{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/2973 <br>KARAR NO:2024/2844<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ:05/09/2024<br>NUMARASI:2024/414 Esas<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından davalıya karşı, elektrik abonelik sözleşmesine aykırı hareket etmiş olması nedeniyle 109.025,37 TL tutarında fesih ceza bedeli faturası tahakkuk ettirildiğini, ilgili faturanın davalı tarafından son ödeme tarihi olan 08.09.2023 tarihinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya karşı Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine takibin durulduğunu buna istinaden, huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkilinin alacağının temini bakımından; 109.025,37 TL tutarındaki fatura bedelinden davalının Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı sayılı dosyadan uygulanmak üzere borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası ile öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise de mahkemece takdir edilecek olan teminatın karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,\"İhtiyati hacze konu alacak, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen sözleşmeye dayalı faturadan kaynaklanmaktadır. Alacağın varlığını \"yaklaşık ispat\"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu ise yargılamaya muhtaçtır. Dosyanın bulunduğu mevcut aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığı (Aynı yönde bakınız. EMSAL İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/627 E. 2024/610 K.), öte yandan davalının mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu ifade edilmişse de; dosya içerisinde bu duruma ilişkin hiçbir somut bilgi ve belgenin bulunmadığı, mal kaçırma hazırlığı ihtimalinin soyut iddiadan ibaret olduğu, davalı borçlunun icra takibine itirazda bulunmasının mal kaçırmaya yönelik davranış olarak kabul edilemeyeceği karşısında açıklanan nedenlerle davacının yaklaşık ispat koşulları oluşmayan ve kanaat verici belgenin dahi bulunmadığı\" gerekçesi ile ,\"1-Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,2-Gerekçeli Kararın taraflara tebliğ edilmesine\" 05/09/2024 tarihinde dosya üzerinde istinafı kabil olmak üzere karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından davalıya karşı, elektrik abonelik sözleşmesine aykırı hareket etmiş olması nedeniyle 109.025,37-TL tutarında fesih ceza bedeli faturası tahakkuk ettirildiği, ilgili faturanın davalı tarafından son ödeme tarihi olan 08.09.2023 tarihinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya karşı Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine huzurdaki davanın  ikame edildiği, davalının  sözleşmenin ek protokolünün 4.4 maddesine aykırı şekilde hareket ettiği, ek protokolün 4.5 maddesine göre fesih ceza bedeli tahakkuk ettirildiği,itirazın haksız ve zaman kazanmaya yönelik olduğu, alacağının temini bakımından; borçlunun yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk eden cezai  şart faturasının  ödenmemesi üzerine  düzenlenen  alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile  ihtiyati haciz kararı verilmesi  talebine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık  ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında abonelik sözleşmesi olduğu, takip ve davaya dayanak cezai şart faturanın abonelik sözleşmesi kapsamında davalının kullanımına dayalı olarak sözleşmenin ihlali  iddiasına dayanılarak  cezai şart tutarı şeklinde  düzenlendiği, fatura tarihi ve abonelik sözleşmesi dikkate alındığında alacağın varlığının ve belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır.Bu nedenle davada ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c81805bb8cbf1c9","SID":"2f41696d58cde791"}}