{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/807 - 2024/824<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)<br>DOSYA NO\t: 2024/807  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/824<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/194 Esas-2024/503 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/10/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili; dava dilekçesinde özetle, davalı kurum tarafından 01/04/2020 tarihinde 2020/114726 İhale Kayıt Numaralı ihale gerçekleştirildiğini, idare tarafından yaklaşık maliyetin 2.756.793,93 TL olarak belirlendiğini, söz konusu işin ihalesinin müvekkili tarafından kazanıldığını, sözleşmenin süresinin 120 gün olarak belirlendiğini, müvekkilinin süre uzatım taleplerinin davalı kurum tarafından reddedildiğini, daha sonrasından müvekkiline 25 ün ek süre uzatımı dışında yeni bir süre uzatımı verilmediğini, 22/10/2020 tarihinde Durum Tespit Tutanağı ile sözleşmenin feshedildiğinin öğrenildiğini, fesih süreci ve sözleşme süreci çerçevesinde müvekkiline yapılan tebligatlar, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa uygun gerçekleştirilmediğini, bu husus sözleşmenin feshini hukuka aykırı kıldığını, davalı idarenin müvekkiline pandemi süreci kaynaklı olarak verilmesi gereken süre uzatımlarını vermediğini, dava konusu imalat ile ilgili olarak davalı idarenin uyuşmazlığın çözümü için yüksek fen kuruluna uyuşmazlığı götürmeyerek sözleşmeyi feshetmesinin de hukuka aykırılık arzettiğini, müvekkilinin hakedişlerinin zamanında ödenmediğini belirterek davanın kabulüyle şimdilik 1.000 TL alacağın tahsili ve ayrıca nakde çevrilen teminatlardan dolayı şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsili ve yasaklılık işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\tDavalı vekili; cevap dilekçesinde özetle, davanın dayandırıldığı vakıalar ve hukuki tezler yönünden külliyen mesnetsiz olduğunu, sözleşmenin 21/04/2020 tarihinde pandemi süreci devam ederken davacı şirket ile kurulduğunu, yüklenicinin talebi üzerine yer tesliminin 15 gün geç yapıldığını, şantiyede hazırlık yapılmasına gerek duyulmamasına rağmen iş programında 15 günlük mobilizasyon süresi bırakıldığını, davacının 25/06/2020 tarihinden sonra yaptığı süre uzatım taleplerinin özü itibariyle mevzuattaki mücbir sebep özeliklerini taşımadığını ve işe ait verilen süre uzatımı da dahil 145 günlük sürenin bu iş için yeterli olduğunu belirterek yargılamanın yürütülerek dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece;  7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesinden sonra gelmek üzere eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A-1 maddesinde \"Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" olarak belirlenmiş, aynı yasanın 23.maddesine göre 6325 sayılı kanuna 4. maddeden sonra gelmek üzere eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A-2 maddesinde \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin sürede mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. \" hükümlerine yer verildiği, dosya kapsamında davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup, görevsizlikle mahkemeye geldiği,  Davacı vekilinin  duruşmada alınan beyanında arabuluculuk tutanağı olmadığını beyan ettiği, arabuluculuğa  başvurulmadan dava açıldığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu Mahkemede görülen davanın; Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2020/1043 esas, 2023/726 sayılı görevsizlik usulden kararı neticesinde Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne geldiğini ve iş bu sefer arabuluculuğa müracaat edilmediği gerekçesiyle usulden red edildiğini, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın tarihinin 09/11/2020 olduğunu,  Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargılamaya başladığını, dosyanın 3. kez bilirkişiye gönderildiğini, araya pandemi dönemi girdiğini ve hatta 01/10/2021 tarihli duruşmada davalının görev itirazının reddine karar verildiğini ancak yargılama başladıktan 3 yıl sonra 2024 yılında önceki verilen görevsizlik red kararını dikkate almadan bu sefer aynı mahkemenin görevsizlik kararı verdiğini, geçen zaman ve uğranılan maddi zararlar dikkate alınarak bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği ve dosyanın Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiğini,  görevli mahkemede görülmeye başlanan davanın yeni bir dava olmadığını, görevsiz mahkemede başlayan davanın devamı niteliğinde kabul edildiğini, Görevsiz mahkemede tarafların yaptığı usul işlemlerinin görevli mahkemede de geçerli olduğunu, Ticaret Mahkemesinde görülen davanin yargılamanın devamı niteliğinde olduğunu, 3 bilirkişi raporunun daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alındığını ve karar aşamasında olan bir dava olduğunu, Yargıtay Kararlarına göre; Usul kuralları, en hızlı, en kolay ve en ucuz şekilde, hakkın hak edenin eline verilmesi ve hakkın yerine ulaşması için gerekli araçları ve yöntemlerini belirlediğini, dolayısıyla usul kurallarının varlık nedenini ortadan kaldıracak şekilde kullanılamayacağı gibi, bu şekilde de yorumlanamayacağını, diğer bir deyişle \" usul esastan önce gelir ve fakat esas usule feda edilemez\" yahut \"esas usule boğdurulamaz\", kuralı ele alınarak somut dava yönünden inceleme yapılmasını, karar aşamasına gelmiş bir dava ile ilgili arabuluculuk şartı gerçekleşmediği iddiasıyla Anayasa'nın 36. Maddesinde belirtilen kişinin hak arama hürriyetine aşırı derecede zorlaştıracak şekilde yorumlanması ve alınan usulden red kararının  hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;                       <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden alınması gereken 427,60 TL harç, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361.ve 362/1-a maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  08/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br> <br>Başkan<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fccfeefe51319599","SID":"1117a0b205b175af"}}