{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/241 <br>KARAR NO: 2024/1539<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/09/2021<br>NUMARASI: 2021/356 E. - 2021/135 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tüm dünyada ..., ... ve ... yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, gelen lisanssız kullanıma ilişkin ihbarlar üzerine Bakırköy1. FSHHM'nin 2019/431 d.iş dosyası ile davalı şirket adresinde tespit yapıldığını, müvekkili şirkete ait yazılımların, davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda kurulu ve aktif, çalışır durumda olduğu, bu şekilde yazılımın izinsiz olarak, korsan tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanılır olduğu tespit edildiğini, müvekkiline ait programı, herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın bilgisayarında kullanan davalıların işi ve faaliyet alanları gereği, bu programdan haksız kazanç elde ettiklerinin aşikar olduğunu, bu durumun aynı zamanda müvekkilinin mali haklarına tecavüz niteliği taşıdığını, FSEK 68/2.maddesi hükümleri uyarınca, müvekkilinin açıkça zarara uğratıldığını, FSEK 68/2.maddesine göre yazılımın satımı konusunda taraflar arasında bir sözleşme bulunması halinde belirlenecek bedelin 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini, bu kapsamda fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yabancı bir şirket olduğunu, davacının dava için teminat yatırması zorunluluğunun bulunduğunu, müvekkili derneğin, davacı vekilinin dava dilekçesinde beyan ve iddia ettiği gibi bir şirket, ticari işletme de olmadığını, davalı müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında insani yardım alanında faaliyet göstermekte olan, kamu yararı statüsüne sahip bir dernek olduğunu, davacı vekilinin iddia ettiği şekilde kar amacı güden bir şirket veya ticari işletme olması da mümkün olmadığını, müvekkili derneğin ticari bir şirket ve işletme olmaması nedeniyle davacı vekilinin işbu davadaki tazminat ve faiz talebi ile işlemiş ve işleyecek ticari faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili dernekte, gönüllülerin kullandığı anonim konumdaki bir bilgisayarda yüklü olduğunun tespit edildiği belirtilen davaya konu programın, bilgisayar program yazılım programı müvekkili dernek veya çalışanlarınca kopyalanmamış ve kullanılmadığını, davacı vekilinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış olduğu şikayetine konu soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı vekilinin karara karşı itirazı üzerine Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/5735 değişik iş sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz açılmış işbu davanın usul ve esas yönlerinden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....FSEK'in 2/1. Maddesi, herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımlarının ilim ve edebiyat eseri sayılabileceği, FSEK'in 68. Maddesinde ise, izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği belirtilmiştir. Buna göre, davacının hak sahibi olduğu bilgisayar programlarının FSEK anlamında eser olup, koruma kapsamında olduğu, davalının herhangi bir lisans bedeli ödemeden bu programı işlerindeki bir adet bilgisayarda kullandıkları tespit edildiği, programların emsaline göre haksız fiil tarihi itibarı ile her bir bilgisayarda kurulan yazılım yönünden lisans bedelinin 21.409,48 TL olduğu ve FSEK 68. md uyarınca talep edilen üç katı değerin talep edilebileceği ancak davacı tarafından herhangi bir talep artırım ya da ıslah dilekçesi sunulmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince, Davacının davasının KABULÜ ile; Davalının davacıya ait eserden doğan mali haklarını ihlal ettiği anlaşıldığından davacının fazlaya dair tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Çoğaltma hakkı ihlalinin müvekkili dernek veya çalışanlarınca gerçekleştirildiğinin ispatlanmış  olmadığını, Davacıya ait bilgisayar programının, yapılan incelemelerde müvekkili derneğin merkez binasında bulunan 1 adet bilgisayarda tespit edildiğini, ancak söz konusu bilgisayarın, dernek çalışanlarından herhangi birinin şahsi kullanımına özgülenmiş olmayan tamamen umuma açık bir şekilde gönüllülerin kullandığı bir bilgisayar olduğunu, davaya konu yazılım programının müvekkili dernek veya çalışanlarınca kopyalanmadığını ve kullanılmadığını, çoğaltma hakkının ihlalinin müvekkili dernek veya çalışanlarınca gerçekleştirilmediğini,  -Davaya konu programın bir yazılım programı olduğunu,  kullanım programı olmadığını, müvekkili dernekte yazılımcı çalışmadığını, personelin programı kullanmasının da mümkün olmadığını, Davacıya ait bilgisayar programı, yazılımcıların program yazılımı amacıyla kullandıkları, ancak bilgisayar yazılımı yapanların kullanabildiği, eski sürüm bir yazılım programı olup, Davaya konu yazılım programı,  bilgisayar kullanıcılarının kullanabildiği bir kullanım program  olmadığını,   Müvekkil dernekte yazılım uzmanı veya bilgisayar yazılımcısı bir personel bulunmadığını,  bu bakımdan da bu programın davalı müvekkili şirket tarafından yüklenmesi ve kullanılmasının da mümkün olmadığını, -Bahse konu bilgisayara bu yazılımın kim tarafından yüklendiği ve davacının nasıl haberdar olduğu ispatlanmadığını, talep etmelerine rağmen  mahkemece bu konuda bir araştırma da yapılmadığını, -İstinafa konu karara gerekçe yapılan delillerin hukuka uygun elde edilmiş deliller  olmadığını,  casus yazılım olup olmadığını,  davacının izinsiz olduğunu iddia ettiği yazılım programının bu bilgisayarda yüklü olduğunu hukuka uygun şekilde öğrendiğini veya haberdar olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının  hukuka uygun şekilde elde ettiğini ispat edemediği bir bilgi ve belge üzerine aldığı tespit kararının da hukuka uygun bir tespit ve  delil olmadığından dolayı, sayın  mahkemenin işbu davayı reddetmesi gerekirken, bu tespit kararını dayanak yaparak davanın kabulüne karar vermesinin mümkün olmadığını,  -Müvekkilinin, kar amacı gütmeyen ve kamu yararı statüsünde olan dernek olduğunu,  kararda ticari faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  tacir  olmadığını,  -Mahkemece, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kamu davasının açılmasına yer olmadığına dair kesinleşmiş kararının göz ardı edildiğini,  davalının davaya konu tespit sonrasında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunduğunu, yapılan soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/76933 Soruşturma ve ... Karar numaralı,  Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı ile sonuçlandırıldığını, Davacı tarafın buna  itirazı, Bakırköy 7 Sulh Ceza Hakimliğinin  2020/5735 D.İş sayılı red kararıyla, Cumhuriyet Başsavcılığının, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı kesinleştiğini, -Mahkemeye sunulan bilirkişi raporuna karşı yaptıkları tüm itirazlarının da  dikkate alınmadan gerekçesiz olarak  reddedildiğini,  yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda,  davacı tarafından  hukuka uygun olarak elde edilmemiş bilgi ve belgeye müstenit yapılmış tespit kararı esas alındığını, kararın kaldırılarak davanın reddi yönünde yeni karar oluşturulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacıya ait bilgisayar yazılımının, davalılarca hukuka aykırı kullanımı (çoğaltma) sebebiyle FSEK m.68 uyarınca 10.000 TL maddi telif tazminatının ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/431 D.iş sayılı dosyası dosya içerisine alınmış, tetkikinde; talep edenin ..., karşı tarafın ... Derneği Genel Merkez Binası olduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; \"karşı tarafın faaliyette ve açık olan işyerinde/ofisinde inceleme esnasında toplam 8 adet bilgisayar olduğunun görüldüğü, tüm bulunan bilgisayarlarda tespit isteyen yanın talepleri doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda 1 adet bilgisayarda bahsi geçen \"...\" programlarının kurulu durumda olduğu, 1.\"...\" isimli dizüstü bilgisayarda tespite konu olan \"... Studio (...) ...\" yazılım programının 17/06/2017 tarihinde kurulduğu, programın çalışır durumda olduğu bu yazılım program formatında yapılmış olan fazla sayıda çizim çalışmaların bulunduğu ve \"...\" Lisans Kodu (Seri Numarası) ile programın aktif edildiği, bilgisayarlarında kurulu/yüklü olan yazılım programları ile ilgili taraflarına karşı tarafça herhangi bir fatura/belge sunulmadığı\" hususları rapor edildiği görülmüştür. Mahkemece aldırılan 09/06/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; \"davacı ...şirketinin davaya konu ... yazılımının yayımcısı olduğu, bu yazılımın FSEK bağlamında eser olarak korunduğu, davalıya ait merkezde gerçekleştirilen yerinde tespit sonucunda hazırlanan 16/04/2019 tarihli rapor uyarınca ... isimli bir adet bilgisayarda bu yazılımın çalışır durumda kurulu olduğu, ... lisans kodu ile aktif edildiği, bu lisans koduna yönelik fatura/belge sunulmadığı, davalının çalışanlarının denetleme konusunda özen gösterdiğini ortaya koyan bir delil sunmadığı değerlendirildiğinde davacının FSEK 22/3 maddesi kapsamında çoğaltma hakkının davalı tarafından ihlal edildiği, davalı işyerinde tespit edilen ... (...) ... yazılımın emsal teklif bedelinin, programın davalı işyerinde tespit edildiği tarih itibariyle 21.409,48 TL olduğu, FSEK 68. çerçevesinde 3 katı bedel talebindeki takdirin mahkemeye ait olduğu\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Davalı taraf, lisanssız kullanılan bilgisayarın, dernek çalışanlarından herhangi birinin şahsi kullanımına özgülenmiş olmayan tamamen umuma açık bir şekilde gönüllülerin kullandığı bir bilgisayar olduğundan bahisle istinaf isteminde bulunmuş ise  de; bilgisayarın dernek içerisinde bulunduğu, derneğin denetleme yükümlülüğü bulunduğu, eylemle fiil arasında illiyet bağının bulunması nedeniyle kusur aranmaksızın, haksız eylem nedeniyle, kusursuz sorumlu oldukları, kişisel kullanım ya da umuma açık kullanılmasının dava esasına etkisi olmadığı, bilgisayarların davalı dernek sorumluluğunda kullanılması dikkate alındığında, derneğin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu haksız fiil nedeniyle davalı derneğin doğrudan sorumlu bulunduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 74. Maddesi gereği hukuk hakiminin ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı olmadığı gibi Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/76933 Soruşturma ve 2020/44788 Karar numaralı,  Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı  ile de bağlı olmadığı, davacının, sorumluluğu bulunan mütecavizlerden, malî haklarının ihlâli ve uğradığı zarar sebebiyle eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’nun 68.maddesi uyarınca üç katı kadar telif tazminatı isteyebileceği, ayrıca davalı taraf bahse konu bilgisayara bu yazılımın kim tarafından yüklendiği ve davacının nasıl haberdar olduğu ispatlanmadığını ileri sürmüş ise de, yapılan bir ihbar neticesinde de haberdar olunabileceği ve sonrasında Değişik İş kararı ile tespit yapılarak, bu delile dayanıldığı, dayanılan delil yönteminin hukuka aykırılık teşkil etmediği, dernek olduğu gerekçesi ile ticari faiz istenemeyeceği ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça FSEK 68. Maddesine göre 3 kat tazminat talep edildiği, Mahkemece de taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulmuş kabul edilerek tazminata hükmedildiği, artık davacı için ticari olan, davalı için de ticari sayılacağından ticari faize hükmedilmesinde ayrılık bulunmadığı, tüm istinaf istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre  yapılan inceleme sonucunda ilk derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davalılar vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/09/2021 tarih ve 2021/356 E., 2021/135 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 171,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,1‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5505d2cb0d955ce9","SID":"2d5ac07fcb3db090"}}