{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/157 Esas<br>KARAR NO: 2024/1621<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2021<br>NUMARASI: 2017/501 E. - 2021/1372 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı  dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine imza itirazının Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/892 Esas sayılı dosyası ile imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, kararın  kesinleştiğini, kambiyo takibine konu olan çek bedeli 50.000 TL'nin davalıya ödendiğini, imza itirazı neticesinde takibin iptaline karar verilince ödenen 50.000 TL'nin davalı tarafından müvekkiline iade edilmediğini, bu bedelin geri alınabilmesi için davalı tarafa karşı ilamsız takip başlatıldığını, ancak haksız itiraz neticesinde takibin durduğunu,  takibe konu edilen çekin müvekkiline ait olmadığını,  müvekkili şirket yetkilisinin ... Faktoring tarafından aranınca borçlu olduğu başka bir çek ile karıştırıldığını ve  davalı alacaklıya 12/06/2014 tarihinde 25.000 TL ve 16/06/2014 tarihinde 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL olan çek bedelinin ödendiğini,  her ne kadar ödeme yapılmış ise de müvekkiline ait olmayan bir  borcun ödendiğini,  bu nedenlerle davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  öncelikle yetki itirazında bulunduklarını ve davanın usul yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin 11/04/2014 tarihli Faktoring sözleşmesi ile ... San. Tic. Ltd. Şti tarafından 29/03/2014 tarih ve ... seri numaralı 537.147,00 TL 'lik faturanın 50.000 TL'lik kısmı için .... Tic. AŞ tarafından ciro edilen ... Çiftehavuzlar Şubesi'ne ait ... seri numaralı 07/06/2014 keşide tarihli 50.000 TL bedelli keşidecisi davalı şirket olan çeki temlik faturasının ödeme aracı olarak temlik aldığını, söz konusu çekin vade tarihi olan 07/06/2014 tarihinde karşılıksız kaldığını ve akabinde müvekkili şirketin alacağını tahsil amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 12/06/2014 tarihinde kambiyo takibi başlattığını, davacı şirket tarafından takibe geçildiğinin öğrenilmesinden sonra derhal ödeme yapıldığını, söz konusu çek ile ilgili çalıntı olduğuna dair hiçbir bildirim ve itiraz söz konusu olmadığını, davacı şirketin çek miktarı dışında faiz masraf ve vekalet ücreti ödememek için ödeme emrini tebliğ ile birlikte imza inkarında bulunduğunu, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/892 Esas sayılı dosyası ile imza itirazına ilişkin olarak yapılan yargılamada davacı lehine karar çıktığını ve davacı yönünden takibin durdurulduğunu, davacı vekili tarafından Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/892 Esas - 2015/1133 Karar sayılı ilamına dayanılarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin haksız olduğunu, söz konusu kararda paranın iadesine ilişkin herhangi bir hususun hükme bağlanmadığını, icra mahkemesinde davacı şirketin borçlu olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığını, icra mahkemesinin vermiş olduğu kararın takip hukuku açısından her ne kadar kesin hüküm teşkil etse de davacının borçlu olmadığı yönünde kesin hüküm teşkil etmediğini, davacı tarafından yapılan ödeme dekontlarından da görüleceği üzere çekin lehtarı ve tarihi belirtilmiş numarasına istinaden ödemelerin yapıldığını, basiretli bir tacirin çekleri çaldırması fark etmemesi çalıntı çeke ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından imza incelemesi yapılan dosyada davacı şirketin çalındığını iddia ettiği bir takım çeklerin savcılığa bildirdiği suç duyurusu dilekçesinde ..., ..., ... , ... nolu 5 adet sıralı çekin kaybolduğunun beyan edildiğini, dava konusu çekin ise ... seri numaralı çek olduğunu, söz konusu çek numarasına ilişkin herhangi bir çalıntı kaydı yahut savcılık başvurusu olmadığını,  müvekkili şirketin yasal düzenlemelere uygun olarak dava konusu ödemenin yapıldığı çek ile ilgili 20/05/2014 tarihinde 11:03 saatinde davacının ön muhasebesinden teyit alındığını,  basiretli bir tacir gibi davranmayıp çekini piyasaya süren, sürülmesine müsaade eden , aylarca buna ses çıkarmayan , takibe geçildikten sonra ödeme yapıp sonra da çek çalıntıdır diye suç duyurusunda bulunan ve daha sonra da ödediği parayı sanki haksız ödemiş gibi göstererek iade talebinde bulunan davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, çekin lehtarı ... Tic. AŞ ve çekte ciranta olarak bulunan ... San. Tic. Ltd. Şti'ye davanın ihbarını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Açılan davanın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 50.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen  10.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulü kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davaya ve takibe konu çek olarak bahsedilen ve imza incelemesi yapılan çekin yerel mahkemede açılan davanın ve itiraza konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası takibin dayanağı olmadığını, mahkemenin dava konusunda yanıldığını, icra takibine dayanak gösterilen borcun asıl sebebi ve dayanağı olan  ödeme dekontlarının ise incelenmediğini, davacı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeden hüküm kurulduğunu, davacının çek miktarı dışında faiz, masraf ve vekalet ücreti ödememek için ödeme emrini tebliğ ile birlikte imza inkarında bulunduğunu, icra mahkemesinde davacı şirketin borçlu olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığını, icra mahkemesi kararı takip hukuku açısından kesin hüküm teşkil etse de davacının borçlu olmadığı yönünde kesin hüküm teşkil etmediğini,  davacının bu çek sebebiyle borçlu olup olmadığı hususunda tespit yapılmadığını, takibe dayanak  ödeme dekontlarında çek numarası ve lehtarın açıkça yazdığını, davacının çekin lehtarı ve numarasına istinaden ödeme yaptığını, basiretli bir tacirin çekleri çaldırması ya da düşürmesi ve bunu fark etmeyerek çalıntı çeke ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sehven ödeme yapıldığı belirtilen ... seri numaralı  çeke ilişkin  çalıntı kaydı yahut savcılık başvurusu olmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu,  davacı şirket ile yanlışlıkla ödendiği iddia edilen çekin lehtarı ... Şirketi arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde haksız ödeme yapıldığı iddia olunan çekin kayıtlı olup olmadığının incelenmediğini ,  davacıya ait ödenmiş çeklerdeki imzalarının da ... seri numaralı çekle aynı olduğunu  ödenen çekler ile yanlışlıkla ödendiği iddia olunan çek üzerinde yer alan imzaların karşılaştırılması taleplerinin dikkate alınmadığını, davacı şirket yetkilisinin ... seri numaralı çek yönünden isticvap edilmediğini,  takibin dayanağı ödeme dekontları olmasına rağmen   sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit davası gibi yargılama yapılarak hüküm kurulduğunu beyanla kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/892 Esas sayılı dosyası ile imzaların müvekkiline ait olmadığının kesinleştiğini, davalının iptal edilen takip neticesi aldığı bedeli müvekkiline iade etmesi gerektiğini, davacının farklı bankalara ait ödenen çeklerdeki imza ile işbu çekteki imzanın aynı olduğu iddiasının hukuken anlam ifade etmediğini, kötü niyetli kişi/kişilerin müvekkilinin imzasını ayırt edilemeyecek derecede taklit ettiğini, davalının bekletici mesele talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, belirterek istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava  İİK 67 . Maddesine dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ; 50.000,00 TL'nin  tahsiline yönelik başlatılan  ilamsız takibin dayanağının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan  çek nedeniyle yapılan ödemelerin  dekontları ve Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/892-2015/1133 Karar sayılı kararı olduğu, takibin 26.04.2016   tarihinde başlatıldığı , ödeme emrinin davalıya 28/04/2016  tarihinde  tebliğ edildiği,  davalının itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki  itirazın iptali davasının  yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı,   davalının elinde bulunan  50.000,00 TL bedelli çeki icra takibine konu edeceğini bildirmesi üzerine çek bedelini iki taksitte ödediğini, ancak sonradan bu çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını fark ettiklerini yanlışlıkla çek bedelinin ödendiğini , çekteki imzanın keşideci şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edildiğinden icra mahkemesi tarafından takibin durdurulduğunu ancak ödenen çek bedelinin davalı tarafından  iade edilmemesi nedeniyle başlattıkları  ilamsız takibe davalının itirazının haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bedeli ödenen çekteki keşideci imzası davalı şirket yetkilisine ait olmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Borçlu menfi tespit davası açmamış  ve takip borcunu icra tehdidi altında ödemiş ise bu halde ancak İİK 72/7 maddesi uyarınca istirdat davası açabilir. İİK.’nun 72/7. maddesi uyarınca istirdat davası, borçlunun borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir. 1 yıllık süre ödemenin tamamlandığı tarihten itibaren hesap edilir.  Yasalarda ön görülen hak düşürücü sürelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemelerce resen dikkate alınmalıdır. Esasen İİK 72/7. maddesinde,\" Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir .\" şeklinde düzenlenen  istirdat davasının hukuksal dayanağı da esasen  sebepsiz zenginleşmedir.  Ancak bu yasa maddesi  ile takip konusu edilen alacaklar yönünden   borçlunun borçlu olmadığı bir parayı takibin devamı esnasında icra tehdidi altında  ödemiş olması hali için ayrı ve özel bir düzenleme getirilmiştir.  Dosya kapsamına göre; davalı şirketin 11/04/2014 tarihli Faktoring sözleşmesi ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti tarafından 29/03/2014 tarih ve ... seri numaralı 537.147,00 TL 'lik faturanın ödeme aracı olarak ,  ... Çiftehavuzlar Şubesi'ne ait ... seri numaralı 07/06/2014 keşide tarihli 50.000 TL bedelli keşidecisi davacı şirket olan çeki temlik aldığı, söz konusu çekin ibrazında  karşılıksız kalması üzerine  davalı tarafça Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 12/06/2014 tarihinde kambiyo takibi başlattığı,  davalı alacaklıya 12/06/2014 tarihinde 25.000 TL ve 16/06/2014 tarihinde 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL  takip konusu  çek bedelinin ödendiği, akabinde  Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/892-2015/1133 Karar sayılı  dosyası ile, davacının ödediği çekteki  imza itirazına ilişkin olarak  davacı yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği ve  kararın 05.01.2016 tarihinde kesinleştiği, davacı  tarafından  takibe konu edilip ödenen çek bedelinin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile  26.04.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı , davacının hakkında takip başlatıldıktan sonra   çek bedeline ilişkin  ödemesini 16.06.2014 tarihinde tamamladığı, icra takibi devam ederken yapılan ödemenin istirdadının İİK'nın 72/7 maddesinde düzenlendiği, bu nedenle somut olayda davacının icra takibi nedeniyle yaptığı ödemenin istirdadı talebinin bu yasal düzenleme çerçevesinde çözümlenmesinde zorunluluk bulunduğu, yasalarda ön görülen hak düşürücü sürelerin kamu düzenine ilişkin olduğu mahkemelerce resen dikkate alınması gerektiği bu konuda İİK'da özel düzenleme mevcut olduğundan davacının talebinin TBK'nın genel hükümleri çerçevesinde olduğu değerlendirmesinde bulunulmasının mümkün olmadığı  açıktır.  Bu nedenlerle icra dosyasına konu borcun  ödemesinin 16.06.2014 tarihinde tamamlandığı, imza inkarına dayalı itiraz ve takibin durdurulması talepli davada verilen kararın 05.01.2016 tarihinde kesinleştiği,  İİK 72/7 Maddesi gereğince borçlunun takibin durdurulması öncesi  ödeme yapması halinde 1 yıl içerisinde dava açması gerektiği, eldeki davada ise davacının  ödediği paranın istirdadı amacıyla  26.04.2016  tarihinde  takibe geçtiği, ödeme tarihinden  itibaren  1 yıllık  hak düşürücü süre içinde istirdat talebinde  bulunulmadığından  davanın  reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca, kararın kaldırılmasına;  İİK 72/7 maddesi gereğince 1 yıllık  hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın  reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih, 2017/501 E., 2021/1372 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- İİK 72/7 maddesi gereğince 1 yıllık  hak düşürücü süre içinde açılmayan DAVANIN  REDDİNE 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 853,88 TL'den mahsubu ile fazla alınan 426,28‬ TL harcın karar kesinleştiğinde  talep halinde davacıya iadesine,  4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 72,60 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 293,3‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 10/10/2024<br>MUHALEFET ŞERHİ: Davanın itirazın iptali talepli olup, davacı alacaklı tarafça icra takibinde, İİK 72/7 maddesine dayalı olarak istirdat talebinde bulunulduğu, İİK 72/7 maddesinde; \"Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.\" hükmünün düzenlendiği anlaşılmaktadır. Madde de düzenlenen bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği yönünde heyet çoğunluk görüşüne katılıyorsam da; bu sürenin takibe konu alacağın tamamının ödenmesinden itibaren başlayacağı, dosya kapsamında bulunan ödeme belgeleri ve beyanlardan, davacının takipten sonra sadece çek bedelini ödediği, takibin ferilerinin ödendiğine dair bir iddia ve savunma bulunmadığı, bu nedenle hak düşürücü sürenin dolduğundan bahsedilemeyeceği, dosya kapsamında alınan ATK raporu ile çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edildiğinden, mahkemece verilen davanın kabulü kararının yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın heyet çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fecd13a75e15ba88","SID":"0780cbd92e941f49"}}