{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/729 Esas <br>KARAR NO:2024/1561 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/01/2022 <br>NUMARASI:2020/388 Esas 2022/2 Karar <br>DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:10/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mekanlar için dolap ve benzeri ürünler ile dekorasyon malzemeleri üreten İstanbul'da yerleşik bir şirket olduğıjnu, üretim ve satım ticari faaliyeti kapsamında müvekkilinin, dava dışı İsrail'de yerleşik ... şirketine dekorasyon malzemesi sattığını ve teslim ettiğini, ilgili yüklerin taşıma esnasında zarara uğradığını ve hasarlı parçaların müvekkili şirkete geri gönderilmesi konusunda tarafların anlaştığını, bahse konu yükün İstanbul'a sevki için düzenlenen deniz yolu taşıma senedi (...) ile tahtında, .... gemisi ile İsrail'in Ashdod limanından taşınarak İstanbul'a getirildiğini, geminin ... Limanına 27.11.2019 tarihinde vardığını, davalının 25.11.2019 tarihli konşimento ile yükü yükleme limanı olan .... limanından varma limanı olan ... limanına teslim etmek için gerekli organizasyonu yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, yükün, 27.11.2019tarihinde İstanbul ... Limanına vardığını, yükün bu tarih itibarıyla antrepoda bekletilmeye başlandığı ve bu nedenle ardiye masrafı doğduğunu, davalı acente yükün varış limanına geldiğinin müvekkile bildirilmediğıni, müvekkilinin yükün teslim edildiğini acentayı arayıp sorarak kendi çabaları ile öğrendiğini, taşımaya konu eşyalarının zarar görmemesi ve daha fazla ardiye masrafı ödememek adına söz konusu malları ardiye masrafını ödeyerek antrepodan teslim alındığını, müvekkilinin .... Liman Hizmetleri tarafından düzenlenen 17.01.2020, tarihli ... seri nolu 9.453,43 TL bedelli ardiye masraf faturasını, 17.01.2020 tarihli ... seri nolu 236 TL. bedelli konteyner muayene hizmet faturasını ve .... A.Ş tarafından düzenlenen 23.12.2019 tarih ... seri nolu 260 USD bedelli demuraj ve 20.01.2020 tarihli ... sen nolu 1.690 USD bedelli demuraj faturasını davalı acenteye ödemek zorunda kaldığını, dilekçe ekinde sunulan e-posta yazışmalarında da sunulduğu üzere, davacının yükün akıbetinden haber almaması sebebiyle davalının yurt dışında bulunan şirketi ile bağlantıya geçtiğinde bilgi almak için davalıyı araması gerektiğinin söylendiğini ve müvekkili tarafından yazılan e-postaya verilen cevapta; yükün 27.11.2019 tarihinde İstanbul ... ... limanına vardığı ve evrakların alınması gerektiği bilgisinin verildiğini, ilaveten 5.02.2020 tarihli e-posta yazışmasında davalı şirke tarafından \"taşıyanın varış ihbarı gönderme yükümlülüğü\" bulunmadığının belirtildiğim acente sıfatıyla hareket eden davalının taşıyan ile aynı firma olduğu anlaşıldığını ancak bu durumun acentenin bilgi verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirterek, müvekkilinin haksız olarak ödemiş olduğu ardiye ve demuraj fatura bedelleri toplam 9.689,43 TL ve 1.690 USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faiz de hesaplanarak davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davaya konu taşımanın, müvekkili şirketin acentesi olduğu armatör ...'a ait, 25.11.2019 tarih ve.... nolu konşimento kapsamında, İsrail'den Türkiye'ye yapıldığını, 27.11.2019 tarihinde tahliye edildiğini, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun \"Bildirim ve Teslimat\"a ilişkin 18.maddesinde; taşıyanın İhbar yükümlülüğünün olamadığının açıkça belirtildiğini, dava konusu taşımanın kırkambar taşıması olduğunu, konuya ilişkin emredici düzenleme bulunmadığından sözleşme serbestisi içerisinde değerlendirildiğini, davacı tarafından 24.12.2019 tarihinde yük teslim belgesi alındığını, konşimento hükümleri davacı yönünden de bağlayıcı nitelik taşıdığını, kırkambar taşımalarında, doğası gereği bir seferde yüzlerce tacirin eşyasının taşındığını, davacının, konşimentoya taraf olduğunu, bu şartları kabul ettiğini, günümüz hat taşımalarında konteynerlerin takip edilebildiğini, müvekkili şirketin internet sitesinde, konşimento ve/veya konteyner bilgileri girildiği takdirde, geminin varıldığı tarihin açıkça görüldüğünü, gemilerin yüksek taşıma kapasitesine sahip olması nedeniyle her bir taşıtanı arayarak, geminin yanaştığının bildirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının bildirim yapılmadığı bu nedenle, müvekkili şirketin sorumlu olduğu yönündeki iddiaların mesnetsiz olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, taşıması yapılan 20 konteynerın 27.11.2019 tarihinde tahliye edildiğini, 18.01.2020 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, tahliye tarihi 27.11.2019 tarihinden, 7 günlük ücretsiz süre dolduktan soma 20.12.2019 tarihinden başlamak üzere, 18.01.2020 tarihine kadar davacıya 1.690 USD ve 260 USD bedelli demuraj kesildiğini, davacı tarafından 1690 USD ödendiğini, davacı tarafından ödenen bedeli ücretinin miktarına da itiraz edilmediğini, ekleme yapılır iken ihtirazi kayıt ileri sürülmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  06/01/2022 tarih 2020/388 Esas 2022/2 Karar sayılı kararında;\".....Davalı vekilince her ne kadar taşımaya konu konşimentoda bulunan Milletlerarası Yetki kaydı nedeni ile mahkememizin yetkisizliği itirazında bulunulmuşsa da;  davalının Türkiye de mukim bir şirket olması nedeni ile MK 2 maddesi uyarınca yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili, uyuşmazlık bakımından, taşımanın dava dışı ... tarafından düzenlenen konşimento tahtında gerçekleştirildiğinden bahisle taşımadan kaynaklı talepler bakımından acente olan müvekkiline doğrudan dava yöneltilemeyeceğini belirterek  pasif husumet ehliyeti itirazında bulunmuşsa da;  uyumazlığın esasen  davalının varış ihbarı göndermesinin gerekli olup olmadığı noktasında toplandığı gözetilerek, uyuşmazlığın davalı eylemlerinde kaynaklandığı kabulü ile davalının pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Uyumazlık yukarıda da açıklandığı üzere,davalı tarfça taşımaya konu konteyner ile emtiaların varma limanına ulaştığına dair varış ihbarının davacıya bildirilmemesi nedeni ile, davacı tarafça ödenmek durumunda kalınan ardiye ve demuraj bedellerinin davalıdan tahsiline ilişkin olup, davalı savunması uyuşmazlığa konu konşimento 18. Maddesi gereğince ihbar yükümlülüğünün bulunmadığına dayanmaktadır. Bunun dışında varış ihbarının yapılmadığı ise çekişme konusu değildir.Dosyada bulunan e posta yazışmaları incelendiğinde:  Davalı çalışanı .... 18 Aralık 2019 tarihindeki mesajında davacıya yükün 27/11/2019 tarihinde limana ulaştığını bildirdiği anlaşılmaktadır.  Dava konusu taşıma ... nolu ... taşıma senedi (Ciro edilemez) tahtındı yapılmıştır. Dava dosyasına cirolu bir fotokopi nüshası sunulan taşıma senedinin arka sayfasına Yük teslim talimat formu yapıştırılmış olup \"... ORDİNO VERİLDİ\" kaydının 23 Aralık 2019 da konulduğu; konteynerin boş iade edildiği tarihin ise davacı vekili tarafından sunulan konteyner hareketlerini gösteren tabloya göre 18/01/2020 olduğu anlaşılmaktadır. Konşimentoda yükün 25/11/2019 tarihinde Hayfa limanında gemiye yüklendiği kayıtlı olup yükün 2 gün sonra Ambarlı limanına ulaştığı sabittir. Dosyada aldırılan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; ülkemizdeki yerleşik uygulama ve teamüllere göre taşıyan yükün alıcısına bir varış ihbarı göndermektedir. Bilindiği üzere konşimento taşıyan tarafından düzenlenmekte orijinal nüshası taşıtana/gönderene teslim edilmekte ve alıcıya gönderilen orijinal nüshası ciro edilmek sureti ile taşıyana ibraz edilmektedir. Davaya konu olayda olduğu gibi iki gün gibi kısa bir taşıma süresi içinde posta yolu ile orijinal nüshanın alıcıya ulaşması çoğunlukla mümkün olmadığından uygulamada gönderilene yükün varışı taşıyan tarafından ihbar edilmektedir. Kaldı ki davada talep edilen alacak kalemlerinden biri de, davalı tarafça tahsil edelin demuraj faturasına ilişkin olmakla; konteyner demuraj taleplerinde taşıma sözleşmesi, demuraj tarifesi ile varış ihbarının somutlaştırılması gerekmektedir. Buna göre davalının demuraj faturası düzenleyerek konteyner demurajı talep edebilmesi bakımından davacı gönderilene varış ihbarı göndermesi gerektiği, gerek mahkememiz gerekse yüksek yargı uygulamaları ile kabul edilmiş durumdadır. Ardiye faturasının davalıdan tahsili talepleri bakımndan ise; bilirkişi raporunda açıklandığı üzere teamülün bu yönde olması ve davayı konu  .... nolu deniz taşıma senedinde ihbar edilecek kişi bölümünde davacının adıı ve adresinin yazılı olması nedeni ile davalının yükün varışını davacıya ihbar etme hususunda sorumlulğunun bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak yapılan hesaplamalar neticesinde; davacının 1.210 USD demuraj bedelini zaten ödemek durumunda olduğu belirtildiğinden, 740 USD ... davacı tarafıından fazladan ödendiği; davacını 2.751,21 TL Ardiye bedelini zaten ödemek durumunda olduğundan 6.702,22 TL Ardiye bedelinin davacı tarafından fazladan ödendiği; davacının Konteyner muayene hizmet bedelini ise zaten ödemek durumunda olduğundan 236 TL konteyner muayene hizmeti bedeli talebinin ise  uygun olmadığı açıklanmıştır. Mahkemece davalının varış bildirimini iletme sorumluluğunun bulunduğu kabulü ile, bilirkişilerce hesap edilen demuraj ile ardiye bedeli hesaplamaları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile, '' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 6.702,22.TL ve 740,0USD'nin, 740,00USD ye dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD de ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, 6.702,22.TL ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından, yetki itirazları mk.2 uyarınca reddedilmişse de, tarafların konşimento kapsamında kararlaştırıldıkları yetkili mahkemenin değerlendirilmemesi MÖHUK 47.maddesine aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından, yetki itirazlarının, müvekkil şirketin Türkiye’de mukim şirket olması gerekçesiyle, MK.2 uyarınca reddedildiğini,Öncelikle, müvekkil şirketin acentesi olduğu armatör ...’a ait konşimento kapsamında taşıma yapılmış olup, armatörün yurtdışı ikametgahlı olduğunu, Müvekkil şirketin acentesi olduğu armatör ...’a ait, dava konusu taşımanın dayanağı olan 25.11.2019 tarih ve ... nolu konşimentonun  arka yüzündeki 26. Madde’de “...” başlığı altında düzenlenen hükümde, “...münhasıran Londra Yüksek Mahkemesinde gerçekleştirileceği; İngiliz kanunlarının uygulanacağı”  Şeklinde hüküm bulunmakla birlikte, işbu konşimento kapsamında meydana gelen hukuki ihtilaflarda, İngiltere Kanunları’nın uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlendiği, MÖHUK 47. Maddesinde, yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılmasının mümkün olduğu, yetki şartının, taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebileceğini, anılan hükme göre, yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşımasının, Türk Mahkemeleri’nin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerektiğini,İş bu davada taşıyan ..., yabancı bir firma olduğundan, olay yabancılık unsuru taşıdığını, Dava konusu, Türk Mahkemeleri’nin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp, deniz taşımasından kaynaklandığını, <br>Yerel Mahkeme’nin, “müvekkil şirketin acentesi olduğu armatör ...’ın yurtdışı ikametgahı olması, taraflarca konşimento hükümleri kapsamında MÖHUK 47.maddesi uyarınca Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olması” nedenleriyle yetki itirazının reddi yerine kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olup, kararın ortadan kaldırılarak davanın reddini talep ettiklerini,Müvekkil şirketin, dava konusu taşımada armatörün acentesi sıfatıyla hareket etmiş olup, yerel mahkeme tarafından pasif husumet ehliyeti olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu,Yerel Mahkeme tarafından, müvekkil şirketin varış ihbarı gönderme yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle sorumlu olduğundan bahisle pasif husumet ehliyeti olduğuna karar verilmişse de, müvekkil şirket, acentesi olduğu armatör ... adına hareket ettiğini, Dava konusu taşıma, ...’a ait, 25.11.2019 tarih ve .... nolu konşimentodan kaynaklandığını, Ancak, dava doğrudan acente olan müvekkil şirket aleyhine açıldığını, Müvekkil şirket, söz konusu taşımada ... adına hareket etmiş olup, işbu husus konşimento ile sabit olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 105.maddesi uyarınca; acente aleyhine ancak müvekkil namına dava açılabileceğine, Müvekkil şirket acente sıfatıyla hareket ettiğinden, konşimento hükümleri ile de bağlı olup, armatörün talimatıyla hareket ettiğini,Yerel Mahkeme’nin acente olan müvekkil şirket aleyhine doğrudan dava açılabileceğine yönelik kararı kanuna ve hukuka aykırı olduğundan, kararın istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılarak, davanın pasif husumet nedeniyle reddini talep ettiklerini,Dava konusu taşıma kırkambar taşıması olup, konşimento hükümleri kapsamında, taraflar arasında sözleşme yapıldığı yerel mahkeme tarafından değerlendirilmeyerek, varış ihbarının gönderilmesi gerektiğinin içtihat uygulamaları kapsamında kabul edildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup, kararın ortadan kaldırılarak davanın reddini talep ettiklerini, Yerel Mahkeme tarafından dava konusu taşımanın kırkambar taşıması olduğu ve konşimento hükümleri kapsamında düzenleme yapıldığının değerlendirilmediğini,Dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun “Bildirim ve Teslimat” a ilişkin 18.maddesinde; taşıyanın ihbar yükümlülüğünün olmadığının açıkça belirtildiğini, Dava konusu taşıma, kırkambar taşıması olup, konuya ilişkin emredici düzenleme bulunmadığından sözleşme serbestisi içerisinde değerlendirildiğini, davacı tarafından, 24.12.2019 tarihinde yük teslim belgesi de alınmış olup, konşimento hükümleri davacı yönünden de bağlayıcı nitelik taşıdığını,Kırkambar taşımalarında, doğası gereği bir seferde yüzlerce tacirin eşyası taşındığını, Davacının, konşimentoya taraf olmakla, bu şartları kabul etmiş olduğunu, Günümüz hat taşımalarında, konteyner takip edilebildiğini, Nitekim, dosyada mübrez internet sitesi görsellerinden de görüldüğü üzere, müvekkil şirketin...internet sitesinde, konşimento ve/veya konteyner bilgileri girildiği takdirde, geminin vardığı tarihin açıkça görüldüğünü, kaldı ki, gemilerin yüksek taşıma kapasitesine sahip olması nedeniyle her bir taşıtanı arayarak, geminin yanaştığının bildirilmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu,Bununla birlikte, müvekkil şirketin internet sitesinde, konşimento ve/veya konteyner bilgileri girildiği takdirde, geminin vardığı tarih açıkça görüldüğünü, internet sitesinin görselleri dosyada mübrez olduğunu, Tüm bu hususlara rağmen, Yerel Mahkeme tarafından yerleşik uygulama ve teamüllere göre, yükün alıcısına varış ihbarının gönderilmesi gerektiğine karar verilmesinin, kırkambar taşımasının özelliklerine ve konşimento hükümlerine aykırı olduğunu, kaldı ki, konşimentonun ihbara yönelik açık hükmünün değerlendirilmeyip, konşimentoda ihbar adresinin yer aldığı belirtilerek, ihbar yükümlülüğünün kabul edildiğinin değerlendirilmesi dahi kendi içerisinde çelişkili olduğunu, <br>Yerel mahkeme tarafından, davacının ihtirazi kayıtsız ödeme yapmış olduğu hususunun değerlendirilmediğini, davacının ihtirazi kayıtsız ödeme yapması da, demuraj ücretini kabul ettiği ve sorumluluğu olduğunu ispatladığını, bununla birlikte, ardiye ücreti müvekkil şirkete ödenmemiş olup, ardiye ücretinin müvekkil şirket tarafından iadesine karar verilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının bu nedenle de ortadan kaldırılarak, davanın reddini talep ettiklerini, Yerel mahkeme tarafından, demuraj ücreti ödemesinin davacı tarafından ihtirazi kayıtsız olarak yapıldığı değerlendirilmediğini, Demuraj ödemesini ihtirazi kayıtsız olarak yapan davacının, demuraj ücretini kabul ettiğinin izahtan vareste olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından ardiye ücretinin 6.702,22- TL bedellik kısmının müvekkil şirket tarafından davacıya iadesine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, ardiye ücreti ödemesi, davacı tarafından, dava dışı ... firmasına yapıldığından, iade talebinin de limana yöneltmesi gerektiğini beyanla, İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/ 388 E., 2022/ 2 K. nolu ve 06.01.2022  tarihli kararının istinaf yoluyla ortadan kaldırılarak icrasının tehirine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, demuraj ve ardiye masraflarına ilişkin yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda davacı tarafça, davacının dava dışı İsrail'de yerleşik .... Şirketine dekorasyon malzemesi satıp teslim ettiği, ilgili yüklerin taşıma esnasında zarara uğraması nedeniyle hasarlı parçaların davacıya iadesi konusunda davacı ile dava dışı alıcı firmanın anlaştığı, bahse konu yükün İstanbul'a sevki için düzenlenen ... numaralı konişmento ile taşıma ... gemisi ile İsrail'in ... limanından İstanbul'a taşındığı, geminin... Limanına 27.11.2019 tarihinde vardığı, davalı tarafından yükün limana geldiği bildirilmediğinden emtianın antrepoda bekletilmeye başladığı ve işbu sebeple ardiye masrafının doğduğu, taşımaya konu eşyaların zarar görmemesi ve daha fazla ardiye masrafı ödememek  adına söz konusu malları ardiye masrafını ödeyerek antrepodan teslim aldığını, ... A.Ş tarafından düzenlenen 23.12.2019 tarihli ... No'lu 260 USD bedelli demuraj ve  20.01.2020 tarihli ... No'lu 1.690,00 USD bedelli demuraj faturasını davalı acenteye ödemek zorunda kaldığı belirtilerek ödenen ardiye ve demuraj ücretlerin iadesi talebiyle eldeki alacak davasının açıldığı beyan edilmiştir.Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişi ve uzak yol kaptanından oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartının geçerli olması için; uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması gerekmektedir.Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır ( TTK.m.1237/1)Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından düzenlenen Konişmentonun arka yüzündeki 26. Madde’de “Yargılama Yetkisi” başlığı altında düzenlenen hükümde, “...münhasıran Londra Yüksek Mahkemesinde gerçekleştirileceği; İngiliz kanunlarının uygulanacağı”   şeklinde düzenleme yapıldığı görülmektedir. Somut olayda, emtianın İsrail'in  ... Limanı'ndan İstanbul Limanına taşımasının  ... gemisi ile 25/11/2019 tarih ve ... numaralı numaralı konşimento tahtında yapıldığı, ibraz edilen ... numaralı konşimentoda yükleyicinin ...., alıcının ise davacı ... ŞTİ. olduğu, konşimentoda navlun ön ödemeli (freıght prepaıd ) ibaresinin yazılı olduğu, konişmentoda taşıyıcı .... olduğu, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartları 26. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Londra Yüksek Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı, anlaşılmaktadır. Türk  acentenin  taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, öte yandan  dava konusu konişmentoda yer alan yetki şartı ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, davacının  taşıma şart ve koşullarını basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekmekte olup,  yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, konişmentodaki yetki şartınında TBK'nın 21/2. maddesi anlamında taşıma ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı niteliğinin olmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı,  konişmentonun taşıyanın Türkiye acentesi olan davalı tarafından düzenlenmediği ve taşıma sözleşmesi yapılmasına davalının aracılıkta bulunduğu iddia ve ispat edilmediğine göre, acentenin aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur.  Bu hususlar gözetilmek suretiyle Mahkemece geçerli olan ve tarafları bağlayan konişmentodaki münhasır yetki şartı nedeniyle davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11 HD. 'nin 2023/2791 Esas - 2024/4987 Karar sayılı kararı ile ve aynı Dairenin 2022/5635 Esas - 2024/2476 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Davalının istinaf başvurusunun  KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/01/2022 tarih ve 2020/388 Esas - 2022/2 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle;1-Davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın USULDEN REDDİNE,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçdan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 400,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 27,2‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. Uyarınca hesap ve taktir olunan 23.446,03-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 50,00-TL. Olmak üzere toplam: 270,7‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab3d9bfaa5fdea50","SID":"f426f4a10263d871"}}