{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/259 <br>KARAR NO: 2024/1603<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Muğla Devlet Hastanesi nezdinde beyin cerrahisi malzemesi ihalesi neticesinde doğan 30/12/2008 tarih ve ... nolu faturaya konu alacağını, Denizli ... Noterliği 26/03/2009  tarih ve ... yevmiye nolu  250.992 TL miktarlı  temlikname ile davalıya  temlik ettiğini,  temlik borçlusu Muğla Devlet Hastanesinin kesinleşmiş ödeme  aşamasındaki söz konusu temliğe konu parayı,  hastane idaresindeki doktorlara  komisyon vermemesi nedeni ile gerçek dışı ayıp iddiasında bulunarak müvekkiline ödemediğini, davalı şirketin temlik borçlusu Muğla Devlet Hastanesinden temliknameye konu parayı tahsil edemeyince İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile temlikname ile birlikte faktoring sözleşmesi ekinde aldığı kambiyo senedine  dayanarak  müvekkili hakkında 238.000 TL asıl alacak miktarı üzerinden 13/11/2009  tarihinden icra takibi başlattığını,  takip dosyasından müvekkilinin çeşitli hastanelerde alacakları üzerine haciz koymak sureti ile 146.907 TL tahsilat yaptığını,  müvekkilinin işyerinde menkul mal  haczi yapıldığını, davalı şirketçe Denizli ... Noterliğinin 26/03/2009 tarih ve ... yevmiye nolu temlikname  sebebi ile Muğla Devlet Hastdanesine dava  açmaması sebebi  ile müvekkilinin haklı alacağına kavuşamadığını, davalı şirkete Denizli ...Noterliğinin 25/01/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderdiğini, ihtarname ile  temliği  geri iade etmemesi ve dava açmaması sebebi ile uğrayacağı zararların tahsilini talep edecekleri ve hukuki sorumluğunun  bildirildiğini, davalı şirketin bu ihtarname ile temerrüte düşmüş olduğunu,  davalı şirketin söz konusu temliknameye dayanarak açacağı dava ile temliknameye konu alacağı tahsil edebilecek konumda olduğunu, bu nedenlerden dolayı  fazlaya ilişkin  her türlü hakları saklı   kalmak kaydıyla 249.249 TL maddi tazminatın ve 150.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Denizli Mahkemelerinin bu davada yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,  müvekkiline  husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu hak ve alacaklarını 3.kişiye temlik edildiğini, davanın esastan reddi gerektiğini, temliknamenin davacıya iade edilmesinin tek koşulunun davacının müvekkiline olan tüm borçlarını ifa  etmesi şartı olduğunu, davacının ise bu  yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının manevi tazminat  taleplerinin reddi gerektiğini belirterek, davacının taraflar arasında imzalanan Faktoring sözleşmesi hükümleri hilafına davranmış olması nedeni ile davacının maddi ve  manevi  tazminat taleplerinin  reddine karar verilmesini talep etmiştir. Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince 05/04/2017 tarih ve 2016/684 Esas, 2017/277 Karar sayılı karar ile yetkisizlik kararı verildiği, davacı vekilinin kararı istinaf ettiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 09/10/2017 tarih ve 2017/1003 Esas, 2017/870 Karar sayılı ilamıyla yerel mahkemenin yetkisizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği görülmüştür.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın çözümünün İstanbul ...icra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı icra dosyasının incelenmesine dayandığını, ilk bilirkişi raporunu düzenleyen heyetin icra dosyasını incelemediğini, bu nedenle rapor ve değerlendirmenin  tamamen yanlış olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası ile  farklı  hastanelerdeki alacaklar üzerine koyduğu  hacizler ile  toplam 240.469,47 TL'yi tahsil ettiğini, bu oranda sebepsiz zenginleştiğini, davalının, temliknameye konu alacağından, tahsil ettiği miktarda müvekkilinde bir alacağı kalmadığını, bu durumda davalının en azından tahsil ettiği alacak miktarında kısmi olarak temliği müvekkiline  iade etmesi gerektiğini, Ayrıca davalının, elindeki  kambiyo senedini icra takibine konu ettiğini, bu durumda temliknameye konu alacağının iadesinde  hukuki engelin kalktığını, Alacağını icra takibi ile tahsil eden   davalının, temliği iade etmeyerek,  davada tam kusurlu olduğunu, Manevi tazminat yönünden de; tanık beyanları, dosyadaki müvekkilinin vergi dairesi kayıtları, tüm hastanelere gönderilen haciz ihbarnameleri  ve diğer borçlu olduğuna ilişkin belgelerin değerlendirilmediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı faktoring şirketinin davacı tarafından yapılan temliği iade etmemesi sebebi ile oluşan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı ve davalı arasında Denizli ... Noterliğinin 26/03/2009 tarih ve ... yevmiye numaralı 250.299 TL bedelli temlikin bulunduğu, temliknamede, bu temliknamede yer almayan hususlarda ... A.Ş. ile imzalanmış olan Faktoring Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, işbu temlik sözleşmesinin bahse konu Faktoring Sözleşmesi'nin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun düzenlendiği, yine taraflar arasında 08/04/2009 tarihli 250.000 TL bedelli faktoring sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin II/4.maddesinde; “Müşteri,  Faktor tarafından yazılı olarak  muvafakat edilmedikçe, temlik konusu alacakların ödenmesini teminat altına almakla yükümlüdür. Bu teminatlar ayni, şahsi veya bu amaçla tanzim ve Faktora ciro ile teslim edilen kıymetli evraktan ibaret olabilir.” düzenlemesinin bulunduğu,  buna göre icra takibine konu 08.04.2009 tanzim tarihli ve 08.10.2009 vade tarihli 238.000 TL tutarlı bononun temlik konusu alacağın teminatı olarak verildiği, bu hususta bir çekişme bulunmadığı, aşağıda ayrıntıları ile açıklanacağı üzere, senedin teminat fonksiyonunun devreye girmesi ile davalının senedi icra takibine koyduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin II/14.maddesinde “III. Bölüm hükümleri saklı kalmak kaydı ile, LOB'nde bulunulmadıkça, vadeden 30 gün içinde her ne sebeple olursa olsun tamamen veya kısmen ödenmeyen alacakları müşterinin temellük etmek ve bu alacaklar için yapılan finansman ödemelerini, ferilerini iade etmekle yükümlü olduğu,  faktorun aksi taraflarca her bir alacak için ayrı ayrı olmak üzere kararlaştırılmadıkça borçluya karşı ihbar, ihtar ya da protesto keşidesi ile yükümlü bulunmadığı gibi borçluyu takibe, borçluya karşı dava ikamesine de mecbur olmadığı, faktorun bunun gibi borçlu tarafından kendisine yöneltilen temel ilişki ya da alacağa ilişkin bilcümle defi ve itirazları tahkik, cevaplandırma ve ikame olunan dava, tedbir gibi talep ve işlemleri takibe, ihbara mecbur olmadığının düzenlendiği, bu nedenle sözleşme uyarınca, temlik edilen borç ne sebeple olursa olsun vadeden itibaren 30 gün içinde kısmen veya tamamen ödenmediği takdirde temlik eden davacının, devrettiği alacağı iade almak için kendisine yapılan ödemeleri davalıya iade ile yükümlü olduğu, davalıya kısmi bir temlik iade yükümlülüğü yüklenmediği, temlik konusu alacak için yaptığı ödemeleri ve ferilerini tamamen elde edinceye kadar alacağı geri temlik etmekten bütünüyle kaçınmasının yerinde olduğu, icra takibi kapsamında yapılan tahsilatların alacağın tamamını karşılamadığı, bu nedenle aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, somut olayda temlik konusu alacak için yapılan ödemelerin ve ferilerin tamamen elde edildiği iddia edilmediği gibi, bu yönde bir bilgi, belge ve delile rastlanmadığı, görülmüştür. Diğer yandan  Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/155 Esas sayılı dosyasında; davacının  22.03.2010 tarihinde temlik borçlusu konumundaki dava dışı hastane aleyhine, temlik konusu 30.12.2008 tarihli ... numaralı fatura alacağına ilişkin olarak 249.249 TL'nin tahsili amacıyla dava açtığı,  Mahkemece davacı tarafından dava konusu alacağın temlik edilmiş olması sebebiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesince onandığı, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/4646 soruşturma sayılı dosyasında davacının müşteki olarak yer aldığı, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet suçlamasından şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüş olup, davacının davanın reddedilmesi sebebiyle uğradığı zararların kendi riski  kapsamındaki davranışı sonucu meydana geldiği, bu nedenle söz konusu zararlardan  davalının sorumlu  tutulamayacağı anlaşıldığından, Mahkemece verilen kararın isabetli olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarih ve 2018/26 E., 2021/783 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7bb64a4d37ffe467","SID":"19a181ba48244ba1"}}