{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/739 <br>KARAR NO: 2024/1554<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 14/10/2021<br>NUMARASI: 2018/66 Esas - 2021/753 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 27.10.2018 günü ...plaka sayılı araç sürücüsünün Banaz istikametinden gelip ... istikametine seyir halinde iken aracının sağ ön kısımlarıyla gidişe göre sağ şeritte aynı istikamette seyir halinde olan ...idaresindeki ... plakalı aracın sol arka köşe kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin desteği olan ...'ın vefat ettiğini, ...'ın vefatı nedeniyle müvekkillerinin onun sağladığı destekten mahrum kalmış olduğunu, ...  plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı ...'ın, beraberindeki kişilerle birlikte aracı kaza yerinde bırakmak suretiyle olay yerinden kaçarak firar ettiğini,  davalı ... 'ın  27.10.2018 tarihinde savcılığa verdiği ifadede kaza sırasında alkollü olduğunu ve daha önceden yine alkol nedeniyle ehliyetine el konulduğundan ehliyetsiz olduğunu itiraf ettiğini, olayla  ilgili olarak Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi' nde 2018/373 Esas numarasıyla bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan dava açıldığını, Trafik Kazası neticesinde yaşamını yitiren ve araç içinde yolcu olan ... 'ın müvekkili ...'ın eşi, ...'ın Babası, ... ve ...ın çocuğu olduğunu,  müteveffa ...'un sağlığında, ... San.ve Tic. AŞ.de arıza onarım biriminde çalışmakta olup en son net maaşının 3.030,60 TL olup maaş bordrosunu sunmuş olduklarını, ...'ın vefatıyla birlikte müvekkili ... ve oğlu ...'ın, aile bireylerinin desteğiyle yaşamını idame ettirmeye çalıştıklarını, diğer müvekkilleri ... ve ...'ın oğlu ...'ın kendilerine sadece parasal anlamda değil, bakım ve hizmet anlamında da katkı sunduğunu, davada müvekkillerinin  ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunduklarını, her bir müvekkili lehine hükmedilecek tazminat miktarı üzerinden ayrı kanuni vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye, 22.11.2018 tarihli dilekçe ile 22.11.2018 tarihinde doğrudan başvuruda bulunulduğunu, zararının karşılanmasını sürüncemede bıraktığını belirterek açıklanan nedenler ile  fazlaya ilişkin talep ve dava  hakları saklı kalmak kaydıyla Borçlar kanunu 53. ve devamı maddelerince; ... için 50,00 TL, ...  için 50,00 TL, ... için 50,00 TL, ... için 50,00 TL   desten yoksun kalma tazminatının davalılardan ... Sigorta AŞ. yönünden (22.11.2018 olan başvuru tarihi sonrası 8 iş günü sonu) temerrüt tarihi olan 05.12.2018, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 27.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine ödenmesine,  Borçlar Kanunu 56. ve devamı maddelerince, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ... için 50.000,00 TL, ...  için 50.000,00 TL,  ... için 50.000,00 TL, ... için50.000,00 TL  manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.10.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle,   davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının hukuki dayanağı  olmadığını, müvekkili ...’ın kazaya karışan... plakalı aracın yalnızca sicilde kayıtlı  maliki olduğunu dava konusu araca ilişkin aracın alındığı ilk günden kaza tarihine kadar hiçbir fiili tasarrufu olmadığını, tamamen diğer müvekkili ...’ın fiili kullanımında olup, alındığı ilk günden kaza tarihine kadar da aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere kullanan kişinin ... olduğunu, işleten sıfatı bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, müteveffanın davacılara destek olduğunun veya yakın zamanda olacağının somut olarak ispatı gerektiğini, dava konusu tazminatların ZMMS ve genişletilmiş kasko sigortası kapsamında sigorta şirketlerinden tahsilinin zorunlu olduğunu, davanın ... Sigorta A.Ş. ye ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, vefat nedeniyle yakınlarına destek amacıyla bir ödeme yapılıp yapılmadığının SGK dan sorulması gerektiğini beyanla huzurdaki  davanın tümden esastan reddine karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile 12.07.2018-2019 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, somut olayda, davacılar tarafından yapılmış olan müracaata ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından yapılan değerlendirme sonucunda ödeme yapılma kararı verildiğini,  ancak davacılar tarafından ödeme beklenmeden haksız olarak işbu davanın açıldığını, müvekkili şirket tarafından 19.02.2019 tarihinde davacılar vekiline tazminat ödemesi olarak 360.000 TL ödeme yapıldığını, Zorunlu Trafik poliçesinin kaza tarihi olan 2018 yılı poliçe limiti 360.000 TL olup müvekkili şirketin poliçe limitinin tamamını ödeyerek herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, hasar ödemesi dışında davacılar vekili Av....'ye 13.775,00 TL vekalet ücreti  (kanunlara göre belirlenen dilekçe sonunda hesaplama tablosu bulunan vekalet ücretinin yarısı) ödendiğini,  dosyanın tefrik edilerek davanın reddine karar verilmesini ve şirketleri  aleyhine başkaca hüküm kurulmamasını  talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davalı ... Sigorta A.Ş  (Eski unvanı ... Sigorta A.Ş)  tarafından dava sırasında  poliçe limitinin tamamı ödendiği anlaşılmakla  bu davalı açısından karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından davalılar, ... ve ...'a karşı açılan davada, davacı Sultan Okat için 448.861,70 TL, davacı ... için 90.472,49 TL, davacı, ... için 171.383,61 TL, davacı, ... için 78.305,40 TL toplam 789.023,20 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27/10/2018  tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların  manevi tazminat  talebi yönünden; davacılar  ... ve ... açısından  50.000'er TL , diğer davacılar  ...  ve ... için 40.000'er TL  toplam  180.000 TL  manevi tazminatın olay tarihi olan 27/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme miktarı 360.000,00 TL olarak bildirilmiş olmakla, belirsiz olan alacak, bu davalı yönünden (poliçe teminat limitinin tamamını ödemiş olduğundan) belirli hale geldiğini, mahkemenin eksik harcın tamamlanması için taraflarına 6100 Sayılı Yasada hüküm altına alınan süreyi vererek harcı tamamlamalarına imkan vermesi, harcın tamamlanmaması halinde dosyanın mevcut haliyle karar verileceğini ihtar etmesi gerektiğini, usuli ve emredici yasa hükmünü uygulanmadan doğrudan bu davalı açısından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, anılan davalı tarafından hiç bir kabul beyanına dayanmayan ödeme yapılırken müvekkilleri yönünden alacağın fer'ilerinden vazgeçtiğine dair bir beyan olmadığı gibi yargılama gideri ile kanuni vekalet ücreti alacağından vazgeçtiğine dair bir içerik de bulunmadığını, mahkemenin davalının re'sen yaptığı ödemeyi esas alarak bu davalı yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesini kabul etmediklerini, mahkemenin tarifede belirlenen ücretin yarısını hüküm altına alması gerektiğini, mezkur kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ile ... vekili istinaf başvuru talebinde bulunmuş olmakla birlikte eksik istinaf harcı bulunduğu hususu davalılar vekiline usulüne uygun muhtıra çıkarılmasına rağmen eksik istinaf harcı tamamlanmadığından değerlendirme kararı ile istinaf edilmekten  vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve bu karar  usulüne uygun tebliğ edildiği ancak ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle  davalılar ... ile ... vekilinin istinaf talebi incelemeye alınmamıştır. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 27.10.2018 günü saat 02:53 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Ankara istikametinden Uşak istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli yere geldiğinde, idaresindeki otomobilin sağ ön köşe kısımlarıyla; kendisiyle aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol arka köşe kısımlarına çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin   2019/5147 E. ve   2020/7081 K., 2020/1864 E. ve  2020/6061  sayılı kararı). Kapatılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2015/15474  E. ve  2016/4472 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere \"Belirsiz alacak davasında davacı alacaığını dava açtığı sırada belirleyememektedir. Ancak dava sırasında alacağın tesbiti, yani belirlenebilir hale gelmesi üzerine yeni bir dava açmasına gerek kalmaksızın, aynı davada alacağının tamamını talep edebilmektedir. Başlangıçta belirsiz olan alacak en geç ispat aşamasında; delillerin toplanması ya da bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da hakimin takdiri ile belirlenebilir hale gelmektedir. Talep sonucu belirlendikten sonra belirsiz alacak davası eda davasına dönüşmekte ve eda davasından bir farkı kalmamaktadır. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde talep sonucunu açık bir şekilde yazmak zorunda ise de bu talebini dava açarken tam olarak belirleyemediği hallerde davacının bu durumda zarar görmemesi ve hak arama hürriyetinin olumsuz etkilenmemesi gerekir. (Prof.Dr.Hakan Pekkanıtez, Belirsiz Alacak Davası, Ankara-2011 baskı, sayfa 33)Bu açıklama kapsamına göre alacağın belirli hale gelmesi kusur ve tazminat miktarının hesaplandığı bilirkişi raporu ile tam anlamıyla belirlenecektir. Davalı sigorta şirketi henüz dava konusu tazminat miktarı belirli hale gelmeden cevap dilekçesinden önce, dava açıldıktan sonra  360.000,00 TL teminat limiti kadar ödeme ve ayrıca  13.775,00 TL ödeme yapmıştır. Davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında sulh sözleşmesi sunulmamıştır. Davalı sigorta şirketi teminat kadar ödeme yapmakla poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi kapsamında yerine getirmiş, tazminat sorumluluğu sona ermiştir. Somut olayda davalı sigorta şirketince cevap dilekçesinden önce sigorta limiti kadar ödeme yapılması ile henüz dosya kapsamı itibari ile tüm tazminat miktarı belirli hale gelmediği ve davacı tarafın da bu aşamada davayı ıslah ettiği belirtilmediğine göre Mahkemece davacı tarafa harcın tamamlanması için süre verilmesi zorunluluğu bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde bulunmamıştır. Ödeme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin davanın ön inceleme duruşmasından önce davanın konusuz kalması halinde uygulanacak  6. maddesi hükmüne göre anlaşmazlık davanın konusuz  kalması ile ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmedilir.  Davalı sigorta şirketi tarafından teminat limitini aşan 13.775,00 TL daha ödeme yapılmış olup  ödenen tazminat limiti üzerinden AAÜT'nin 6. maddesine göre 1/2 oranında vekalet ücreti hesaplaması yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin vekalet ücretini de kapsar şekilde kendisine düşen tazminat ödemesini yaptığı anlaşıldığından davacı vekilinin vekalet  ücretine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f9cb41713e38ce6","SID":"81e67d3ade417370"}}