{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/736 <br>KARAR NO: 2024/2604<br>KARAR TARİHİ: 21/10/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2023<br>NUMARASI: 2023/187 2023/200<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat/Haksız eylemleri tespit edilmesi ve men'i<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ile  İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince, \"... taraflar arasındaki  medya ve televizyon yayıncılığı sektöründe, yayıncılık ve yapımcılık işleriyle alakalı olarak davacının davalıya borcu olup olmadığının tespitine ilişkin Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) dava olduğundan,  davanın Ticaret Mahkemelerinin görevine giren bir dava türü olmadığı,  Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olup, bu mahkemelerde ilgili hükümler çerçevesinde halli gerekeceği...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ise, \"...HHer ne kadar davalı yan davacının kendisine ait formatın izinsiz kullanıldığını, bu sebeple ihtarname gönderdiğini ve suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmiş ise de; davalı yanın hak sahipliğinin tespiti ve eser sahipliğine yönelik tecavüz iddiası yönünden iş bu dosya özelinde açmış olduğu karşı davasının bulunmadığı, ayrı bir dava açılıp açılmadığının da bilinmediği, davalı yanın bahse konu iddialarını ancak ayrı bir dava ile tespit ettirmesi gerekeceği, her halükarda iş bu dosya nezdinde eser sahipliğinin tespiti ile  FSEK kapsamında tecavüz söz konusu olup olmama durumunun değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davalı yanca FSEK kapsımında  açılmış bir davanın mevcut olması halinde ise bu durumda ilgili dosyanın sonucunun bekleneceği, hak sahipliğinin tespiti noktasında verilecek karar sonrasında ise davalının davacıya gönderdiği ihtarname ve suç duyurusunun haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, hülasa davalı yanın eylemlerinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve TTK 55. Madde kapsamında davalı yanın davacının iş ve eylemlerini engelleme saiki ile hareket etmek suretiyle haksız rekabete sebebiyet verip vermeyeceğinin değerlendirileceği sabittir.Hülasa davacı yanın davasının eser sahipliğinin tespiti ve eser sahipliğine davalı yanca tecavüz edilmesi kapsamında açılmış bir dava olmaması, davalı yanın davacı tarafça eser sahipliğine tecavüzde bulunduğuna ilişkin iddiaların ise ancak FSEK kapsamında hak sahipliği ve tecavüz istemini ihtiva eden ayrı bir dava ile ileri sürmesi gereceği, somut dava yönünden FSEK kapsamında değerlendirilecek ve bu kapsamda yargılama yapılmasını gerektirir bir durum bulunmaması iş bu davanın TTK 55 ve 56 Maddeleri kapsamında ikame edilmesi sebebiyle açılan davanın mutlak ticari dava olduğu ...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu 1. maddesinde, kanunun amacı, \"fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmek\" olduğu açıklanmıştır. Aynı yasanın  1/A maddesinde yasa kapsamı, \"Bu Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır.\" şeklinde belirtilmiştir. Yine, 1/B maddesinde, Eser'in tanımı, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri şeklinde yapılmış; Yasanın 13 ve devamı maddelerinde ise eser sahibinin fikri haklarının neler olduğu açıklanmıştır. Taraflar arasındaki uyumazlık esas olarak, davacılar tarafından tescil ettirilen ... adlı tv program içeriğinin gerçekte davalı tarafından meydana getirilen ... isimli tv program içeriğiyle (program formatlarının) aynı olup olmadığı, intihal/iltibas edip etmediği, her iki tv program formatının eser mahiyetinde olup olmadığı, eser niteliğinde olması durumunda muaraza çıkaran davalı davranışının, davacı eser sahibinin mali haklarının ihlali olarak kabul edilip edilemeyeceği, bu eserler üzerindeki fikri haklar ve özellikle mali haklardan hangisine üstünlük tanınması gerektiği; eser niteliğinde olmaması durumunda ise davalı davranışının haksız rekabet teşkil edip etmediği hususlarına ilişkin olup, davaya bakmak görevi münhasır görevli mahkeme olan Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE   21/10/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b80827d5500e6ac","SID":"e688389de3cf3d1a"}}