{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/2923 <br>KARAR NO:2024/2828<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/08/2024<br>NUMARASI:2024/262 D.İş E - 2024/259 K<br>DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:24/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Talep edenler vekili  dilekçesinde özetle; müvekkili şirketler tarafından işyerine güneş enerjisi santrali (GES) kurulması amacıyla proje dosyasının hazırlanması, montajı, devreye alınması ve ilgili idarelere (...) onaylatılması, kabul ettirilmesine yönelik .... A.Ş (“...”) ve .... A.Ş ile 04.10.2022 tarihinde iletişime geçilerek sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketlerin  bu kapsamda üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği ve nihayetinde ...ve ... tarafından yangın başlangıç noktası olan çatı kısmına 1530 adet panel takıldığı, ... Şirketi (\"....\") 03.08.2023 tarihinde yerinde gerçekleştirdiği inceleme ile sistemin çalışmaya uygun koşullara sahip olduğuna onay verdiğini, işçilerin ise izinli olduğu 14.10.2023 14:00 sularında, çevreden alınan video kayıtları ve görgü tanıklarının ifadeleri ile de sabit olduğu şekilde çatı kısmında yer alan güneş panellerinin bulunduğu bölümde yangın başlamış, itfaiyenin söndürme çalışmalarına rağmen yaklaşık 15 saat sürdüğünü, alınan raporlar ile yangının yüklenici firma olan ... A.Ş ve.... A.Ş’nin sözleşmede işin kapsamı ve davacının sorumlulukları açık bir şekilde tanımlanmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu hatalı montajın yangına sebebiyet verdiği, tesiste proje esasına ilişkin geçici kabule mani birçok teknik hata ve eksik mevcut olduğu, tesiste kabulün esasına ilişkin eksik ve hataların bulunması sebebiyle kusurlu iken bu hatalı güneş panellerine dağıtım şebekesine bağlantısına onay vermesi sebebiyle yine kusurlu olduğu açıkça belirtilen .... A.Ş tarafından kaynaklandığının tespit edildiğini beyanla ,borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı kadar ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, talep edenler vekilince haciz talebinde bulunulduğu, söz konusu  alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı,  karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, ihtiyati haczin yasal koşullarının bulunmadığı,  ihtiyati haciz  koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile;\"1-İhtiyati  haciz talebinin REDDİNE\" dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde istinafı kabil olarak dosya üzerinde  06/08/2024 tarihinde karar vermiştir.Kararı talep edenler  vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;istinafa konu olayda rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir alacak mevcut olup,alacak tutarının da net olarak belirlendiğini,yaklaşık ispatın gerçekleştiğini,olayın davalıların haksız fiilinden kaynaklandığı,vadesi gelmiş alacak olarak kabulü gerektiğini,aynı nitelikteki olaylara dair kararların sunulduğunu,uğranılan zararın tespit raporu ile tam ve net olarak 346.725.960,58 TL olarak hesaplandığı,bunun 8.165.960,00 TL sının fabrika yangınından dolayı  kapalı olduğu süreçteki 8 aylık kazanç kaybının oluşturduğunu,olayla ilgili görüntü kayıtları ile itfaiye ve polis olay yeri incelem raporlarının görgü tespit tutanakları ile birlikte sunulduğunu ,bu kayıtların Silivri C.Başsavcılığının 2023/155501 sayılı soruşturma dosyasında bulunduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Talep edenler söz konusu yangın nedeniyle maruz kaldığı zararın tazmini yönünden alacağı teminat altına alınmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinaf edilmiş olmakla , bu aşamada uyuşmazlık  ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İİK 258. maddesine göre, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek delil göstermeye mecburdur. Alacağın varlığını muayyen bir ihtimal dahilinde gösteren vakıaların ispat edilmesi yeterlidir. Talep eden  tarafça talep  dilekçesi ekinde, itfaiye raporu,delil tesbit raporu vs kayıtları sunmuş,soruşturma dosyasının devam ettiğini bildirmiştir.İtfaiye raporunda yangının çıkış nedeni,tesbit raporunda ise zarar miktarlarının hesaplandığı görülmüştür. Buna göre yapılan değerlendirmede; davacı tarafça sunulan  belgelerin  davanın bulunduğu aşama itibarıyla, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabulüne yeterli bulunmadığı, yangının çıkış nedeni ile zarar miktarının hesaplanmasının yargılamayı gerektirdiği ,bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep edenlerin  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Talep edenlerin  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/10/2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce22765230649546","SID":"cbd29209a9a96344"}}