{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/242 Esas<br>KARAR NO: 2024/1602<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/10/2021<br>NUMARASI: 2020/324 E. - 2021/226 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1965 yılında ... olarak kurulduğunu, Türkiye genelinde birçok otel, hastane ve medikal sektöre bu anlamda hizmet verdiğini, yurt içi ve yurt dışında ihracatlar yaptığını, müvekkilinin aynı zamanda çeşitli ... çalışmaları yaptırarak yeni ve tamamen özgün tasarımları oluşturduğunu ve kendi adına tescillediğini, müvekkili firmanın kutu tasarımını... (1) numaralı tasarım tescil belgesi ile tescil ettirdiğini, ancak hal böyle iken davalı tarafından, \"...\" markası altında üretip piyasaya sunduğu ürünler ile müvekkili ürünleri arasında belirgin derecede benzer olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya müvekkiline ait tasarımdan doğan hakların ihlal edildiği ve haksız eylemin sona erdirilmesi amacıyla ihtarname keşide edildiğini, davalının bu ihtara karşı yanlışlığın düzeltileceğini ve ihtara konu kutu ambalajını kullanmayacaklarını bildirdiğini, ancak buna rağmen davaya konu ambalajlı ürünlerin davalı tarafından satılmaya devam edildiğini, Mahkememizin 2020/379 Değişik İş sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile de söz konusu durumun tespit edildiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini ve maddi ve manevi zararlara uğrattığını iddia ederek, müvekkilinin tescilli tasarımına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini, tecavüz teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara ve bu ürünlerin görsellerinin yer aldığı tanıtım vasıtalarına el konularak imhasını, belirsiz alacak davasında harca esas değer olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın, dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının açtığı davasında haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından müvekkiline, davacının tasarım haklarına tecavüz edildiğini iddia ettiği ürünlerin üretim ve satışından vazgeçmesini ve eldeki ürünlerin imha etmesini talep ettiğini, bu taleplerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini ve bu durumun davacıya bildirildiğini, davacının herhangi bir zarara uğradığını hiçbir şekilde ispatlayamadığını, müvekkiline gönderilen ihtarname üzerine ürünlerin piyasadan çekildiğini ve üretimini durdurduğunu, piyasadaki mevcut maske kutuları incelendiğinde, tüm kutuların birbirine benzediğini, maskeli ve boneli insan figürü ile sade ve düz bir yazı fontu seçilen maske kutusu, ayırt edici bir tasarımdan ziyade ürünün içeriğine ilişkin bilgi verici nitelikte olduğunu ve müvekkilinin davacının tescilli tasarımına yönelik tecavüz veya haksız rekabet eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli ... tescil nolu ambalaj tasarımından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine; tecavüz teşkil eden davalı tarafa ait ambalajların ve münhasıran bunların üretiminde kullanılan klişelere, üretildikleri satıldıkları, piyasaya sunuldukları ve ticari amaçla bulundurulduğu her yerde toplatılarak el konulmasına ve imhasına; ihlal teşkil eden görsellerin yer aldığı ve tanıtımlarının yapıldığı davalı tarafa ait broşür, katalog ve tanıtım vasıtalarına el konularak imhasına, TBK 50 - 51 maddeleri uyarınca takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yine 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin günlük bir gazete ile ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 22/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda \"davalı tarafın 2020 yılında gerçekleştirdiği satışlarına ait net karlılık oranı dahilinde hakkaniyet ilkesine bağlamında tecavüzü döneme ait satışlara uyarlandığında, toplamda 36.056,16 TL net satış karı elde edebileceği ( satılan malın maliyet dahildir) bu oranın davacının olası yoksun kalınan kazancına ilişkin tercih talebi hesaplanmasında emsal olarak uyarlanabileceğinin\" belirtildiğini, her ne kadar kutular üzerinde farklı markalar sözkonusu olsa da ambalajın ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde taklit edilerek ürünlerin piyasaya arz edilmiş olması tüketici tarafından markalara dikkat edilmeksizin kutulara yoğunlaşılarak alımın gerçekleştirilmesine neden olduğunu, zira ambalaj bir ürünün giysisi olduğu açık olup tüketicinin de ambalaja odaklanacağını, diğer taraftan davalı tarafın basit bir şekilde kutu üzerine sadece kendi markasını basarak satışa sunması mümkün iken müvekkilinin kutu tasarımını ayırt edilemeyecek kadar benzerini taklit ederek satışa sunmasındaki amacın da iltibası sağlamak ve haksız kazanç sağlamak olduğunu, bu manada kullanılan ambalaj tasarımının satışlara etkisinin yerel mahkemenin takdir ettiği tazminattan daha yüksek olduğunu, Diğer taraftan talep edilen  36.056,16 TL maddi tazminata dayanak olan bilirkişi raporunda davalının karlılık oranının %1,68 olarak tespit edildiğini, bu tespite karşı olarak sunulan itiraz dilekçesinde davaya konu ürünlerin  pandemi döneminde en çok satılan ürünler olduğu, bu manada sözklonusu dönemde neredeyse  yok satan  koruyucu maskelerden elde edilen kârın %1,68 olmasının hayatın olağan akışına uymadığını, dolayısıyla % 1,68 karlılık oranı ile bulunan 36.056,16 TL tutar dahi düşükken daha da düşük bir maddi tazminat tutarına hükmedilmesinin bu açıdan da kabul edilebilir olmadığını, Davaya konu ihlal teşkil eden kutuların satışının durdurulması sağlanmaya çalışılmışsa da, trendyol firması tarafından mahkeme tarafından kapatılan linkler dışında farklı linkler üzerinden satışa devam edildiğini, bu durumun huzurdaki davada da dile getirilmesine karşın davalı tarafın sözkonusu satışlara engel olmak için herhangi bir faaliyette bulunmadığını, dolayısıyla bilirkişi raporu ile belirlenen tutardan daha yüksek bir tutarda satışın gerçekleştiğini,https://www.trendyol.com/... linke ait görselden anlaşılacağı üzere 28/12/2021 tarihinde dahi halen ... alışveriş sitesinde satış işleminin devam ettiğini,Manevi tazminatın, zararı karşılamaktan ve caydırıcılıktan uzak olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bir ürün piyasaya sürülürken, pazarlama sektörüne,  ürün ile ambalajın birbirini tamamlaması ve ambalajın satın alınması istenen ürün hakkında bilgi vermesinin bekleneceğini, her sektör de bu hususta belli danışmanlık alındığını ve pazarlama piyasasında yer ettiğini, belli pazarlama tüyolarına dikkat edildiğini, her sektörün kendi içinde belli başlı tüketiciyi satın almaya teşvik edici pazarlama teknikleri kullandığını, bu noktada tasarım konusunun gündeme geldiğini, tasarımın, bir eserin tamamının ya da ilgili bir parçasının renk, çizgi, doku gibi insanların duyu organları ile algılanabilen farklı özelliklerinin meydana getirdiği görsel olduğunu, maske sektöründe de, tüketiciler için de maske kutuları üzerinde yer alan figür ve yazı fontlarının satın alımı etkileyen faktörler olmadığını, maskeli ve boneli insan figürü ile sade ve düz bir yazı fontu seçilen maske kutusunun,  ayırt edici bir tasarımdan ziyade ürünün içeriğine ilişkin bilgi verici nitelikte olduğunu, mevcut tasarımın yenilikçi olması gerektiğini, dava konusu yapılan tasarımın ise piyasada bulunan diğer maske kutularından herhangi bir ayırt edici yönü bulunmadığını, müvekkilinin tüketiciyi kandırma ve taklit kastı bulunsa davacıya ait şirket logolarını da kopyalayacağı ya da bu logolara oldukça benzer tasarımlar kullanacağının açık olduğunu, davacının dosyaya sunduğu bilirkişi raporunda dava konusu tasarımdan farklı logo ve metinlerin de bulunduğunun tespit edildiğini, Karşı yan tarafından müvekkil aleyhine dava açılmadan önce müvekkiline gönderilen ihtarnamenin ardından müvekkilinin derhal ürünleri piyasadan çektiğini ve üretimi durdurduğunu, bu durumun Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyasında yapılan yerinde inceleme ile tespit edildiğini, bu sebeple davacı açısından ne doğan ne de doğması muhtemel herhangi bir zarar söz konusu olmadıını, hal böyle olunca karşı yanın zararını talep etmesinin kötü niyetli kazanç sağlama saikı ile hareket etiğini gösterdiğini, mahkemenin de bu hususu göz önünde bulundurmadan davanın kısmen kabulüne karar vermesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermeden anında durumla ilgili önlem aldığını ve elinden geleni yaptığını, internet satışı için de kutu tasarımının değiştirildiğini ...’a (... Grup) bildirdiğini, ancak bildirim yapılmasına rağmen ilgili siteden ürün görselleri kaldırılıp güncel ambalaj görseli kullanılmadığını, bu husus ile ilgili ... aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, kaldı ki ilgili internet sitesinden sipariş verildiğinde de görseldeki ürün yerine yerel mahkeme dosyasında mevcut kendilerince görselleri sunulmuş ürünler geldiğini, ... ile satıcı olan kişilerin haksız olarak müvekkilinin maske markasının geçmiş tarihteki kutu görselini kullanmaya devam ettiğini, müvekkili şirket kullanılan ürün görsellerine müdahale edemediğinden bu hususta kendisine kusur yüklenmesinin söz konusu olmayacağını, dolayısıyla dava konusu maske kutularının satışının hâlihazırda devam edildiğini ve internet satışı yapıldığı iddiasının kabulü mümkün olmadığını, Mahkemece de bu konuda müvekkiline kusur yüklenmesinin de kabul edilebilir olmadığını, tasarıma tecavüzün oluşmadığını, Dosyada mevcut olan davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 16.07.2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile müvekkili şirketten, tasarım haklarına tecavüz edildiğini iddia ettiği ürünlerin üretim ve satışından vazgeçmesini, eldeki ürünlerin imha etmesini, piyasadaki ürünlerin toplatması ve reklam kullanımına son verilmesini talep ettiğini, mevcut ihtarname müvekkili şirkete ulaştığı gibi davacı yanın taleplerinin yerine getirildiğini ve Karşıyaka ... Noterliğinin 04.08.2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle de bu hususun davacıya bildirildiğini, ihtarname cevabında müvekkili şirketin değiştirdiği kutu tasarımının bir örneğinin de eklendiğini, söz konusu ihtarname cevabında ayrıca taklit kastının olmadığını, çalışılan matbaacının sunduğu ürün yelpazesi içerisinden bir seçim yapıldığı, kutu tasarımının başka şirket tarafından kullanıldığı, piyasada böyle bir kutunun olduğunun bilinmediğinin açıklandığını, mevcut tedbirlere ve müvekkilinin ilgili ürünü piyasandan çektiğini bildirmesine, taklit kastının olmadığını özellikle vurgulamasına karşılık davacının maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasıyla dava açmasının açıkça kötü niyetli olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüz teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, bu ürünlerin görsellerinin yer aldığı tanıtım vasıtalarına el konularak imhası ile maddi ve manevi tazminat taleplidir. Davacı; davaya dayanak  kutu tasarımını ... (1) numaralı tasarım tescil belgesi ile tescil ettirdiğini, davalı tarafça  \"...\" markası altında üretip piyasaya sunduğu ürünlerin yer aldığı kutu tasarımı ile adına tescilli tasarımın belirgin derecede benzer olduğunu, bu durumun davacıya ait tasarımdan doğan hakları ihlal ettiğini iddia etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, yukarıda sayılan nedenlerle, taraflarca istinaf edilmiştir. Mahkemece her ne kadar yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/355 esas, 2022/40 karar sayılı dava dosyasında, eldeki davaya dayanak davacı adına tescilli ... numaralı tasarımın, birleşen davada hükümsüzlüğünün talep edildiği, davanın reddine dair verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2022/1127 esas, 2024/156 karar sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz yolu açık olmak üzere verildiği, bu davada verilecek olan kararın eldeki davanın sonucunu doğrudan etkileyeceği, dolayısıyla söz konusu davanın sonucu beklenip, davalı savunmaları üzerinde durulmak kaydıyla bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.  Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulüne, davacının istinaf başvurusu hakkında bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,2- Davacının istinaf başvurusu hakkında bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,3- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarih, 2020/324 E. 2021/226 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talebi halinde ilgilisine iadesine,6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24dae5938682de34","SID":"28ada1335f27529c"}}