{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/329 <br>KARAR NO: 2024/1627<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2021<br>NUMARASI: 2021/291 E. - 2021/1080 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Almanya -...  firmasından ithal etmiş olduğu iki adet makineyi 19.09.2019 tarihli ... ve ... ... nolu Antrepo beyannameleri İle ... Gümrük Müdürlüğüne bağlı müvekkil Gümrüklü antreposuna muhafaza edilme üzere teslim ettiğini, bu antrepo beyannamelerinin davalı  adına, davalının Bakırköy .., Noterliğinden verdiği 05.09.2019 tarih ve ... Sayılı vekaletnameye istinaden vekaletle yetkilendirilmiş ... tarafından düzenlendiğini, eşyaların antrepo teslim edilmesinden sonra müvekkilinin 07/11/2019 tarihinden 31.12.2020 tarihine kadar işlemiş olan antrepo ücretleri karşılığı faturalar düzenlendiğini  ve bu faturalar e- fatura sistemi üzerinden davalıya gönderildiğini, davalının bu faturalara itiraz etmediğini ancak bedellerini de ödemediğini, bunun  üzerine Kadıköy ... Noterliğinden 21 Ocak 2021 tarih ve ... sayılı ihtarname gönderildiğini ve davalının ihtarnameye de bir cevap vermediğini, davalının müvekkil antreposuna teslim ettiği eşyaları fiili ihtalatını yapmaması ve eşyaları antrepo sürecinde bırakması : antrepo ücretlerinin ödememesi ve ödeme taleplerini cevapsız bırakması üzerine, doğmuş olan alacakların tahsili istemi ile Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas, Sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattıklarını, ancak davalı vekili aracılığı: ile bu takibe karşı borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğundan takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının takibe itirazının haksız ve mesnetsiz olup iptaline karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına,   alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ikame etmiş olduğu itirazın iptali davasını taraflar arasındaki vekalet ilişkisine dayanarak ancak vekalette kendisine davacı ile sözleşme ikame edilmesi için gerekli yetki verilmeyen ... Mah. ... Cad. No:... D:... Beylikdüzü/İSTANBUL adresinde mukim ... Limited Şirketine (Vergi No: ...) ihbar edilmesini talep ettiklerini ve ayrıca davanın ... T.C. Kimlik numaralı ...'e de ihbar edilmesini talep ettiklerini, açılan itirazın iptali davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacı ile herhangi bir antrepo saklama sözleşmesi yapmadığını,  herhangi bir belge imzalamadığını  ve herhangi bir ücreti de kabul etmediğini, beyannamelerin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, müvekkilinin gerçekten de Bakırköy ... Noterliğinin 05.09.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnameye  istinaden, ... Limited Şirketini (Vergi No: ...) vekil tayin ettiğini, ancak müvekkilinin hiçbir şekilde ... Dış Tic. Ltd. Şti. İle bu kadar uzun süreli sözleşme yapma hatta sözleşme yapma hakkını dahi tanımadığını, davacı şirketin müvekkiline zamanında ve usulüne uygun fatura düzenlemediği gibi  bu sözleşmeden müvekkilini usulüne uygun olarak haberdar da etmediğini, makinelerin tüm elektronik aksamlarının davacının kusuru sebebi ile bozulduğunu ve bu bozuklukların söz konusu makinelerin artık hiçbir şekilde işlemeyeceği ve ticari değerlerini tamamen kaybettiği konusuna ilişkin olarak bu durumun ispatlanabilmesi adına bilirkişi incelemesi yapılmasını ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalının aleyhine yapılan Küçükçekmece ...  İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN  İPTALİNE, Takibin asıl alacak miktarı olan 90.000,00-TL asıl alacak ve 431,01-TL olmak üzere TOPLAM 90.431,01-TL  üzerinden DEVAMINA, Hüküm altına alınan asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren  REESKONT AVANS faiz İŞLETİLMESİNE, Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, \" karar verilmiştir.  <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı ile herhangi bir antrepo saklama sözleşmesi yapmadığını, herhangi bir ücreti kabul etmediğini, beyannamelerin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, antrepo sözleşmesinin özel bir sözleşme olup farklı geçerlilik şartları olduğunu ve mahkeme tarafından bu hususlar göz ardı edilerek karar verildiğini, dava dosyasında  yer alan Bakırköy ... Noterliği 05.09.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamede ... LTD ŞTİ'ne borçlandırıcı işlem yapma ve antrepo sözleşmesi düzenleme yetkisi verilmediğini, davacı tarafından kesilen ardiye faturalarının müvekkili firmanın defter kayıtlarında yer almazken taraflar arasında ardiye hizmetinin varlığının kabul edildiğini, davacının  zamanında ve usulüne uygun fatura düzenlemediğini ve Karşıyaka Gümrük Müşavirliği ile akdedilen sözleşmeden müvekkilini usulüne uygun haberdar etmediğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazlarının göz ardı edildiğini, müvekkili firmanın söz konusu borç ve faturalardan kendisine ihtarname keşide edilince haberdar olduğunu, söz konusu faturalandırmaların neye göre yapıldığının, gerekçeli kararda belirtilmediğini, yine bilirkişi raporunda her iki tarafın ticari defterlerinin kati delil sayılmış olduğunu ancak faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde yer almamış olmasının göz ardı edildiğini beyanla, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, İİK'nun 67.maddesi gereğince ilamsız  icra takibine vaki itirazın  iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından  şirketin davalı aleyhine 90.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam   96.742,08-TL  alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, takibin dayanağının fatura alacağı olduğu,  borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiği,   takibin durdurulduğu, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. 17/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; takip konusunun davacının davalıya düzenlemiş olduğu 16 adet toplamda 90.000,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklı olduğu,   davacının lehine delil niteliği bulunan ticari defterlerine göre takip tarihi (08.02.2021) itibariyle davalıdan 90.000,00 TL alacaklı olduğu,  davalı şirkete ait  ticari defterlerine göre,   davacı şirket ile arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığı, 16 adet toplamda 90.000,00 TL tutarlı faturaların  içeriğindeki hizmetin davacı tarafından davalıya sunulup sunulmadığına ilişkin , davalı yanın, dava dışı Karşıyaka işletmesini gümrük müşaviri olarak vekil tayin ettiğini cevap dilekçesinde de belirttiği, Dosyadaki Gümrük Beyannameleri üzerindeki kayıtlarda   vekil-temsilci  ilişkisinin  de gözlenebildiği, organize edilen beyannamelerin CNC ve Delme Makinelerine ait Antrepo Rejimine ilişkin verilen beyannameler olduğunun tespit edildiği, beyanname üzerinden açık şekilde davacı yanın antreposuna atıf olduğu, eşyalar için, GK Md.58 uyarınca temsilcisi aracılığı ile Gümrükçe Onaylanmış İşlemlerden biri olan Antrepo Rejimine yönelik beyanname verildiği, GK Md.101 uyarınca antrepoda eşyaların tutulma süresinin sınırsız olduğu, gümrük beyannamelerindeki kayıtlar ile fatura içeriklerinin örtüştüğü, bu veriler ışığında dosya kapsamından davacı yanın davalı yana antrepo rejimi kapsamında , faturaların dayandığı ardiye hizmetini sunduğu,  aksi yönde bir bulgu olmadığı, 90.000,00- TL  anapara alacağına temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin 413,01- TL olarak hesap edildiği, neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 90.431,01- TL alacaklı olduğu  bildirilmiştir.  Dosya kapsamına göre, takibin dayanağının fatura alacağı olduğu, söz konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerine kaydedilmediği görülmektedir. Bilindiği üzere fatura  satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticarî vesikadır ( VUK m.229 ).  TTK'nın  21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekmektedir.Bu nedenle, fatura edilen  bir hizmet  ilişkisinde davacı taraf davalıya  sunduğu hizmeti  ispat etmelidir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değildir. Faturanın tarafların ticari defterlerine de kaydedilmiş olması gereklidir. Somut olayda, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ticari kayıtlarında yer almadığı anlaşılıyorsa da; dosyaya sunulan belgeler ve bilirkişi raporuyla  tespit edildiği üzere, davalı tarafından gümrük hizmetleri için Bakırköy .., Noterliğinden verdiği 05.09.2019 tarih ve ... Sayılı vekaletnameye istinaden dava dışı  ... Hizmetleri Limited Şirketini gümrük müşaviri olarak  tayin ettiğini, bu şekilde gümrük işlemlerinin yapılması için   vekil tayin edildiğinin davalının da  kabulünde olduğu, ithal edilen ürünlerin antrepo rejimine tabi tutulması için beyanname verilmesi  gümrük  sürecine dahil gümrükçe onaylanmış  bir işlem olduğu ,  davalı tarafından vekaletname ile gümrük antrepo başta olmak üzere gümrükçe onaylanmış  işlemleri yapmak üzere  vekile  açıkça yetki verildiği, vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmadığı, bu yetkiye istinaden vekil eli ile vekil edenin iradesine uygun olarak davalı adına  davacı şirketten hizmet alındığı ve gümrük beyannamelerine göre davalıya ait ürünlerin 27.09.2019 tarihi itibariyle davacıya ait antrepoya konulduğu ve faturalandırılmaya başlandığı, davacı şirket ile vekilin yaptığı sözleşmenin vekalet yetkisini aştığına dair savunmaların;  vekil eden ile vekil arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, vekil ile geçerli vekaletnameye istinaden sözleşme  yaptığı ve iyiniyetli 3. Kişi olduğu anlaşılan davacının  vekil ile yaptığı sözleşme geçerli olacağından  vekil edeni bağlar ve  vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz. Diğer yandan  davalı yanın hizmetin  gereği gibi yerine getirilmediğine dair beyanlarına göre, akdi ilişkinin bulunmadığı ve  hizmetin alınmadığına dair bir iddianın söz konusu olmadığı dikkate alındığında,  07/11/2019 tarihinden 31.12.2020 tarihine kadar işlemiş olan antrepo ücretleri karşılığı  düzenlenen  faturaların  davalıya sunulan  gümrük ardiye hizmeti nedeniyle geçerli şekilde düzenlenmiş olduğu ve davacı defterlerine kaydedildiği  bu hali ile akdi ilişkinin ispat edilmiş olduğu ve  fatura konusu hizmetin alındığının kabulü gerektiği,  ayrıca TTK 23/c maddesi gereği süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair somut delil sunulmadığı, davacının  faturaya dayalı alacağını ispat etmiş olduğu  fatura bedellerinden kaynaklanan alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu,   tüm bu nedenlerle aynı gerekçeyle davanın kısmen  kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih ve 2021/291 E., 2021/1080 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  6.177,34 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.544,33‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.633,01 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2f3f448f5aa7a23","SID":"3f5e2a84afa6ae4d"}}