{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/120 <br>KARAR NO: 2024/1532<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2018/456 E. - 2021/153 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, üniversiteye hazırlık, liseye hazırlık ve ilköğretim derslerine yardımcı yüzlerce kitap hazırlayan, yayımlayan ve basan bir yayınevi olduğunu, ayrıca 2002 yılından itibaren ... adıyla üniversiteye hazırlıkta özel eğitim verdiğini, davacının \"...\" markasının ... başvuru numarasıyla TPE'de tescil ettirilip 2014 yılında yenilendiğini, davacının ayrıca \"...\" markasını  da ... başvuru numarası ile TPE nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, davacı şirketin bu iki markayı ve logosunu işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında ve bastırmış olduğu kitaplarda kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafın ... Mah. ... Sk. No:... Sancaktepe/İSTANBUL adresinde özel eğitim alanında faaliyette bulunduğunu, ilköğretim öğrencilerine özel eğitim dersleri verdiğini, davalı tarafın aynı adreste \"...\" adında özel eğitim kursu açtığını ve ilköğretim öğrencilerine özel eğitim dersleri verdiğini, davalı tarafın aynı kurs merkezinde bir çok tabelada, karvizitlerde \"...\" ibaresini kullandığını ve faaliyette bulunduğu çevrede herkesçe davacı şirkete ait bir kurs gibi bilindiğini,  davacı şirketin davalı ile fiili ya da hukuki hiç bir bağlantısı olmadığını,  davacının markası, logosu ve ürünlerinin davalı tarafça taklit edildiğini, davalı tarafın davacı markaları ve logosunu kullanarak haksız rekabete yol açtığını,  davacı tarafça, davalı taraf hakkında Mahkememizin 2018/110 Değişik İş numaralı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, bu dosyada söz konusu kurs merkezine keşfe gidilip bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporunda davalının kurs merkezi adında, tabelalarda ve kartvizitlerinde kullandığı \"...\" ibaresinin, davacı markalarına benzer olduğu ve iltibasa sebep olacağı kanaatine varıldığını belirterek, bu sebeplerle davalının davacıya ait markalara tecavüzünün önlenmesine, davacıya ait tescilli markaların kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı verak ve ürünlerin toplatılmasına, masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilanına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline   karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili süresinde cevap dilekçesini sunmamış, cevap süresi dolduktan sonra sunduğu dilekçesini duruşmada tekrarla; tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalı şirketin ilköğretim öğrencilerine yönelik kişisel gelişim merkezi olarak hizmet verdiğini, eğitim içeriğinin, mental eğitimler, satranç eğitimi, ingilizce eğitimi gibi ilköğretim öğrencilerinin sosyal ihtiyaçlarına yönelik kişisel gelişim kurslarını ihtiva ettiğini, davacı şirketin üniversite hazırlık dershanesinin uzun yıllardır faaliyette olmadığını, \"...\" ve \"...\" terimlerinin evrensel matematik terimleri olduğunu, ... ve ...nün çeşitli tarihlerde, tüm dünyada matematik severler tarafından kutlandığını, ... Gününün bir yüzyılda sadece 9 kez kutlanabildiği, ... Gününün ise her yıl 14 Mart tarihinde kutlandığını, bu sebeple herhangi bir öğretmenin kurs merkezinin isminde veya logosunda bu terimleri kullanma ihtimalinin bulunduğunu, davalının hem bu sebeple ilgili matematik terimlerinin koruma altında olamayacağını düşündüğünü, hem de bu isimlerde bir kurs merkezinin bulunmamasına güvenerek kurs merkezinin isminde her iki matematik terimini kullandığını, davalı şirketin, markanın koruma altında olduğunu keşif ile öğrendiğini, sonrasında derhal tabelalarını, ilanlarını, kartvizitlerini \"...\" olarak değiştirdiğini, buna ilişkin faturanın suretini de dilekçe ekinde sunduklarını, tarafların markalarının farklılık arz ettiğini, davalı şirketin markasında kullandığı yazı tipinin ve esaslı unsurun da farklı olduğunu, davalının, uyuşmazlığı öğrenir öğrenmez kullanmayı bıraktığı markada esaslı unsurun \"...\" ibaresi olmadığını, esas unsurun şekil olduğunu, çocuklarının eğitimine önem veren, kişisel gelişim kurslarına gönderen velilerin davacı firma ile davalıya ait firmayı karıştırmasının mümkün olmadığını, davalının, markadan menfaat temin etme ihtimalinin bulunmadığını, davalı  şirketin beş-altı öğretmenle çalışan butik bir yer olduğunu, davacı şirketin marka hakkından yararlanmasının söz konusu olmadığını, davalı şirketin ticari kayıtları incelendiğinde zararda olduğunun görüleceğini, tarafların faaliyet alanı, faaliyet boyutu, potansiyel müşterilerinin tamamen farklı olduğunu, ... Yayınları'ndan davalının ders alanlarına ilişkin bir kitabının bulunmadığını,  davacı yana ait diğer ders kitapları ve soru bankalarının da yalnızca sınavlara yönelik olmakla, kişisel gelişime ilişkin herhangi bir kitabı bulunmadığını, öğrenci velilerinin ortalama bir tüketici bilincinden daha yüksek bir bilince sahip olduğunu, davacının maddi ve manevi zarara ilişkin iddialarının soyut olduğunu,  maddi zarara ilişkin herhangi bir bilgi, belge sunulmadığını belirterek, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....toplanan deliller, davalının işletmesinde yapılan delil tespiti, marka tescil kayıtları, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve belgeler ile bilirkişi raporu ile; davacının markalarının esas unsurunun \"...\" ibaresi olup 41. Sınıfta \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" ile 16. sınıfta \"dergi, kitap, gazete vb. yayınlama hizmetleri, basılı yayınlar, basılı evrak; kitaplar, dergiler, gazeteler...\" mal ve hizmetleri için tescilli oldukları, davalının 28/07/2017 tarihinde faaliyete başladığı tespit edilen Çekmeköy'deki özel öğretim kursunun tabelalarında, iş evrakında ve bir kısım kitapların üzerinde  \"...\" ibaresini marka olarak kullandığı, bu kullanımda \"...\" ibaresinin ön plana çıkartıldığı,  davalının marka kullanımının da 16. sınıftaki mal ve hizmetler ile 41. sınıftaki hizmetler için olduğu, tarafların markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıtırılmaya neden olacak derecede benzer oldukları, taraf şirketlerin müşteri kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olması nedeniyle davalıya ait işletmenin davacı şirkete ait olduğu zannına kapılabilecekleri, her iki şirket arasında bağlantı kurulabileceği, bu durumun davacının tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının bu tecavüzün tespitini, önlenmesini, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanını talep edebileceği, davalı tarafça tecavüze konu markanın kullanımına 22/04/2018 tarihinde son verdiklerine dair fatura örneğini dosyaya sunduğu, bu tarihten sonra tecavüzün devam ettiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, bu nedenle maddi tazminat hesaplanırken davalı işletmenin faaliyete başladığı 28/07/2017 tarihi ile tecavüzün son bulduğu 22/04/2018 tarihleri arasındaki cirosuna bakılması gerektiği, bilirkişi raporu ile davacının bu dönemdeki cirosunun davalıya kıyasla oldukça yüksek olduğu, bu nedenle hakkaniyete uygun bir lisans bedelinin belirlenebilmesi için davalının cirosunun dikkate alınması gerektiği, davacı tarafça dosyaya örnek lisans sözleşmesi sunulmadığından İstanbul Ticaret Odası'nın bildirdiği %15 oranına itibar edilmesinin uygun olacağı,  davalının bu dönemdeki toplam cirosunun %15'inin 4.623,89 TL olduğu, davalının tecavüze konu markayı kullanma süresi, tarafların mali ve ekonomik durumları, davalının kusur durumuna göre 4.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla,\" DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının \" EĞİTİM VE ÖĞRETİM HİZMETLERİ\"  faaliyetinde davacıya ait \" ...\" esas unsurlu markaları ile iltibasa neden olacak şekilde marka kullanmak suretiyle davacının marka haklarına yaptığı tecavüzünün ÖNLENMESİNE, Davalının Yargılama sırasında bu şekilde marka kullanımına son verdiği anlaşıldığından, davacıya ait tescilli markalar ile iltibas yaratan markaların kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılması konusunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Davalının marka kullanımına son vermesi nedeniyle kararın gazetede ilanına YER OLMADIĞINA, 4.623,89 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine\"  karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Varsayımsal lisans bedeli hesaplamasında sadece davalı yanın ticari defterlerinin ve hasılatının esas alındığı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkili şirketin cirosunun da değerlendirmede göz önüne alınması gerektiğini, dosyada bulunan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun, her ne kadar davalı kullanımının iltibas oluşturduğunu ve davacı müvekkilin marka hakkını ihlal ettiğini belirttiğinden bu yönüyle hükme esas alınabilecekse de, raporda yapılan tazminat hesaplamasında sadece davalı yanın ticari defterlerinin esas alınarak hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkili şirketin davaya konu markasından elde ettiği kazancın da esas alınması gerektiğini, yoksun kalınan kazancın lisans örneklemesi yoluyla belirlenmesinde, emsal bir araştırma yapılarak, markanın tanınmışlık düzeyi, ekonomik önemi, markanın konu olduğu lisansların sayısı, türleri göz önünde bulundurulması gerektiğini, sadece davalının cirosu üzerinden farazi lisans bedeli hesaplaması usul ve yasaya aykırı olacağını, davacı müvekkili şirketin 2002 yılından bu yana eğitim alanında adını tüm ülke çapında duyurduğunu, köklü ve saygın bir kuruluş olduğunu, oldukça geniş bir ticari iş ve işlem hacmi bulunduğunu, konu kararının reddedilen kısım yönünden kaldırılması gerektiğini, -sadece davalı yanın ticari defterleri üzerinden yapılan ve 28.07.2017 - 22.04.2018 tarihleri arasındaki varsayımsal lisans bedelinin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin, 22.04.2018 tarihi itibari ile tecavüze konu tabelaların değiştirilmesi sebebine dayanarak, bu tarihten sonraki davalı cirosu esas alınarak yapılan tazminat hesaplamasın göz ardı ederek hüküm kurduğunu, ancak sayın ilk derece mahkemesi bilirkişi heyetinin 28.07.2017 - 16.11.2018 tarihleri arasındaki davalı ticari defter kayıtları üzerinden tazminat hesaplaması yapılması için görevlendirildiğini, buna rağmen bilirkişi heyetinin 22.04.2018 tarihine kadar olan ticari defter kayıtları üzerinden de seçenekli olarak bir hesaplama yapması ve bu seçenek hesaplamanın sayın mahkeme tarafından hükme esas alınması hatalı olup bozmayı gerektirdiğini,  davalı yanın ticari defterleri üzerinden varsayımsal lisans bedeli hesaplaması yapılmasının kabulü halinde, 28.07.2017 - 22.04.2018 tarihleri arasındaki davalı ticari defter kayıtları ve cirosunun esas alınması gerektiğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dershane ve kurs merkezi faaliyeti yürütmediği, sadece kitap satışı yaptığının yerinde inceleme esnasında da görüldüğünü, Davacının 01.10.2015-16.11.2018 tarihleri arasında eğitim geliri olmadığını, yalnızca kitap satışından gelir elde ettiğinin bilirkişi raporunda tespit edildiğini, dava yoksun kalınan kazanç iddiasına dayanmakta olup farklı faaliyetlerden gelir elde eden, farklı müşterilere hizmet veren tarafların birbirinin kazançlarında yoksun kalmalarına sebebiyet vermelerinin mümkün olmadığını, tarafların faaliyet alanı, faaliyet boyutu, potansiyel müşterileri tamamen farklı olduğunu,  Kurs merkezi işletmek ile yayıncılık faaliyetleri tamamen farklı iştigal konuları olduğunu,  Davacı... yayınlarından müvekkilinin ders alanlarına ilişkin bir kitabı dahi bulunmadığını, bu sebeple  kazanç kaybı hesaplaması yapılmasını kabul etmediklerini,  bir kaç öğretmenle faaliyet yürüten müvekkilinin davacının satışını olumsuz etkilemesinin de mümkün olmadığını, eğitim piyasasında lisans hakları bedelsiz veya çok cüzi bedellere verildiğini,   dershanelerin kapanması ile  sektörde boşluk oluştuğunu, sektörde genel olarak tabela sayılarının artırılarak markaların tanınması, böylece sektördeki boşluğun doldurulması amaçlandığını, bu sebeplerle de haksız kazanç elde etmek isteyen davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, marka kullanımına son verildiği hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak 28.07.2017 - 22.04.2018 tarihleri arasında hesaplama yapılmasının tabelanın değiştirildiğinin kabulüne karşın hesap süresinin istinaf sebebi yapılması doğru olmadığını, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığı çalışma ruhsatı dahi 23.03.2018 tarihli olduğunu, tespit yapılmasının ardından 22.04.2018 tarihinde müvekkilinin derhal tabelayı kaldırdığını,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için maddi tazminat hesaplaması yapılması halinde tespitin yapıldığı 16.04.2018 ile tabelanın kaldırılarak isim değişikliğinin yapıldığı 22.04.2018 tarihleri arasındaki süre için maddi tazminat hesaplaması mümkün olabileceğini, hükme esas alınan tarih aralığı davacının lehine olmasına karşın davacı tarafça istinaf sebebi yapılmasının doğru olmadığını, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini  talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacı adına tescilli \"...\" markasının davalı tarafından iltibas oluşturacak şekilde kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"... + Şekil\" markasının 03.06.2005 tarihinde 41.sınıfta, ... numaralı \"... + Şekil\" markasının 16.05.2016 tarihinde 16, 38, 41 ve 35.sınıfta davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; davalı tarafından ... numaralı \"...\" ibareli markanın 41.sınıfta tescili için 18.04.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, marka başvurusunun davacı şirketin itirazı üzerine reddedildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalı aleyhine Mahkememizin 2018/110 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğu, Mahkememizce yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle marka uzmanı bilirkişi ...'tan alınan 26.04.2018 tarihli raporda; davalı şirkete ait ... Mah. ... Sok. No:... Sancaktepe / İstanbul adresindeki iş yerinde yapılan incelemede davacının tescilli \"...\" markasının kullanıldığı, iki taraf markası karşılaştırıldığında \"...\" ibaresinin esas unsur niteliğinde diğer ibarelerden daha büyük harflerle belirgin olarak kullanıldığı, \"...\" ibaresinin bu şekilde kullanımının davacı taraf markası ile benzerliğe sebep olduğu, markanın bir bütün olarak diğer unsurlarla birlikte kullanılmasının davacı taraf markasının bilinirliğinden dolayı iltibasa sebep olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekili maddi tazminat talebinin SMK'nun 151/2-c maddesinde belirtilen lisans bedeline göre hesaplanmasını istediğinden örnek lisans sözleşmelerini dosyaya sunması için süre verilmiş, ayrıca İstanbul Ticaret Odası'ndan lisans bedelinin ne kadar olabileceği sorulmuş, verilen cevapta lisans alanın davaya konu markadan elde ettiği cirosunun %15 oranında lisans bedeli ödemesinin uygun olacağı bildirilmiştir. Tarafların delilleri toplandıktan sonra tarafların ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, marka uzmanı ..., eğitim sektörü uzmanı ... ve muhasip ...'tan oluşan bilirkişi heyeti 17.05.2021 tarihli raporda; \"davacı adına ... tescil numaralı \"... + ŞEKİL\" markasının 41. sınıfta 20.04.2004 tarihinde başvurusunun yapıldığı ve 03.06.2005 tarihinde fiilen tescile bağlandığı, ... tescil numaralı \"...\" markasının 16, 35, 38, 41. sınıfta 14.10.2015 tarihinde başvurusunun yapıldığı ve 16.05.2016 tarihinde fiilen tescile bağlandığı,  davalı tarafın İstanbul Anadolu FSHHM 2018/110 D. İş sayılı dosyasında yer alan 26.04.2018 tarihli  bilirkişi raporuna göre fiilen kullandığı \"...\" kullanımında da \"...\" ibaresinin ön planda tutulduğu, markanın da esaslı olarak \"...\" olarak algılandığı, davalı tarafın 41. sınıftaki hizmetler ve 16. sınıfta yer alan mallar bakımından \"...\" ibareli marka kullanımının SMK'nun 29. maddesi anlamında marka hakkı ihlali teşkil edeceği, davalı tarafça kullanılan ... (...)  ibaresinin markada esaslı ve ön planda olan hususun \"...\" ibaresi olması karşısında esasa etki etmediği, markalar arasındaki benzerliğin ortadan kalkmadığı,  davalı tarafın \"...\" ibaresini 16. sınıftaki mallar ve 41. sınıftaki hizmetler için kullanımını meşru kılacak herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu bağlamda davalı tarafın marka kullanımı bakımından herhangi bir meşru dayanağı olmadığı, davalının dava açılmadan önce marka kullanımına son verdiğine ilişkin iddia ve beyanların değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu,  mali yönden inceleme neticesinde ; davacı ve davalı tarafların ticaret sicil kayıtları incelendiğinde ana iştigal konularının 16. ve 41. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, davacı ve davalı tarafların ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin eğitim gelirlerinin (kurs ücreti) 01.01.2015 - 30.09.2015 tarih aralığında olduğu, 01.10.2015-16.11.2018 tarih aralığında eğitim geliri olmadığı, yalnızca kitap satışından gelir elde ettiği, maddi tazminat hesaplamasının seçenekli olarak yapıldığı, davalının kuruluş tarihi dikkate alınarak 28.07.2017 - 16.11.2018 tarihleri arasındaki cirosuna göre hesaplanan maddi tazminat tutarının % 15 lisans bedeli üzerinden 11.048,88 TL olduğu, davalının dava konusu markaya ait tabelasını değiştirdiği tarih dikkate alınarak 28.07.2017 - 22.04.2018 tarihleri arasındaki cirosuna göre hesaplanan maddi tazminat tutarının % 15 lisans bedeli üzerinden 4.623,89  TL olduğu\" yönünde görüş bildirmiştir. Davacının lisans bedeline göre maddi tazminat hesaplanmasını talep etmesinden dolayı taraflara ait ticari kayıtlar ve örnek lisans sözleşmelerinin incelendiği, Davacının 01.10.2015-16.11.2018 tarihleri arasında eğitim geliri olmadığı, yalnızca kitap satışından gelir elde ettiği, tarafların farklı faaliyet alanları olması nedeniyle belirlenecek lisans bedelinde davalının cirosunun da dikkate alınması zorunlu olduğu, davacının markalarının tanınmış olması, faaliyet alanı, markaların tescilli oldukları süre ve davacının cirosuna göre, %15 oranının uygulandığı, dosya kapsamına sunulan ticari belgeler ve kayıtlar ile davalı cirosunun hesaplanabildiği, davacı markasının tanınmışlığı da göz önüne alınarak %15 oranında lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının belirlenebilir olduğu, hesaplamada davalının tabelasının değiştirilmesi nedeniyle, tespit tarihi ve tabelanın değiştirilme tarihine kadar olan sürenin hesaplanması gerektiği, 28.07.2017 - 16.11.2018 tarihlerinin alınmasının yasal olmadığı, 16.04.2018 tespit tarihinden-22.04.2018 tarihli tabela değiştirme tarihine kadar olan süre yerine  davalı işletmenin faaliyete başladığı 28/07/2017 tarihi ile tecavüzün son bulduğu 22/04/2018 tarihlerin hesaplamaya alındığı, bu sürenin de tespit tarihten daha fazla olduğu aleyhe bozma yapılamayacağından davacısı lehine kazanılmış hak teşkil edildiği anlaşılmakla davacının istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2018/456 E., 2021/153 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e596761ec1a20904","SID":"9d3a6fea6456c469"}}