{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1023 - Karar No:2024/737<br>                       <br>                       T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2022/1023 <br>KARAR NO\t: 2024/737<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/770 E-2022/472 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali-İnşaatçı İpoteği Tesisi (Eser Sözleşmesinden \t\t  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/10/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve inşaatçı ipoteği tesisi istemine ilişkin davada mahkemece verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı ... İnşaat... A.Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı ... İnşaat… A.Ş. arasında ... Parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde inşaatı devam etmekte olan yapının 30/08/2014 tarihli fiyat teklifinin davalı ... tarafından kabul edilmesi üzerine bir kısım alüminyum doğrama, cephe ve cam işleri yapılması hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi sözlü olarak talep edilen fazladan işleri de yaptığını, davalı anlaşılan ve fazladan yapılan işlerin bedelini ödemeyi kabul etmeyince taraflar arasında uyuşmazlık doğduğunu, müvekkilinin davalı şirketten Kayseri 1. Noterliği'nin 15/09/2015 tarih ve 23048 yevmiye nolu ihtar ile bir kısım fatura alacağını talep ettiğini, davalı şirketin Kayseri 8. Noterliği'nin 28/09/2015 tarih ve 38927 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaları iade ettiğini, bunun üzerine Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1523 D.İş dosyasında müvekkilinin yaptığı işlerin bedelinin tespitinin talep edildiğini, 23/10/2015 tarihli ek bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından yapılan işlerin bedelinin yapılan ödemeler düşüldükten sonra 399.165,65 TL olarak tespit edildiğini, Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18069  Esas sayılı takip dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek; davalı ... İnşaat…AŞ. yönünden; Kayseri 7. İcra Müdürlüğünün 2015/18069 sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini, davalı ... Müdürlüğü yönünden ise, mahkemece bekletici mesele yapılacak işlerin bitiminde inşaatçı ipoteği tesisini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... İnşaat..A.Ş. vekili; taraflar arasında yazılı bir anlaşma olmadığını, dosyaya sunulan teklif mektubunu kabul etmediklerini, davacı ile yapılacak işler ve daha sonra kararlaştırılan ek işler konusunda götürü olarak anlaştıklarını, bedelin işe başlanmadan önce çekler ile peşin olarak ödendiğini, davacı tarafından yaptırılan tespiti ve alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelleri kabul etmediklerini, davacının piyasadan bulduğu ve tanıdığı firmalardan şişirilmiş fiyatlar üzerinden imalat bedellerinin tespit edildiğini, yapılan tespitte davacının imalatını yapmadığı yerlerin dahi hesaba katıldığını, ayrıca yapılan tespitte hatalı ve usule aykırı montajların, eksik imalatların tespitinin yapılmadığını, kesin kabulü yapılmayan işe ilişkin bedel talebinde bulunulduğunu belirterek; davanın reddini ve kötüniyet tazminatı takdirini savunmuştur.<br>\tDavalı ... Müdürlüğü vekili; mülkiyeti mazbut ... Vakfına ait Kayseri ili, ... parselinde kayıtlı taşınmazın, yapım karşılığı kira sözleşmesi (Yap-İşlet-Devret) modeli ile, 2886 sayılı Kanunun 35/a maddesine göre  ihaleye çıkarıldığını, açık artırma sonucu ihalenin diğer davalı ...…şirketi üzerinde kaldığını, buna göre müvekkili idarece ihale konusu taşınmazın yükleniciye boş arsa olarak verildiğini, tüm yapım işleri ve işletmesinin diğer davalı olan yükleniciye ait olduğunu, davacı ile diğer davalı arasında meydana gelen ihtilafta müvekkili idarenin doğrudan ve dolaylı bir ilgisi bulunmadığını, dolayısıyla çekişmenin tarafı olmadıklarından iş bu davada taraflarına husumet yöneltilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucu verilen 20/11/2017 Tarih ve 2015/1667 Esas-2017/902 Karar sayılı; davalı ... İnşaat…A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davalı ... Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine dair kararına karşı davacı ve davalı ... İnşaat…A.Ş. vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda Dairemizin 22/10/2020 tarih ve 2020/875 Esas- 2020/1044 Karar sayılı kararı ile; “…..Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacının yap-işlet-devret modeli ile diğer davalı ... Bölge Müdürlüğü'nden kiraladığı taşınmaz üzerine yaptığı inşaatın bir kısım alüminyum doğrama, cephe ve cam işlerini yaptığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki bu akdi ilişki 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı taşeron, davalı ... İnşaat...A.Ş. yüklenici, diğer davalı ... Bölge Müdürlüğü arsa sahibidir.<br>\tHer ne kadar davacı taşeron tarafından, taraflar arasında dosyaya sunulan teklif mektubunda gösterilen imalatlar kapsamında birim fiyat belirlemesi de yapıldığı, bu imalatlar dışında kalan bazı imalatların ise davalının yüklenicinin talebi ile yapıldığı ileri sürülmüşse de, davalı yüklenici teklif mektubunu ve bu mektupta belirtilen birim fiyatları kabul etmediği gibi, yapılan imalatlara, birim fiyatlarına ve metrajlarına itiraz etmiştir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre, kapsamının yazılı deliller dışında diğer deliller ve tanık beyanı ile de kanıtlanabileceği kabul edilmektedir. (Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi’nin 26/09/2013 tarih ve 2012/7114 Esas- 2013/5213 Karar sayılı ilâmı). <br>\tAyrıca, yukarıda söz edildiği üzere yanlar arasında bedeli de gösteren yazılı sözleşme bulunmadığı gibi bedel konusunda mutabakat da bulunmamaktadır. Dava konusu yap-işlet-devret modeli ile diğer davalı ... Bölge Müdürlüğü'nden kiraladığı taşınmazda  yapılan imalâtlarla ilgili davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturalar da kabul edilmediğinden, içerikleri de kesinleşmemiştir. Akdi ilişkinin varlığı sabit olup, bedelde anlaşamama ya da sözleşmede bedelin kararlaştırılmamış olması halinde işin yapıldığı ileri sürülen tarih ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesi hükmünce iş bedelinin, yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Mahalli piyasa rayiçleri içinde KDV’de bulunacağından, hesaplanacak bedele ayrıca Katma Değer Vergisinin eklenmesi de mümkün değildir. <br>\tMahkemece hükme esas alınan 27/10/2017 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; işin maliyetinin taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak olan imalatlar için karşılıklı imza altına alınan sözleşme üzerinden, sözleşmede olmayan imalatların ise serbest piyasada yapılan m² veya m.tül fiyatlarından hesaplama yapılarak, işin toplam değerine ulaşıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden yapılacak imalatın m² veya m.tül fiyatının ne olduğunun açıkça yazıldığı, işçilik bedellerinin malzeme bedeli içinde bulunduğu, yapılan imalatlarda m² veya m.tül fiyatlarına KDV dahil olmayacağı, KDV'nin devlete ödenen vergi olduğu ve fatura boyutunda KDV'nin doğduğu, karşılıklı anlaşılan birim fiyatlar üzerinden hesaplanan metraja göre yapılan imalat bedelinin hesaplandığı, imalat hesabı yapıldıktan sonra KDV hesabı yapıldığı belirtilmiş, tespit edilen imalat bedelinden tespit edilen ayıplı imalatlar yönünden  %15 nefaset kesintisi yapılmıştır.<br>\tBu hesaplama yukarıda belirtilen açıklamalara uygun bir hesaplama olmadığı gibi, belirlenen nefaset oranına da her iki tarafça itiraz edilmiştir.<br>\tBu durumda mahkemece 6100 sayılı HUMK’nın 281/3. maddesi hükmünce gerçeğin ortaya çıkması için yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulu ile birlikte, mahallinde keşif de yapılarak, dosyaya taraflarca sunulan deliller ve tanık beyanları da değerlendirilmek suretiyle yapıldığı ispatlanan imalatların mahalli piyasa rayiçleri ile, mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV de olacağından bunlar ayrıca eklenmeksizin, gerçekleştirilen imalâtın, varsa eksiklikleri ve niteliğine göre ayıpları da dikkate alınmak suretiyle bedeli belirlenmeli, belirlenen iş bedelinden ödendiği ispatlanan miktar düşülmek suretiyle davacının varsa alacağı tespit edilmelidir. <br>\tTaraf delilleri usulüne uygun şekilde toplanmadan, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.” gerekçesi ile  davacı ve davalı ... İnşaat...A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>\tDairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli, 2020/875 Esas ve 2020/1044 Karar sayılı karar ilamı doğrultusunda mahkemece yeniden oluşturulan uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşif icra edildiği, dava dosyasına taraflarca sunulan deliller ve tanık beyanları da değerlendirilmek suretiyle yapıldığı ispatlanan imalatların mahalli piyasa rayiçleri ile, mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV de olacağından bunlar ayrıca eklenmeksizin, gerçekleştirilen imalâtın, varsa eksiklikleri ve niteliğine göre ayıpları da dikkate alınmak suretiyle bedelinin belirlenmesi, belirlenen iş bedelinden ödendiği ispatlanan miktar düşülmek suretiyle davacının varsa alacağının tespiti hususunda bilirkişi kurulundan rapor ve rapora itiraz üzerine ek rapor alındığı, İnşaat Yüksek Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda davacının  bakiye iş bedeli alacağının olmadığının tespit edildiği, bu raporlar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin karar ilamına, dosya kapsamındaki tüm delillere uygun ve denetime elverişli bulunarak mahkemece benimsenerek hükme esas alındığı belirtilerek davacının davalı ... İnşaat Turizm Eğitim Ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. hakkındaki sübut bulmayan davasının reddine, koşulları bulunmadığından dolayı ... İnşaat Turizm Eğitim Ve Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin kötü niyet tazminatı isteminin reddine, Türk Medeni Kanunu 893. maddesi uyarınca  sadece malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenicilerin ipotek tescil hakları bulunduğundan eldeki davada davacının alt yüklenici olmayıp  iş sahibi kiracıdan alacaklı yüklenici durumunda olmakla taşınmaz malikine karşı kanuni ipotek alacaklısı sıfatı bulunmadığından, davacının davalı ... Müdürlüğü hakkında açtığı  davasının ise bu sebepten dolayı reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; Müvekkilince keşide edilip davalı yanca ticari defterlerine işlenen faturalardan da anlaşılacağı üzere birim fiyat teklifinin KDV hariç olup, faturalarda belirtilen birim fiyatların, e-mail olarak belirtilen teklif birim fiyatları ile uyumlu olduğunu, bu durumun da davalı ile teklifte belirtilen birim fiyatlar üzerinden KDV hariç bir şekilde anlaşıldığını ve anlaşmanın davalının kabulünde olduğunu gösterdiğini, eser sözleşmelerinde işe başlanması akabinde işte değişiklikler veya fazladan iş taleplerinin her zaman mümkün olduğunu, somut olaydaki yapılan işte de iş görülürken işte değişiklikler yapıldığı gibi birçok ek iş talebinde de bulunulduğunu, dolayısıyla taraflar arasındaki anlaşmanın götürü usulü olmadığını, sunulan e-mailden de anlaşılacağı üzere, iş için KDV hariç birim fiyat üzerinden teklif hazırlandığını, imalatların birim fiyatlarının belirtildiğini, toplam imalata ilişkin net götürü bedel belirlenmediğini, bundan da anlaşılacağı üzere götürü bir bedele dair anlaşma bulunmadığını, müvekkilinin toplam iş miktarını bilmeden götürü bir bedel belirleyebilmesinin mümkün olmadığını, dinlenen tanıkların da işin götürü bedel üzerinden yapılmadığını beyan ettiğini,  ekte sunulan daha önce yapılan bir işe ait cari kaydın da tarafların, tüm iş görüldükten sonra hesabın altını çizdiğini ve ödeme konusunda mutabakatlaştıklarını, ayrıca birim fiyatların KDV ve işçilik hariç olduğunu, taraflarca artı KDV ve artı işçilik bedeli olarak anlaşıldığını ortaya koyduğunu, dosyada tanık olarak dinlenen ...'in beyanlarından da, davalının proje ve imalatta, inşaatın yapısına ve kendi isteklerine göre sürekli değişiklikler ve özel ölçüm taleplerinde bulunduğunun ve bu suretle sürekli değişiklikler ve özel ölçülerde imalatlar yapıldığının anlaşıldığını, mahkemece tanık beyanlarının nazara alınmadığını, her ne kadar davalının kayıtları eksik ise de, davalıdaki cari kayda göre de müvekkilinin, iş yaptıkça malzeme vs. masraflarını faturalandırdığını, akabinde çıkan 118.047,20 TL bakiye için davalı yanca sonradan kısım kısım ödemeler yapıldığını, yani işin, belirli aşamaları bittikçe malzeme ve iş için aşama aşama çıkan hesaba göre sonradan ödemeler yapıldığını, işler yapıldıkça kullanılan malzeme vs. için faturalandırma yapılmışsa da kâr, işçilik, KDV ve sair kalemler için yekün faturalandırma yapılmadığını, zira anlaşmanın götürü usul olmadığını, öyle olsa idi davalının bakiyenin ödenmesi için müvekkilinden faturalandırma beklemeyeceğini, 55.000,00 TL'lik olduğu iddia edilen işin de, ödemeden önce yapılmasının anlaşmanın götürü usulü olmadığını gösterdiğini, zira fazladan işler için yapılan anlaşma ve işin görülerek tesliminin, bu fazladan işe dair yapılan kısmi ve eksik ödeme tarihlerinden önce olduğunu, kesilen faturalara dair yapılan kısmi, eksik ve peyderpey ödemelerin de anlaşmanın götürü usulü olmadığını gösterdiğini, maille gönderilen teklifin ve faturalandırmayı kabulle ticari deftere işlenen birim fiyatların aksini iddia eden davalının, iddiasını yazılı ispatla mükellef olduğunu, e-mail ile gönderilen teklif mektubu kabul edildiği için işe başlandığını, teklifte davalıya malzeme için gösterilen birim fiyatlara ayrıca KDV ekleneceğinin belirtildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin, tüm KDV'leri dışlayarak sadece birim fiyat üzerinden kendi zararına olacak şekilde iş yapmış olduğunu, böyle bir durumun ticari zarara neden olacağından mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişinin, görevinde ihmal göstererek kendisinin belirlediği hatalı ve gerçek olamayacak kadar düşük birim fiyatlarla bir teklif hazırladığını ve firmalara bu teklifi sadece imza ettirdiğini yahut kendi söylediği birim fiyatlardan çok uzaklaşmadan benzer teklif hazırlatıp imzalattığını, bununla birlikte raporda, birim fiyatlar yönünden de büyük sakatlıklar bulunduğunu, zira kabulle ticari kayda işlenen faturalarda birim fiyatların kalem kalem belirlendiğini ve KDV’sinin yekün hesap üzerine sonradan eklendiğini, yani faturalarda belirlenen birim fiyatların teklifteki gibi KDV hariç ve davalı yanca kabul edilen fiyatlar olduğunu, bilirkişinin belirlediği birim fiyatların ne müzekkere yanıtlarında bildirilen birim fiyatlara ne kabul edilen faturadaki birim fiyatlara ne de gerçeğe uymadığını, emsal araştırmasında dahi kurumların KDV'siz olarak bildirdiği ve faturadaki birim fiyatlardan daha yüksek birim fiyatlar varken bilirkişinin kendince belirlediği birim fiyatların hükme esas alınarak davanın reddinin hatalı olduğunu, bilirkişinin belirlediği rayiçten aşırı düşük birim fiyatlara KDV, kâr, işçilik ve sair kalemlerin de dahil olduğu tespiti yüzünden işin maliyetinin daha yüksekken arada fahiş bir açıklık doğduğunu, ihmal gösterilerek gerçekten yapılmayan rayiç araştırması nedeni ile toplam gerçek maliyet ile bilirkişice hatalı belirlenen maliyetler arasında fahiş farklar doğduğunu, daha önce de faturalandırılıp davalının kabulüyle birlikte ticari deftere işlenmiş birim fiyatlar mevcutken bilirkişinin gerçeğe aykırı belirlediği birim fiyatların kabulünün mümkün olmadığını, iki tarafın da tacir olduğu düşünüldüğünde, müvekkilince düzenlenen faturalar davalı tarafından kabul edilerek kayıtlara işlenmişse birim fiyatlar için ve yine hariç tutulan KDV ödemesi hususunda aslında bir ihtilaf bulunmamakta olup anlaşılan birim fiyatların çoktan belirlenmiş ve kabul edilmiş olduğunu, davalının işin bitmesinden sonra hiçbir ayıp ihbarında bulunmaması ve eseri kabul etmesinin, işin eksiksiz, zamanında ve talimatına uygun yapılıp teslim edildiğinin göstergesi olduğunu, davalının sonradan ortaya çıkardığı hatalardan müvekkilinin mesul olmadığını, davalı tarafça bunca yıl süren kullanım ve kullanım nedeniyle doğan olağan yıpranma yahut hor kullanımın hiçbir şekilde nazara alınmadığını, müvekkilin işi ifa etmesinden sonra davalı yanın müdahaleleri olduğunu, bu nedenle bir kısım alüminyum kaplamalarda ya da pencerelerde hatalar doğduğunu, bu nedenle teslim sonrası davalının hiçbir ayıp ya da eksik ifa iddiası ve ihbarı olmadığını, bilirkişi raporunun ayıplı imalatlara yönelik tespitlerine yapmış oldukları itirazları tekrar ettiklerini, iş, ayıpsız ve eksiksiz teslim edilmiş olmakla bilirkişinin belirlediği nefaset indiriminin de fahiş ve hatalı olduğunu, mahkemenin kararında ve kararın gerekçesinde aleyhe hiçbir hususu kabul etmediklerini ve aleyhe tüm hususlara itiraz ettiklerini belirterek; mahkemenin mezkur kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... İnşaat Turizm Eğt.ve Sağlık Hiz.A.Ş.vekili istinaf başvurusunda; müvekkili firma ile davacı arasında gerçekleştirilmiş olan sözleşme gereği müvekkilinin davacıya gerçekleştirilen imalatlara yönelik tüm borcunu ödemiş olmasına rağmen davacı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu imalatları eksik ve hatalı gerçekleştirdiğinin dosyada alınan bilirkişi raporları ile tespit olunduğunu, davacının kusurlu ve ayıplı hizmet vermiş olduğunu biliyor olmasına rağmen kötüniyetli olarak söz konusu icra takibini başlattığını, ayrıca davacının tacir olup, gerçekleştirmiş olduğu işlemlerde basiretli olduğunun kabul edildiğini, kötüniyet tazminatı şartlarının davacı açısından mevcut olup, mahkemece bu taleplerinin reddine karar verilmesini kabul etmediklerini belirterek; mahkeme kararının kötüniyet tazminatının reddi yönünden kaldırılmasını, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve inşaatçı ipoteği tesisi istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine, koşulları bulunmadığından ... İnşaat Turizm Eğitim ve Sağılık Hizmetleri A.Ş.'nin kötüniyet tazminatı isteminin reddine  dair verilen kararına karşı davacı vekili ve davalılardan ... İnşaat…A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde  belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tDairemizin 22/10/2022 gün 2020/875 Esas-2020/1044 Karar sayılı ilamında, Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun tarafların kabulünde olduğu ancak yapıldığı iddia edilen imalatlara yönelik birim fiyatlar yönünden taraf beyanlarının uyuşmaması halinde birim fiyatın nasıl hesaplanması gerektiğine yönelik ilkeler belirtilmiştir. <br>\tYine kararın gerekçe kısmında davacı tarafça düzenlenen bir kısım faturalara itiraz edilmekle itiraz edilen bu faturalar yönünden fatura içeriklerinin kesinleşmeyeceği de belirtilerek kesinleşmeyen bu iş ve alacak kalemleri yönünden bedelin nasıl hesaplanacağı hususu gösterilmiştir. Ancak yasa gereği ve Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve  iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir . Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08/05/2024 tarih ve 2022/4227 Esas-2024/1361 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.<br>\tDairemizin kaldırma kararında, bir kısım faturalar yönünden itiraz edildiği de belirtilerek kesinleşmediği ifade edilmek suretiyle, mahallinde keşifle faturalarda yer alıp, itiraz edilmesi nedeniyle kesinleşmeyen işler ile yüklenici tarafından yapıldığı ispatlanan ancak faturalarda yer almayan işler ve metrajlar yönünden hesaplamanın ne şekilde yapılacağı belirtilmiş olup, bu kapsam dışındaki davalıya tebliğ edilen ve süresinde itiraz edilmeyen faturalardaki işler ve metrajlar yönünden ise kesinleşeceğine ilişkin Dairemiz kararında açık bir tespit ve değerlendirme bulunmaması nedeniyle, hatalı değerlendirme yapılarak itiraz edilen ve edilmeyen tüm faturalar ayrı ayrı değerlendirilmeksizin ispatlanan tüm işler yönünden mahalli piyasa rayiçleri ile belirleme yapılması doğru olmamıştır.<br>\tMahkemesince yapılması gereken iş; taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında davacı tarafça düzenlenen ve taraf defterlerinde kayıtlı olan faturalarda gösterilen imalat, metraj ve birim fiyatları yönünden içeriğinin kesinleştiği kabul edilerek kesinleşen faturalarda gösterilen metrajlar için yine faturalarda gösterilen birim fiyatlar esas alınarak; taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmayan  ve davalı ... İnşaat...A.Ş. tarafından Kayseri 8. Noterliği'nin 28/09/2015 tarih ve 38927 yevmiyeli ihtar ile  süresinde iade edilen faturalardaki işler ve bu faturalar dışında yapıldığı iddia ve ispat olunan işler yönünden ise, işlerin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedelinin belirlenerek, belirlenecek mahalli piyasa rayiçlerinde KDV ve müteahhit kârı dahil olacağından bunlar ayrıca eklenmeksizin (Dairemizin 22/10/2020 tarih ve 2020/875 Esas- 2020/1044 Karar sayılı kararında belirtilen içtihat yapılan imalatta KDV ve müteahhit kârının talep edilemeyeceği anlamında olmayıp, iş sahibinin o imalatı işin yapıldığı tarih itibariyle 3. bir kişiye yaptırmış olması halinde ödeyeceği bedeli ifade ettiğinden 3.kişiye yaptırılması durumunda KDV ve müteahhit kârı dahil ödenecek bedel tespit edileceğinden belirlenecek bu bedele ayrıca KDV ve müteahhit kârı eklenemeyeceğinden ) tespit edilerek, davacının yaptığı toplam iş bedelinin tespiti ile yapılan imalatlarda varsa eksikleri ve niteliğine göre ayıpları da dikkate alınmak suretiyle talep edebileceği toplam iş bedelinin belirlenmesi, bu bedelden yapıldığı tarafların kabulünde olan ve ispatlanan ödemeler de düşülmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesidir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca  kaldırılmasına, Dairemiz kararının niteliği dikkate alınarak davalı ... İnşaat Turizm Eğitim ve Sağlık Hiz. Aş. vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>\t<br>\t2-Dairemiz kararının niteliği dikkate alınarak davalı ... İnşaat Turizm Eğitim ve Sağlık Hiz. AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>\t3-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih ve 2020/770 E-2022/472 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t4-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın   ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t<br>\t5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının  talep halinde kendisine iadesine, <br>\t6-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... İnşaat Turizm Eğitim ve Sağlık Hiz. AŞ.  tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t7-Taraflarca  yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 25/09/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.    \t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br> <br> \t<br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"164f3812792c3d31","SID":"30d155e76079a2e4"}}