{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR<br> 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>DOSYA NO\t: 2024/207 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/878<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>İDDİA\t\t      : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; \"Davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından ... İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine usulsüz tebligat ve itiraz sonucu İzmir 13. İcra Hukuk Mahkemesi  tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu karar tarafımıza tebliğ edilmiştir.  Davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetlidir. Şöyle ki; Dava fatura alacağına dayalı olarak açılmış olup,davalıya tebliğ edilmiş olduğu halde fatura borcu davacı müvekkile ödenmemiştir. Buna rağmen, davalının asılsız iddialar ileri sürerek, icra takibine itiraz ederek takibi durdurması nedeniyle, yapılan arabuluculuk başvurusu üzerine davalı taraf ile anlaşma sağlanamış olup,söz konusu itirazların İcra ve İflas Yasasının 67. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmek üzere iş bu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur. Davamızın kabulü ile, davalının yerinde olmayan itirazlarının kaldırılarak takibin devamına,  Asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine Karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim\" şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;<br>1-. Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.<br>2- Davaya konu edilen \"Ofis Kullanım Sözleşmesi\" her ne kadar sözleşme içeriğinde kira sözleşmesi olarak adlandırılamayacağı hükmünü içermekte ise de ofisin bedel karşılığı kullanımı kira sözleşmesi olduğunu ortaya koymaktadır. Hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilemez.<br>3- Görev hususu kamu düzeninden olup mahkeme tarafından her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.<br>4- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlıklı 4. Maddesinde; “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; <br> a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler” amir hükmüne yer verilmiştir.<br>5- Görüldüğü üzere, mülga 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) miktar ayrımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. <br>6- Kira sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen rızaî bir sözleşme olup sözleşmenin kurulması için kiraya veren ile kiracının sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde anlaşmaları, irade beyanlarının karşılıklı ve birbirine uygun olması gerekir. Sözleşmede bir şeyin kullanılmasını devretmeyi üstlenen kişiye kiraya veren, buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlenen kişiye de kiracı denir. Kiraya veren, kiralanan şeyin maliki olabileceği gibi o şey üzerinde sınırlı bir aynî hak sahibi veya kiracı da olabilir. <br>7- Dava dilekçesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı ileri sürüldüğü dava konusu uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı görülmekle, uyuşmazlığın görevli Sulh Hukuk Mahkemesi'nce incelenip değerlendirilmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,  <br>2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, <br>3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,<br>4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,<br>Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde  İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/10/2024<br>Katip ...<br>¸e-imza <br> <br> <br>Hakim...<br>¸e-imza <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7da98514d350ef92","SID":"8224fc74ffd067c5"}}