{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2186 - 2024/1714<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2186 <br>KARAR NO\t: 2024/1714<br>KARAR TARİHİ\t: 15/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/07/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t: ... YAPI KİMYASALLARI A.Ş.   <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 1- ... ALÜMİNYUM SAN. VE TİC. A.Ş.   <br>VEKİLİ\t: Av.  <br><br>        ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI<br><br>DAVACI \t: ... ALÜMİNYUM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: ... YAPI KİMYASALLARI ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 15/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 15/10/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki neticesinde  borcu bulunan davalının faturadan kaynaklı açık hesap alacağından kaynaklanan borcunu ödemediğini, borcun ödenmemesi sonucundan alacağın tahsili için davalı hakkında ....İcra Müdürlüğü'ne ... esas sayılı dosyası ile 9.702,70.TL bedelli asıl alacak tutarlı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı hakkında ....İcra Müdürlüğü'nde ... esas sayılı dosyası ile 4.125,96.TL bedelli asıl alacak tutarlı, icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu,  her ne kadar iki farklı icra takip dosyası bulunmakta ise  ... Enerji San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş.'ye  devrolması nedeni ile alacaklı ve borçlunun aynı olması nedeni ile usul ekonomisi gereği asıl alacak miktarlarının tamamı hakkında itirazın iptali için tek bir dava açma gereği hasıl olduğu, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Birleşen  ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyasında  davacılar vekili; müvekkili şirketin, güneş enerjisi paneli sektöründe faaliyet gösterdiğini, müşterisi ... Enerji Üretim A.Ş GES Proje/Güneş Üretim Santrallerinde kullanmak üzere üretimini gerçekleştirdiği 4.490 adet güneş enerjisi paneli satıldığını, müvekkil tarafından satılan panaller, ... Enerji Üretim A.Ş. Tarafından ... Köyü .../... adresinde bulunan güneş enerjisi santrelinde montajı tamamlanarak kullanılmaya başlandığını, satıma konu panallere, müvekkili tarafından üretim aşamasında davalı ... Yapı Kimyasalları A.Ş firmasından alınan silikon ile J-Bok aparatı yapıştırıldığını, ancak silikon malzemelerde bulunan gizli yapı nedeniyle J-Box aparatının sahada kullanılmaya başlanan panellerden ayrılarak boşta kaldığını, işlevini yerine getirine getirmemeye başladığını ve zarar meydana geldiğini müvekkil şirketin, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyaı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, söz konusu ayıplı mal için .... Noterliği'nin 16.01.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapı ihbarı ve buna ilişkin ihtar gönderilerek zararın giderilmesinin talep edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile meydana gelen zarar net olarak belirlendikten sonra arttırılmak kaydıyla şimdilik 50.000,00.TL'lik kısmının, bu meblağa ilaveten keşif, delil tespiti bilirkişi incelemesi için yapılan masrafların ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVACI/BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI  SAVUNMALARININ ÖZETİ         :<br>Davacı/Birleşen dosya davalısı vekili,  davacı yanın müvekkili şirket aleyhine yetki itirazları sonrası ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ve ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takiplerine itirazlarını sundukları, davacı tarafın itirazlarının iptali için işbu davayı açtığı, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının iki ayrı icra takibine yapılan itirazı tek bir itirazın iptali davasına konu ettiği, takip dayanağı alacak ve takip borçlusunun gösterilen firmaların takip tarihi itibariyle farklı tüzel kişilikler olduğundan davacının iki ayrı icra takibini tek bir davaya konu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle de davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafından ürünlerinin ayıplı olduğu iddiası ile ayıplı ürünler nedeni ile meydana gelen zararların tahsili talepli açılan davanın öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeni ile reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \"  asıl davanın davacısı ... Yapı Kimyasalları A. Ş 'nin gizli ayıplı ürünler için satış bedelini tahsil etmiş olsaydı ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş 'nin TBK m. 229  hükmüne göre satış bedelini iade edebileceği anlaşıldığından, asıl davada davalı ... Alüminyum San. Ve Tic. A.Ş'nin davaya konu takiplere ilişkin itirazının yerinde olduğu kanaatine  varılarak asıl davanın reddine, asıl davada  davalının kötüniyet tazminat talebininin taraflar arasındaki ticari alım satımın tarafların kabulünde olduğu, ayıbın kullanım esnasında ortaya çıkması ve gizli ayıp olması dikkate alındığında, davacının  alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde takibe başladığına ilişkin kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığından reddine dair hüküm kurulmuştur.   Birleşen dava da ise davacının zararının hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 158.946,00 TL olduğu anlaşıldığından dava kısmi dava olarak açıldığından 50.000, TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 108.946,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 07/04/2021 tarihinden itibaren işleyeceek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVACI/BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t                                                                                \t\t\t\t:<br>Davacı/Birleşen dosya davalısı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; asıl davaya konu alacağın varlığı bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, varsayıma dayalı gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 04/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalının 3 adet faturasını defterlerine kaydettiği ve indirim konusu yaptığının açık olduğunu, davalının ödeme belgesini sunmadığını, birleşen davaya ilişkin müvekkili şirkete ait ürünlerde gizli  ya da açık herhangi bir ayıp bulunmadığını, davalı/ birleşen dosya davacısı tarafından TBK 227/1'deki seçimlik hakların kullanılmadığını, ayıp ihbarı süresinde ve usulüne uygun olarak yapılmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden yeniden rapor alınmaksızın eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu,müvekkili şirketin 70 ülkede 100 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren büyük ve köklü bir firma olduğunu, müvekkili şirketin ürünleri hakkında bu zamana kadar davacıdan başka hiçbir firmadan herhangi bir şikayet gelmediğini belirterek, asıl davada müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğu ticari defterlerin  incelemesi ve bilirkişi raporları ile sabit olunan davanın kabulüne, birleşen davaya konu ürünlerde hiçbir ayıp bulunmadığını, ürünlerde ayıp olduğu kabul edilse dahi ayıp ihbarı TBK 223 gereği derhal ve TTK 18/3 şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığından birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t          :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu,  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t         :<br> Asıl dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise ayıplı mal satışından kaynaklanan zararın tazmini talebine ilişkindir.<br>           Davacı tarafından, davalıya satılarak teslim edilen mal bedellerinin ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilerek, takiplere yapılan itirazın iptali talebinde bulunulmuş, davalı ise, davacıdan satın alınan malların gizli ayıplı olduğunu, bu hususun davacıya ihbar edildiğini, sözleşmeden dönme nedeniyle davacıya borcu bulunmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait ... E. Sayılı dosyada ise, asıl dosyanın davalısı olan davacı tarafından, ayıplı mal satışından kaynaklanan  50.000,00.TL zararın tazmini talebinde bulunulmuş, ıslah dilekçesi ile dava değeri 158.946,00.TL'na yükseltilmiş, davalı ise, satılan mallarda açık ya da gizli ayıp bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde olmadığını, bu nedenle birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br> Karara karşı davacı( birleşen dosya davalısı) vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.\" denilmektedir.<br>      Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.<br>      Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. <br>      TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklindedir.<br>Öte yandan Aynı Yasa'nın 231. maddesinde \"Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.<br>Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz..\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Somut olayda, dava  konusu  faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların içeriği ve bedelinin ödenmediği hususunda bir uyuşmazlık  bulunmadığı, asıl dosyada, davalı tarafından, faturalarda belirtilen malların gizli ayıplı olarak teslim edildiğinin, davacıya ayıp ihbarının yapıldığının, sözleşmeden dönme nedeniyle davacıya borcu bulunmadığının savunulduğu, birleşen dosyada ise ayıplı maldan kaynaklanan zararının tazmininin talep edildiği, davacıdan, takip dayanağı faturalar ile satın alınan silikon malzemesinin, davalı tarafından dava dışı müşterinin GES santralinde J- Box aparatının yapıştırılmasında kullanıldığı, bir süre sonra, aparatın panellerden ayrılarak boşta kaldığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu fatura içeriğinde yer alan ... AS 60 ürününün, kullanım esnasında yapışkanlık görevini yerine getirmediği, bu nedenle gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince, dava konusu malların gizli ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş ise de; davalı tarafından ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait ... D.İş sayılı dosyada, 20/03/2017 tarihli dilekçe ile malların ayıplı olduğu iddiasıyla, ayıp ve zarar tespiti talebinde bulunulduğu, 20/04/2017 tarihli rapor ile malların ayıplı olmadığının,  itiraz sonucu alınan 07/09/2017 tarihli ek raporda ise, malların gizli ayıplı olduğunun belirlendiği, davalı tarafından davacıya noter kanalıyla gönderilen  ihtarnameyle ayıptan kaynaklanan zararın tazmininin talep edildiği, ihtarnamenin davacıya 19/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak, tespit dilekçesi ekinde bulunan faturaların tarihi ile  dava dışı şirkete ait panellerin  sahaya çekildiği tarih dikkate alındığında, dava konusu mallardaki gizli ayıbın, tespit tarihi olan 20/03/2017 tarihinden önce fark edildiğinin anlaşıldığı, davalının, ayıbı öğrenir öğrenmez satıcı olan davacıya derhal ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayıp ihbarının davacıya tespitten 10 ay sonra yapıldığı, davalının, TBK'nun 223/2 maddesinde belirtilen \"derhal\" ayıp ihbarında bulunma  yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, ayıplı malı kabul etmiş sayılacağı, bu nedenle dava konusu faturalarının bedelini ödemekle yükümlü olduğu gibi tazminat talebinde de bulunamayacağı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, davacının, takiplere dayanak teşkil eden 3 adet faturadan kaynaklanan alacağının 13.828,66 TL olarak tespit edildiği, tüm bu nedenlerle mahkemece, asıl davanın kabulüne ve faturaya dayanan alacağın likit olması dikkate alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi, birleşen dava yönünden ise, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. <br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (birleşen dosya davalısı) vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi'ne ait kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın  kabulü ile  davalı tarafından, .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... ve .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... sayılı dosyalarda icra takiplerine yapılan itirazın  iptali ile takiplerin devamına, hükmolunan 13.828,60.TL alacağın  % 20'si oranında olmak üzere 2.765,72.TL icra inkar  tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                     : <br>1)-Davacı(birleşen dosya davalısı) vekilinin ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı  kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2)-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı  KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>4)- ASIL DAVANIN KABULÜNE,<br>a)-Davalı tarafından, .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... ve .... İcra Müdürlüğüne ait ... sayılı dosyalarda icra takiplerine yapılan itirazın  iptali ile takiplerin DEVAMINA,<br>b)-Hükmolunan 13.828,60.TL alacağın  % 20'si oranında olmak üzere 2.765,72.TL icra inkar  tazminatının  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 944,63.TL karar ve ilam harcının peşin alınan 236,16.TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 708,47.TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>ç)-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90.TL başvurma harcı ile 236,16.TL peşin harcın toplamı olan 272,06.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>d)-Davacı tarafından yapılan 128,26.TL tebligat gideri, 500.TL bilirkişi gideri, 52,70.TL talimat dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 680,96.TL  yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>e)-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 13.828,60.TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>f)-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br> g)-HMK'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, <br>5)-BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,<br>a)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.714,41.TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.286,81.TL'nin  karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,<br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar, ...  Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise davalıya İADESİNE,<br>b)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>c)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesap edilen  30.000,00.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf incelemesi yönünden,<br>1)-İstinaf eden Davacı(birleşen dosya davalısı) tarafından yatırılan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacı (birleşen dosya davalısı)'na  İADESİNE,<br>2)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı (birleşen dosya davalısı) tarafından yapılan 162,10.TL istinaf başvurma harcının davalıdan (birleşen dosya davacısı) alınarak  davacıya (birleşen dosya davalısı) VERİLMESİNE,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>4)-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan  378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle  15/10/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b816eb4cfc24d01","SID":"e8c08a266aba4de4"}}