{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/63 <br>KARAR NO: 2024/1531<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/02/2021<br>NUMARASI: 2018/11 E. - 2021/94 K.<br>DAVA: TASARIMA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASI<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 1. FSHHM 2018/408 E. SAYILI DAVADA<br>DAVA: TASARIMIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin üretim endüstrisinde gaz bileşenleri sağlayıcısı olarak 1978 yılında kurulduğunu, Türkiye'de uzun süredir distribütör vasıtasıyla faaliyet gösterdiğini, TPMK nezdinde 02.08.2010 tarih ve ... sayı ile çoklu tasarımın sahibi olduğunu, anılan tasarımlarına dayanak ürettiği görsellerine yer verilen \"...\" ve \"...\" isimli gazlı radyant ısıtıcı ürünlerin sahibi olduğunu ve söz konusu ürünlerin tasarımlarını tescil ettirdiğini, 2010 yılından bu yana tanıttığı ve pazarlamakta olduğunu, davalının görsellerine yer verilen ve müvekkilinin tescilli tasarımına iltibas yaratacak derecede benzer ısıtıcıları ürettiği ve satışa sunduğunu, taklit ettiğini ve showroomlarında sergileyerek piyasaya sürdüğünü,  mütecavüz ürüne ait görsellerin davalıya ait www....com.tr adlı internet sitesinde ve ürün kataloglarında yer aldığının tespit edildiğini, davalının bu dava konusu ürünleri ile müvekkilinin tescilli tasarımlarına iltibas suretiyle yaratılan tasarım tecavüzü ve yine tescilli tasarımlarına yaratılan iltibas nedeniyle haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini ve sonuçların ortadan kaldırılmasını, tespit edilecek tasarım tecavüzü ve haksız rekabet durumu nedeniyle ve bu esas davanın etkinliğini sağlamak daha sonra tazmini mümkün olmayan zararların önüne geçmek amacıyla takdıren teminatsız olarak veya teminat mukabilinde karşı tarafa tebligat yapılmaksızın ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, müvekkiline ait tasarım ile karıştırılacak derecede benzer olan dava konusu ürünlere ilişkin olarak davalının her türlü kullanımının engellenmesini, dava konusu ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, depolanmasının, ithal veya ihracının, satışa sunulmasının önlenmesini bu ürünleri tanıtmaya yarayan katalog, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasını ve imha edilmesini, verilecek ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesini, yargılama sonucu el konulan her türlü ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesine müteakip imha edilmesini, avukatlık ücretleri ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesini, dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesini müteakip masrafları davalıdan alınarak Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2018/408 E. SAYILI DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin katı yakıtlı sobalar, doğalgaz sobaları, ısıtıcılar, ocaklar, termosifonlar gibi ürünlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu ve ülke çapında faaliyet gösteren sektörün tanınmış firmalarından biri olduğunu, TPMK nezdinde ... numaralı \"...\",  ... numaralı  \"...\" ve ... numaralı  \"...\" markalarının sahibi olduğunu ve TPMK'da kayıtlı 11 adet faydalı model tescilinin bulunduğunu, davalının ... başvuru numaralı çoklu tasarımların sahibi olduğunu, tasarımların hepsinin kendi içinde ayniyet derecesinde benzer olduğunu, tasarım tescillerinin kötü niyetli olduğunu, davalıya ait ... tescil numaralı tasarımların SMK 77. ve Türk Medeni Kanunu 2.maddesi uyarınca tamamen hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, aksi takdirde tasarımlarının bir kısımının hükümsüzlüğünü, ... tescil numaralı tasarımlarının  hukuka aykırı olarak yararlandıkları rüçhan hakkının kapsamının genişletildiğinin tespitini, tasarımın 3.kişilere devrinin önlenmesi hususunda tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, davacı yana ait ... başvuru numaralı tasarımlara iltibasa sebebiyet vermek sureti ile tasarım tecavüzü ve haksız rekabet niteliğinde fiiller gerçekleştirdiğinin iddia edildiğini, müvekkilinin tasarımı ile davacı  adına tescilli tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, esas itibariyle birbirleri ile kıyaslandığında ayniyet düzeyinde benzer olan ve bu nedenle birbirleri ile kıyaslandığında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyamayacak olan tasarımların, davacı yan tarafından hakkın kötüye kullanılması suretiyle, çifte tescil yasağına aykırı bir biçimde kötü niyetli olarak tescil edildiğini, hukuk güvenliği ilkesi uyarınca öncelikle ilgili tasarımların koruma kapsamının belirlenmesi gereği ve kötü niyetli bu tescillerin korunmaması gerektiğini, bu veriler ışığında haksız davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" TPMK nezdinde ... sayılı çoklu tasarımın asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... adına tescilli olduğu, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... A.Ş tarafından, ... ait tasarımların WIPO kayıtlarında tescilli ... ve ... numaralı tasarımlara dayanarak yeni olmadığının iddia edildiği, Mahkememizce itibar edilen 12/06/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere; Yapılan kıyaslamada WIPO kayıtlarında tescilli ... numaralı tasarımın 07-04 Locarno koduna dahil \"Kesme Tahtası\" ve WIPO kayıtlarında tescilli ... numaralı tasarımın 19-06 Locarno koduna dahil \"...\" olduğu ve benzerlik ilişkisi kurulamadığı,  ... ait tasarımların Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi Kayıtlarında ... ve ... numaralı tasarımlar ile benzerlik taşımadığı, ... SANAYİ VE TİCARET A.Ş ait radyant ısıtıcı ürünün ... ait ... ve ... tescil numaralı tasarımların koruma kapsamında kaldığı böylece asıl davada: TPMK nezdinde  davacı adına  tescilli ... sayılı çoklu tasarım ile davalı tarafça üretilen ürünlerin görsel olarak kıyaslanması neticesinde davacı tasarımı ile ayırt edilemeyecek düzeyde belirgin bir benzerlik bulunduğu, kullanımın iltibas yaratacak derecede olduğu, bu nedenle davalının eyleminin davacının tasarım tescilinden kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar kesinleştiğinde yeddiemine teslim edilen ürün ve malzemelerin masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına ve Mahkememizin 12/02/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının, kararın kesinleşmesine kadar devamına karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada: Davalı  ...'ne ait ... numaralı endüstriyel tasarım tescil belgesindeki tasarımın, başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik unsuruna sahip olduğu, davaya konu ürünün tescil edilebilirlik koşullarını taşıdığı böylece hükümsüzlük koşulları oluşmadığından,\" ASIL DAVANIN KABULÜNE, davalının, davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenilmesine, BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE\" karar verilmiştir. Davalı-birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı Yanın esas itibariyle birbirleri ile kıyaslandığında ayniyet düzeyinde benzer olan ve bu nedenle birbirleri ile kıyaslandığında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımayacak olan tasarımları, tescil hakkını kötüye kullanmak suretiyle, çifte tescil yasağına aykırı bir biçimde tescil ettirmiş olması bakımından  kötü niyetli olduğunu,-Davalı tarafın SMK m.6 da hükme bağlanan birden çok tasarımın tescili ek başvuru ödenmesi şartıyla tek bir dosya içerisinde “çoklu başvuru” şeklindeki hükmünü tümüyle tek taraflı bir yorumla değerlendirdiğini ve “birden çok tasarım” ile kastedilenin aynı ürüne ilişkin tasarımlardır şeklinde bir alıntıyla esasında Müvekkillerine ait tasarımların aynı ürüne ilişkin olduğunun beyan edildiğini, elbette birden çok tasarım ile kastedilenin aynı ürüne ilişkin olamayacağını, bir tasarım için birden çok resim kullanılması daha iyi korumanın sağlanabilmesi için ne kadar gerekli ise bir tasarımın birden çok tescil edilmesi de o kadar hukukun korumayacağı ve iyi niyetle izah edilemeyecek bir durum olduğunu, dava konusu tasarımlar eğer birebir aynı değil ise ki sonraki açıklamalardan bunun çıktığını,  o halde birbirlerine bu denli benzer tasarımların tescilinin hukuken nasıl mümkün olduğunu,  bir tasarım yeni ve ayırt edici ise tescil edilebildiğine ve mutlak yenilik ilkesi gereğince bir tasarımın dünyada daha önce kamuya sunulmamış olması gerektiğine göre, birbirine bu denli benzer tasarımların ayrı ayrı tescil edilebilirliği tasarım hukukunun ilkelerinin çiğnenmesi anlamına geleceğini, dava konusu her bir tasarımın birbirinden yenilik ve ayırt edicilik kriterleri bakımından farklı olduğu iddia olunuyor ise her bir tasarımın diğerine göre kıyaslanarak yenilik ve ayırt edicilik bakımından söz konusu iddianın doğruluğunun incelenmesi gerektiğini, bu açıdan iyi niyetli tescil bulunmadığını, -Davacı/Karşı Davalı firma tasarımlarının 554 Sayılı KHK hükümleri çerçevesinde tescilli olduklarını, Bilirkişi Heyeti’nin 6769 Sayılı SMK Madde 145’e atıfla çifte tescil yasağının sadece patent ve faydalı model için geçerli olacağına ilişkin değerlendirmesinin hukuken yersiz olduğunu,  Davacı/Davalı yan SMK Madde 6/7’ye atfen, birden çok tasarım ile aynı ürüne atıf yaptığını ileri sürmekteyken, Bilirkişi Heyetinin konuyu bir adım daha öte taşıdığını ve aynı tasarımın birden çok tescil edilebileceği yönünde bir görüşe varabildiğini, her bir tasarımın sadece bir defa tescil edilebileceği noktasında bir tartışma olmaması gerektiğini düşünmekle ve çoklu tasarım tescil dosyalarındaki her bir tasarımın tescil aşamasında da hukuken korunma aşamasında da ayrı ayrı ele alınması da bilinen bir hukuki uygulama iken tasarım için çoklu tasarıma bir yasak olmadığını o halde izin verildiği görüşünün hukuken yersiz ve objektif değerlendirme kriterlerinden uzak bir görüş olduğunu, Bilirkişinin talepleri doğrultusunda Davacı/Karşı Davalı Yan tasarımlarını birbirleri ile kıyasladığını, karşılaştırma yapılan tasarımların hiç birisini bir diğeri ile benzer görmeyerek esasında detaylardaki farklılıklardan yola çıkarak ve çok da ince bir bakışla bir sonuca vardığını, Bilirkişi Heyetinin tasarımlardan sadece 2 numaralı olanı ele aldığını ve 3, 4, 5 ve 6 numaralı tasarımlar ile kıyaslama yaptığını, Bilirkişi Heyetinin görevi her ne kadar meşakkatli olsa da her bir tasarımın bir diğeri ile kıyaslanması yönünde olması gerektiğini, 2 nolu tasarımın sabite olarak ele alınması ile 3 nolu tasarımın diğerleri ile  karşılaştırılmasının ve 4 nolu tasarımın diğerleri ile karşılaştırılmasının ve tüm diğer tasarımların benzer şekilde birbirleri ile karşılaştırılmasının önüne geçtiğini ve neticede eksik bir değerlendirme yaptığını,  raporun hukuki içerikten ve objektif değerlendirme kriterlerinden uzak olduğunu, yeni oluşturulacak bir heyetten yeniden rapor alınması gerektiğini, -Davalı yan tasarımlarının hakkın kötüye kullanılması suretiyle kamu düzenine aykırı olarak tescil edildiğine ve bu bağlamda SMK Madde 77 uyarınca hükümsüz kılınmaları gerektiğini, Davalı Yan tasarımlarının hepsi  kendi içinde birbirlerine ayniye derecesinde benzediğini,  esas itibariyle koruma şartlarını taşımamamalarına rağmen, Davalı Yan tarafından çoklu tasarım hakkının kötüye kullanılması yoluyla kötü niyetli olarak tescil edildiğini,  Davalı yan adına tescili gerçekleştirilmiş olan tasarımların birbirlerinin aynı olduğunu, çoklu tasarım başvurusunun amacının başvuruculara kolaylık sağlamak olup, çoklu başvuruya konu tasarımlar bir bütün halinde ele alınarak yenilik ve ayırt  edicilik incelemesine tabi tutulamayacağını,  koruma şartları  analizlerinde, çoklu başvuruya  konu her bir tasarım ayrı ayrı incelenerek  sonuca varıldığını, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 61. maddesinin 8. Fıkrasında da “Çoklu başvuru veya çoklu tescili oluşturan tasarımlar bu Kanunun uygulanmasında ayrı ayrı değerlendirilir.” ve sınai mülkiyet hukukunun ilkelerinden olan ve patente ilişkin hükümlere ilişkin olmak üzere Sınai Mülkiyet Kanunu madde 145’te “Aynı kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda, aynı koruma kapsamıyla, birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya faydalı model ya da bu belgelerin her ikisi verilmez.” ifadeleri ile açıkça yasaklanan “çifte tescil yasağı” ilkesinin, tasarımlar bakımından da uygulanması gerektiğini, amacı başvuruculara kolaylık sağlamak olan çoklu başvuru kurumu, birbirinin aynısı olan tasarımların tek tescil başvurusu ile tescil edilmesine cevaz verilmesini içermediğini, bu yolla, birbirlerine kıyasla ayırt edici olmayan tasarımlar üzerinde, birbirinden bağımsız, farklı hak sahiplikleri tesis edilerek, çoklu başvuru hakkının açıkça kötüye kullanıldığını,  Davalı Yan’a ait işbu tasarımların tescili için, çoklu başvuru altında değil de ayrı ayrı dosyalar ile başvurular yapılsaydı, içlerinden birinin varlığında diğerlerinin tamamının tescil talebi yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmamaları nedeni ile reddedileceğini, Davalı Yan’ın çoklu tasarım tescil başvurusu hakkını kötüye kullanmak sureti ile birbirinin aynısı tasarımlar üzerinde çifte tescil hakkı elde ettiğini, tasarım tescillerinin  kötü niyetli ve kamu düzenine aykırı olarak tescil edilmiş olmaları nedeni ile hükümsüz kılınmaları gerektiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu madde 58/4 ve 64/6-b’de yer bulan “kamu düzenine uygun olma” kriterlerini taşımamasına  ve kötü niyetle yapılmış başvuru niteliğinde olmasına istinaden Sınai Mülkiyet Kanunu madde 77/1-a uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, Davalı Yan’ın çoklu tescil başvurusu hakkını kötüye kullanmak sureti  ile koruma kapsamını belirsiz hale getirdiği ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiğini,-554 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlükte olduğu dönemde Türk Patent Enstitüsü tarafında, re’sen yenilik incelemesi yapılmadığından yeni olmayan bir çok tasarımın tescil edilebildiğini, Davalı Firmanın da, aslında yeni ve ayırt edici olmayan ve bu bağlamda kamunun kullanımına açık olması gereken tasarımları, Türk Patent Enstitüsü’nün işbu hususta re’sen bir araştırma yapmamasından faydalanarak 2010 yılında tescil ettirdiğini, Davalı Yan tasarımlarının başvuruları, 25 Şubat 2010 tarihli ... belgesinden kaynaklı rüçhan hakkına dayanılarak 2 Ağustos 2010 yılında yapılmış olup, Davalı Yan tasarımlarının, çok daha önceki yıllarda kamuya sunulmuş tescilli tasarımların varlığında da yeni ve ayırt edici  olmadığını, ... sayılı tasarımın 2 numaralı görseli; ▪ ... sayılı tasarımın 3 numaralı  görseli; ▪ ... sayılı tasarımın 1 numaralı görseli; ▪ ... sayılı tasarımın 1 numaralı görseli; ▪ ... sayılı tasarımın 2 numaralı görseli dayanak kılınan başvuruda bulunmamakta olup bu nedenle  ilgili başvuru rüçhanın usulüne uygun olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tarafından iddia olunduğu üzere benzerlik değerlendirmesinde ortaya konulan tasarımların aynı sınıfa ait olması zorunluluğu da bulunmadığını, - İşbu dosyada sayın bilirkişi heyetinin kendisinden talep edilmeksizin davanın özüne ilişkin görüşleri ile ön alarak davacı yanında yer alan görüşleri sonrası tasarımları karşılaştırır iken ne olur ne olmaz düşüncesiyle tasarımların nasıl da birbirlerinden farklı olduklarına ilişkin incelikli değerlendirmelerinin gerçekten dikkate değer olduğunu, bu inceliğin her yönüyle ve her tarafa karşı gösterilmesi talebiyle iş bu karara esas teşkil etmiş olan raporu kabul etmediklerini ve yeni bir heyet oluşturularak yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımayan Davacı/Karşı Davalı Yan adına tescilli dava konusu tasarımların, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca gerekli olan koruma şartlarını haiz olmamalarının yaptırımının hükümsüzlük olduğunu,  Davalı Yan’a ait ... tesci numaralı tasarımların, kötü niyetli olarak, çoklu tasarım hakkı kötüye kullanılmak suretiyle, çifte tescil yasağına aykırı biçimde tescil ettirildiği; Davalı Yan’a ait ... tescil numaralı tasarımların, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun gerektirdiği koruma şartları olan yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadıklarını kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin tasarlamış ve üretmiş olduğu radyant ısıtıcılarının dünya çapında ve Türkiye'de sahibi olduğu patent ve endüstriyel tasarımları ile koruma altına aldığını, müvekkili TÜRKPATENT nezdinde de işbu davaya dayanak, 02.08.2010 tarih ve ... sayı ile tescilli çoklu tasarımın sahibi olduğunu,  müvekkiline ait ısıtıcıların şeklinin 90 ayrı görselle tarif edilen 15 adet tasarım üzerinden korunduğunu, tasarımlarının kendi içlerinde birbirilerine ayniyet derecesinde benzemesinden bahisle, tasarım tescilinin kötü niyetle yapıldığı iddiasının tasarım hukuku açısından kabul edilebilirliği olmadığını, SMK'nin 61/7. maddesi uyarınca, birden çok tasarımın tescili ek başvuru ücretinin ödenmesi şartıyla bir “çoklu başvuru” altında yapılabildiğini, burada “birden çok tasarım” ile kastedilen aynı ürüne ilişkin çeşitli tasarımlarda Aynı hüküm uyarınca, tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı her bir ürünün, aynı sınıfa dâhil olması koşuluyla çoklu başvuru yapmak mümkün olduğunu,  bir ürüne ilişkin tercih edilen uygulamaları da tek bir “çoklu tasarım başvurusu” kapsamında tescil ettirmek, tasarım hukukuna ve SMK'ye aykırılık teşkil etmeyecek olup davacının ifadesiyle “çifte tescil” anlamına gelmeyecek olduğunu, tescil hakkını bu şekilde kullanması kanundan kaynaklandığını ve hiçbir surette kamu düzenine aykırılık yaratmadığını, davalı - Birleşen davada Davacı şirket dilekçesinde, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik nitelikli tasarımının Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde tescilli 4 Ağustos 1995 başvuru tarihli ve ... sayılı ve 10 Ekim 2008 başvuru tarihli ve ... sayılı ve WIPO nezdinde 26 Kasım 2003 başvuru tarihli ve ... sayılı ve 19 Haziran 2018 başvuru tarihli ve ... sayılı tasarım tescilleri ile benzer olduğu temeline dayandırdığını, müvekkilinin çoklu tasarımı hem yeni hem de ayırt edici olup, davacının iddia ettiğinin aksine - aslen Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde değil, ilgili ülkelerin kendi Ofisleri nezdinde tescilli olan ... ve ... sayılı tasarımlar ve WIPO nezdinde tescilli olan ... ve ... sayılı tasarımlar ile benzer de olmadığını, SMK m. 56/4 hükmü uyarınca bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım “yeni” kabul edileceğini, SMK m. 56/5 uyarınca bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın “ayırt edici” niteliğe sahip olduğu kabul edileceğini,  WIPO nezdinde tescilli olan ... sayılı tasarım incelendiğinde, bu tasarımın bir “kesme tahtası” tasarımı olduğunu, ... sayılı tasarım incelendiğinde ise bu tasarımın bir “görüntü kartı” tasarımı olduğunu, kesme tahtası ve görüntü kartı tasarımlarının, müvekkiline ait “radyant ısıtıcı” tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını ortadan kaldıracak derecede nasıl benzer olabileceği hususu taraflarınca anlaşılamadığını,  locarno sınıfları da farklı olan işbu tasarımlarla müvekkilin tasarımı arasında benzer sayılabilecek tek husus tasarımların dikdörtgen şeklinde oluşturulması olup, bu iki tasarımın müvekkiline ait radyant ısıtıcı tasarımlarına benzer olmadığını, Müvekkil tasarımının yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırdığını ileri sürdüğü tasarımlardan ... sayılı tasarıma ait tüm görseller incelendiğinde, müvekkiline ait ... numaralı tasarımın işbu tasarıma benzemediğini, aralarında büyük farklılıklar bulunduğunun görüleceğini,  gerçekten de tasarımların arka ve yan kısımları birbirlerine hiçbir suretle benzemediğini, tasarımların salt arka ve yan kısımlarındaki farklılıkların dahi bu tasarımların aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden belirgin bir şekilde farklı olduğunu,  birleşen davada davacının dayanağı ... sayılı tasarıma ait tüm görseller incelendiğinde de ortaya farklı bir sonuç çıkmadığını, tasarımın yeniliğini veya ayırt ediciliğini ortadan kaldıracak bir benzerlik olmadığını, asıl davada davalı - birleşen davada davacı öncelikle farklı ürün ve tasarım sınıflarına ait ... ve ... sayılı tasarım tescillerini; bunların farklı tasarım sınıflarına ait olduğunu dahi belirtmeden, bu ürünlerin iki boyutlu görsellerinin müvekkilin tasarım tesciline benzediğinden yola çıkarak müvekkil tasarımı ile karşılaştırdığını,  müvekkilin tasarımı ile ..., ... sayılı tasarımların genel izlenimleri bakımından ne denli farklı olduklarının tespitini engellemek amacıyla, tescillere konu çoklu tasarımlar kapsamında üç boyutlu ürünlere ilişkin farklı açı ve uygulamaları gösteren birçok iki boyutlu görselin arasından, geometrik olarak en yakın gördüğü görselleri ayırarak mahkemeye sunduğunu, Asıl davada davalı - birleşen davada davacının mesnetsiz iddia ve karşılaştırmaları karşısında, müvekkilinin davaya konu tasarımının “yeni” ve “ayırt edici” nitelikte olduğunu, Birleşen davada Davacı yan dilekçesinde, ... sayılı tasarımın 2 numaralı görselinin, ... sayılı tasarımın 3 numaralı görselinin, ... sayılı tasarımın 1 numaralı görselinin, ... sayılı tasarımın 1 numaralı görselinin ve ... sayılı tasarımın 1 numaralı görselinin, dayanak kılınan başvuruda bulunmadığından bahisle dava konusu tasarımın rüçhanına uygun olup olmadığının değerlendirilmesini talep ettiğini, görsellerin rüçhan belgesinde aynen yer aldığını, davacı yanın müvekkili tasarımlarının hükümsüzlüğü sonucunu da doğurmayacak olan söz konusu iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini,  hem asıl davada hem de birleşen davada farklı bilirkişi heyetlerinden alınan bilirkişi raporlarının her ikisi de müvekkilinin haklılığını gösterir nitelikte olduğunu,  kötü niyetli bir biçimde davayı uzatma çabası içinde olduğunu istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, Davacıya ait ... sayılı çoklu tasarıma, davalı yanca tecavüz ve haksız rekabet edildiğinin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve hükmün ilanına ilişkindir.Birleşen dava, Davalı ... adına tescilli ... sayılı çoklu tasarımın tamamen hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, aksi takdirde tasarımlarının bir kısmının hükümsüzlüğüne ilişkindir.07/02/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı tarafa ait ... numaralı tescil ile davalıya ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı tarafa ait www...com.tr web sitesinde ve davalıya ait katalogda davacının tescilli ürünlerin benzerlerinin yer aldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.12/06/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalının, davacıya ait tasarımların WIPO kayıtlarında tescilli ... ve ... numaralı tasarımlara dayanarak yeni olmadığını ileri sürmesi ile yapılan kıyaslamada WIPO kayıtlarında tescilli ... numaralı tasarımın 07-04 Locarno koduna dahil \"Kesme Tahtası\" ve WIPO kayıtlarında tescilli ... numaralı tasarımın 19-06 Locarno koduna dahil \"Sergi Tahtası\" olduğu ve benzerlik ilişkisi kurulamayacağı, davalının, davacıya ait tasarımların Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi Kayıtlarında ... ve ... numaralı tasarımlar ile benzerlik taşımadığı, davalıya ait incelenen ve raporda yer alan radyant ısıtıcı ürünün davacı tarafa ait ... ve ... tescil numaralı tasarımların koruma kapsamında kaldığı bildirilmiştir. 08/08/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Birleşen davada davalı taraf ...'ne ait ... numaralı endüstriyel tasarım tescil belgesindeki tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik unsuruna sahip olduğu, davaya konu ürünün tescil edilebilirlik koşullarını taşıdığı bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, davalı- Birleşen dosya davacı tarafın, çoklu tasarımın birbirine ayniyet derecesinde benzer tasarımları içerdiği,  yeni ve ayırt edici olmadığı, söz konusu tasarımları çoklu tasarım hakkını kötüye kullanarak, çifte tescil yasağına aykırı bir biçimde kötü niyetli bir biçimde tescil ettirdiği, tasarımın benzerlerinin çok daha önce kamuya sunulduğu ve tescil edildiği, dolayısıyla yeni ve ayırt edici olmadığı, bilirkişi raporunun objektif olmadığı, çoklu tasarıma rüçhan hakkını sağlayan belgede çoklu tasarıma ait bazı görsellerin yer almadığı itirazı ile istinaf isteminde bulunmuştur.Davalı- birleşen dosyada davacı taraf çoklu tasarım tescili içerisinde yer alan tasarımların birbirine benzediği, SMK 145. Maddede \"çifte temsil yasağı ilkesi\" bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu hükmün patentler yönünden düzenlendiği, ayrıca  Davalı- birleşen dosyada davacı tarafın 3 boyutlu tasarımların farklı cepheden çizimlerine yer vererek çifte temsil bulunduğunu ileri sürdüğü, oysa 3 boyutlu tasarımların farklı cepheden çizimlerinin tasarım tescilinde yer aldığı, SMK 68/5 maddesindeki düzenlemenin tasarımın tescil aşamasına yönelik itiraza ilişkin olduğu, kıyasen hükümsüzlük davasında uygulanamayacağı gibi Mahkemece alınan bu raporlardan da yenilik unsurunun bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup ileri sürülen sebeplerin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Herhangi bir tasarımın ayırt edici nitelik açısından kıyaslandığı diğer bir tasarımın; Başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de veya dünyada herhangi bir yerde piyasaya sunulmuş olması veya  Enstitü tarafından tescilli bir tasarım olarak yayınlanmış ve ayırt edici nitelik açısından değerlendirilen tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinde henüz koruma süresini doldurmamış olması gerekir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır. 12.06.2018 tarihli raporda; Davalının, davacıya ait tasarımlarının WIPO kayıtlarında tescili ... ve ... numaralı tasarımlara dayanarak yeni olmadığını ileri sürmesi ile yapılan kıyaslamada WIPO kayıtlarında tecilli ... numaralı tasarımın 07-04 Locarno koduna dahil “Kesme Tahtası” ve WIPO kayıtlarında tescilli ... numaralı tasarımın 19-06 Locarno koduna dahil “Sergi Tahtası” olduğu ve benzerlik ilişkisi kurulamayacağının bildirildiği, buna yönelik öne sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı, birleşen dosya davacı- davalının, davacıya ait tasarımların Avrupa Birli 1 Mülkiyet Ofisi Kayıtlarında ... ve ... numaralı tasarımlar ile benzerlik taşımadığının bilirkişi raporu ile açık tespitinin yapıldığı, birleşen dosya da da 08.08.2019 tarihli raporda, davalı taraf ... LİMİTED'e ait ... no'lu tasarım tescil itibariyle yenilik ve ayırt edicilik unsuruna sahip olduğu, belgesindeki tasarımın başvuru tarihi itibariyle davaya konu ürünün tescil edilebilirlik koşullarını taşıdığı tespitinin yapıldığı, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, teknik inceleme yapılıyor olması nedeniyle bilirkişi raporuna itibar edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı bu yönüyle de istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı- birleşen dosyada davacı tarafa ait radyant ısıtıcı ürünün davacı tarafa ait ... ve ... tescil numaralı tasarımların koruma kapsamında kaldığı , TPMK nezdinde  davacı adına  tescilli ... sayılı çoklu tasarım ile davalı tarafça üretilen ürünlerin görsel olarak kıyaslanması neticesinde davacı tasarımı ile ayırt edilemeyecek düzeyde belirgin bir benzerlik bulunduğu, kullanımın iltibas yaratacak derecede olduğu, bu nedenle davalının eyleminin davacının tasarım tescilinden kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesinde de aykırılık bulunmadığından tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde Davalı- birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih ve 2018/11 E., 2021/94 K.  sayılı kararına karşı davalı-birleşen davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalı-birleşen davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı-birleşen davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b17c009a3cc8847","SID":"91ea46aed532d18e"}}