{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1771 - 2024/1109<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1771 <br>KARAR NO\t: 2024/1109<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/137 Esas 2022/135 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/09/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;<br>\tDavacı vekili, 28.05.2015 tarihinde  davalı ...’ın idaresinde bulunan, davalı ... AŞ’nin işleteni olduğu diğer davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk  sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın davacının idaresinde bulunan  ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu  meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek  20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi teminat limiti ile sorumlu olmak üzere tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Anonim Şirketi vekili, davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddini, davacının alkollü araç kullanması ve hız sınırını aşması nedeniyle %100 kusurlu olduğunu, davacının sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan ...’in ölümü nedeniyle yakınları tarafından davacının da içerisinde bulunduğu araç işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketlerine karşı açılan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/695 Esas sayılı dosyasında verilen karar uyarınca  tazminatın tahsili için Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2019/1777 Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle icra tehdidi altında manevi tazminat için sigorta şirketinin ödediği bedel ile birlikte davalı şirket tarafından 56.498,96 TL ödemek zorunda kalındığını, dava dışı ölenin yakınlarına ödeme yapılan miktarın kusur oranlarına tekabül eden miktardan fazla olduğunu, davacıdan alacağına istinaden takas mahsup talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davalı şirket ile 29.09.2014 ila 29.09.2025 tarihleri arasında geçerli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesine ekli raporları kabul etmediklerini,  davacının 2.04 promil alkollü olduğundan kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, poliçe teminat limitinin 20.000TL olduğunu Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/778 Esas sayılı dosyasında tanzim edilen 09.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %75, sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, manevi tazminat taleplerinin ihtiyari mali mesuliyet limitinin %20'si ile sınırlı olmak üzere teminata dahil olduğunu, davalı tarafından manevi tazminat limiti dahilinde aynı kazada vefat eden kişinin yakınlarına ödeme yapıldığını, dava konusu kazada birden fazla kişinin zarara uğradığı gözetilerek sigorta teminatı ve yapılacak ödemeler doğrultusunda garameten ödeme hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ..., süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br>\tMahkemece, meydana gelen trafik kazasında davacının %75 oranında asli,  davalıya sigortalı, diğer davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı ...'ın 28.05.2015 tarihli yaralanması neticesinde engel oranının %8 olduğu, 4 (dört) ay boyunca başkasının bakımına muhtaç kaldığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelişinde kusur oranları, davacının bu kaza nedeniyle yaşadığı acı, elem ile hakkaniyet kuralları, manevi tazminat hükümleri değerlendirildiğinde manevi tazminatın yasal şartlarının oluştuğu ancak bu durumun sebepsiz zenginleşme yaratmaması durumu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne,  5.000,00 TL tazminatın davalı sigorta yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 04.07.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 28.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının idaresindeki aracın davalı şirkete ait ... plaka sayılı araca arkadan çarptığını, kazanın davacının alkollü bir şekilde araç kullanması sebebiyle %100 kusuruyla meydana geldiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı şirket yönünden arabulucuya başvurulmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporuna göre olayın meydana gelmesinde davacının %75 kusurlu olduğu tespit edildiği halde, davacının sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan ... yakınlarına davalı şirket tarafından kusur oranına denk gelen miktar üzerinde ödeme yapıldığını, icra tehdidi altında yapılan ödemeden kaynaklı takas mahsup itirazında bulunduklarını, davacının 2.04 promil alkollü olduğunu, olay yerinde ... plakalı aracın sol tekerine ait 31 m, sağ tekerine ait ise 34.2 m fren izi bulunduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, davalı araç sürücüsünün alması gereken bütün önlemleri aldığını, kusur ve maluliyet oranını tespiti için ATK dan rapor alınmasını, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor esas alınarak hüküm veren yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavalı vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalıların işleteni sürücüsü ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile  davacının idaresinde bulunan  ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek davalılardan manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDava konusu kaza nedeniyle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/1906 E. Sayılı dosyasında, davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araçta yolcu ...'in taksirle ölümüne neden olma suçundan yapılan yargılamada sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Turgut Özal Bulvarını takiben Fatih köprü istikametine seyrettiği sırada Turgut Özal Bulvarı Anatamir köprü girişine orta refüjle bölünmüş tek yönlü çok şeritli 12.60 metre genişliğindeki yolun en sol şeridi üzerinde park ederek durmuş olan sanık ...'ın idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla trafik kazasının meydana geldiği, 09.11.2016 tarihli ATK raporunda dosya kapsamındaki ifadeler, CD izleme tutanağı, MOBESE kamera görüntülerinin bulunduğu fotoğraflar birlikte değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde gece vakti meskun mahalde aydınlatmanın olduğu bölünmüş yolda alkollü vaziyette seyreden, hızını ve sürüşünü mahal şartları ile görüşüne göre ayarlamayan, ilerisindeki sol şeritte dörtlü ikaz lambaları yanık ve kısmen de dubalarla önlem alınmış vaziyette durmakta olan araca arkadan çarpan sürücü ...'ın asli, gece vakti meskun mahalde, bölünmüş yolun sol şeridi içerisinde park eden ve arkadan gelen sürücülerin 150 metreden görüp, bir tehlike ortamının varlığını algılaması açısından yeterli mesafeye gerekli önlemleri almayan sürücü ...'ın ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 01.02.2018 tarih 2018/101 sayılı karar ile sanık ...’ın bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma, sanık ...’ın taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, Ankara BAM 26. CD 2020/657E., 2021/2187 K. Sayılı ilamı ile sanık ... yönünden 1 yıl 8 ay olan hürriyeti bağlayıcı ceza adli para cezasına çevrilerek neticede 18.150,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak, sanık ...’ın bilinçli taksirle suçu işlemiş olduğundan cezanın alt sınırından uzaklaşılarak neticede 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına temyiz yasa yolu açık olarak karar verilmiştir.<br>\tMahkemece hükme esas alınan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/778 E., 2019/751 K. sayılı dosyasında davacının dava dışı ... Sigorta AŞ’ye karşı açtığı tazminat davasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 18.03.2019 tarihli maluliyet raporunda  Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği davacının engel oranının %8 olduğu, 4 (dört) ay geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 4 (dört) ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiştir.<br>\t6098 sayılı TBK’nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tSomut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, davalı sürücünün kusur oranı, olayın meydana geliş şekli, somut olayın özellikleri, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda davacı için belirlenen manevi tazminat miktarının uygun olduğu değerlendirilerek davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanununa göre davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 86,00TL harcın mahsubu ile bakiye 341,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf başvurma harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebd51012fdeee006","SID":"d05ce99e2a9bcc54"}}