{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/945 <br>KARAR NO: 2024/1364<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi  (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 16.06.2020<br>NUMARASI: 2019/48 Esas - 2020/91 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Nakliyat sigortası- rücu kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokuluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirket başlangıç yeri Tayvan bitiş yeri Konya olan ve ... numaralı nakliyat emtia poliçesinin yapıldığını 09/07/2014 tarihinde Haydarpaşa limanında davacının sigortalısının emtiasında hasar olduğunun tespit edildiğini, oluşan hasar sonucunda ... numaralı ve 23/09/2014 tarihli ekspertiz raporunda tespit edilen hasar miktarının davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, iş bu hasar miktarının davalı tarafça ödenmesi amaçlı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ancak bu takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin ...'un Türkiye acentesi olduğunu, taşımada .. adına hareket ettiğini, konşimentoda acente olarak anıldığını, dava konusu taşımanın davalı şirketin acentesi olan armatöre ait 03/06/2014 tarih ve ... nolu konşimento kapsamında yapıldığı ve burada yetkili mahkemenin belirlendiği buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İngiliz mahkemelerini yetkili olacağı düzenlendiğini, davacının sigortalısı tarafından müzekkili şirkete süresinde hasar ihbarının yapılmadığını ve ekspertiz incelemesine çağrılmadığını, davacı şirket tarafından hasarın deniz taşımasında geldiğine herhangi bir belge ibraz etmediğini, davacı ... şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz raporunun sonuç kısmında hasarın liman sahasında yükleme-boşaltma ve aktarma sırasında meydana geldiğinin belirtildiğini, bu nedenle hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğini belirterek de davanın pasif husumet yönünden reddini, yetki yönünden reddini,  esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile masrafların davacıya tahminili talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davalının pasif husumet ehliyeti açısından yapılan değerlendirmede, 07/07/2014 tarih ve ... numaralı faturada konişmento numarası ...; yükleme limanı Tayvan/Kaohsiung; boşaltma limanı Haydarpaşa olarak gösterildiği ve  dava dışı  sigortalı ... adına 1.000,00 USD bedelli Deniz İthalat Navlunu açıklamalı faturanın davalı tarafından düzenlendiği anlaşılmıştır. Faturada belirtilen ... numaralı konişmento kayıtları incelendiğinde ise, yükleme limanının Kaohsiung, boşaltma limanının ...ve nihai teslim yerinin Haydarpaşa Limanı olduğu,  konşimentoda yükleten olarak dava dışı satıcı ..., gönderilen olarak dava dışı  alıcı sigortalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti, taşıyan olarak ...  gösterilmiştir. Eşyanın \"...\" adlı gemi ile önce ... limanına, ... limanında aktarma yapılan konteynerin, dosyada mevcut Gümrük Beyannamesi üzerinde yer alan \"...\" adlı gemi ile de... limanından Haydarpaşa Limanı'na taşındığı anlaşılmaktadır. Konşimento, 4 adet konteyner muhtevası makine emtiası için düzenlenmiş olup, konteyner numaraları; ..., ..., ... ve ... dır. Konşimento, 03/06/2014 tarihinde ... tarafından imzalanmıştır. Her ne kadar dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının navlun faturası düzenlemiş olması nedeniyle davalının pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kanaati bildirilmişse de,  bu faturada \"iş bu fatura taşıyıcı ... adına acentesi sıfatıyla tanzim edilmiştir' kaydı yer aldığı, davalı ... ’nun acente sıfatıyla hareket ettiği; TTK m. 921 uyarınca taşıyan sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı; kendisine karşı ancak acente sıfatıyla izafeten husumet yöneltilebileceği...\" gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporu ile tespit edilen ve müvekkili şirketin sigortalısının emtialarında meydana gelen 17.905,00 TL miktarındaki zarar müvekkili tarafından sigortalısı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödendiğini, bunun üzerine, müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde düzenlenmiş olan rücu hakkı uyarınca emtialarda hasara neden olana davalı tarafa zararı gidermesi için önce ihtarname gönderdiğini, ihtarname sonuçsuz kalınca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak davalı taraf müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalı/ borçlunun icra takibine itirazı üzerine itirazın iptali davası ikame ettirildiğini, ancak davalının itirazının kaldırılması ve icra takibinin devamını talep ettikleri iş bu dosyada mahkemenin pasif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini,  Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin hukuka aykırı olup mezkur kararın kaldırılarak icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, sıfat hususu maddi hukuka ilişkin olup pasif taraf sıfatı dava konusu hakka uymak zorunda olan kişide olduğunu, diğer bir ifadeyle dava konusu edilen alacağı ödemekle yükümlü olan taraf pasif taraf sıfatına sahip olacağını, dava konusu edilen zararın meydana gelmesinde neden olan taraf ... A.Ş. olduğundan zararın giderilmesinden sorumlu olacağının izahtan vareste olduğunu, Bununla birlikte, dava ... A.Ş.'ye doğrudan açılmış gibi görünmekteyse de davalının bu ilişkide acente sıfatıyla yer aldığı ifade edildiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında bu durumda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin hukuka aykırı olacağının ifade edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 03.04.2014 tarih ve 2013/17336 E., 2014/591 K. Sayılı ilamınında da husumet bakımından yapılacak değerlendirmenin nasıl yapılması gerektiğinin açıklandığını, buna göre, davalı tarafın acente olduğundan bahisle davanın husumetten reddedilmesinin hukuka aykırı olduğundan mezkur kararın kaldırması gerektirdiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesi gereği müvekkili şirketin  dava dışı sigortalısının yasal halefi olduğunu, bu nedenle, zarar sorumlusuna karşı rücu davası açma ve tanzim ettiği miktarda ödemenin kendisine yapılmasını talep etme hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirketçe tazmin edilen zararın sorumlusu davalı taraf olup bu husus hasara ilişkin alınan ekspertiz raporunda da açıkça belirtildiğini, kaldı ki, davalının asıl taşıyanın acentesi sıfatıyla hareket etmesinin meydana gelen zarardan sorumluluğunu kaldırmayacağının Yerleşik Yargıtay kararlarında da kabul edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla uluslararası yük taşıması sırasında emtianın hasarlanması sebebiyle dava dışı  sigortalı zararının davacı ... şirketi tarafından ödenmesi sonunda, ödenen bedelin davalı taşıyandan rücuen  tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu  nedeniyle  reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 105.maddesinde; \"Acente,aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya içeriğinde bulunan  konişmento ve belgelerden  yükletenin  dava dışı satıcı ... , gönderilenin  dava dışı  alıcı sigortalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti, taşıyanın ise  ... olduğu anlaşılmaktadır. Konşimento, 03/06/2014 tarihinde ... tarafından imzalanmıştır. Somut olayda davacı ... şirketince poliçe kapsamında ödenen hasarın davalı taşıyıcıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Konşimentoda acente olarak yer aldığı, yine ilk derece mahkemesi gerekçesinde işaret edildiği üzere  davalı yanca  düzenlendiği anlaşılan navlun faturasında da açıkça \"iş bu fatura taşıyıcı ... adına acentesi sıfatıyla tanzim edilmiştir' ibarelerine yer verildiği dikkate alındığında davalının  acente sıfatıyla taşıma ilişkisinde yer aldığı sabittir. Kaldı ki bu husus davacı yanın da kabulündedir. Dava dilekçesinde doğrudan davalı gösterilen davalı şirketin taşıyıcının acentesi olup, acente sıfatıyla hareket ettiği, davacı tarafından doğrudan davalı acenteye husumet yöneltildiği, dava dilekçesinden davanın taşıyan  ... 'ye izafeten  davalıya yöneltildiği  sonucunun çıkmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \t<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41e0816c11aa7497","SID":"71db2448b2390fe6"}}