{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1831 - 2024/1125<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1831 <br>KARAR NO\t: 2024/1125<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/332 Esas 2022/322 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/10/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 22.07.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarparak  davacının yaralanmasına neden olduğunu, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.06.2019 tarihli Engelli Sağlık kurulu raporu gereğince davacının engel oranının %21 olarak belirlendiğini, davacının kurye olarak asgari ücretle çalıştığını, davalı sigortalı araç sürüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 10.07.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olarak 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.11.2020 tarihli dilekçesi ile talebin 500 TL’sinin sürekli işgörmezlik 400 TL’sinin geçici işgöremezlik, 100 TL’sinin de bakıcı ve refakatçi gideri olduğunu açıklamış; 14.04.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik talebini 119.934,32 TL’ye, bakıcı giderini 955,13 TL’ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 28.05.2015-28.05.2016 tarihleri arasında davalı şirkete 290.000 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, eksik belge ile başvuru yapıldığını, engelli raporunda belirtilen diskopatinin kaza ile ilgili olmadığını, iş kazası nedeniyle SGK tarafından yapılan ödemelerin sorulmasını, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, temerrüt tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile davacının kullandığı motosiklet arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının davalıdan daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu, davacı hakkında düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 03.01.2022 tarihli maluliyet raporunda ...’ın 22.07.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü... Yönetmeliğine göre, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %5,1 olduğu, Özürlülük Ölçütü. Yönetmelik hükümlerine göre bedensel engel oranının %10 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, Yargıtay 4. (kapatılan 17.) Hukuk Dairesinin son dönem içtihatlarına göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü... Yönetmeliğinin hükme esas alındığı, mahkemece alınan kusur raporunda davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı KTK’nın 53/b-1-2-3-5. ve 84/f. maddelerindeki kuralları ihlal ettiğinden %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...’ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı 52/a-b. maddelerindeki kuralları ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur değerlendirilmesinin dosya kapsamındaki kusura ilişkin diğer raporlarla uyumlu olduğu görülmekle bu rapora itibar edildiği, aktüer raporunda davacı ...’ın % 25 kusuru oranında indirim yapılarak, SGK tarafından, 26.08.2020 tarihli yazı ve eki belgelerinden, dava konusu trafik kazası nedeniyle, davacı ...’a 997,58 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı bu tutarın 748,19 TL’sinin rücu edildiği belirtilmiş olup, rücuya tabi ödenen bu tutar davacının geçici iş göremezlik zararından mahsup edilerek ve tespit edilen Yargıtay 4. (kapatılan 17.) Hukuk Dairesinin son dönem içtihatlarına göre, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü... Yönetmeliğini dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacı lehine 1.892,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, progresif rant yöntemine göre davacı ... lehine 119.934,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 955,13 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplanmış olup, hesaplanan tazminatın poliçe teminat kapsamında davacının davalı sigorta şirketinden isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 119.934,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 955,13 TL bakıcı gideri tazminatının 10.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karara esas alınan kusur bilirkişi raporunda davacıya %25 oranında kusur izafe edilmiş ise de davacının kusuru bulunmadığını, 22.07.2015 günü saat 18:00 sıralarında sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Dr. Refik Sağlam Caddesini takiben Yayla Mahallesi istikametine seyri sırasında olay yeri kavşakta sola Meşeli sokağa dönerken karşı yönden gelip Aşağı Eğlence kavşak istikametine doğru iniş meyilli seyreden davacı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete geçiş önceliği tanımayıp çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebep olduğunu, kaza tespit tutanağı gereğince davalı sigortalı ...’in kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıya kusur verilmesinin hatalı değerlendirme sonucu yapıldığını, tazminata olay tarihinden faiz uygulanması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, bu durumun raporda da belirtildiğini, raporda herhangi bir patolojiye rastlanmadığı, intra-abdominal cerrahi pelvik sinir hasarına neden olan erektil işlevlerini etkilemiş olabileceği, bunu test edebilmek için Noctumal penil tümesans testinin yapılması gerektiği, bu test için hastanenin olanağı bulunmadığı belirtilmiş olup test yapılmadan maluliyet tespiti yapılması denetimden yoksun olup, maluliyetin neye göre tespit edildiğinin belli olmadığını, eksik incelemenin yapıldığı ve bunun da belirtildiği bir raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda 1/Kn tablosu (progressif rant) kullanılarak hatalı şekilde hesaplama yapıldığının, dava konusu kaza 22.07.2015 tarihinde meydana gelmiş olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce olup Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geçmişe yürümeyeceğinden kaza tarihinde yürürlükte olan 1,8 teknik faiz hesap yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik hali ve geçici bakıcı giderleri sağlık teminatı kapsamında olup Sigorta genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu m.98 hükümleri gereğince sigorta şirketlerinin sağlık teminatı sorumluluğunun sona erdiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, yerel mahkeme tarafından yürürlükte olan kanun ve yönetmelikler dikkate alınmadan, eksik ve hukuka aykırı yargılama yapılmış olmasından dolayı istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavacı vekili ve davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, 22.07.2015 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki motorsiklete çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek sürekli ve geçici işgörmezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş, mahkemece davalıya sigortalı araç sürücünün %75, davacının %25 kusur oranı, davacının %10 maluliyeti, 3 aylık iyileşme süresi 1 ay bakıcı ihtiyacı karşılığı davanın kabulü ile 119.934,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 955,13 TL bakıcı gideri tazminatının 10.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karara karşı davacı vekili, kusur oranı; davalı vekili maluliyet oranı, hesaplama yöntemi, geçici işgörmezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olmasına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>\t1-Davacı vekili kusur oranına itiraz etmiştir.\tDosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/444 Esas sayılı dosyasından alınan 21.01.2020 tarihli kusur raporu ile eldeki davada makine mühendisi bilirkişiden alınan 29.03.2022 tarihli kusur raporlarının aynı yönde olduğu 22.07.2015 tarih saati 18.00 olan kaza tespit tutanağında; kazanın 22.07.2015 tarihinde saat 18:00 civarında, Ankara ili Keçiören ilçesi Aşağı Eğlence Semti, yerleşim yeri içi, 50 km/h hız limitli, 10,5 metre platform genişlikli, bölünmüş tek yönlü asfalt virajlı ve eğimli üç yönlü “T” kavşağı cadde yolda, gündüz vakti açık hava ve kuru zeminde, iki araçlı ve yandan çarpma şeklinde meydana geldiği, sürücü ...’in sevk idaresindeki ... plakalı aracıyla Dr. Tevfik Sağlam Caddesini takiben Yayla Mahallesi istikametine doğru seyri sırasında olay yeri kavşakta sola Meşeli Sokağa doğru dönerken, karşı yönden gelip Aşağı Eğlence Kavşağı istikametine doğru iniş meyilli seyreden ...’ın sevk idaresindeki ... plakalı motosiklete geçiş önceliği tanımayıp neden olduğu kazanın oluşumunda ...’in olay yeri kavşakta sola dönüşünde geçiş önceliğini sağından düz seyirle gelen sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı motosiklete tanıması gerekirken aksine hareketle neden olduğu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK’nın 53/b-5 maddesi kural ihlali ile %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosikletin sürücüsü ...’ın ise iniş meyilli yoldan gelişle kavşaktan dönen ... plakalı otomobili görmesi ile 12 metre fren izi ile otomobile çarptığı kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK’nın 52/b. maddesi kural ihlali ile %25 oranında tali kusurlu olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişiler tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekili maluliyet raporuna itiraz etmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 03.01.2022 tarihli raporlarda davacı ...’ın ince bağırsak yaralanması nedeniyle özür oranının % 10 olduğu 3 ay süreyle iş göremez halde kaldığı 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, raporun davacının son durum raporu alınarak, muayene edilerek ve hakkında düzenlenmiş olan tedavi belgeleri ve sağlık kurulu raporları değerlendirilmek suretiyle kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, davalı tarafın iddia ettiği yaralanma nedeniyle maluliyet belirlenmediği anlaşıldığından davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. <br>\t3-Davalı vekili hesaplama yöntemine itiraz etmiştir.\t2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>\tAnayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>\t4-Davalı sigorta şirketi vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.<br>\tBunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>\tYukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK’nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK’nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, dosya kapsamına kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olmasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 3531-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 427,60 TL karar ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 8.285,28 TL karar ilam harcından peşin alınan 2.071,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.213,96 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacı ve davalıya iadesine, <br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7edb44d3900cfafe","SID":"62fe26fda8d5a6bd"}}