{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1233 - 2024/1391<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1233 <br>KARAR NO\t: 2024/1391<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/283 E.  -  2022/176 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/03/2022 tarih ve 2021/283 E. - 2022/176 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde personel taşıma işi yaptığını, anılan hizmet karşısında müvekkilinin faturalar düzenlediğini, bu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacının alacak iddiasının müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya dayalı alacak için takip öncesi faiz işletilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının davalıya verdiği taşıma hizmeti kapsamında davaya konu faturaları düzenlediği ve takibe koyduğu, faturalar karşılığı alacağının tahsilinin gerektiği, ancak davalı tarafından davacı adına ödenen motorin ödemesinin davalının ticari defter ve kayıtları ile tarafların BA/BS formlarında yer aldığı, yine davalı tarafından düzenlenen iade faturasının tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formlarına işlendiği, iş bu bedellerin alacaktan düşülmesi gerektiği, davacının takip öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir delilin bulunmadığı, bu hususların bilirkişi raporları, davalının ticari defter ve kayıtları ve tarafların BA/BS formları ile doğrulandığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen haksız olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 23.701,70 TL asıl alacak üzerinden devamına,  23.701,70 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olan 4.740,34 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 md. uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.     <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, işbu dava konusu olan toplam 43.565,60 TL bedelli 2 adet fatura bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini,  anılan hususun 04.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmasına karşın ilk derece mahkemesince davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarınca kabul edilmeyen, yasal süresi içerisinde düzenlenmeyen iade faturası ve motorin harcamalarının toplam alacaklarından mahsup edilmesinin doğru bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkinin, açıkça iadesi mümkün olmayan bir hizmet ilişkisi olduğunu, bu nedenle iade faturası düzenlenerek fiyat farkı yansıtılamayacağı gibi tahkikat sırasında 8.000 TL bedelli iade faturasının usulen ve madden dayanağı bulunup bulunmadığının dahi tartışılmadığını, tarafların ticari defterleri birbirlerini doğrulama- dığından işbu kayıtların delil olarak kulllanılmasının mümkün olmadığını, bu itibarla salt tek bir tarafın ticari defteri üzerinden hüküm tesis edilmesinin kararın kaldırılması sebebi olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.     <br>\tDavalı vekili, tarafların ticari defterleri incelenerek hazırlanan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile tanzim edildiğini, bu hali ile söz konusu raporun hükme esas alınamayacağını, hiçbir şekilde davacının müvekkilinden alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının, kendi ticari defterlerine göre de iddia ettiği tutarda bir alacağının bulunmadığını, müvekkil tarafından davacıya hitaben düzenlenen 08.04.2021 tarihli, 8.000,00 TL tutarlı faturanın, 2021 yılı 4. ay BA formuna dahil edilerek bildirdiğinin tespit edildiğini, bu faturanın da hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, ayrıca dosyada mevcut petrol ofisi harcama raporlarıyla sabit olan 3.000,22 TL'nin de değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunu, buna göre davacının müvekkilinden bir hak ve alacağının olmadığını, müvekkilinden alacağı bulunduğu iddiasında olan davacının, bu iddiasını ispat yükü altında olduğunu, ayrıca bu iddianın usulüne uygun yazılı delillerle ispat edilebileceğini, davacının alacak iddiasını bu şekilde usulüne uygun delillerle ispat edemediğini, ortada likit bir alacak olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacının Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/5040 sayılı icra takibinde  borcun sebebi olarak dayandığı toplam 43.565,60 TL bedelli iki adet fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır.<br>\tFaturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı/hizmeti teslim aldığının kabulü gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2011 tarih, 2011/3549 Esas ve 2011/3335 Karar sayılı kararı da bu yöndedir). Bu durumda davalının fatura bedelini ödediğini usulüne uygun deliller ile kanıtlaması icap eder.<br>\tYargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2016 tarih, 2016/2734 Esas, 2016/16029 Karar sayılı kararında, \"Davanın temelini oluşturan icra takibinde 6 adet faturaya dayanılmıştır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Bu itibarla davanın takibe konu edilen faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlenmesi gerekir. Davalı ödeme savunmasında bulunmuş ve ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur. Davacı tarafça bu ödemelerin dava konusu faturalar dışındaki cari hesap alacağına yönelik olduğu cevaba cevap dilekçesinde belirtilmiş ise de  tüm cari hesap ilişkisi dava konusu olmadığından icra takibine konu edilen faturalar dışına çıkılarak inceleme yapılması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş savunma kapsamındaki ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.\" biçiminde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar sayılı kararında, \"Davanın temelini oluşturan icra takibinde 31 adet faturaya dayanılarak alacak talebinde bulunulmuştur. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan mahkemece uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan 31 adet faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\" biçiminde vurgulandığı üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunan işbu itirazın iptali davasında icra takibi faturaya dayalı olduğundan, uyuşmazlığın bu faturalarla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılarak, yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>\tBu durumda mahkemece, savunma kapsamındaki tüm ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 100, 101 ve 102. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi bakımından yeni bir mali müşavir bilirkişi raporu alınarak, dava konusu takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler yönünden de davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2020 tarih, 2018/2228 Esas, 2020/1306 Karar ve  23/01/2019 tarih, 2018/3834 Esas, 2019/421 kararları da bu yöndedir.)<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı ve davalı vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.\t <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/03/2022 gün ve 2021/283 E. - 2022/176 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı ve davalı vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 405,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/09/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2024 <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3d7b6cb8d98c69f","SID":"1337267dc45824cf"}}