{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2892 - 2024/2470<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2892 <br>KARAR NO\t: 2024/2470<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/06/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 22/10/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.06.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.04.2007 tarihinde motosiklet sürücüsü olan davacının murisi ...'ın ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda davacının murisinin vefat ettiği,  davalı ... sigorta şirketinin 28/08/2006 tarih ve ... Poliçe numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle tazminat ödenmesi için ... (...) sigortaya başvurduğunu, hasar dosyası açılmış olup dosya incelenmesi yapılarak, aktüere sevk edildiğini ve aktüer raporu alındığını, ancak ödeme yapılmadığını, davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamaması nedeniyle, arabulucuya başvurulduğunu, görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek üst ve sair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00.TL tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davacı vekili 01/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat dava değeri olan 1.000,00-TL'yi 59.000,00-TL arttırarak toplam talebini 60.000,00-TL olarak ıslah ettiğini belirtmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,  zamanaşımı, derdestlik, eksik gider avansı itirazları olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, tazminat hesabı yapılması halinde davacının payı dava dışı hak sahiplerinin payı ayrıldıktan sonra verilmesi gerektiğini, TRH mortalite tablosu kullanılması gerektiğini, davacının ancak kendi yaşam süresi ile sınırlı olarak destek görebileceği dikkate alınması gerektiğini, olay tarihine göre zararın belirlenmesinin uygun olacağını, değişkenlere göre yapılan hesaplama olay tarihine iskonto edilmesi gerektiğini, olay başı teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini, olay tarihinden itibaren avans faizi istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile,  60.000,00-TL maddi tazminatın 26.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, tek tarafları ve müteveffanın tam kusurlu olduğu trafik kazalarının teminat dışı olması nedeniyle sigorta şirketinin ödeme yükümlüğünün olmadığını, müteveffanın vefat tarihinde 26 yaşında olduğundan anne ve babaya destekten yoksun kalma tazminatı verilmesinin mümkün olmadığını, müteveffanın koruyucu tertibatları takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, TBK nun 53 md. gereğince açılmış, ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda tarafların iddia ve savunmaları gerekçeli olarak yazılıp karşılanmamış, davalının zamanaşımı defi ve diğer itirazları hakkında karar verilmeden yargılama yapılmıştır.<br>Kazanın 18.04.2007 tarihinde meydana geldiği KTK 109/2, TCK 85 ve 66.maddeleri gereğince davanın 15 yıllık zamanaşımına tabi olup bu sürenin 18.04.2022 tarihinde dolacağı,  davanın 05/11/2021 tarihinde zamanaşımı dolmadan açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir.<br>4.03.2019 tarihinde verilen Hukuk Genel Kurulunun 2017/17-1089 Esas, 2019/294  Karar sayılı kararı ile  ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ile \"şoförün, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceğinden, destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır. \" denmekle 01.06.2015 Yeni Genel Şartlardan önce meydana gelen kazalar için sürücünün kusuruna dayalı ölümlerde destek tazminatı istenebilecektir.<br>Sonuç itibariyle, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün kusurlu olması hâlinde, desteğinden yoksun kalan davacıları  etkilemeyeceğine ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu anlaşılmıştır.<br>Buna göre, kazanın 01.06.2015 Genel Şartlardaki değişiklik öncesi meydana gelmekle sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğu, hesap raporunun Yargıtay içtihatları ile kabul edilen TRH 2010, prograsif rant yöntemine göre, dava dışı hak sahiplerinin payları ayrılarak rapor tarihi itibarı ile hazırlandığı, anne babanın ölene kadar çocuklarından destek alacaklarının farazi olarak kabul edildiği, müteveffanın kask takmayarak müterafik kusurlu olduğu, bilirkişice davacının zararının 179.699,00 TL hesaplandığı, bu miktardan %20 indirim yapıldığından 143.759,20 TL zararın olduğu ancak mahkemece limit gereği 60.000,00 TL'ye hükmedildiği, limitin aşılmadığı anlaşılmakla tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere göre, gerekçe yetersiz ise de, neticede davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60\tTL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.105,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.992,9‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (60.000,00 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.22/10/2024\t\t\t\t<br>\t\t\t\t<br> <br> Başkan           Üye                      Üye                              Katip   <br><br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d66724fd6d4e510","SID":"2210555d2df46398"}}