{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1673 <br>KARAR NO\t: 2024/1334<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t\t\t (...)<br>ÜYE\t\t: ... \t\t\t\t\t\t (...)<br>ÜYE\t\t: ... \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t (...)<br>KATİP\t\t: ... \t\t\t\t\t\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/12/2022 ile 09/05/2023 tarihli ek karar<br>NUMARASI\t: 2018/429 Esas - 2022/776 Karar<br><br>DAVACI \t: ... (T.C. NO:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br>DAVALILAR\t:1- SINIRLI SORUMLU 41 NOLU İZMİT GÖLCÜK MİNİBÜSÇÜLER VE OTOBÜSÇÜLER MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br>\t: 2- SINIRLI SORUMLU 142 NOLU HİSAREYN OTOBÜSÇÜLERİ VE MİNİBÜSÇÜLERİ MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>\t: 3- SINIRLI SORUMLU 65 NOLU YAZLIK YUVAM OTOBÜSÇÜLERİ VE MİNİBÜSÇÜLERİ MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ -...<br><br>DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 17/07/2018<br>KARAR TARİHİ\t  :10/10/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  :10/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin S.S. 46 nolu İhsaniye Minibüsçüler Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif üyesi olarak İhsaniye - Gölcük arasında taşımacılık yaptığını, müvekkilinin söz konusu kooperatifte bir üyelik ve bir aracının bulunduğunu, müvekkilinin kooperatifin üyesinin güzergahında yer almakta olan duruklardan özellikle D-130 Karayolu Gölcük Devlet Hastanesi sapağı ile Ford fabrikası köprüsü arasında kalan yerlerde davalı taşıma kooperatiflerin araçlarının yolcu aldığını veya yolcu indirmekte büyük rant ve kar sağladıklarını, davalı kooperatiflerin söz konusu güzergahta müvekkili kooperatif üyesinin yolcu başına aldığı ücretten de düşük ücret alarak davacı müvekkilinin kooperatif üyesi aracı yerine kendi araçlarının kullanılmasını sağladıklarını, bu şekilde taşımacılık yaparak haksız rekabette bulunmakta olduklarından Mahkememizin 2009/387 esas 2016/4 karar sayılı ilamı ile haksız rekabetin menine karar verildiğini, söz konusu kararla birlikte açtıkları tazminat davasında mahkeme tarafından aktif husumet ehliyeti olmadığından kooperatifin dava açamayacağını, kooperatif üyelerinin dava açabileceği yönünde karar verildiğini, Kocaeli Valiliği İl Trafik Komisyonu 23.06.2003 tarihli kararına istinaden D 130 Karayolu Gölcük Devlet Hastanesi sapağı ile Ford Fabrikası köprüsü arasında kalan yerlerde davalı kooperatiflerin yolcu almayacaklarına ilişkin tebliğin 28.08.2008 tarihinde imzalamalarına rağmen söz konusu güzergahta yolcu taşımaya devam ettiklerini, davacı müvekkilin bağlı olduğu kooperatifin söz konusu güzergahta münhasır yetkisi bulunduğunu, davalılar söz konusu tebliğ belgesini imzalayarak müvekkilin üyesi olduğu  kooperatifin söz konusu güzergahta münhasır yetkisi olduğunu da kabul ettiklerini, söz konusu kararın uygulanabilmesi için defalarca davalı kooperatiflerin uyarıldığını, bu konuda yetkile yerlere gerekli şikayetlerin yapıldığını, ancak davalı kooperatiflerin halen haksız rekabette bulunmaya devam ettiklerini, bu nedenlerle müvekkili kooperatif üyesinin İl Trafik Komisyon kararının alındığı 23.06.2003 tarihinden itibaren uğradığı zararın karşılanması için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı S.S 142 Nolu Hisareyn Otobüscüleri ve Minibüsçüleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilince iddaa edilen hususların haksız ve gerçek dışı olduğunu, öncelikli  davacı vekilinin talep etmiş olduğu ileride artırılmak üzere 1.000,00 TL'nin 23.06.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte  davalılardan tahsili talebinin  zaman aşımına uğradığını, TTK m. 60 haksız rekabet ile ilgili dava açma süresini belirttiğini, ilgili maddeye göre 'davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.' denildiğini, kanunun açık lafzından da anlaşılacağı üzere her halükarda 3 yıl olan dava açma süresinin çoktan geçmiş olduğunu, 2003 yılından itibaren istenmekte olduğunu, 15 yıl geçmiş olmasına rağmen  böyle bir talepte bulunması zaman aşımın dışında ayrıca kötü niyetli bir istek olup hukukun koruyacağı bir şey olmadığını, müvekkili kooperatifin haksız rekabet olarak nitelendirİlebilecek bir eyleminin olmadığını, müvekkili kooperatif üyelerinin bugüne kadar kendi güzergahları haricinde  herhangi bir yolcu taşıma faaliyetinde bulunmadıklarını ve herhangi bir kooperatifin güzergahına da tecavüzde bulunmadıklarını, müvekkili kooperatifin kendi güzergahı dışına çıkmadığını, davacının üyesi olduğu kooperatif de dahil olmak üzere diğer hiçbir kooperatifin yolcularını düşük ücretle taşımayı bırakın söz konusu kooperatifin güzergahına dahi girilmediğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği güzergahtan tüm otobüs ve minibüslerin geçmek zorunda olduklarını, Toplu Taşıma Yönetmeliğinin 7. Madde 9. Bendine göre, \" Toplu taşıma araçları; kendi ilçesinden varış noktasına gidişte kendi ilçe sınırlarında UKOME tarafından belirlenen güzergâhı üzerindeki tüm duraklardan yolcu alır, indirir, bir başka ilçe sınırlarından yolcu alamaz sadece kendi ilçesinden almış oldukları yolcuları indirebilir. Varış noktasından ilçe merkezine dönüşte ise UKOME tarafından belirlenen güzergâhı üzerinde her yerden yolcu alır, aldıkları yolcuyu sadece kendi ilçe sınırlarında indirir.\" ibresinin yer aldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı S.S. 41 Nolu İzmit – Gölcük Otobüs ve Minibüs İşlt. Mot. Taş. Koop. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili kooperatifin iş bu davada hasım olmadığını, müvekkili kooperatifin bu davada hasım olarak gösterilmesinin açıkça TTK hükümlerine aykırı olduğunu, kabul edilebilecek bir husus olmadığını, eğer ki iddia edilen gibi bir haksız rekabet söz konusu ise bu davanın haksız rekabeti yapan kişilere yöneltilmesi gerektiğini, kooperatifin tüzel kişi olarak haksız rekabet yapmasının hukuken mümkün olmadığını, kooperatiflerin üyelerinin menfaatlerini , meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardımlaşma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan teşekküller olduğunu, ayrıca ne kooperatifler kanununda ne de diğer düzenlemelerde kooperatif üyelerinin rekabet yasağı kapsamındaki davranışlarından bizzat kooperatifin tüzel kişiliğinin sorumlu olacağına dair bir hükmün olmadığını, bu nedenle kooperatifin hukuken sorumlu olmasının mümkün olmadığını,  müvekkili kooperatif üyelerinin bugüne kadar kendi güzergahları haricinde herhangi bir yolcu taşıma faaliyetinde ve herhangi bir kooperatifin güzergahına tecavüzde bulunmadıklarını, davacının iddialarında belirttiği güzergahta hiçbir münhasır yetkisinin olmadığını, bu konu hakkında Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nde görülmekte  olan 2018/971 dosya numaralı dava dosyasının bulunduğu, davacının güzergah üzerinde kazanılmış hak iddiasının geçici işleme dayanmakta olduğunu, Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nde görülen davanın olayın çözümlenmesinde doğrudan etkisi olacağı için bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KABULÜ ile, 198.602,25-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı  S.S. 41 Nolu İzmit – Gölcük Otobüs ve Minibüs İşlt. Mot. Taş. Koop. vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın kısmi alacak davası olduğu ıslah dilekçesinin dosya kapsamına sunulduğu ve ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 28.09.2022 tarihinden 5 yıl geriye doğru gidince 28.09.2017 tarihine ulaşıldığını, dolayısıyla 28.09.2017 tarihinden önce doğmuş olan alacakların tamamının zaman aşımına uğradığını, kooperatifin bu davada hasım olarak gösterilmesinin açıkça TTK hükümlerine aykırı olduğu kabul edilebilecek bir husus olmadığını, eğer ki iddia edildiği gibi bir haksız rekabet söz konusu ise bu davanın haksız rekabeti yapan kişilere yöneltilmesi gerektiğini, Kooperatifin tüzel kişi olarak haksız rekabet yapmasının hukuken mümkün olmadığını, kooperatif üyelerinin bugüne kadar kendi güzergahları haricinde herhangi bir yolcu taşıma faaliyetinde bulunmadığını ve herhangi bir kooperatifin güzergahından yolcu almadığını, bu nedenle de kooperatifin uyuşmazlık konusu bölgede haksız rekabet oluşturmasının söz konusu olmadığını, Bilirkişinin hukuki mesnetten yoksun raporu doğrultusunda hüküm tesis eden mahkemenin kararının kaldırılması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı S.S. 142 Nolu Hisareyn Otobüscüleri ve Minibüsçüleri Motorlu Taşıyıcılar \t\t\t  Kooperatifi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın tazminat talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının iş bu davayı açtığı 2018 yılı ile, mahkemenin tazminata hükmettiği geriye dönük üç yıllık süre içerisinde hangi eylemlerin haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabetin yasal dayanağının bu tarihler için var olup olmadığının araştırılmadığını, kooperatif üyelerinin bugüne kadar kendi güzergahları haricinde herhangi bir yolcu taşıma faaliyetinde bulunmadığını ve herhangi bir kooperatifin güzergahına tecavüzde bulunmadığını, kooperatif hasım olmadığını, kooperatifin bu davada hasım olarak gösterilmesinin açıkça TTK hükümlerine aykırı olduğunu, kabul edilebilecek bir husus olmadığını, kooperatifin düşük ücretle yolcu taşıdğı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, iddiasını kanıtlamadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı Sınırlı Sorumlu 65 Nolu Yazlık Yuvam Otobüsçüleri ve Minibüsçüleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi istinaf dilekçesinde özetle; bu dosyalar seri dosya olduğu tüm dosyaların harçlarını yatırmış bulunduğunu ancak bu dosyanın harcının tebligatın tarafına geç bildirilmesi nedeniyle yatırmamış bulunduğunu, ancak 12/05/2023 tarihi itibariyle harcı mahkeme veznesine yatırdığını, davacı tarafın tazminat talebinin zaman aşımına uğradığını, kooperatif üyelerinin bugüne kadar kendi güzergahları haricinde herhangi bir yolcu taşıma faaliyetinde bulunmadığını ve herhangi bir kooperatifin güzergahından yolcu almadığını, davacının dosya kapsamında öne sürdüğü iddiaları hiçbir şekilde ispatlayamadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarih ile 09/05/2023 tarihli ek karar, 2018/429 Esas - 2022/776 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacı vekili, davacının SS 46 Nolu İhsaniye Minibüsçüler Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin üyesi olarak İhsaniye - Gölcük arasında taşımacılık yaptığını, davalı kooperatiflerin araçlarının davacının üyesi olduğu kooperatifin güzergahında özellikle D 130 Karayolu Gölcük Devlet Hastanesi sapağı ile Ford Fabrikası Köprüsü arasında kalan yerden yolcu aldıklarını, haksız rekabette bulunduklarını, haksız rekabette bulunduklarından dolayı Kocaeli 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/387 Esas 2016/4 Karar sayılı ilamı ile haksız rekabetin menine karar verildiğini, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasının kooperatif üyelerinin dava açması gerektiğinden bahisle aktif husumetten reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat isteminde bulunduğu, davalıların zaman aşımı itirazında bulunarak haksız rekabetin olmadığını beyan ederek davanın reddini talep ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>1-Davalı S.S. 65 nolu Yazlık Otobüs ve Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine ilişkin 09.05.2023 tarihli ek karar yönünden; adı geçen davalının ilk derece mahkemesince verilen kararı süresinde istinaf ettiği, dairemize gelen dosyanın dairemizin 2023/785 esas 2023/574 karar sayılı ilamı ile davalının yatırması gereken istinaf karar harcının 3.391,62 TL olduğu, adı geçen davalının bu harcı eksik yatırdığından bahisle eksik alınan 1.695,80 TL eksik harcın tamamlanması için dosyanın ger çevrildiği, ilk derece mahkemesince 12.04.2023 tarihli muhtıra çıkarılarak eksik kalan 1.695,81 TL harcın 6100 sayılı yasanın 344. Maddesi uyarınca eksik harcın ikmali için davalıya 1 hafta kesin süre verildiği, süresinde eksik harcın yatırılmaması halinde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, anılan muhtıranın davalıya 19.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının verilen kesin sürede harcı yatırmaması üzerine mahkemece 09.05.2023 tarihinde davalının istinaf isteminde vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, davalının anılan karardan sonra 12.05.2023 tarihinde harcı yatırdığı görülmüştür. Davalıya gönderilen 12.04.2023 tarihli muhtırada eksik harcın miktarının açıkça yazıldığı, harcın verilen 1 haftalık kesin sürede yatırılmaması halinde kesin sürenin sonucunun açıkça yazıldığı da nazara alındığında mahkemece davalı hakkında verilen 09.05.2023 tarihli davalının istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair kararının yerinde olduğu anlaşılarak davalının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Diğer davalıların istinaf taleplerin yönünden;TTK.'nun; amaç ve ilke başlıklı 54. maddesinde \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. \" denilmiştir.<br>Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ilgili ticari uygulamalar başlıklı TTK.nun 55/1maddesi  “aşağıda sayılan haller haksız rekabet hallerinin başlıcalarıdır: <br>      1- e  “...iş şartlarına uymamak, özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere  de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.” <br>TTK. 56 /1 “Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; \ta-Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,\tb-Haksız rekabetin men’ini .,\td-kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini  isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu davalardan haksız rekabetin tespiti, men’i  ,ref’i davaları bakımından, zarar tehlikesinin varlığının davacı tarafça ispatı yeterli görülmüş, ancak maddi ve manevi tazminat davaları bakımından davacının zararı ve miktarını TBK 50 maddesi gereği ispatı gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Haksız rekabete dayalı tazminat davasında ilke, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Diğer davalardan farklı olarak haksız rekabette, bu tür zararın ispat edilmesi zordur. Bunu dikkate alan kanun koyucu TTK 56/e maddesinde eylemin mali bakımdan karşılıksız kalmaması için, haksız rekabette bulunan tarafın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini yargıca bırakmıştır. TBK'nun 50.maddesinde, uğranılan zarar tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri de göz önünde tutarak zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir. Bu kurallar bir bütün olarak değerlendirildiğinde yasa koyucu en başından bazı davalarda zararın belirlenmesinin güçlüğünü görmüş, ancak eylemin de maddi yönden karşılıksız kalmaması için yargıca hakkaniyet kuralları uyarınca zarar miktarını belirleme yetkisi vermiştir.<br>56’ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur. (6102 sayılı yasanın 60.maddesi)<br>Kesin hüküm 6100 sayılı yasanın 303 maddesinde düzenlenmiş, buna göre her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (6100 S.k. M.303/1) Kesin hüküm için aranan üç unsur gerçekleşmese dahi, kesin hüküm bazen kesin delil veya duruma göre güçlü delil oluşturularak değerlendirilir. (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, HMK Şerhi, Ankara, 2013, s.1347) Gerçekten Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.2003 tarihli 2003/20-266/285 E/K sayılı kararı da aynı yöndedir.<br> Somut olayda; Kocaeli İl Trafik Komisyonunun 23/06/2003 ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi UKOME Başkanlığının 08/06/2005 tarihli kararları doğrultusunda davacının üyesi olduğu S.S.46 Nolu İhsaniye Minibüsçüler Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine tahsisli özellikle D 130 Karayolu Gölcük Devlet Hastanesi Sapağı ile Ford fabrikası arasında kalan yerlerde davalı kooperatiflere ait taşıma araçlarının davacıya tahsisli bu güzergahta yolcu bindirmek suretiyle davalıların haksız rekabette bulundukları, anılan eylemlerin 6762 sayılı TTK'nin  56 vd. m. ile özellikle 57/10 (6102 sayılı yasanın 56/1-e maddesi)maddesinin ihlali mahiyetinde olduğunun Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen   07/01/2016 tarih ve 2009/387-2016/4 sayılı kararını temyizen inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/13176 esas 2018/1119 karar sayılı ilamı ile kesinleştiği; anılan tespitin eldeki dava yönünden dosya davacısının farklı olması nedeniyle, az yukarıda açıklandığı üzere eldeki dava yönünden kesin delil mahiyetinde olduğu (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, HMK Şerhi, Ankara, 2013, s.1347, Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.2003 tarihli 2003/20-266/285 E/K sayılı kararı) anlaşılmıştır. Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen   07/01/2016 tarih ve 2009/387-2016/4 sayılı dosyasından alınan 30.08.2013 tarihli trafik bilirkişisinin raporunda yapılan tespitlere göre; 2012 yılının 11 ve 12. Ayları ile 2013 yılının ilk 6 ayına ait fotoğraf ve videolar ile de davalıların anılan ihlallerinin devam ettiği, yine eldeki dosyada dinlenen tüm tanık beyanlarında da davalıların daha sonra da anılan güzergahlardan yolcu bindirmeye devam ettikleri, bu şekilde davalıların anılan eylemlerinin dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı yasanın 56/1-e maddesindeki “…İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.” Şeklindeki düzenleme nazara alındığında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmaktadır.<br>6102 sayılı yasanın 60.maddesi düzenlemesine göre; 56’ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Eldeki olayda davacının üyesi olduğu S.S.46 Nolu İhsaniye Minibüsçüler Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından davalılar aleyhine açılan Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/01/2016 tarih ve 2009/387-2016/4 sayılı ilamında Kooperatifler'in 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. m.  belirtildiği üzere, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerinin ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının iş gücü ve parasal katkılarıyla, karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle korumak amacıyla kurulduğu, kooperatif yönetim kurulu tarafından bu kapsamda dava açma konusunda yetki verilmiş ise de, bu yetkinin, üyelerinin zararlarının tazmini için dava açma yetkisini kapsar mahiyette olmadığı, davacı kooperatif tarafından açılan davanın, davalıların haksız eylemleri nedeniyle üyelerinin elde edeceği gelir ve kârdan mahrumiyet nedeniyle açılmış ve üyelerinin zararlarını telafi etmeye dönük tazminat istemine yönelik davalarda aktif husumetinin olmadığı, bu davaları zarara uğrayan kooperatif üyelerinin açabileceği yönündeki görüşünün Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/13176 esas 2018/1119 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu şekilde davacının dava açma hakkı olduğunu 15.02.2018 tarihli Yargıtay ilamı ile öğrendiği, eldeki davanın 17.07.2018 tarihinde açıldığı, davalıların zamanaşımı itirazları olduğu ve eldeki davanın 6100 sayılı yasanın 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığı, belirsiz alacak davalarında zamanaşımının dava tarihi ile kesildiği nazara alındığında dava tarihinden önceki 3 yıl için tazminat talep edebileceği yönündeki ilk derece mahkemesinin kararı isabetlidir.<br>Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; haksız rekabete dayalı tazminat davasında ilke, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Diğer davalardan farklı olarak haksız rekabette, bu tür zararın ispat edilmesi zordur. Bunu dikkate alan kanun koyucu TTK 56/e maddesinde eylemin mali bakımdan karşılıksız kalmaması için, haksız rekabette bulunan tarafın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini yargıca bırakmıştır. TBK'nun 50.maddesinde, uğranılan zarar tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri de göz önünde tutarak zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir. Bu kurallar bir bütün olarak değerlendirildiğinde yasa koyucu en başından bazı davalarda zararın belirlenmesinin güçlüğünü görmüş, ancak eylemin de maddi yönden karşılıksız kalmaması için yargıca hakkaniyet kuralları uyarınca zarar miktarını belirleme yetkisi vermiştir. <br>Somut olayda davacı, kendi zararını veya karşı tarafın kârını isteyebilecektir. Mahkemece, davalıların elde edebileceği kârın tespitine gidilerek yolculardan alınacak taşıma ücretlerine göre hesaplama yapılması hatalı olduğu gibi (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/11722 esas 2018/4156 karar sayılı ilamı). Yine mahkemece zararın tespiti amacıyla bilirkişi raporları alınmıştır. Bilirkişilerce yapılan hesaplamada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/01/2016 tarih ve 2009/387-2016/4 sayılı dosyasında alınan 30.08.2013 tarihli trafik bilirkişisinin tespitleri baz alınmıştır. Anılan raporda bilirkişi 2012 yılının 11 ve 12. Ayları ile 2013 yılının ilk 6 ayına ait fotoğraf ve videolar ile davalıların yaptığı ihlalleri tespit etmiş, daha sonra yaz ve kış aylarına ilişkin ortalama yolcu sayıları tahmin edilerek anılan ihlallere oranlanarak sonuca gidilmesi de hatalıdır. Yine davalıların taşıma yapabileceği nokta ile davacının güzergahına dahil olacak şekilde yolcu taşıdığı nokta tespit edilerek yolculuğun haksız rekabet teşkil eden kısmında taşıyabileceği yolcu sayısı dikkate alınmadan hesaplama yapılması da hatalıdır. Kaldı ki dosyada dinlenen tanıklar aynı güzergahı kullanan tüm otobüslerin yolcu aldığını beyan etmeleri karşısında davalılar tarafından taşıma hizmeti verilmemiş olsaydı dahi tüm taşıma işinin davacı tarafından yapılacağı varsayımı ile bir hesaplama yapılmasının doğru olmadığı gibi; dosyadaki tespitler ve davalıların haksız rekabet teşkil eden fiillerinin devamlılığı, davacının kullandığı güzergahtan yolcu almamaları gerekirken almaları, 2015-2018 arasında davaya konu güzergahtaki yolcu ücretleri, davacının anılan ücret için yakıt, amortisman gibi zorunlu giderlerinin oluşu, mesafeye göre bir bilet ücreti uygulanıp uygulanmadığı hususlarının  belirsiz olduğu, dosyada mevcut yolcu taşımalarının, araç maliyetin tamamını karşılayacak ve kâr  oluşturacak düzeyde olmadığı, davalı kooperatifler tarafından aynı güzergahta yolcu alan araç sayısı, çalıştığı gün ve saat, yolcu aldığı duraklar ve binen yolcu sayısının bilinemediği, davacının hizmet verdiği güzergahın davalılara tahsisli duraklara mevcut verilerle, çakışan veya  ortak duraklarda davalı kooperatif araçlarına binen yolcuların bu duraklara kadar seyahat edip etmediğinin veya davacının üyesi olduğu kooperatif duraklarında binip   binmediğinin belirsiz kaldığı, davalı kooperatifler tarafından taşınan tüm yolcuların davacının üyesi olduğu kooperatif araçlarıyla taşınabileceğinin bir olasılık olarak mümkün olmadığı, talep edilebilecek maddi zararın ancak, davacı kooperatif güzergahı üzerindeki bir durakta davalı kooperatiflerin işlettiği araçlara binen ve yine davacının üyesi olduğu kooperatif güzergahı üzerindeki bir durakta inen yolcu sayısının kısa bir süre sonra yolcu binen durağa gelen davacı kooperatif araçlarındaki boş koltuk adedi kadar yolcu bindirme/taşıması mümkün olup, bu yolculardan elde edilecek bilet ücretinden, yolcunun bindiği duraktan indiği durağa kadar marjinal araç işletim giderinin düşülmesi sonucu elde edilecek gelir olabileceği, bunun ise dosyada mevcut bilgi ve belgelerle hesaplanabiliyor olmadığı, bu kapsamda davacının zararının bulunduğu açık olmakla birlikte miktarının tam olarak  belirlenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/2866 esas 2020/2223 karar sayılı ilamı) Bu durumda davacının talep ettiği zarar miktarının doğru bir şekilde hesaplanmasının eldeki verilerle mümkün olmadığı, zarar miktarının tam olarak tespit edilememesi halinde ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/7395 esas 2017/1254 karar sayılı ilamı) ve  ve 6098 sayılı yasanın 50/2.maddesi göz önüne alınarak ve yukarıdaki açıklamalardaki hususlar göz önüne alınarak ve davacının üyesi olduğu kooperatifte 2 üyeliği olduğu anlaşılarak davacının her bir üyelik için zararının 60.000,00 TL, olduğu bu şekilde toplam zararının 2 üyelik için 120.000,00 TL olduğu kanaatine varılmış, mevcut hesaplamadan ve bedelin 6098 sayılı yasanın 50/2.maddesi göz önüne alınarak hakkaniyet gereği belirlenmiş olması nedeniyle davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmiş, yine davacının vaki talebi ve husumetin davalı kooperatiflere yöneltilmiş olması gözetildiğinde, davalı kooperatiflerin haksız rekabet suretiyle elde etmiş olabileceği menfaatin hüküm altına alınan tutara eşdeğer olabileceğin kabulü gerekecek olması da nazara alınarak  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının davalılar S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi ile S.S. 41 nolu İzmit Gölcük Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Yukarıda 1 numaralı bölümde açıklandığı üzere; davalı S.S. 65 nolu Yazlık Otobüs ve Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönünden bir istinaf olmadığından bu davalı yönünden ilk derece mahkemesi kararında bir değişiklik yapılmamıştır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Bu nedenlerle; davalılar S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi ile S.S. 41 nolu İzmit Gölcük Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıdaki nedenlerle kısmen kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, davalı S.S. 65 nolu Yazlık Otobüs ve Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>A-Davalı S.S. 65 nolu Yazlık Otobüs ve Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, davalılar S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi ile S.S. 41 nolu İzmit Gölcük Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarihli, 2018/429 Esas - 2022/776 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-Davanın KABULÜ ile, <br>198.602,25-TL maddi tazminatın (Davalılar S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi ile S.S. 41 nolu İzmit Gölcük Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin bu bedelin 120.000,00 TL’siyle sınırlı sorumlu olmaları kaydıyla)  dava tarihi olan 17.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 13.566,51 TL harçtan, peşin alınan 3.391,63‬ TL harcın mahsubatı ile bakiye 10.174,88-TL harcın(Davalılar S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi ile S.S. 41 nolu İzmit Gölcük Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin bu bedelin 4.805,57 TL’siyle sınırlı sorumlu olmaları kaydıyla)davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan 3.427,53‬ TL harç ve 3.847,75‬ TL bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 7.275,28 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.790,34 TL vekalet ücretinin (Davalılar S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi ile S.S. 41 nolu İzmit Gölcük Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin bu bedelin 30.000,00 TL’siyle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-HMK'nın 333/1 maddesi ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 207. maddesi gereğince, karar kesinleştiğinde gider avansından kullanılmayan kısmın yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirmiş ise, hesabına aktarılmasına; aksi halde, masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adrese ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,<br>B-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>Davalı S.S. 65 nolu Yazlık Otobüs ve Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif yönünden:<br>1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>Diğer davalılar yönünden:<br>1-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalılara iadesine,<br>2-Davalılar tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafının davacıdan tahsili ile davalılara ayrı ayrı verilmesine, davalı S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından yapılan 68,00-TL posta masrafının davacıdan tahsili ile davalı S.S. 142 nolu Hisareyn Otobüscüler ve Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatife verilmesine,<br>-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalılara iadesine,<br>-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56b0b1e304d71137","SID":"67d517e557f7b375"}}