{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1174 - 2024/1388<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1174 <br>KARAR NO\t: 2024/1388<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/263 E.  -  2022/54 K.<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: FSEK'e Aykırılık Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/02/2022 Tarih ve 2020/263 Esas - 2022/54 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, müvekkillerinin ... isimli video paylaşım sitesinde \"...\" isimli kanalın sahipleri olduğunu, müvekkillerinin birlikte çektikleri, kurguladıkları, montajladıkları ve yönettikleri videoları bu kanal vasıtasıyla izleyicileriyle paylaştıklarını, müvekkillerine ait \"...!\" başlıklı videonun bir kısmının, 23 Mart 2020 tarihinde saat 11:35’den sonra ... TV’nin \"...\" isimli programında izinsiz olarak değiştirilmek yayınladığını, videonun sanki ... TV çalışanlarınca meydana getirilmiş gibi ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletildiğini, ayrıca haberde videoyla ilgili kaynak gösterilmediğini, aksine müvekkilleri kanalının logosunun kesildiğini, yine müvekkillerine ait olan ve müvekkillerinin kendi ... kanallarından umuma iletilen \"...!\" başlıklı videonun bir kısmının ... TV’nin yine aynı programında izinsiz olarak değiştirilmek suretiyle umuma iletildiğini, ayrıca bu haberde de videoyla ilgili kaynak gösterilmediğini, bu haberin, ... TV’nin hem televizyon kanalında hem de ... kanalında yayınlandığını,  davaya konu videoların sinema eseri mahiyetinde olduklarını, bunun kabul edilmemesi halinde FSEK'in 84/2-3. maddeleri atfı ile müvekkilleri videolarının korunacağını, bunun kabul edilmemesi halinde ise kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, terditli olarak 500 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminat ile 500,00 TL elde edilen karın, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep  ve dava etmiş, cevaba cevap dilekçesi ile yine terditli olarak temin edilen 1.000 TL kârın iadesini, 30.000 TL  manevi tazminata hükmedilmesini, davalı tarafından temin edilen kâr bulunmaması durumunda, 5846 sayılı FSEK’in ilgili hükümlerinde düzenlenen mali ve manevi hakların ihlali dolayısıyla 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, davaya konu videoların sinema eseri mahiyetinde kabul edilmemesi halinde FSEK md. 84/2-3 atfı dolayısıyla 6102 sayılı TTK’nin haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca 1.000 TL  menfaatin karşılığına ve 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, bunun da mümkün olmaması hâlinde ise kişilik haklarının ihlali nedeniyle 500 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminat ile elde edilmiş olan 500 TL kazancın iadesine hükmedilmesini istemiştir.<br> <br>\tDavalı vekili, dava konusu videonun ... adlı bir haber programında paylaşıldığını, programda salt siyasi, güncel ve yaşam haberlerinin yer aldığını, program sunucusunun konukları ile bir arada gündeme dair önem arz eden haber niteliği taşıyan konularda fikirlerini beyan ettiği bir formata sahip olduğunu, 31 Mart 2020 tarihindeki yayında da aynı formatta yayın yapıldığını ve herkesi ilgilendiren ve haber niteliği taşıyan pandemi dönemiyle ilgili bir konunun işlendiğini, davacının sinema eseri olarak nitelendirdiği 3 dakika 16 saniyeye tekabül eden görüntülerin sinema eseri mahiyetinde değil, haber niteliğindeki görüntülerden ve röportajlardan ibaret olduğunu, kusur söz konusu olmadığı için videoların sinema mahsulü olarak kabul edilmesi halinde dahi haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının zararını ve kusur ile zarar arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, FSEK'in 36 ve 37. maddelerinde yer alan istisnalar kapsamında bir kullanımın olması sebebiyle hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceğini,  yayınlar dolayısıyla kişilik haklarının da ihlal edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...\" adlı ... kanalında, \"...!\" başlığıyla yayınlanan videoda yer alan görüntülerin bir bölümünün, ... TV’de 23.03.2020 tarihinde yayınlanan ... adlı programda \"...\" başlığıyla, \"...!\" başlığıyla yayınlanan videoda yer alan görüntülerin bir bölümünün ise yine ... TV’de 31.03.2020 tarihinde yayınlanan ... adlı programda \"...\" başlığıyla bir süre yayınlandığı, davacıya ait olduğu anlaşılan iki videonun davalı tarafından izinsiz yayınlandığı, videoların yayınlandığı \"...\" adlı ... kanalının logosunun ve isminin bulunduğu bölümün kesildiği, dolayısıyla kaynak gösterme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, davaya konu edilen videoların FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadığı, davaya konu görüntülerin FSEK’te eserler için öngörülen korumadan yararlanamayacağı, yine bu sebeple, davalı kullanımlarının FSEK m.37’de yer alan haber istisnası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, davalının kaynak gösterme yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve buna bağlı olarak FSEK m.36’da öngörülen istisna kapsamında bir durumun da bulunmadığı, ancak, davalı kullanımlarının hukuka aykırı olduğu ve FSEK m.84’de yer alan atıf dolayısıyla haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, davacının TTK m.58/e uyarınca davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığını da talep ettiği, ancak dosya kapsamında sadece davalının ... TV adlı televizyon kanalı dolayısıyla elde ettiği reklam gelirlerinin mevcut olması sebebiyle hesaplamanın bu kapsamda yapılabileceği, RTÜK tarafından bildirilen davalının 2020 yılı Mart ayı toplam reklam gelirinin 585.072,78 TL olduğu dikkate alındığında, davalının saniye başına reklam gelirinin 585.072,78/535.680=1.09 TL/sn olduğu, ihlale konu yayının toplam süresinin 220 saniye olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davalının bu yayınlar dolayısıyla toplam reklam gelirinin 1.09 TL x 220 sn= 239,80 TL olduğu, davacı tarafın emek ve mesai harcayarak hazırladığı \"...\" isimli ... kanalında yayınladığı video görüntülerinin davalı tarafca izinsiz alınıp yayımında çok sayıda kişinin izlemesine yol açıldığından davacı tarafın bu durumdan duyabileceği manevi olumsuzluk, üzüntü durumu gibi unsurlar  dikkate alınarak  manevi tazminat talebinin de yerinde görüldüğü, görüntü süresi, yayımlanan ortam dikkate alınarak 4.000.00 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu, davaya konu video görüntülerinde yer alan gerçek kişilerin davacı şahıslar olmadıklarından  MK'nın 24. maddesi anlamında kişilik hakkı ihlalinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 239,80 TL maddi tazminat ile takdiren 4.000.00 TL manevi tazminatın 23/03/2020 tarihinden yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kararın  özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 100 binin üzerinde olan bir gazetede masrafı davalıdan tahsil edilmek üzere 1 kez ilan edilmesine karar verilmiştir.     <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacılar vekili,  cevap cevap dilekçelerinde dava dilekçesindeki iddialarını genişlettiklerini ve netice talep kısmını değiştirdiklerini, ilk derece mahkemesince cevaba cevap dilekçesindeki talep sonuçlarına göre bir yargılama yapılması gerekirken anılan dilekçelerinin dikkate alınmamasının hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkillerine ait videoların davalının TV programında ve ... kanalında yayınlandığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklanmasına rağmen mahkemece sadece TV yayınının dikkate alındığını, dava konusu videoların sinema eseri mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla bu videoların eser mahiyetinde olmadığına dair kabulün yerinde bulunmadığını,  ... TV tarafından yapılan yayınlardaki ihlalin toplamda 3 dakika 40 saniye olduğu belirtilmiş ise de, ihlalin toplam 6 dakika 58 saniye sürdüğünü, ayrıca müvekkilleri videolarının davalının hem televizyon kanalında hem ... kanalında kullanıldığını, maddi tazminatın hesaplanması yönünden bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bilimsel verilere dayanmadığını, maddi tazminatın hesaplanabilmesi için davalı defterlerinin incelenmesinin gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin maddeleri uyarınca hükmedilen miktarların dosya kapsamına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olarak hesaplandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve neticeten davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili, davacıların, herhangi bir hususiyetlerinin, katkılarının olmadığı, sanatsal katkı sunmadıkları sadece durum-zaman tespiti yaptıkları içeriğin müvekkili kanalı tarafından kullanılmasını fırsat bilerek menfaat elde etme amacıyla dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde işbu davayı açtıklarını, bu sebeple mahkemenin video görüntülerini haksız rekabet kapsamında değerlendirmesinin ve davanın kısmen kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında davacının manevi zarara uğradığına ilişkin bir delilin de olmadığını, bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesinin de yerinde bulunmadığını, FSEK madde 84'deki haksız rekabet hükümlerinden korumanın söz konusu olabilmesi için üçüncü kişi tarafından yapılan çoğaltma ve yayma fiillerinin söz konusu araçlardan faydanılmak suretiyle yapılmış olması gerektiğini, dava konusu olayda basın iktisabı söz konusu olduğundan ve bu kullanımın pandemi döneminde kamunun bilgi ve haber alma ihtiyacını karşılamayı amaçladığından \"faydanılmak suretiyle\" yapılan bir yararlanmanın söz konusu olmadığını, nitekim, bu durumun RTÜK tarafından gönderilen ve benimsenen bilirkişi raporunda incelenen reklam gelirleriyle de sabit olduğunu, hükmün ilanına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, davacılara ait görüntülerin eser kabul edilmesi halinde eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlali nedeniyle FSEK uyarınca, eser olduğunun kabul edilmemesi halinde FSEK'in 84. maddesi atfıyla haksız rekabet hükümleri uyarınca,  bunun da mümkün  olmaması halinde 4721 sayılı TMK'nın  kişilik haklarının ihlali ile 6098 sayılı TBK' nın haksız fiillere ilişkin hükümleri uyarınca maddi, manevi tazminat  ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılara ait dava konusu röportaj görüntülerinin davalıya ait TV ve ... kanalında izinsiz olarak yayınlandığı, bahsi geçen röportaj görüntülerinin davacılara ait internet sitesinden alındığının belirtilmediği, mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere, dava konusu röportaj görüntülerinin eser vasfını haiz bulunmaması nedeniyle davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği gibi TMK'da düzenlenen kişilik haklarının ihlalinin de söz konusu olmadığı, ancak davalının dava konusu kullanımlarının FSEK'in 84 maddesi atfıyla TTK'ın 55. vd maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacıların uğradığı maddi ve manevi zararlarının tahsilini davalıdan isteyebilecekleri, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özellikleri ve hakkaniyete uygun olduğu, TTK'nın 59. maddesi kapsamında hükmün ilanına karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\t2-Davacı tarafça, terditli olarak maddi ve manevi tazminat ile elde edilen karın iadesi talep edilmiş olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesince, davacılara ait görüntülerin eser vasfında bulunmadıkları, davacıların kişilik haklarının da ihlal edilmediği, bununla birlikte davalı eylemlerinin, FSEK'in 84. maddesi yollamasıyla haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir. Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi ilk derece mahkemesinin bu kabullerinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, ilk derece  mahkemesince davalının TV yayınlarından kaynaklanan ilgili aydaki toplam karı dikkate alınıp, davaya konu ihlalin süresine tekabül eden kısmı maddi tazminat olarak hüküm altına alınmış ise de somut olayda, ihlal konusu oluşturan görüntülerin davalının yayınladığı programların sadece bir kısmında kullanıldığı, davalının bahsi geçen programlardan elde ettiği reklam gelirinin ne olduğu, bu gelirin ne kadarlık bir kısmının ihalal oluşturan görüntülerden kaynaklandığının tam olarak tespitinin mümkün olmadığı, ayrıca davalının internet sitesindeki yayınların dikkate alınmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin bu yöne ilişkin değerlendirmesi yerinde görülmemiştir.<br>\t6102 sayılı TTK'nın 56/1-d maddesi uyarınca, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse, haksız rekabette bulunan kişinin kusuru bulunmak şartıyla zarar ve ziyanının tazminini isteyebilir. Hükmün devamında davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkimin, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebileceği düzenlenmiştir.  Şayet, uğranılan maddi zararın miktarı zarara uğrayan tarafından tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, TBK'nın 50. maddesi uyarınca somut olayın olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemelidir. Somut olayda da, haksız rekabet eylemi gerçekleşmiş olup, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların haksız rekabet nedeniyle ne miktarda zarara uğradıklarının ya da davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatinin tam olarak tespiti mümkün görülmediğinden, Dairemizce, dava konusu eylemin niteliği, ihlalin boyutu ve niteliği gözetilerek BK'nın 50. maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi zarar hakkaniyete uygun bulunmuş, bu miktar hüküm altına alınmıştır. <br>\tHMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/02/2022 gün ve 2020/263 Esas - 2022/54 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davalı taraf eyleminin FSEK'in 84. maddesi yollamasıyla haksız rekabet oluşturduğundan, 1.000,00 TL maddi tazminat ile takdiren 4.000.00 TL manevi tazminatın 23/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,<br>\t4-Kararın  özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000 üzerinde olan bir gazetede masrafı davalıdan tahsil edilmek üzere 1 kez ilan edilmesine,<br>\t5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maddi tazminat talebi yönünden 427,60-TL maktu karar ve ilam harcı, manevi tazminat talebi yönünden 427,60-TL maktu karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harçtan, peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 800,80-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.000,00-TL, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 4.000,00-TL olmak üzere toplam 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 90,30-TL tebligat gideri, istinaf aşamasında yapılan 26,00-TL tebligat gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 2.437,00-TL yargılama giderinden, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 393,06-TL'sine, 54,40-TL peşin harç ile 54,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 501,86-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>\t9-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 50,00-TL posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan  toplam 270,70-TL yargılama giderinden, davanın kabul ret oranına göre belirlenen 227,03-TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   11-Davacı tarafından peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>12-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken maddi tazminat talebi yönünden 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, manevi tazminat talebi yönünden 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harçtan, peşin olarak alınan 235,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 619,88-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 13/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2024       <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07f16bbc0b070123","SID":"0d98610b20d0588e"}}