{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/799 <br>KARAR NO: 2024/1808<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/12/2021<br>NUMARASI: 2018/1107 Esas - 2021/886 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>(Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.05.2017 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan davalı ...'ın işleteni bulunduğu ... plakalı araç ile yaya konumunda bulunan kazazede dava dışı ...'ya çarpması neticesinde çift taraflı ölümlü-yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda yaya konumunda bulunan ...'nun vefat ettiğini, ... plakalı aracın olay tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS (trafik) poliçesi bulunmadığını, kaza sonrası müteveffanın destekçileri tarafından KTK. Mad. 96 uyarınca müvekkili kuruma başvuru yapıldığını ve yapılan başvuru neticesinde kazada müteveffa destekçilerine 08/06/2018 tarihinde 3.676,00-TL, 01/06/2018 tarihinde 35.334,00-TL ibraname mukabilinde destekçilerin hesabına ödendiğini, müvekkili kurumun ödediği tazminatın tahsili amacıyla zararın sorumlulara karşı rücu hakkının 5684 sayılı SK m.14 f.7, G.H. Yön m.16 ve m.17 f.2'de düzenlendiğini, kanundan kaynaklanan rücu haline istinaden Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasında icra takibi başlatılıdğı, davalı borçlu tarafından haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı şekilde takibe itiraz edilmesinin kabul edilemeyeceğini, haksız itirazın reddine karar verilmesini, takibin devamına karar verilmesini, yapılmış olan yetki itirazı talebinin reddine, borçluların %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili sürücü ...'un herhangi bir kusuru bulunmadığını, ceza yargılamasının halen devam ettiğini, müvekkilinin  herhangi bir kusurunun olmadığının anlaşılacağını, müvekkillerinin davacı Güvence Hesabı'nın dava dışı üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatlar bakımından herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-)Davalıların Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ..  E. Sayılı icra takibine yapmış oldukları itirazlarının iptali ile davacının davasının kısmen kabulüne,  Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibinin 23.967,19-TL asıl alacak, 568,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 24.535,79-TL üzerinden devamına, Asıl alacak 23.967,19-TL'ye icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz işletilmesine, Alacak likit olmadığından dolayı icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya dair taleplerin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur oranları arasında çelişki bulunduğunu, öncelikle kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ...'nın, meydana gelen bedeni zararları araç sürücüsünün kusuru nispetinde ve kaza anında geçerli limitler dahilinde karşıladığı için kusur raporundaki çelişki giderilmesi gerekirken doğrudan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;   mezkur trafik kazasının gerçekleşmesinde Müvekkil ...'un  %10 oranında kusurlu, müteveffa yaya ...'nun ise %90 oranında kusurlu olduğu, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporunda kusur oranları dikkate alındığında davacı ... Tarafından ödenmesi gereken asıl tutarın 15.042,81 TL olması gerektiği, kalan 23.967,19 TL'nin ise haksız ödenen tutar olduğunun ortaya konulduğunu, mahkemece kurulan kararda ise takibin ödenmesi gereken haklı tutar olan 15.042,81 TL üzerinden devamına şeklinde hüküm kurulacağı yerde ödenen fazla tutar olan 23.967,19 TL üzerinden devamına şeklinde sehven hüküm kurulmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.  HMK'nın 1.maddesine göre  göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.  Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanun'un 5/3. maddesine göre ise \" Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Somut olaya bakıldığında; davacı ... zarar gören gerçek kişiye ödediği tazminatın sorumluluğu bulunan davalıdan  tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine de eldeki davayı açmıştır. Davacı ..., ... Yönetmeliği'nin 16. maddesinde sayılan hallere dayanarak  ödediği tazminat için sorumlu olan davalı gerçek kişiye rücu etmektedir. Bu durumda ...'nın ödeme yaptığı kişi ile davalı,  gerçek kişi olup taraflar arasındaki ihtilaf da haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığına göre,  açılan dava ticari dava olmadığından uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 16/09/2021 tarih, 2021/18896 E. 2021/4942 K. 17. Hukuk Dairesinin  15/03/2018 tarih, 2016/11322 E. ve 2018/2585 K. ve 14/02/2019 tarih, 2016/6366 E. ve 2019/1514 K. sayılı kararları). Açıklanan nedenlerle,  HMK'nın 355. ve 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,  dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 355. ve353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d90e304ed5bd2cb","SID":"484678fda11125a8"}}