{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/101 Esas<br>KARAR NO: 2024/1551<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/01/2021<br>NUMARASI: 2017/692 E. - 2021/35 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait \"...\" ve \"...\", ..., ... markalarının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaraları ile tescilli olduğunu, davalı tarafın işyerinde satışını yaptığı takı ve aksesuar ürünlerinde müvekillinin tescilli markasını izinsiz kullanıldığını, bu hususun Mahkemenin 2017/106 D.iş sayılı dosyasında bilirkişi aracılığıyla tespit edildiğini, davalının taklit niteliğindeki bu eyleminin 556 sayılı KHK'ya aykırılık oluşturduğunu, davalının müvekkiline ait markayı gerek tek tek unsurları ve gerekse de bir bütün olarak görünümü itibariyle birebir taklit eden ürünleri sattığını, mükekkilinin \"...\" markasının gerek TPMK gerekse WlPO nezdinde aranan tanınmışlık kriterlerini karşıladığını iddia ederek, müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzünün tespitine, men'ine ve sona erdirilmesine, 100,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi ve 2.500,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafa dava dilekçesi ile mahkememiz tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı taraf davaya cevap vermemiş, yazılı ve sözlü yargılamaya katılmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporu ve sunulu tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davalının davacıya ait tescilli markaları tescilli oldukları emtiadan olan ürünler (toka ve taç) üzerinde iltibas ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak şekilde herhangi bir hakka dayalı olmaksızın kullandığı, izahı yapılan mevzuat gözetildiğinde davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiş yine tazminat talepleri yönünden, davacının zararını tespitin mümkün olmadığı, anlaşılmakla tazminat miktarlarının TBK 50. maddesi gereği takdiren belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla davalının kullanım durumu, sunulan deliller hak ve nesafet izahı yapılan değerlendirmeler kapsamında ayrıntıları yukarıda belirtildiği hali ile takdiren 2.500,00 TL maddi ve 2000,00 TL manevi tazminatın yerinde olduğuna kanaat getirilmekle bu miktarlar üzerinden tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş dosya kapsamı itibarı ile (ilan masrafları gözetildiğinde sağlanacak olan faydaya oranla orantısızlık doğuracağı kanaatiyle) ilan talebi yerinde görülmemekle bu talebin reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile \"1-Davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın kabulü ile;  davalının eylemlerinin davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin önlenmesine, sona erdirilmesine, bu kapsamda davalı uhdesinde olmak kaydıyla tecavüz teşkil ettiği değerlendirilen ürünlere el konularak karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere İMHASINA, 2-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 2.500,00 tl 'nin (2.000,00 tl smk 151/2-b, 500,00 tl 150/2 kapsamında ) 100,00 tl'sinin  dava tarihinden itibaren 2.400,00 tl'sini 20/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 2.000,00 tl 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4-Dosya kapsamı tecavüzün niteliği göz önünde bulundurularak ilan talebinin REDDİNE, 5-İnfazda mahkememizin 2017/106 d.iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun dikkate alınmasına,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İtibar tazminatının, maddi ve manevi tazminat taleplerinden ayrı olarak ileri sürülebilecek bir tazminat kalemi olarak Sınai Mülkiyet Kanunun 150. maddesinin 2. fıkrasında düzenlendiğini, buna göre tecavüz fiillerine konu olan ürünlerin, kötü üretim, kötü kullanım veya uygun olmayan tarzda piyasaya sunulma gibi durumlara konu olması halinde marka hakkı sahibinin itibar tazminatı talep edebileceğini, itibar tazminatının maddi ve manevi tazminat dışında ayrı bir tazminat olduğu maddenin son cümlesinde “bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir” şeklindeki düzenlemesinden açıkça anlaşılmakta olduğunu, kanun metninde yer alan \"kötü kullanım\", \"kötü üretim\", “kötü üretim veya kullanım yoluyla elde edilen ürünlerin temin edilmesi” ve \"uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülme\" ifadeleri ile kanun koyucu markaların kalite ve garanti fonksiyonu ile marka sahibinin ciddi yatırımlar ve emekler neticesinde oluşturduğu imajını korunmaya çalıştığının anlaşılmakta olduğunu ancak yerel mahkeme itibar tazminatını, kanunun açık hükmüne rağmen maddi tazminatın bir parçası olarak nitelendirildiğini, bu yönüyle istinafa konu kararda hatalı bir değerlendirme yapıldığını, hükmedilen tazminat miktarının kabul edilebilir bir miktar olmadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarının tarafların menfaatleri denkleştirilmeye hizmet etmediğinin açıkça ortada olduğunu, ayrıca tazminat tutarının hangi gerekçeyle kısmen reddedildiğinin de açıklanmadığını, müvekkiline ait markalarının mahiyeti ve davalının tahmini iş hacmi nazara alındığında takdir edilen manevi tazminat rakamı hatalı olduğunu, her biri ayrı bir dava konusu olan ve yerel mahkemece kabul edilen haksız rekabetin tespitinin, meni ve refi ile marka hakkına tecavüzün tespitinin, meni ve refi talepleri açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğundan bahisle ilk derece mahkemesince aleyhe kurulan hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve lehe hüküm kurulmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin önlenmesi maddi tazminat, itibar tazminatı ve manevi tazminattır. Davacı vekili artırım dilekçesi ile  toplam 2.500 TL (ikibinbeşyüzTürkLirası) maddi tazminata, Markanın önemi ve ürünlerin satışına ciddi etkisi de nazara alınarak müvekkil lehine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 2.500TL (ikibinbeşyüzTürk Lirası) manevi tazminata,  Markanın kötü ve uygun olmayan bir şekilde kullanımı nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 2.500TL (ikibinbeşyüzTürk Lirası) itibar tazminatına, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/106 Değişik İş sayılı dosyada  yapılan masraflar ve ücretlerle birlikte bu davadaki yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verildiği iş bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmakla hükmedilen tazminatlar yönünden istinaf incelemesi yapılmıştır. 6769 sayılı Kanunun \"Tazminat\" başlıklı 150. Maddesine göre \"(1)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. (2)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir. (3)Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. \"Yoksun kalınan kazanç\" başlıklı MADDE 151- maddesinde (1)Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2)Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4)Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5)Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6)Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz.\" düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece;davacının emsal lisans sözleşmesi sunamadığı, İTO yazı cevabında belirtilen oranların uygulanması açısından davalı kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davalının ihtarata rağmen ticari kayıtlarını sunmadığı bu hale göre  zararın tespitinin mümkün olmadığı dikkate alındığında SMK 151/2-c kapsamındaki tazminat miktarının TBK 50. maddesi gereği takdiren belirlenmesi gerektiği  gerekçesi ile takdiren 2.000,00 TL üzerinden talebin kabulüne yine SMK 150/2 gereği  hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğradığına kanaat getirilmekle takdiren 500,00 TL itibarı tazminata ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. İstanbul 2.FSHHM 2017/106 D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporunda özetle; \"tespit isteyenin ... ve ... tescil nolu şekil markalarının diğer tescilli emtialarının yanı sıra 26 nice sınıfında yer alan '' toka ve taçları '' kapsadığı, delil tespiti talep eden tarafın halen marka sahibi olduğunun görüldüğünü, belirtilen şekil markalarının ''...'' adlı iş yerinde tescilli emtiadan olan '' toka ve taç '' üzerinde iltibas edilmek sureti ile ve markasal olarak 210 adet ürün üzerinde kullanıldığını, markasal kullanım tespit edilen ürünlerin ise 100 adet kız çocuk tokası ve 110 adet kız çocuk saç tacından ibaret olduğunu, tescilli emtiadan olan ürünler (toka ve taç) üzerinde iltibas edilmek sureti ile kullanıldığını, kullanımın ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak şekilde olduğunu, aleyhine tespit talep edilen tarafça tespit sırasında dosyaya herhangi bir marka tescil belgesi, lisans sözleşmesi, devir sözleşmesi fatura, irsaliye vb hukuki kayıt sunmadığı, marka kullanımının, izinsiz, hukuki dayanaktan yoksun ve tespit isteyenin tescilli marka hakkına tecavüz edebilecek şeklinde olduğu\" belirtilmiştir. Somut olayda davacı tarafından 2500 TL maddi tazminat talep edildiği  dosya kapsamında davacının emsal lisans sözleşmesi sunamadığı, İTO yazı cevabında belirtilen oranların uygulanması açısından davalı kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davalının ihtarata rağmen ticari kayıtlarını sunmadığı bu hali ile   zararın tespitinin mümkün olmadığı  anlaşılmakla mahkemece TBK 50. maddesi gereğince takdiren 2.000,00 TL maddi tazminata  ve 500,00 TL İtibari tazminata hükmedilmesi dosya kapsamına uygundur. Olayın oluş şekli tarafların kusur durumu göz önünde bulundurulduğunda mahkemece hükmedilen 2.000,00 TL manevi tazminatta dosya kapsamına uygun olduğundan bu konudaki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Mahkemece markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine  ve hükmedilen maddi tazminat bedellerinin  toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedildiğinden davacının bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Davacı dava dilekçesinde D.İş dosyasında yapılan masraf ve vekalet ücretini de talep ettiğinden D.İş dosyasında yapılan masraf ve vekalet ücretinin de davacı lehine hüküm altına alınması gerekmekte olup mahkemece bu konuda hüküm kurulmadığı anlaşıldığından davacının buna ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen  kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm  kurulmasına karar verilmesi gerektiği   kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/01/2021 tarih, 2017/692 E., 2021/35 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 1-Davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile;  davalının eylemlerinin davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ÖNLENMESİNE, SONA ERDİRİLMESİNE, bu kapsamda davalı uhdesinde olmak kaydıyla tecavüz teşkil ettiği değerlendirilen ürünlere el konularak karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere İMHASINA, 2-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; takdiren 2.500,00 TL 'nin (2.000,00 TL SMK 151/2-b, 500,00 TL 150/2 kapsamında ) 100,00 TL'sinin  dava tarihinden itibaren 2.400,00 TL'sini 20/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, takdiren 2.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4-Dosya kapsamı tecavüzün niteliği göz önünde bulundurularak ilan talebinin reddine, 5-İnfazda mahkemenin  2017/106 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca, markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik dava yönünden hesap olunan 427,60 TL, maddi tazminat talebi yönünden 427,60 TL, manevi tazminat talebi yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 1.282,80 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 31,40 TL ile 125,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 156,40 TL harcın  mahsubu ile eksik alınan 1.126,40 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline, Hazine'ye irat kaydına, 7-a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul olunan markaya tecavüz ve haksız rekabet talebine ilişkin hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ÜcretÜcret Tarifesi 13 maddesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat  üzerinden hesap olunan 2.00,00 TL vekalet ücreti ile 500,00 TL itibar tazminatı üzerinden toplam 2.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10 maddesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesap olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan: 600,00 TL tespit bilirkişi ücreti,  173,20 TL posta gideri ve  olmak üzere toplam 773,20 TL'nin  -ret ve kabule göre hesaplanan- 309,28 TL'nin ve 243,50 TL harç (peşin+başvuru) ve D.İş dosyasında alınan toplam 87,70 TL harç olmak üzere, toplam 640,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı taraf Tespit dosyasında vekili bulunduğu anlaşılmakla tespit tarihi itibarı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.700,TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı tarafça herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/092024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae63cfbce51f9eb5","SID":"9eb727cd7b66acce"}}