{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/272 <br>KARAR NO: 2024/1604<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/11/2021<br>NUMARASI: 2020/302 E. - 2021/237 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVADavacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; ... firmasının ortağı ve müdürü olduğunu, kendi özel çabası ile tasarladığı ayak giysilerini üretip çeşitli mecralarda satışa sunduğunu, bu mecralardan birisinin de dava dışı bir firma ile bu firmanın işlettiği \"....com\" adlı internet sitesi olduğunu, davalılardan ...'ın \"www....com\" isimli internet sitesinde satışa sunulan özgün modelleri taklit olarak ürettiğini, diğer davalı ...'nın ise https://...com sitesinde düşük kalite ve düşük fiyattan satışa sunarak, kendisinin hem ticari itibarına gölge düşürdüğünü, hem de düşük fiyatlara satış yaparak ticari zararlara sebebiyet verdiğini iddia ederek, \"...com\" adlı internet sitesinde kamuya sunulan mamullerinin taklitlerinin imalat ve satışının durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Ön inceleme duruşmasında ve aşamalardaki beyanlarda adına tescilli ... tescil nolu tasarım tesciline dayandığını bildirmiştir. <br>CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kanıtlar nitelikte bir delil sunamadığını, davaya konu ayakkabının dünya genelinde üretilmekte olduğunu, patentin var olması bir yana, patent alınabilirlik şartlarını dahi karşılamadığını, bu nedenle de davacının hak sahibi olmadığını, davacının bu doğrultuda hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, davacının bu yöndeki iddiaları sebebiyle müvekkilinin zarara gördüğünü, hak kaybına uğradığını, davacının müvekkilinin taklit üretim yaptığına dair iddialarının sektör içerisinde de tekrar etmekte olduğunu, bu iddialar neticesinde müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ve davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP ve KARŞI DAVA Davalı karşı davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekilinin uzun yıllardır davaya konu ayakkabının satışını yaptığını, haksız rekabet iddiasına konu ayakkabının iddia edildiğinin aksine davacının tasarımı olmadığını, bu nedenle davacının hak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının kendi özel çabasıyla ayakkabı tasarladığına ilişkin çabalarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımın ayakkabı piyasasında neredeyse bütün firmalar tarafından kullanıldığını, davacı yana ait tasarımın yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olmadığını, davacının tasarımını tescil edebilmesi için mutlak yenilik koşulunu sağlaması gerektiğini, davacının tescil başvurusunda bulunduğu tasarımın hiçbir ayırt ediciliği veya özgünlüğü olmadığını ve harcı alem olduğunu iddia ederek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini ve davacı adına ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın reddine, karşı dava yönünden; Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin karşı davasının kabulüne, davacı/karşı davalı adına tescilli ... tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi Raporundaki \"15.12.2019 tarihi öncesi https:/... internet adresine 06.10.2017 tarihinde yüklendiği  \" tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, çünkü uzman mütalaasının dikkate aşınmadığını, bu mütalaa ile hükme esas alınan  bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmediğini,  Anılan web sitesine yapılan yüklemenin de kendileri tarafından gerçekleştirildiğini, Raporda geçen 06.10.2017 tarihinin yüklenme değil index tarihi olduğunu,  özellikle bakırköy adliye sarayı web sitesine 14.07.2021 tarihinde konan görselin 2017 tarihinde indexlenebileceği bizzat kanıtlandığı gibi 2021-2022 adli yıl başlangıcında hizmete giren yeni yargıtay binası görselinin  2017 yılında indexlenebildiğini mahkemeye  formulü ile birlikte arz ve izah etmelerine rağmen  usule yasaya hak ve hukuka aykırı şekilde karar verilerek mağduriyete sebeb olunduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davacı; anılan web sitelerinde kamuya sunulan mamullerin taklitlerinin imalat ve satışının durdurulmasını talep etmiş, karşı davada ise, davacıya ait ... tescil başvuru nolu tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Davanın ön inceleme aşamasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; asıl dava yönünden davalıların davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüzleri veya haksız rekabetlerinin olup olmadığı, tasarımın ilk defa davacı tarafından Türkiye'de kamuya sunulup sunulmadığı, harc-ı alem olup olmadığı, davacı yararına tescilsiz ve tescilli tasarım yönünden koruma koşullarının oluşup oluşmadığı, karşı dava yönünden ise davacı-karşı davalı adına olan ... tescil başvuru nolu tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olup olmadığı hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğunun  tespit edildiği görülmektedir. Davacı adına ... tescil numaralı “...” tasarımı 15.12.2019 başvuru tarihine sahip olup, 02-04 Locarno sınıfını kapsar şekilde tescil edilmiştir.Toplanan delillere ve denetime bilirkişi kök ve ek raporuna göre; davacıya ait ... tescil numaralı tasarım ile davalı tarafça üretim ve satışı yapılan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığın genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, davacıya ait  hükümsüzlüğü talep edilen ...  numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15/12/2019 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, nitekim bilirkişi raporunda; ... no.lu tasarıma ilişkin internet üzerinde re'sen yapılan araştırmada tasarım koruma tarihi olan 15.12.2019 tarihi öncesi https://...com/... internet adresine 06.10.2017 tarihinde tasarımın yüklendiğinin tespit edildiği, her ne kadar davacı karşı davalı yanca, görselinin belirtilen internet sitesinde yüklü olmadığı, sayfanın Google tarafından 6 Ekim 2017 tarihinde indekslendiği sırada görselin itiraz edildiği şekliyle sayfada olmadığı iddia edilmiş ise de, tarafların itirazlarının ek bilirkişi raporunda teknik açıklamalarla karşılandığı anlaşılmıştır. Buna göre, öncelikle karşı dava yönünden hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 15/12/2019 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı anlaşılmakla, karşı davanın kabulü ile, tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından ve hükümsüz kılınan tasarıma dayalı olarak tasarım haklarına tecavüz veya haksız rekabetten bahsedilemeyeceğinden, asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı karşı davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih ve 2020/302 E., 2021/237 K. sayılı kararına karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 427,60 TL maktu, karşı dava yönünden 427,60 TL maktu olmak üzere toplam 855,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70+80,70 toplam 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 693,8‬0 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı-karşı davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"162177e138feb2ba","SID":"a1c759e6c70f556c"}}