{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi  35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/598 - 2024/1132<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/598 <br>KARAR NO\t: 2024/1132<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/539 Esas 2022/900 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, ilk derece mahkemesi tarafından 21/03/2023 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle, davacının  istinaf talebinin reddine dair ek karar verilmesi sonrasında ek karar yasal süresi içerisinde istinaf edilmiş olmakla, davanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açılmış olması ve davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin de reddedilmiş olması karşısında, kesinlik sınırının zararın tamamına göre belirlenecek olmasına göre, davacının istinaf talebinin miktar itibariyle kesin olduğu kabul edilerek reddedilmiş olmasında usul ve yasaya uygunluk görülmediğinden, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvuru talebinin oy birliği ile kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, asıl karara yönelik istinaf başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29/09/2020 tarihinde  aracı ile gidiş yönüne göre yolun sağ tarafında duraklayarak, bagajdan bir takım eşyaları aldıktan sonra tekrar sürücü koltuğuna binmek üzere olduğu sırada, davalı sigorta şirketince ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın kendisine çarpması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini ve  davacının ağır şekilde yaralanarak,  ömür boyu malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından  sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve davalının zararlarından sorumlu olduğunu, davalıya müracaat etmiş olmasına rağmen zararlarının karşılanmadığını ve davalının 03/11/2020 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 300,00 TL'nin poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 03/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kusuru, zararı ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat davası olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan 25/06/2021 tarihli kusur raporda kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’un kusursuz olduğunun bildirildiği, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 28.02.2022 tarihli ve 18/11/2022 tarihli raporlarda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ve Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmelerde kişinin engel oranının %0 olduğu, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden % 0 oranında kaybettiği, 3(üç) hafta süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, başkasının yardımına ihtiyaç duymadığı, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı kanaatinde olunduğu  şeklinde görüş bildirildiği,\taktüer bilirkişiden alınan 05.04.2022 tarihli raporda, davacının geçici iş göremezlik zararının  449,23-TL olduğunun hesaplandığı, raporların karar vermeye elverişli olduğu  gerekçesi ile; \"1-Davanın kısmen kabulü ile; 449,23 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile alacağa 04/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, 2-Fazlaya ilişkin  talebin reddine,\"  karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, A.Ü.T.F. Adli Tıp ABD’den alınan raporu kabul etmediklerini, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan raporda \"Brakial Pleksus\" yaralanması için %16 oranında maluliyet  tayin edildiğini, maluliyet oranının bundan da yüksek olduğunu, bu nedenle çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı istemidir. İlk derece mahkemesince alınan maluliyet raporu ve sonrasında itiraz üzerine alınan raporlarda davacının sürekli iş göremezlik durumu tespit edilmediğinden davanın kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından maluliyet  raporunun yeterli olmadığından bahisle  istinaf edilmiştir. <br>\t1-Haksız fiil nedeniyle, TBK'nun 54. maddesi gereğince çalışma gücünün yitirilmesi yahut azlaması iddiası ile açılan davada, davacının mevcut maluliyeti olsa dahi, zarar gören mevcut maluliyetinin kaza ile illiyetini kanıtlamakla yükümlüdür.  Haksız fiil sorumlusu, ancak kazadan kaynaklanan maluliyete bağlı zararlardan sorumludur.<br>\tSomut olayda, davacı hakkında 26/02/2021 tarihinde A.Ü.T.F. Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından tanzim edilen ön raporda, davacının mevcut yaralanması nedeniyle son durum raporu istenilmiş, sonrasında tanzim edilen 28/02/2022 tarihli raporda davacının;  \"Eylül 2020'de Ankara'da araç dışı trafik kazası geçirdiğini, ambulans ile Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğünü, sol dirseğinde iç kanama olduğunu, | hafta kadar hastanede takip edildiğini, herhangi bir girişimsel işlem yapılmadığını, kanamanın kendi kendine gerilediğini, son hematoloji poliklinik başvurusunun 2020 yılı içinde olduğunu, yaralanma sonrası psikiyatri poliklinik başvurusunun olmadığını, aktif şikayetlerinin sol el 3-4-5 Parmaklarda hareket kısıtlılığı ve güçsüzlük olduğunu, sol kolu ile ağır kaldıramama olduğunu ifade etti. Özgeçmişinde; doğuştan hemofili hastası (hemofili A) olduğu, haftada 3 kez emoclot (F VİVVWF kompleksi) enjeksiyonu yapıldığını, sol gözünde dışa kayma ve sol bacakta aksamanın hemofiliye bağlı olduğunu, yaralanma ile illiyetinin olmadığını ifade etti. Yapılan fizik muayenesinde; sol kol alt 1/3 posteriorda 6xdem'lik hipopigmentasyon gösteren alan, sol kol alt 1/3 posteriorda 4xScm'lik yeşil-sarı renkli ve içinde 4x2cm'lik mor renkli ekimotik alan olduğu, üst ekstremite eklem hareket açıklıklarının bilateral tam olduğu, sol dirsek ekstansiyonu, sol el bilek ekstansiyonu, sol 3-4-5 parmaklar arası adduksiyonunun kas gücünün 4/5 olduğu, diğer üst ekstremite kas gücünün 5/5 olduğu, üst ekstremitede duyu kusuru tariflemediği tespit edildi. Aktif psikopatoloji olmadığı tespit edildi. Sağ üst ekstremitesini dominant olarak kullandığı tespit edildi.   ... Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi 29/11/2021 kabul tarihli EMG Sonuç Raporunda sol median ve ulnar sinirde DSAP amp küçük olduğu, motor iletimin normal olduğu, sol EIP, FDI ve ADM kaslarında kronik parsiyel denervasyon saptandığı, sol brakioradial, biseps, deltoid ve triseps  kaşlarının normal olduğu, EMG bulgularının sol brakiyal pleksus alt trunkusun parsiyel lezyonu ile uyumlu olduğu, 4. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Polikliniği 29/11/2021 tarihli 264 nolu Sağlık Raporunda 29/09/2020'de ADTK sonrası sol koldan yaralanıp kırık olmadığı, hemofili hastası olup cilt altı kanama gerçekleştiği, sol kol fleksiyonu ve ekstansiyonunun 4/5 olduğu, distal kas güçlerinin parmak abdüksiyonunda 4/5 olduğu, 29/11/2021 tarihli EMG raporunda brakiyal pleksus alt trunkusunda parsiyel lezyon saptandığı, belirtilmektedir.\" denilerek, raporda \" brakiyal pleksus\" yaralanmasının, etkisi değerlendirilmek suretiyle, son durum raporu ve yapılan ölçüm sonuçlarına göre maluliyet raporunun tanzim edilerek, mevcut yaralanması çerçevesinde engel durumu olmadığının değerlendirilmiş olduğu görülmüştür.<br>\tDavacının Gazi Üniversitesinden mevcut arazları (içeriği itibariyle kazaya ilişkin değerlendirme içermeyen) çerçevesinde aldığı 2 yıl geçerlilik süreli 10/06/2022 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda davacının göz, iç hastalıklar ve Ortopedi rahatsızlıkları çerçevesinde  engel durumunun %87 olarak tespit edildiğinden bahisle davacının bir kısım arazların kazadan kaynaklandığına yöçnelik itirazı sonrasında A.Ü.T.F. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 18/11/2022 tarihli raporda, davacının sunduğu Engelli Sağlık Kurulu Raporu da değerlendirmek suretiyle; \"Yapılan fizik muayenesinde; sol kol alt 1/3 posteriorda 6x4âcm'lik hipopigmentasyon gösteren alan, sol kol alt 1/3 posteriorda 4x5cm'lik yeşil-sarı renkli ve içinde 4x2cm'lik mor renkli ekimotik alan olduğu, üst ekstremite eklem hareket açıklıklarının bilateral tam olduğu, sol dirsek ekstansiyonu, sol el bilek ekstansiyonu, sol 3-4-5 parmaklar arası adduksiyonunun kas gücünün 4/5 olduğu, diğer üst ekstremite kas gücünün 5/5 olduğu, üst ekstremitede duyu kusuru tariflemediği tespit edildi. Aktif psikopatoloji olmadığı tespit edildi. Sağ üst ekstremitesini dominant olarak kullandığı tespit edildiği, Şahısta mevcut olan sol brakiyal pleksus alt trunkus parsiyel lezyonu ile 29/09/2020 tarihli kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı,\" denilerek, mevcut yaralanmasına ilişkin tedavi evrakları, son durum raporu ve mevcut engel durumu değerlendirilmek suretiyle, öncesinde hemofili hastası olan davacının, kazaya bağlı engel durumunun tespit edilmediğinin bildirildiği görülmüştür. <br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacı tarafından Gazi Üniversitesinden alınan Engelli Sağlık Kurulu raporunda tespit edilen  \"brakiyal pleksus\" yaralanmasının kazaya bağlı olduğu ileri sürülerek rapora itiraz edilmiş ise de, hükme esas alınan raporda mevcut yaralanmanın  kazayla illiyetinin tedavi evrakları, son durum raporları, davacının muayene sırasındaki beyanları ve mevcut rahatsızlıkları değerlendirilerek tazmin edilmiş, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacı %87 oranında engelli olduğuna dair rapor sunarak, söz konusu raporda tespit edilen bir kısım arazların kazaya bağlı olduğunu ileri sürmüş ise de, alınan rapor ve ek rapor ile ileri sürülen arazların kaza ile illiyet bağının kurulamamış olmasına göre, davacı vekilinin  tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden,  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar  verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan  alınması gereken 427,60 TL  maktu  istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br><br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"688e71418fe6fc6f","SID":"50429e069c449507"}}