{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/926 <br>KARAR NO: 2024/2555<br>KARAR TARİHİ: 18/10/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2024<br>NUMARASI: 2023/491 2024/52<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki davada Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi ile Çorlu 4.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava,  İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine  ilişkindir. Çorlu 4.Asliye Hukuk  Mahkemesince, \"... HSK' nın 07/07/2021 tarih ve 608 numaralı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi yönünden Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi' nin görevinin Tekirdağ İli' nin mülki sınırları olarak belirlenmesi, davacının ve davalının ticari iş yapıyor olması, bu kapsamda davalının ve davacının TTK kapsamında tacir olması ve tacirlerin yaptıkları işin ticari iş olduğu hususları da gözetilmek suretiyle iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş olup, mahkememizin görevsizliğine...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. Tekirdağ Asliye Ticaret  Mahkemesince, \"... mutlak ticari dava ve anlatılan hususlar gözetildiğinde nispi ticari dava söz konusu olmadığından, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Uyuşmazlık davalının gerçek kişi tacir konumunda olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Aynı Yasanın 3. maddesinde, \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”, Aynı Yasanın 11/1 ve 2. maddesinde, \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir\", Aynı Yasanın 12/1.maddesinde \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.\", 2 ve 3.fıkrasında ise, \"Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.\" denilmektedir. 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/12362 sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri yer almaktadır. Anılan Bakanlar Kurulu Kararının \"Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı\" başlıklı 1 inci maddesinde aynen;\"5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri, b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri kararlaştırılmıştır.\" hükmü amirdir. İlave olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında;\"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2024 yılı için 2.000.000 TL) lirayı aşanlar;2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2024 yılı için 690.000 TL) lirayı aşanlar; 3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı aşanlar;...\" denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2024 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir. Davalının ticaret siciline kaydı veyahut vergi mükellefiyet kaydı olmaması, tacir olmadığını/esnaf olduğunu göstermediği gibi salt işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Davacının esnaf sayılabilmesi için kazanç unsuru yanında, iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayanması, kazançlarının ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olması ve esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Somut olayda, davacının esnaflık düzeyinde faaliyette bulunduğunun kabulüne yeter (basit usulde vergi mükellefiyet kaydı veyahut berber, terzi gibi esnaf olduğu anlamına gelebilecek) bir bilginin dosya kapsamında bulunmadığı, tam aksine taraflar arasında münakid olduğu iddia edilen sözleşme ilişkisinin ticari nitelikte olduğu ve gerek hizmet bedeli miktarı ve davalının şirket kurucu ortak olması, ayrıca sözleşmeye konu işin niteliği, hizmetin kural olarak ticari işletme faaliyeti kapsamında verilen bir hizmet olduğu nazara alındığında, davalının esnaf olarak kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. O halde tacirler arasındaki nisbi nitelikteki ticari davaya bakmak görevi Tekirdağ Asliye Ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır. <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/10/2024 gününde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b3b2244ee9db87f","SID":"9bcd267954e8c6cd"}}