{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1628 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/1103<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/11/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/724 E -  2022/821 K<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/10/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili,   davalı tarafından davacı aleyhine, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6961 sayılı dosyası ile; 15.11.2017 keşide tarihli, 15.03.2018 vade tarihli, 500.000-TL bedelli bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 19.05.2019 tarihinde ilamsız icra tâkibi başlatıldığını, müvekkilinin takip alacaklısına takibe dayanak bono şeklinde düzenlenmiş belge veya başkaca bir nedenle borcu bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı görünen şahsı tanımadığını, takibe dayanak senedi tanzim etmediğini,  senet altındaki imza kendi imzasına benzemekle birlikte bu kadar yüksek meblağda bir senet düzenlemediği ve alacaklı şahsı tanımadığı için imzanın kendisine ait olmadığını düşündüğünü, müvekkili tarafından, sahte bono düzenleyerek resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlemiş oldukları iddiası ve cezalandırılmaları amacıyla alacaklı şahıs ve ilgili diğer kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/91497 soruşturma nolu dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/534 E. sayılı dosyasıyla icra takibinin iptali ile borca itiraz davası açıldığını, hâlen derdest olduğunu, davalının soruşturma aşamasında Savcılığa verdiği ifadede, müvekkilinin evini satın almak amacıyla verdiği para karşılığı bonoyu tanzim ettiğini söylerek nakden kaydına da açıkça aykırı/çelişir beyanda bulunduğunu, uzman bilirkişi raporu içeriğine göre takibe dayanak bononun başka amaçlarla verilmiş bir belgenin sâhte olarak sonradan doldurulması ile oluşturulmuş olduğunu, sahtelik iddiasının imza inkârı dışındaki bir nedene dayanması halinde 6100 Sayılı HMK'nin  209/1. maddesinin amir hükmü gereği icra takibinin olduğu yerde durmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, öncelikle davacının ileride telafisi mümkün olmayacak zararlarının engellenmesi bakımından 6100 sayılı HMK'nin 209/1, 389 ve 390. maddesi ile 2004 sayılı İİK'nin ilgili hükümleri gereği teminatsız olarak icra takibinin dava sonuna ve karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6961 E. sayılı dosyasında davacının davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptâline, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili, icra takibinin dayanağı belgenin İİK.'nun 68/1 maddesindeki kayıtsız şartsız mücerret borç ikrarını içeren senet olduğunu, davacı tarafından imzalanan bu senedin tartışmaya açılmasının olanaksız olduğunu, borç senedine taraf olmayı borçlu ...'ün kabul ettiğini, senedin ödendiğine dair bir bilgi, belgede sunulmadığından İİK.169/a maddesinde belirtilen belgelerle de borca itiraz ispatlanamadığından borca itirazın reddini talep ettiklerini, takip konusu senedin sonradan doldurulduğu iddia edilmiş ise de bu hususun doğru olmadığını, soyut iddia dışında ispatına ilişkin yazılı ve yasal delil olmadığını, senedin nitelikleri itibari ile TTK.'da belirtilen kambiyo senedi vasfında bulunduğunu, uzman görüşüne ilişkin raporu kabul etmediklerini savunmuş davanın reddine, %20 icra inkâr tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma ve Ankara 12.İcra Mahkemesinin 2019/534 Esas sayılı  dosyasından Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 18/03/2021 rapora göre dava konusu takip dayanağı yapılan senedin evvelce bilgisayar ve ekipman vasıtasıyla oluşturulmuş belgede yer alan isim yazısı ve imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, takip dayanağı senedin matbu olarak düzenlenmemiş olmaması da dikkate alındığında dava konusu senedin davacı  tarafa  verilen nakit tutara karşılık düzenlenmiş olduğuna ilişkin iddiasını ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalı taraf, sunmuş olduğu delillerle iddiasını kanıtlayamadığından davanın kabulüne takip dayanağı senetten ve takipten dolayı davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. <br>Mahkemece verilen 10/11/2022 tarihli hüküm kanun yollarına başvurulmadığından  27/09/2023 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Mahkemece davalının başvurusu üzerine istinafa konu 04.10.2023 tarihli ek karar ile; davalının TK.32.maddesi uyarınca mahkemece verilen kesinleşme kararının kaldırılmasını, tebliğ tarihinin 01/10/2023 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece verilen gerekçeli kararın, davalı ...'ın mernis adresine TK.21/2.maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ edildiği, yapılan tebligat işlemlerinin tebligat kanununa uygun  yapılmış olduğu belirtilerek davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; mahkemenin gerekçeli kararı  tebliğ ettiği tarihte 05/07/2023 tarihli Ankara Denetimli Serbestlik Bürosunun takibinde sürekli ev hapsinde olduğundan müvekkilin ikametgahını değiştirme zamanı bulunmadığını, yapılan tebligatın usulsüz olduğundan ve tebligatı 01/10/2023 tarihinde öğrendiğinden, Tebligat Kanunu 32. maddesi gereğince 01/10/2023 tarihinin tebligat tarihi olarak düzeltilerek kararı istinafının süresinde kabulü gerektiği,  takip konusu senedin sonradan doldurulduğu iddia edilmiş ise de bu hususun doğru olmamakla beraber, soyut iddia dışında ispatına ilişkin yazılı ve yasal delil bulunmadığı, senedin nitelikleri itibari ile TTK.'da belirtilen kambiyo senedi vasfında olduğu, uzman görüşüne ilişkin raporu kabul etmemekle beraber, davanın reddine, %20 icra inkâr tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>               UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Davalıya kararın usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususu uyuşmazlık konusudur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun  olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 03/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t     \t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Katip ...<br> ¸e-imza<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24fef27c8de38d86","SID":"7bf8fe8f669b2731"}}