{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/307 <br>KARAR NO:2024/1622<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/10/2021<br>NUMARASI:2019/1046 E. - 2021/722 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin fotokabin cihazları imalat ve ticareti ile uğraştığını, davalı şirketin ise muhtelif  konsolosluklar adına vize hizmetleri verdiğini, tarafların 29/04/2014 tarihinde gelir ortaklığına dayalı fotokabin işletme sözleşmesi akdettiğini, bu kapsamda davalı şirkete mülkiyeti davacıda olmak üzere 20 adet fotokabin cihazı işletme amacıyla teslim edildiğini, bu sözleşmenin ayın koşularla 01/11/2018 tarihinde yenilendiğini, bu sözleşmelerin hesap kesimi ve gelir paylaşım düzenlemesine göre davacı imalatçı firma fotokabin cihazları üzerinde kayıtlı olan elektronik sayaç bilgileri üzerinden aylık brüt ve net hasılatı belirleyerek daha sonra aylık net hasılat üzerinden 1/3 nispetinde kar payı alacağını ve davalı şirkete her ay hizmet bedeli faturası kesileceğini, davalı şirketin 03/06/2019 tarihli KDV dahil 47.380,66 TL faturayı 01/07/2019 tarihli 26.622,62 TL tutarlı faturayı ve 01/08/2019 tarihli 15.497,80 TL tutarlı fatura bedeli toplamı 92.501,08 TL tutarı ödemekten kaçındığını, sözleşmenin 7. Maddesi gereği ödemenin en geç 7 gün içerisinde yapılacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin bu üç faturayı itirazsız kabul ettiğini, ticari kayıtlarına işlemiş ve karşılıklı olarak mutabakat alındığını, her iki şirketinde bu faturaları bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirdiklerini, davalının fesh bildirimi yazısının sözleşmenin 25/03/2018 tarihinde fesih edildiğini, fotokabin cihazlarının geri alınmadığını, iyi niyet gösterisi olarak bu cihazlar üzerinden servis verilmeye devam edildiğini, bundan doğan kar paylaşımının ödeneceğinin ancak cihazların teslim alındıktan sonra bir ödeme planına göre ödeme yapacağını beyan ettiğini, ödenmeyen faturalar için ... ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirkete usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği cevap dilekçesi sunulmadığı görülmektedir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın KABULÜ ile, A. ... sayılı takibine vaki itirazın  İPTALİNE; takibin kaldığı yerden DEVAMINA, B. İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %20 nispetinde hesaplanan 18.500,216TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmeye istinaden müvekkilinin fotokabinlerden elde ettiği kazancın kendilerine ödenmesi talebi ile İstanbul 16. ATM'nin 2019/645 sayılı dosyasında kısmi alacak davası ikame ettiğini ve  huzurdaki dava bakımından derdestlik itirazları mevcut olduğunu, davacı tarafça düzenlenen faturaların haksız ve gerçeğe aykırı olup müvekkili şirketçe usulüne uygun olarak iade edildiğini, bu nedenle faturalara dayanılarak takibin devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile faturalara itirazın süresi içinde yapılmadığının kabulü halinde dahi davacı yanca düzenlenen 01/08/2019 tarihli, 15.497,80 TL bedelli faturaya itirazın iade faturası bildiriminin Beyoğlu ... Noterliği'nin 09/08/2019 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile yapıldığı dikkate alındığında TTK m.21/2'ye uygun olarak süresi içinde yapıldığının kabulü gerektiğini, sözleşmenin feshinden sonra düzenlenen faturaların mesnetsiz olduğu, makinelerin teknik olarak yetersiz olması nedeniyle yaşanan kâr kaybı sebebiyle sözleşmenin feshedildiği İstanbul 16. ATM'nin 2019/645 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık anlatımları ile de tespit edildiğini, yerel mahkeme kararı ile itirazın iptali ile birlikte müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin derdestlik itirazının gerçeği yansıtmadığını, derdestlik itirazının ilk davada değil ikinci açılan davada ileri sürülebileceğini, davacı şirket tarafından düzenlenmiş icra takibine konu üç adet faturanın iade edildiği yönündeki davalı beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, davalı vekilinin başka bir mahkemede görülmekte olan davada dinlenen tanık beyanına istinaf dilekçesinde yer vermesinin dava konusu ile ilgili olmadığından istinaf itirazı nedeni olamayacağını, itirazın iptaline konu fatura alacaklarının davalı şirketin tüm kayıtlarında aynen yer aldığından likit bir alacak niteliğinde olduğunu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 67. Maddesine dayalı  itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili,  taraflar arasında 29/04/2014 tarihinde düzenlenen ve  01/11/2018 tarihinde yenilenen  gelir ortaklığına dayalı fotokabin işletme sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği  3 adet  fatura toplamı 92.501,08 TL tutarı ödemekten kaçındığını, sözleşmenin 25/03/2019 tarihinde fesih edildiğini, fotokabin cihazlarının geri alınmadığını, ödenmeyen faturalar için .... ile icra takibi başlatıldığını , davalının takibe itiraz ettiğini beyanla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.... sayılı dosyasında davacı tarafından  92.501,08 TL asıl alacağın tahsili istemi ile 05.08.2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı,   takibin dayanağının 03/06/2019 tarihli KDV dahil 47.380,66 TL faturayı 01/07/2019 tarihli 26.622,62 TL tutarlı faturayı ve 01/08/2019 tarihli 15.497,80 TL tutarlı  üç adet faturaya dayalı cari hesap bakiyesi  olduğu,  itiraz üzerine takibin durduğu davanın 21.10.2019 tarihinde  hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmektedir. Davalı vekili  davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davanın 21.10.2019 tarihinde  açıldığı, derdestliğe gerekçe yapılan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/645 Esas sayısına kayıtlı davanın  26.11.2019 tarihinde açıldığı bu nedenle sonraki tarihte açılan davanın bu dava yönünden  derdestlik teşkil etmediği anlaşılmakla , istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporunda özetle; \" tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliklerini taşıdıklarını,  icra takibine ve sonrasında davaya konu faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt altına alındığını,BA BS formlarının düzenlenmiş olduğunu,  tarafların defterlerine göre davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 92.501,08 TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, davacının açmış olduğu icra takip tutarını doğruladığını, fesih tarihinden sonra ticaretin devam ettiğini ve kayıtların mutabık olduğunu, faturaların her iki tarafça vergi dairesine bildirildiğini,  davacının icra takibinde talep etmemesi sebebi ile temerrüt faizi hesaplanmasına yer verilmediğini,  davacının alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %19,50 oranında başlayacak değişen oranlarında faiz işletilmesinin uygun olacağını, \" mütalaa etmiştir.Dosya kapsamına göre taraflar arasında gelir paylaşımı esaslı sözleşme düzenlendiği, davacının temin ettiği fotokabin cihazlarının davalı tarafından işletildiği,  sözleşmenin davalı tarafından  Beyoğlu .... Noterliğinin ... y.s.  24.03.2019 tarihli ihtarnamesi ile fesih edildiği, takip konusu alacağın taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden fotokabin hizmet bedeli dolayısıyla düzenlenen 03/06/2019 , 01/07/2019, 01/08/2019 tarihli üç adet  toplam 92.501,08 TL faturaya dayalı olduğu, her ne kadar faturalar sözleşme fesih tarihinden sonra düzenlenmiş ise de , söz konusu faturaların her iki tarafın delil olma vasfını taşıyan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve vergi dairesi bildirimlerinin yapılmış olduğu  dikkate alındığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin fesih sonrası fiilen devam ettiği, bir birini teyit eden   taraf  ticari kayıtları ile sabit olduğu üzere davacının takip tarihinde takip miktarı kadar alacaklı olduğu , 05.08.2019 takip tarihinden sonra 4 adet daha fatura düzenlenerek hesap kapatılmış olup bu faturaların davalı tarafından 09.08.2019 tarihli ihtarname ile  iade edildiği, ancak  davacı tarafından kabul edilmeyerek davalıya iade edildiği,  takip konusu faturaların iade edilmediği, davalının geçerli şekilde düzenlenmiş alacak ihtiva eden faturaları temlik aldığı, hizmetin alınmadığına dair iddia bulunmadığı gibi  ayıplı ifaya dair  iddianın süresinde davaya cevap verilmemiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı ayrıca TTK 23/c maddesi gereği süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair somut delil sunulmadığı dikkate alındığında ispat yükü üzerinde olan davacının  TTK'nın  21. maddesine göre;  faturaya dayalı alacağını ispat etmiş olduğu, ayrıca davalı tarafından temlik alınıp , kayıtlara işlenen , süresinde itiraz edilmeyip benimsenen fatura bedellerinden kaynaklanan alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu,   tüm bu nedenlerle aynı gerekçeyle davanın kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih ve 2019/1046 E., 2021/722 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  6.319,74 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.580,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.739,74‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0cb3c282d8bd4a1e","SID":"22478a818a4fb425"}}