{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/993 <br>KARAR NO:2024/1565<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/11/2020<br>NUMARASI:2017/777 Esas -  2020/495 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/10/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/11/2015 tarihinde, müvekkilinin sürücüsü olduğu araca, sürücüsü  dava dışı ... olan sigortasız ...aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 kapsamında olmak üzere bedensel zararının tespiti ile şimdilik 1.000,00-TL geçici/ daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 25/12/2019 tarihli  tarihli dilekçesi ile  geçici iş göremezlik talebini 3.442,28-TL, daimi iş göremezlik talebini 31.409,20-TL olmak üzere toplam 34.851,48-TL'nin olarak artırmıştır Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ...plakalı aracın kaza tarihinde ... A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, ...plakalı araç sürücüne ve aracın sigortacısına davanın ihbarını talep ettiklerini, dava konusu kazadaki kusur oranlarının ve davacının maluliyet oranının tespit edilmesini, geçici iş göremezlik taleplerinin müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığından reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..İstanbul ATK Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan 15/04/2019 tarih - 4028 sayılı rapor ile; ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'in kusursuz ve ...plakalı araç sürücüsü ...'nın ise %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği; İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 30/11/2018 tarih - 11117 sayılı rapor ile; davacı ...'in daimi maluliyet oranının %4 ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 ay sürebileceğinin tespit ediliği; ....tarafından gönderilen 22/09/2017 tarihli cevabi yazısından vaki kazadan dolayı davacıya rücuya tabii herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği; aktüer bilirkişi ...'den alınan 28/06/2019 tarihli bilirkişi raporu ile;  Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda ... tablosuna göre davacının muhtemel bakiye ömrü nazara alınmak suretiyle ve dosya kapsamıyla davacının başka bir kazancı ispat edilmemiş olduğundan asgari ücret nazara alınmak suretiyle ve anılan dönemde yürürlükte bulunan Sigorta Genel Şartları'nın eki niteliğindeki Devrebaşı Ödemeli Belirli Süreli Rant Formülü'ne göre yapılan hesaplama neticesinde davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zarar toplamının 31.783,86-TL olduğu, anılan dönemde trafik sigorta poliçeleri ile sağlanan sigorta güvencesinin kişi başı 290.000,00 TL olduğu ve davalı ...'nın 11/05/2017 tarihinde temerrüte düştüğünün açıklandığı, davacı vekilinin bu rapora yönelik itirazları neticesinde aynı bilirkişiden alınan 09/10/2019 tarihli bilirkişi ek raporu ile; davacının 3 aylık geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 3.442,28-TL, daimi iş göremezlikten kaynaklanan zararının ise 31.409,20-TL olduğunun belirtildiği, davalı tarafından kazaya karışan ...plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun üçüncü kişi...AŞ tarafından sigorta güvencesine alınmış olduğu yönündeki iddiaları kapsamında dava dosyasına temin edilen ... nolu sigorta poliçesinin 14/11/2015 - 2016 tarihlerini kapsadığı ve ancak bu poliçenin 14/11/2015 tarihi saat 14:37'de düzenlenmiş olduğu, buna mukabil kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazanın 14:30'da yani sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önce meydana geldiği ve mevcut haliyle aynı gün düzenlenmiş olsa da bu sigorta poliçesinin kazadan kaynaklanan zararı güvence altına almadığı ve bu nedenle vaki kazadan kaynaklanan sorumluluğun davalı ...'nın sorumluluğunda kaldığı; dava dosyası, alınmış olan kusur, maluliyet ve aktüer bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğünden davacının davasının kısmen kabulü ile daimi iş göremezlikten kaynaklanan 31.409,20-TL'nin 11/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği;  Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte trafik sigortası genel şartlarının tamamen ortadan kalktığı yönünde bir eğilim olsa da  Sigorta Genel şartlarının hale yürürlükte olduğu kanaatinde olduğundan ve anılan düzenleme ile de iyileşme döneminde oluşan geçici iş göremezlik zararı ile bu teminat kapsamında kalan  diğer zararlar  sigortacının ve dolayısı ile ...nın sorumluğundan çıkarılmış olduğundan geçici iş göremezlik nedini ile oluşan zarar bakımından davanın reddine karar vermek gerektiği '' gerekçesiyleDavanın KISMEN KABULÜ İLE; 31.409,20-TL'nin 11/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı  davacı vekili ve davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: davacı vekili, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, davalıya başvuru tarihi olan 21.06.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken 11.05.2017 tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili lehine eksik vekalet ücreti hesaplandığını, davalı lehine ise vekalet ücretinin fazla hesaplandığını, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerekirken %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili; eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,  maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre ve  fiziki muayene yapılmadan  hazırlandığını, davacı motosikleti koruyucu tertibat olmadan kullandığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüerya raporunda davacının bakiye ömrünün 49 olması gerekirken 54 olarak hatalı belirlendiğini, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, kazada şikayet yokluğundan KYOK kararı verildiğinden davacının tazminat talep hakkı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin   bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Bknz.  Yargıtay 4. HD'nin  2021/13167 Esas, 2022/7612 Karar)Somut olayda, yerel mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan  ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.112018 tarihli rapor  davacının maluliyetinina Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmesi sonucunda %4 engel oranı olduğu ve iyileşme süresinin 3 ay olduğu tespit edilmiş, bu  raporlar karara esas alınarak bedel artırımı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de,  iş  bu rapora davalı vekilince süresinde itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece  kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış bilirkişi raporu  hükme esas alınarak  yazılı şekilde karar  verilmesi doğru görülmemiştir. Bu halde yerel mahkemece yapılacak iş,  Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından, kaza tarihinde yürürlükte bulunan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre davacının tüm tedavi evraklarının ve dosyadaki tüm raporların değerlendiridliği, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, taraflar  lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesinden ibaret olmaldır.2-Kabule göre ise,a/Trafik kazası neticesi yaralanan ve geçici ya da sürekli işgöremez hale gelen kişinin giderleri sadece bir sağlık kuruluşunda yapılan tedavi harcamalarından ibaret değildir. Trafik kazası sonucu beden bütünlüğü zarara uğrayan kişi tedavi gördüğü süre ile iyileşeceği süre içinde işlerini göremeyeceği ve bu süre içinde normal hayatını sürdüremeyeceğinden bu dönem içinde tam işgöremez olarak kabul edilip buna göre tazminat hesabı yapılacaktır. Geçici işgöremezlik nedeniyle hükmedilecek tazminatın kusurlu sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigorta poliçesini düzenleyen şirketin sorumluluğu kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. ( Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2015/12543 Esas, 2018/8251 Karar sayılı ilamı)Bu halde, davacının geçici iş göremez olduğu dönem için hesaplanan tazminattan davalı tarafın sorumlu olduğu gözetilmeksizin, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin yazılı şekilde reddi hatalı olmuştur.b/Davacının yaralanmasına neden olan kazaya karışan aracın trafik sigortacısı kaza tarih ve saatinde bulunmadığından dava Güvence Hesabı'na karşı açılmış olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının (sigortacının olmadığı halde Güvence Hesabı'nın) tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/15646 Esas, 2022/9040 Karar sayılı ilamı)Somut olayda; davacının davalıya ilk olarak 17.06.2016 tarihinde başvurduğu görülmüştür. Bu başvurunun davalıya ulaştığı tarihten itibaren 8. iş günü sonunda davalının temerrüde düşeceği kabul edilerek faiz başlangıç tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, hatalı olarak 11/05/2017 olarak hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle  davacı vekili ve davalı  vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6. maddesi gereğince  kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,  karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:/Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2020 tarih ve 2017/777 Esas 2020/495 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,-Kararın kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının  talepleri halinde kendilerine  İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b233f3d22820cda","SID":"a6f2878b8c4a5165"}}