığını ileri sürerek anılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>                      Asıl davada davacı karşı davada davalı vekil, karşı davaya cevap dilekçesinde, müvekkili adına tescilli bulunan  2015 03588 sayılı faydalı model konusu buluşun yeni olduğunu savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  Mahkemece, davalıya ait dava konusu ürünün, davacı adına tescilli bulunan 2015 04747 sayılı patentin ve 2015/03588 sayılı faydalı modelin lafzi/aynen/birebir veya eşdeğer yolla koruma kapsamında olmadığı, asıl davada davacının uğradığı herhangi bir zarar olmadığından maddi ve manevi taleplerinin yerinde bulunmadığı, karşı dava bakımından  2015 03588 sayılı faydalı model belgesinin yeni olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 2015 03588 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı karşı davada davalı vekili, ilk derece mahkemesinin kararında  davalının beyanlarına ve 2. bilirkişi raporunda davalı lehine belirtilen tüm hususlara yer verilmesine rağmen, müvekkilinin beyanlarının özetlenerek kararda yer verildiğini, müvekkiline ait 2015/3588 sayılı faydalı modelin yeni olduğunu, mahkemece bu konuda alınan ek bilirkişi raporuna karşı yaptıkları teknik itirazlarının dikkate alınmadığını, mesnet alınan D1, D2 ve D3 dokümanlarında müvekkiline ait faydalı modelin tüm unsurları yer almadığı gibi bahsi geçen dokümanlara konu buluşların amacı ile müvekkiline ait faydalı modele konusu buluşun amacının farklı olduğunu, dava konusu ürünün müvekkilinin 2015/04747 sayılı patenti ve 2015/03588 sayılı faydalı modeline tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu,  dava konusu cihazın herhangi bir ... ile çalışabilir olmasının  öneminin bulunmadığını, dava konusu cihazın çalışması için barkodun cihaza yaklaştırılmasının yeterli olduğunu, “... okuyucu” olarak tanımlanan unsurun aslen bir ... olduğunu, müvekkilinin tescilli patentinin koruma kapsamında olan yakınlaşma sensörü unsurunu birebir taklit edilerek hastanın dokunmadan etkileşim kurabilmesi için yakınlaşan bir barkodu tanımlamak için kullanıldığını, bu kapsamda “yakınlaşma sensörü” ile eşdeğer unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini,   “...”nün müvekkiline ait patentin hem istemleri hem de tarifnamesi kapsamında olduğunu, SMK kapsamında her unsuru ile koruma altında olan, isteminde “yakınlaşma sensörü” ibaresi yer alan ve tarifnamesinde de defalarca “...” ibaresi yer alan bir patent ile diğer her özelliği aynı olan davalı ürününün, yalnızca “...” kelimesinin istemde yer almaması gerekçesiyle müvekkilin sınai mülkiyet haklarına tecavüz etmediğini iddia etmenin dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava, patent ve faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, kaldırılması, maddi, manevi tazminat ile bakım gelirinin tahsili, karşı dava ise  faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü  istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşı dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı SMK'nın geçici 1/2. maddesi uyarınca, karşı davanın konusunu oluşturan 2015 03588 sayılı faydalı modelin başvuru tarihinde 551 sayılı KHK hükümleri yürürlükte bulunduğundan, karşı davanın 551 sayılı KHK hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiği, 2015 03588 sayılı faydalı modelin yeni olmadığının mahkemece karşı davadaki talep yönünden alınan 15/11/2021 tarihli ek bilirkişi  raporundan anlaşıldığı, bahsi geçen raporda karşı davada davacı tarafça  mesnet gösterilen dokümanlar ile dava konusu faydalı modelin karşılaştırılmasının yapılarak, dava konusu faydalı modelin mesnet dokümanlar karşısında  yeni olmadığının ayrıntılı şekilde açıklandığı, anılan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, 2015 03588 sayılı faydalı modelin hükümsüzlük şartlarının somut olayda gerçekleştiği, hükümsüzlüğün geçmişe etkili olması sebebiyle asıl davada davacı karşı davada davalının 2015 03588 sayılı faydalı modele dayanarak asıl davada davalı-karşı davada davacıya karşı haksız rekabet dahil herhangi bir talepte bulunmasının söz konusu olmayacağı, diğer taraftan asıl davanın konusunu oluşturan asıl davada davalıya ait ürünün, asıl davada davacı adına tescilli bulunan 2015 04747 sayılı patentin  lafzi/aynen/birebir veya eşdeğer yolla koruma kapsamında olmadığının mahkemece alınan kök ve ek raporlar ile dava konusu ürün üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan 2. ek raporda açıklandığı, bahsi geçen kök ve ek raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, her ne kadar  Kaman Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/3 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi ek raporunda, asıl davada  davalı tarafa ait üründe asıl davacıya ait 2015 0447 sayılı patentin1 nolu isteminde yer alan yakınlaşma sensörünün bulunmadığı, bunun yerinde ... okuyucunun yer aldığı, ... okuyucunun yakınlaşma sensörü ile aynı işlevi gördüğü, bu iki unsurun birbirinin eş değeri olduğundan, eşdeğer tecavüz bulunduğu açıklanmışsa da mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında  ayırıntılı şekilde açıklandığı üzere, asıl dava tarihi  itibariyle somut olaya uygulanması gereken SMK'nın 89/2 maddesine göre, tarifnamede açıklanmakla beraber istemlerde yer verilmemiş hususların koruma kapsamına katılamayacağı ve eşdeğer doktrine bağlı olarak korunmasının istenemeyeceği, somut olayda ... ile sistemin çalışması durumu asıl davada davacıya ait patentin tarifnamesinde açıklanmış olmakla birlikte  istemde bu durum koruma altına alınmadığından tarifnamede alternatif olarak ifade edilen ... kullanımının koruma kapsamına katılmasının ve eşdeğer doktrine bağlı olarak korunmasının mümkün olmadığı, aksinin kabulünde dahi  SMK'nın 89/5 maddesinde bir unsurun, esas itibariyle <br>istemlerde talep edilen unsur ile aynı işlevi görmesi, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştirmesi ve aynı <br> sonucu ortaya çıkarması halinde genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul edileceği düzelenmiş olup asıl davanın konusu olan davalıya it ürünün yerinde çalıştırılması suretiyle yapılan inceleme sonucu hazırlanan 2. ek raporda açıklandığı üzere, dava konusu üründe bulunan ... okuyucu ile asıl davada davacının 2015 04747 sayılı patentinin koruma kapsamında yer alan yakınlaşma sensöründe aynı işin (sistemin çalışması) aynı şekilde gerçeklemediği, eş deyişle davalının ürününde yer alan ... okuyucunun davacıya ait patenin istemleri ile koruma altına alınan yakınlaşma sensörünün eş değeri olarak kabul edilemeyeceği,  açıklanan nedenlerle yukarıda bahsi geçen Kaman Sulh Hukuk Mahkemesi'nin D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi ek raporundaki tespitlerin yerinde görülmediği, bu itibarla asıl dava bakımından da yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davacı karşı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; <br>\t1-Asıl davada davacı karşı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL, karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, asıl davada davacı karşı davada davalı tarafından istinaf başvurusunda asıl ve karşı dava yönünden  ayrı ayrı yatırılan toplam  161,40 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 693,80 TL'nin asıl davada davacı karşı davada davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında  asıl davada davacı karşı davada davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2024   <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99398409bf137cf5","SID":"e8c8fdf60c9da681"}}