{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2022<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 08/10/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 15/04/2024 tarihli bozma kararı üzerine HMK'nın 373/3 maddesi gereğince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacının; ... ve ... Başkanlığını hasım göstererek Alanya 1. İş Mahkemesi nezdinde ... E. Sayılı dosya ile hizmet tespit davası açmıştır. Ancak ne var ki ... adli şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Alanya 1. İş Mahkemesince taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiğini belirterek ... unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, .... Sicilinin .. numarasında kayıtlı ... dosyasında yapılan incelemede, şirketin tescilli son adresinin ... Köyü ... Mevkii ... ... /... olduğu, 26/06/1995 tarihli genel kurul kararına göre aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürlüğüne ... seçildiği, şirketi münferiden temsil ve ilzam edeceği, ... , ... ve ...' ın şirket ortakları olduğu 6102 sayılı TTK Geçici md. 7 kapsamında vergi dairesince kaydı resen terkin olduğu için münfesih sayılan şirketin kaydının 24/07/2014 tarihinde kapatıldığı tespit edildiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...  davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası istemi ile dava açmıştır. .... Sicilinin ... numarasında kayıtlı ... dosyasında yapılan incelemede, şirketin tescilli son adresinin ... Köyü ... Mevkii ... ... /... olduğu, 26/06/1995 tarihli genel kurul kararına göre aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürlüğüne ... seçildiği, şirketi münferiden temsil ve ilzam edeceği, ... , ... ve ...' ın şirket ortakları olduğu 6102 sayılı TTK Geçici md. 7 kapsamında vergi dairesince kaydı resen terkin olduğu için münfesih sayılan şirketin kaydının 24/07/2014 tarihinde kapatıldığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. madde kapsamında münfesih olan veya sayılan şirketin tespitinden sonra aynı madde kapsamında işlem yapılabilmesi ise, maddede belirtilen usule uygun şekilde ihtar ve ilanın yapılmış olmasını gerektirmektedir (geçici m. 7/4-a). Bunun için tespit edilen şirketlerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve ticaret sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar gönderilmesi, ihtarın ulaşmadığı durumlarda da tebligat yerine geçmesi için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanın yapılması öngörülmüştür. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanmalıdır. Münfesih sayılan şirketin niteliği ve münfesih sayılma sebebine göre geçici 7. madde kapsamında izlenecek olan prosedüre aykırı şekilde gerçekleştirilen terkin işlemi usul ve yasaya aykırı olarak kabul edilerek iptal edilebilecektir. İhyası istenilen şirketin sicil dosyası celp olunmuş ise de; .... Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazı ekindeki belgelerde Ticaret Sicil Gazetesi ilanı, şirketin sicilde kayıtlı adresine ve şirket yetkilisi ... adına tebligat çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Gerek şirket adına gerekse şirket yetkili adına çıkarılan tebligatlar muhatapların adreste tanınmadığından bahisle iade olunmuştur. Şirket yetkilisi .... Memurluğu'na hitaben yazmış olduğu .... tarihli dilekçesinde ve 11/03/1998 tarihli dilekçesinde yeni tebligat adreslerini bildirmiş iken şirket yetkilisi adına çıkarılan tebligat bu adrese değil 1995 yılında bildirmiş olduğu adrese tebligat gönderilmiştir. Oysa 7201 sayılı Tebligat Kanunun 10/1. maddesinin \"Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.\" hükmü gereğince şirket yetkilisinin bilinen son adresine tebligat gönderilmediğinden yapılan tebligat usulüne uygun değildir. Başka bir ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesinin 4/a fıkrasında gösterildiği gibi ayrıca ilgililere ihtar usulüne uygun gönderilmemiştir. Bu durumda resen terkin işlemi yapılan şirketin temsil ve ilzam ile yetkilendirilmiş yöneticilerine ihtar gönderilmediği, şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi usulüne uygun olarak yapılmamış ise hak düşürücü süreden bahsetmek mümkün değildir. Başka bir ifade ile ihyası istenilen şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği anlaşıldığından, dava konusu şirketin ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ihyasını istediği şirketin ek tasfiyesi için tasfiye memuru atanarak ihyasını talep ettiğini ancak mahkemenin sadece şirketin ihyasına karar verdiğini, tasfiye memuru atamadığını, yine mahkemece şirketin Alanya 1. İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosya üzerinden görülen dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması gerekirken bu hususun da göz ardı edildiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılarak şirketin Alanya 1. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya üzerinden görülen dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizin 01/12/2023 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; \"...Davacının ihya talebine dayanak olarak bildirdiği Alanya 1. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından dava dışı ... ile ihyası istenilen şirket aleyhine hizmet tespiti istemli dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği görülmekle, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu tespit edilmiştir. İhyası istenilen ... ticaret sicil dosyasının incelenmesinde; şirketin .... Müdürlüğü tarafından sermayesini arttırmamış olması nedeniyle şirketin ticaret sicilinden silinmesi kapsamına alındığı, bu yönde hazırlanan ihtarnamenin şirket yetkilisine tebliğe çıkartıldığı, tebliğin bila tebliğ iade edildiği, ancak tebligatın yapıldığı adresin ihyası istenilen şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde 1995 yılında kaydedilen adres olduğu, oysa 25/07/1996 ve 11/03/1998 tarihli dilekçede ticaret sicil müdürlüğüne farklı bir adresin bildirildiği, dolayısıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesine uygun tebligat  yapılmadığı, ihtarın usulsüz olduğu anlaşılmıştır. <br>Yukarıda yazıldığı üzere TTK'nın geçici 7/15. maddesi fıkrası ile 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. İşbu 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara şirket ve kooperatifin ihyası için dava açma hakkı tanınmıştır. İhyası istenilen şirketin .....Müdürlüğü tarafından sicilden re'sen terkini TTK'nın geçici 7/4. maddesine uygun yapılmadığından somut uyuşmazlıkta 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından Alanya 1. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın yapılabilmesi ile sınırlı olmak üzere istem konusu şirketin ihyasına ve münfesih duruma düşmesi nedeniyle tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinden TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Mahkemece sınırlandırılmaksızın ve tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar vermesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. <br>Sonuç olarak, davalı ... Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, a-Davanın KABULÜ İLE; ....Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı iken TTK 'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen terkin edilen  ... Alanya 1. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasındaki yargılama ile sınırlı olmak kaydıyla İHYASINA,  b-İhya edilen şirkete ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin son temsilcisi .. tasfiye memuru olarak ATANMASINA, c-Karar kesinleştiğinde kararın ilk derece mahkemesince.... Müdürlüğüne bildirilmesine ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, \" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunmuştur.  <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/04/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \".. 6102 sayılı Kanun'un 536 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre, tasfiye işlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması, bu kişinin Türkiye'de yerleşim yerinin bulunması ve şirketi temsile yetkili olması önemli bir gereklilik olup, aranan bu kanuni şartların tümünün aynı kişide gerçekleşmesinde zorunluluk bulunduğu, eldeki davada ise ek tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere tasfiye memuru olarak atanan ... dosyada yer alan belgelerden Alman uyruklu olduğu görülmekle; öncelikle adı geçenin Türk vatandaşlığının bulunup bulunmadığı ile bulunuyorsa diğer şartları da taşıyıp taşımadığı araştırılarak, gerekli tüm koşulları sağlamadığının anlaşılması durumunda, adı geçenin yerine anılan kanun maddesindeki şartların tümünü birlikte taşıyan başka bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına,<br>\"  gerekçeleriyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Taraflara Yargıtay bozma ilamı tebliğ edilmiştir.<br>Davacı taraf bozma ilamında sonra yapılan duruşmaya katılmamış, beyanlarını içerir herhangi bir dilekçe sunmamıştır.<br>Bozma ilamı üzerine HMK'nın 356 vd. maddelerince duruşma açılmış ve davalı vekili, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına oybirliği ile karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere Dairemizce daha evvel tasfiye memuru olarak atanan  ... Türk vatandaşlığının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa diğer şartları da taşıyıp taşımadığı araştırılmış, Nüfus İdaresi tarafından şahsın Türk Vatandaşlığının olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tasfiye işlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması, bu kişinin Türkiye'de yerleşim yerinin bulunması ve şirketi temsile yetkili olması önemli bir gereklilik olup, aranan bu kanuni şartların tümünün aynı kişide gerçekleşmesinde zorunluluk bulunduğu, Dairemizce daha evvel tasfiye memuru olarak atanan ... Türk vatandaşlığının bulunmadığı anlaşılmakla adı geçenin yerine anılan kanun maddesindeki şartların tümünü birlikte taşıyan şirketin ortaklarından ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ İLE; <br>.... Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen terkin edilen  ... Alanya 1. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasındaki yargılama ile sınırlı olmak kaydıyla İHYASINA,  <br>2-İhya edilen şirkete ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ortaklarından ...'ın (T.C. NO: ...) tasfiye memuru olarak ATANMASINA, <br>3-Karar kesinleştiğinde kararın ilk derece mahkemesince .... Müdürlüğüne bildirilmesine ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, <br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Davacı kendini vekille temsil ettirmiş ise de davanın mahiyeti gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>8-Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, <br>9-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 58,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 278,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-Dairemiz kararının Yargıtayca bozulması üzerine duruşma açıldığından ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca davalı lehine vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>d-Temyiz başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan tebligat gideri 40,00 TL tebligat masrafı, 297,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 337,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>10-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak oybirliği ile HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/10/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64d2dd37c14fe804","SID":"fe3f363c3625348d"}}