{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/820 Esas <br>KARAR NO:2024/1569 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/300 Esas -  2021/743 Karar <br>TARİHİ:14/10/2021<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) <br>KARAR TARİHİ:10/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı \"... A.Ş.\" müvekkili şirket nezdinde \"...\" numaralı ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Türkiye'den Hollanda'ya gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 2018 model .... Şasi Nolu ... marka Tenteli/Perdeli Semi Treyler emtiası, .... nolu konşimento / .... nolu CMR (taşıma) senedine istinaden davalı taşıyıcının sorumluluğu altında taşınmış olup, emtiaların alıcıya varışını müteakip yapılan kontrollerde hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR (taşıma) senedi üzerine ....düşüldüğünü, davalı taşıyıcı emtiaları sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette temiz taşıma senedi ile teslim aldığını, ancak sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri sonucu emtiaların hasarlandığını, emtiaların hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğine dair taşıma senedi üzerine hasar şerhi düşüldüğünü, bu nedenle CMR'nin 17. ve devamındaki hükümler dikkate alındığında eksiksiz ve hasarsız olarak emtiaları teslim alan davalı taşıyıcının hasarlanan emtialara ilişkin zarardan sorumlu olacağının kabulü gerekeceğini, emtialarda meydana gelen hasara istinaden .... nolu ekspertiz raporu tanzim edilmiş olup, davalı taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlanan emtialarda 2.550,00-Euro'luk zarar tespit edildiğini, söz konusu hasara ilişkin olarak gerekli tüm incelemeler yapılmış olup, müvekkili şirket tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 2.550,00-Euro hasar tazminatı ödemesi yapıldığını beyan ile, davalı-borçlunun .... Sayılı takip dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptalini ve takibin devamını, davalı-borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen (CMR madde 27 gereği) (Yıllık) %5,00 oranında işleyecek faizi ile birlikte ödemesini, davalı-borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı yanca sunulan dava dilekçesinin 31/08/2020 tarihinde tebellüğ edildiğini, davacı yanın dilekçesinde belirtmiş olduğu haksız iddiaları kabul etmediklerini, aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, davacı tarafın sigortalısı ... A.Ş. adına ... Sözleşmesi tanzim ettiğini beyan ettiğini, davacı tarafın sigortalısından kaynaklı halefiyet hakkını elde edebilmesi için sigortalısının zarara uğraması gerektiğinden, sigortalısının işbu taşıma nezdinde zarara uğradığının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın delil listesinde yer alan mal faturası incelendiğinde anlaşılacağı üzere, davacının sigortalısının, alıcı .... adına mal faturası düzenlediği görüleceğini, davacının sigortalısı .... işbu mal faturası neticesinde taşınan malın bedelini alıcı firmadan tahsil ettiyse yük üzerinde mülkiyet hakkı ve bu nedenle oluşan zara ra katlanma yükümlülüğü bulunmadığından, yük üzerinde korunacak herhangi bir menfaati de kalmadığını, bu halde, yük ile hiçbir ilişkisi kalmayan sigortalısının işbu taşıma ve iddia edilen hasar nedeniyle hiçbir zarara uğramadığı ortada olacağından, sigortacıya geçen herhangi bir halefiyet hakkı da olmayacağını, mal bedelinin alıcı tarafından sigortalı ...'a ödenmiş olması halinde, davacı tarafından sigortalıya yapılan ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup ex gratia (lütuf ödemesi) niteliği taşıyacağını, sunulan mal faturasında .... (....)\" kaydının yer aldığı görüleceğini, ... teslim şekli uyarınca mallar, taşıma aracının üzerinde boşaltılmaya hazır vaziyette alıcıya teslim edildiğini, satıcının malları belirlenen varma yerine gelen taşıma aracından boşaltma işlemi yapılmaksızın alıcının tasarrufuna bırakılması anında hasar ve yararın alıcıya geçeceğini, davaya konu taşımada emtianın boşaltma yeri olan Polonya'ya ulaşmasıyla emtia üzerinde hasar ve yarar malın alıcısı ...'ye geçtiğini, emtiaya ilişkin hasar ve yarar alıcıya geçtiğinden satıcının herhangi bir kaybı veya zararı söz konusu olmayacağını, satıcının emtiaya ilişkin hukuki bir menfaati kalmamasına rağmen emtiaya ilişkin hasar bedelini davacı taraftan talep etmiş ve Davacı taraf da ilgili bedeli malın satıcısı ve gönderici olan sigortalısı ....'a ödediğini, satıcı hukuken zarara uğramış sayılamayacağından, davacı tarafından satıcıya ödenen bedelinin Müvekkili şirkete rücu edilebilir bir tazminat bedeli olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu edilen taşımada \"taşıyan sıfatı\" bulunmadığını, müvekkili şirketin taşıyan olarak kaşesinin yer aldığı taşıma senedi bulunmadığını, müvekkili Şirketin işbu taşıma kapsamında taşıyan sıfatı bulunmadığını, dilekçe ekinde sunulan navlun faturaları ve taşıma senetlerinden de anlaşılacağı üzere; yükün yurtiçi iç kara taşıması ... no'lu faturaya istinaden .... A.Ş. isimli firma tarafından gerçekleştirilmiş, yurtdışı kara taşıması ise .... no'lu faturadan anlaşılacağı üzere .... isimli şirket olduğunu, ancak her ne kadar yurtdışı kara taşıması için ... şirketiyle anlaşılmış olsa da bahsi geçen şirket yurtdışı kara taşıması işini fiili olarak, CMR senedinde de görüleceği üzere, CMR üzerinde kaşesi bulunan Ukrayna'da mukim .... şirketine yaptırdığını, aynı zamanda işbu taşıma kapsamında .... gemisi ile taşıma yapılmış olduğundan, deniz taşıması ayağı da .... isimli şirket tarafından gerçekleştirildiğini, Sakarya'dan Haydarpaşa'ya yapılan taşıma ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğinden işbu davanın ... ... Bahçelievler/İstanbul adresinde mukim.... A.Ş.'ye ihbarını ve yine deniz taşıması ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğinden, ...Beyoğlu/ İstanbul adresinde mukim .... ... A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, müvekkili Şirketin hiçbir şekilde emtianın hasarlanmasında kusurlu olmadığını, varlığı iddia olunan hasarın kaynağı belli olmayıp, hasarın taşıma esnasında oluştuğunun ispatlanamadığını, söz konusu hasar kapsamında bağımsız kuruluşlarca yapılan ekspertiz incelemesi de bulunmadığını, hasarın nedeninin de belli olmadığını, CMR senedinde hasar şerhi düşüldüğü belirtilmiş ise de CMR senedinde yalnızca alıcı tarafından teslim alınan emtiada çizik olduğu iddia edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtiğinin aksine, taşıma işi üç farklı taşıma yoluyla gerçekleştirildiğini, .... no'lu navlun faturası tahtında Adapazarı - Haydarpaşa taşıması gerçekleştirildiğini, ...no'lu konşimento tahtında ... gemisi ile Haydarpaşa limanından ... limanına taşındığını, bu limandan da alıcının Almanya'daki tesisine nakliyesi karayolu üzerinden gerçekleştirildiğini, bahsi geçen yurtdışı karayolu taşıması da .... no'lu CMR belgesi tahtında gerçekleştirildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, davacı taraf dava dilekçesinde iddia olunan hasarın taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği bilgisini vermediğini, davacı tarafça sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere CMR belgesi tahtında gerçekleştirilen kara taşıması müvekkili Şirket sorumluluğunda gerçekleşmemiş, fiili taşıyan olan... isimli şirket sorumluluğunda, deniz taşıması mezkûr konşimento tahtında .... isimli şirket sorumluluğunda, yurtiçi kara taşıması ise .... A.Ş. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, alıcının hasar tutanağı olarak düzenlediği iddia edilen tutanakta ise taşıyanın imzası yer almadığını, davacının iddiaları yalnızca bir takım soyut beyanlardan oluştuğunu ve taşıyanı bağlayacak nitelikte olmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin her ne kadar CMR'ye şerh düşülmüş olduğu iddia edilmiş ise de yalnızca çizilmeye ilişkin beyan gerçek bir hasar iddiası olmadığı gibi taşıyana yapılmış süresinde hasar ihbarı da bulunmadığını, cMr üzerine düşülmüş gerçek bir hasara ilişkin hasar şerhi de bulunmadığını, CMR senedinde yer alan ve hasar şerhi olduğu iddia edilen husus yalnızca sağ tarafta çizilme var şeklinde olduğunu, malların teslim tarihi dikkate alındığında CMR hükümleri gereğince hukuken geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığının ortada olduğunu beyan ile, davanın aktif husumet itirazları nedeniyle usulden reddini, davanın pasif husumet itirazı nedeniyle usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın herhalde esastan reddini, işbu davanın .... Bahçelievler/İstanbul adresinde mukim .... A.Ş.'ye ihbarına , ve yine deniz taşıması ....A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğinden, ... Beyoğlu/ İstanbul adresinde mukim .... A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İhbar olunan ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi doğru halefiyet hakkını elde etmiş olduğunu ispat ettiğini, .... Poliçesinin ve eki klozların ve tercümelerinin sunulması halinde doğru halefiyet hakkının elde edilmiş olup olmadığı bu aşamadan sonra tarafımızca inceleme konusu edilebileceğini, davacı tarafından hazırlanan dava dilekçesinde yer aldığı üzere, taşıma konusu emtea, 3 farklı taşıma yoluyla ve 2 farklı şirket vasıtasıyla gerçekleştirilmiş ve davalı taşıyıcının sorumluluğu altında taşınmış olup tahliye edilerek dava dışı olan yük sahibine teslim edildiğini, yükler gemiden sağlam olarak alınmış ve yükteki iddia konusu hasar için usulüne uygun herhangi bir hasar tutanağı tanzim edilmediğini, müvekkili tarafından organize edilen deniz taşıması süresinde yükün gemiden hasarsız ve vaktinde olarak indiği ve buradan kara yolu taşımasını gerçekleştirecek tarafa teslim olunduğunu, deniz taşımasının tamamlanması sonrasında ve emtianın kara taşıması için teslim alınması sırasında hiçbir hasar tutanağı bulunmaması da hasarın deniz taşıması dışında kara taşıması sırasında hasarlandığını kanıtladığını, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak TTK. m. 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmamış ve tarafların da katıldığı bir tespit bulunmadığını, .... Limanına salimen ulaştırılan yüklerde, bu safhadan sonraki aşamada veya elleçlemelerde meydana gelen iddia konusu herhangi bir hasardan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasarın deniz taşıması sırasında oluşma ihtimali olmadığını beyan ile, müvekkilinin iddia konusu zararda bir dahlinin bulunmaması sebebiyle haksız davanın aktif ve pasif husumet yokluğundan reddini, davacı tarafın delillerinin tebliğini ve karşı delil ve ek beyan hakkının saklı tutulmasını, müvekkili şirkete atfı kabil bir kusur olmaması sebebiyle hukuki dayanağı olmayan davanın esastan reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini, talep etmiştir.İhbar olunan .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; .... A.Ş. adına ... Sözleşmesi tanzim edildiğinin davacı asilin beyan olduğunu, halefiyet şartlarının oluşmadığını, mal alıcısının satıcıya ödeme yapıp yapmadığının bilinmediğini, ancak malın teslim şekli incelendiğinde ödemenin yapıldığı sonucu ortaya çıktığını, sigorta kapsamında zararın varlığı ve yine sigorta kapsamında ödemenin yapılıp yapılmadığı belli olmadığı için davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan navlun faturaları ve taşıma senetlerinden de anlaşılacağı üzere; yükün yurtiçi iç kara taşıması .... no'lu faturaya istinaden müvekkili ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, yurtdışı kara taşıması ise .... isimli şirket tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin malın Sakarya'dan Haydarpaşa'ya kadar olan taşıma işlemini yaptığını, sonrasında ise malın diğer taşıma şirketine devredilmiş ve eksiksiz / hasarsız olarak teslim edildiğini, malın hasarlı olarak teslim edildiğine dair gerek müvekkili şirketten malı teslim alan şirket ya da denetimle görevli yetkililer ve gerekse de davacı tarafça yahut sigortalısı tarafından bugüne kadar herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi itirazı bir kayıt da sunulmadığını, dolayısıyla malın hasarsız teslim edilmiş olduğunun karine ve akışa uygun olduğunu, işbu davada CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiğini, Türkiye'nin CMR Konvansiyonu'na üye bir ülke olduğunu, müvekkili şirketin taşıma görevini devrettiği dava konusu mal, deniz taşıması yolu ile ve .... gemisi ile Haydarpaşa limanından ... limanına taşındığını, deniz taşıyıcısı tarafından malın hasarlı olarak teslim alındığına dair bir kaydı dosyada mevcut olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir kusurundan söz etmek mümkün olmadığını, bir an hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğu düşünüldüğünde dahi konvansiyonun 30. Maddesi kapsamında süresi içerisinde bir bildirimin müvekkili şirkete yapılmadığı için malın kontrol edilerek ve hasarsız olarak alındığının kabulü ve davanın reddi gerektiğini, hasar açıkça görülebilen bir hasar olduğu için müvekkili şirket tarafından malın teslim edildiği anda gerekli itirazi bildirim yapılması gerekir iken hiç bir bildirim yapılmadığını, hasarın açıkça görülemediği bir şekilde kabul edilse dahi gerekli yedi günlük süre içerisinde yazılı bir bildirimin müvekkiline yapılmadığını, dolayısıyla malın hasarsız olarak teslim edildiğinin ve müvekkilinin dava konusu hasardan sorumlu olmadığının kabul edilmesi ve bu davanın da reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ile, haksız ve hukuksuz davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın esastan reddi ile müvekkili şirketin dava konusu yapılan hasardan kaynaklı bir sorumluluğunun olmadığının tespitini, yargılama giderleri, harçlar, masraflar ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasını, davacı tarafın faiz isteminin CMR Konvansiyonu'nun 27. Maddesinin 1. Ve 2. Fıkraları kapsamında sınırlı tutulmasına karar verilmesini bilvekale talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/10/2021Tarih ve 2020/300 Esas - 2021/743 Karar sayılı kararında;\"...Dosya kapsamına göre,  dava dışı ... A.ş. davacı Mapfre Sigorta Şirketi tarafından .... numaralı ... Poliçesi ile  taşınan treyler ekipmanları emtiası ICC (A) 1.1.82 şartları kapsamında kara taşıması ve deniz taşımaları ... teminatı kapsamında teminat altına alındığı, davanın Sakarya/Türkiye'den Hollanda'ya yapılan taşıma sonucu emtianın hasara uğraması nedeniyle davacı tarafından ... poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin kusurlu taşıyıcıya rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, .... tarafından düzenlenen 21.08.2018 tarihli tespitte \" hasarlı treyler fotoğrafları incelendiğinde, römork'un aldığı darbe sonucu eğilerek (göçme) hasarlandığının anlaşıldığı, hasarlanan ....'in gemiye yükleme esnasında veya gemiden tahliye edilirken aldığı bir darbe sonucunda derin çizilmeler oluşması sonucu meydana geldiğinin\" değerlendirildiği, davacı sigorta şirketi tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 20/02/2019 tarihinde 2.550,00-Euro hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, sigortalıya yapılan ödemeye istinaden davalı şirkete .... sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, davacının takibin durmasını müteakip işbu davayı açtığı, yargılama aşamasında dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; \".... Şase No.lu, Talson kutu semi-treyler marka/tip, 2018 model araçta gelen hasara ait fotoğraflar ve sigorta eksperinin tespitleri de incelendiğinde, semi-treyler'de meydana gelen toplam hasar tutarının (parça-malzeme-işçilik tutarı toplamının) 2.550,00 EUR olabileceği, CMR taşıma senedi ve sair sevk evrakına göre davalının akdi taşıyıcı-taşıma işleri organizatörü sıfatıyla üstlenilen taşımada akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu ve davalıya husumet yöneltilebileceği; Dava konusu mallardaki hasarın taşıma sırasında meydana geldiği dolayısıyla taşıma işini üstlenen davalı taşıma şirketi CMR m. 17/1'e göre oluşan hasardan sorumlu olmaları gerektiği,\" kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu taşıma işlemi ve geçerli bir Uluslararası Taşıma senedi bulunması nedeniyle eldeki uyuşmazlığa uygulanacak olan hukuk CMR konvansiyonudur. Uyuşmazlığın çözümü açısından konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 31/05/2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu davada  meydana gelen hasar ile dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline, alınan darbelere ve ödeme dekontunda belirtilen tutara uygun olduğu, bu bağlamda davacı yanın davalıdan 2.550,00 Euro talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi  heyet raporuna göre... sayılı icra takibinde dosya borçlusu tarafından yapılan borca itirazın iptali ile icra takibinin devamı gerektiği değerlendirmeleri ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikte bilirkişi raporu hükme esas alınarak tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu  görülmekle  ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın  2.550,00 Euro üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir. Vekalet ücreti ile harç hesaplaması Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3473E.-2020/2039K. Sayılı kararı doğrultusunda dava tarihindeki (14/08/2020) Merkez Bankası Euro/TRY efektif satış oranı olan (8.6997) esas alınarak yapılmıştır.Alacağın likit olması  konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,2012/19-599 E. ve 2013/145 K. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayımızda kaza sebebiyle hasardan kaynaklı oluşan zararın  davalı tarafından belirlenebilmesi mümkün olmadığından, böylece borçlunun borçunu yalnız başına tahkik ve tayin etmesi beklenemeyeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.\"gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜNE; davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 2.550 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin DEVAMINA, İcra İnkar tazminatına ilişkin talebin alacak likit bulunmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesince yargılaması görülen dosyada “davanın kabulüne” karar verildiğini; işbu karara karş itirazlarını sunma zaruretinin hasıl olduğunu,  Yerel Mahkeme tarafından oluşturulan gerekçeli kararda, “…Dava konusu taşıma işlemi ve geçerli bir uluslararası taşıma senedi bulunması nedeniyle eldeki uyuşmazlığa uygulanacak olan hukuk CMR konvansiyonudur. Uyuşmazlığını çözümü açısından konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 31.05.2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu davada meydana gelen hasar ile dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline, alınan darbelere ve ödeme dekontunda belirtilen tutara uygun olduğu, bu bağlamda davacı yanın davalıdan 2.550,00 Euro talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.” şeklinde hüküm kurulduğunu, Yukarıda anılan gerekçeli kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak oluşturulduğunu; dava konusu olayın esasına ilişkin sakat ve taşıma hukukunun mevzuatına uygun olmayan bir hüküm kurulduğunu; yerel mahkemenin kararına ilişkin olarak aşağıda esasa ilişkin itirazlarının sunulduğunu, Yerel mahkemenin, gerekçeli kararında İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi’nin 2019/24102E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 2.550 euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/A maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verdiğini, ancak alacaklının icra takibinde faiz talebinin cmr konvansiyonu madde 27 uyarınca asıl alacağa yıllık %5 üzerinde işleyecek faiz olduğunu; bu nedenle mahkemenin alacaklının talebinden fazlasına karar veremeyeceğini; mahkemenin faiz kararının açıkça HMK madde 26’ya aykırı olduğunu, Gerekçeli kararda yer alan “…Davanın kabulüne, davalı tarafından ... sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 2.550,00 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına...”  karar verildiğini ancak davacının icra takibi ve dava dilekçesindeki talebi CMR Konvansiyonu madde 27 gereği asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında işleyecek faiz olduğunu, Gerekçeli kararın hüküm kısmında asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca euro faizi uygulanmasına karar verildiğini, ancak işbu taşıma CMR konvansiyonuna tabi olduğundan cmr konvansiyonu madde 27 uyarınca faiz talep edilebileceğini, CMR Konvansiyonu madde 27 uyarınca CMR Konvansiyonu’na tabi olaylarda yılda %5 üzerinden hesap edilecek temerrüt faizini talep edebileceğini; davayı veya müvekkilinin temerrüde düştüğünü kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, yerel mahkmenin faiz kararının hatalı olduğunu, Yerel mahkemenin faiz kararının bile yargılamanın hatalı yürütüldüğünün ve hukuka aykırı bir karar verildiğinin açık göstergesi olduğunu; bu nedenle Yerel Mahkemenin hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda davacının aktif husumet ehliyetinin yeterli bir şekilde irdelenmediğini ve davacının sigorta poliçesinin incelenmediğini, Mahkemenin kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunda davacının hasarı poliçe kapsamında ödediği ve davalıya karşı talep ve dava hakkının bulunduğu yönünde değerlendirme yapıldığını ancak davacının dosyada mübrez sigorta poliçesinin hiç incelenmediğini; davacının sigorta poliçesi şartlarında görüleceği üzere, poliçenin 2. Sayfasının “Tüzel Kişilik Notu” kısmında “Teminat taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir. Aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır.” klozu yer almakta olduğunu, İşbu taşımada ise sigorta poliçesi şartlarına uygun taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını; bu halde, davacı tarafın teminat dahilinde olmayan bir sigorta ödemesini sigortalısına yaptığını, Bilirkişi raporunda davacının sorumlulara rücu hakkı bulunduğu belirtilmiş ise de davacının sigorta poliçesi kapsamında teminat dahilinde olmayan ex gratia (lütuf ödemesi) niteliğindeki bir sigorta ödemesini sigortalısına yaptığı ve bu durumda davalıya karşı tazminat hakkının bulunmadığını Mahkemenin dikkatine sunduklarını, Ayrıca işbu davaya konu taşıma için satıcının alıcı adına düzenlediği mal faturasında, .... (....)” kaydının yer aldığının görüleceğini; ... teslim şekli uyarınca malların, taşıma aracının üzerinde boşaltılmaya hazır vaziyette alıcıya teslim edildiğini; satıcının malları belirlenen varma yerine gelen taşıma aracından boşaltma işlemi yapılmaksızın alıcının tasarrufuna bırakılması anında hasar ve yararın alıcıya geçtiğini; bu nedenle satış sözleşmesi uyarınca yükte meydana gelecek hasar veya kayba katlanma yükümlülüğü, Borçlar Hukuku anlamında mal varlığının aktifinde eksilmenin oluşan alıcıya ait olduğunu; davaya konu taşımada emtianın boşaltma yeri olan Polonya’ya ulaşmasıyla emtia üzerinde hasar ve yarar malın alıcısı T...’ye geçtiğini; bu halde, emtiaya ilişkin hasar ve yarar alıcıya geçtiğinden satıcının herhangi bir kaybı veya zararının söz konusu olmayacağını; satıcının emtiaya ilişkin hukuki bir menfaati kalmamasına rağmen emtiaya ilişkin hasar bedelini Davacı taraftan talep ettiğini ve Davacı tarafın da ilgili bedeli malın satıcısı ve gönderici olan sigortalısı ...’a ödediğini; burada dikkat edilmesi gereken hususun, yukarıda açıklandığı gibi satıcı hukuken zarara uğramış sayılamayacağından, davacı tarafından satıcıya ödenen bedelin Müvekkili şirkete rücu edilebilir bir tazminat bedeli olmadığını, Bilirkişi raporunda aktif husumet ehliyetine ilişkin yapılan tespitler, cevap dilekçelerinde yer alan itirazları karşılar nitelikte olmadığını ve dosya kapsamı incelenmeden yapılan değerlendirmeler olduğunu, Davacı tarafın işbu taşımada iddia edilen hasardan zarar görenin sigortalısı olduğunu ve sigortalısının zarara uğrayıp uğramadığı hususlarını yazılı delille kanıtlayamadığı gibi sigorta poliçesi şartlarından anlaşıldığı üzere dava konusu iddia olunan hasar sigortacının teminatı dahilinde değildir ve işbu taşıma ... teslim şekline uygun yapıldığından davacı taraf işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyetini haiz olmadığını; dolayısıyla, işbu davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkili şirketin dava konusu edilen taşımada “...” bulunmamakta olduğunu ve müvekkili şirketin taşıyan olarak kaşesinin yer aldığı taşıma senedi bulunmamakta olduğunu,  Müvekkili Şirketin işbu taşıma kapsamında taşıyan sıfatının bulunmadığını; dosyada mübrez navlun faturaları ve taşıma senetlerinden de anlaşılacağı üzere; yükün yurtiçi iç kara taşıması ....A.Ş. isimli firma tarafından gerçekleştirildiğini, yurtdışı kara taşımasının ise .... isimli şirket tarafından yapıldığını ancak her ne kadar yurtdışı kara taşıması için .... şirketiyle anlaşılmış olsa da bahsi geçen şirketin yurtdışı kara taşıması işini fiili olarak, CMR senedinde de görüleceği üzere, CMR üzerinde kaşesi bulunan Ukrayna’da mukim .... şirketine yaptırdığını; aynı zamanda işbu taşıma kapsamında ... gemisi ile taşıma yapılmış olduğundan, deniz taşıması ayağı da .... isimli şirket tarafından gerçekleştirildiğini; Sakarya’dan Haydarpaşa’ya yapılan taşıma .... A.Ş. tarafından, deniz taşıması ise .... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini ve Müvekkili Şirket yüke hiçbir zilyet olmadığını, Müvekkili Şirketin ise işbu taşımadaki sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu madde ... “Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan malın zıyaından veya hasarından kaynaklanmayan bir zarardan sadece 918 inci madde uyarınca kendisine düşen bir yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde sorumludur. Tedbirli bir tacirin göstereceği özene rağmen zarar önlenemeyecek ise komisyoncu sorumluluktan kurtulur.” kapsamında hüküm altına alındığını; TTK md. 928 taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğunu düzenlemiş olup anılı hükme göre taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından sorumlu olduğunu; mezkur olayın, emtia Müvekkil Şirketin zilyetliğinde değilken gerçekleşmiş olup bu halde Müvekkilin iddia olunan olaydan sorumlu tutulamayacağının izahtan vareste olduğunu ancak bu itirazlarının bilirkişi raporunda hiç dikkate alınmadığını,  Hükme esas alınan raporda meydana geldiği iddia olunan hasara ilişkin CMR’ye şerh düşülmüş olduğundan davacının tekrardan hasar ihbarı yapmasına gerek olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de yalnızca çizilmeye ilişkin beyanın gerçek bir hasar iddiası olmadığını; ayrıca davacı tarafça hasarın taşıma esnasında oluşup oluşmadığı hususunun bile ispatlanamadığını, İşbu dava kapsamında iddia olunan hasarın taşıma esnasında gerçekleştiğine dair hiçbir ispat aracının bulunmamakta olduğunu, emtiada hasar iddiasının ise tarafların soyut beyanlarından ibaret olduğunu; CMR senedinde hasar şerhi düşüldüğü belirtilmiş ise de CMR senedinde yalnızca alıcı tarafından teslim alınan emtiada çizik olduğu iddia edildiğini ancak bu iddiayı tevsik edici hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, İşbu davaya konu taşımada, üç farklı taşıma yapıldığını; yükün öncelikle Adapazarı – Haydarpaşa arası .... tarafından taşındığını, ... gemisi ile Haydarpaşa limanından Chernomorsk/UKRAYNA limanına Sea Lines tarafından taşındığını, bu limandan da alıcının Almanya’daki tesisine nakliyesi karayolu üzerinden gerçekleştirildiğini, Davacı tarafın ise iddia olunan hasarın taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiğini ispat edemediğini; davacı tarafça sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere CMR belgesi tahtında gerçekleştirilen kara taşımasının Müvekkil Şirket sorumluluğunda gerçekleşmediğini, fiili taşıyan olan .... isimli şirket sorumluluğunda, deniz taşıması mezkûr konşimento tahtında ... isimli şirket sorumluluğunda, yurtiçi kara taşıması ise... A.Ş. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini; bu halde hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, iddia edildiği şekilde bir hasar varsa bile bu zarardan sorumlu tarafların fiili taşıyan firmalar olduğunu, Alıcının hasar tutanağı olarak düzenlediği iddia edilen tutanakta ise taşıyanın imzasının yer almadığını; bu minvalde davacının iddialarının yalnızca bir takım soyut beyanlardan oluştuğunu ve taşıyanı bağlayacak nitelikte olmadığını, İşbu davaya konu taşıma kapsamında taşıyanın kusurlu fiili neticesinde emtianın hasara uğradığına ilişkin veyahut iddia olunan hasarın taşıma esnasında meydana geldiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını; dolayısıyla, Müvekkil Şirkete hiçbir şekilde sorumluluk yüklenemeyeceğini Yüksek Mahkemenin dikkatine sunmak istediklerini, Tüm bu itirazlarına rağmen ise Bilirkişi raporunda da hasarın taşıma sırasında oluştuğu ve davalının zarardan sorumlu olması gerektiği kanaatine varıldığını, ancak davacının bu iddiasını ispatlayan tek evrağın son derece yetersiz ve eksik hazırlanmış olan ekspertiz raporu olduğunu; dosyada mübrez ekspertiz incelemesinin tek taraflı hazırlandığını ve evrak üzeri soyut bir inceleme ile hazırlandığını; yük üzerinde hiçbir inceleme yapılmayan ve yalnızca bir çizik olarak belirtilen hasara ilişkin Müvekkilden 2.550 Euro şeklinde fahiş bir talepte bulunulamayacağını; ekspertiz raporunda çizilmeye ilişkin bir fotoğraf bile bulunmadığını; çizilme ve hasar iddiasının yalnızca tarafların soyut iddiaları ile ispatlanmaya çalışılmakta olduğunu,  CMR senedinde yer alan ve hasar şerhi olduğu iddia edilen hususun yalnızca sağ tarafta çizilme var şeklinde olduğunu; bu şekilde bir hasar iddiası ile süresinde de hasar bildirimi yapılmadan Müvekkilinin mağdur edilemeyeceğini; CMR Madde 30 gereğince hasar halinde yükün alıcıya tesliminden sonra 7 gün içinde ihbarda bulunulması, aksi halde taşımacıdan tazminat talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini; ayrıca davaya konu taşımada taşıyana süresi içerisinde hasar ihbarının da yapılmadığını; hasar tarihini 21.08.2018 olduğu belirtilmekle birlikte, hasar ihbarının 05.09.2018 tarihinde yapıldığının belirtilmekte olduğunu; bu durumda 7 günlük hasar ihbar süresinin geçirilmiş olduğunun anlaşıldığını, Ekspertiz raporunda davalının sorumluluğuna karar verilmiş ise de işbu davada davacının hasar iddiasını kanıtlayan somut bir evrağın dosyada bulunmadığını; davacı tarafın hasarı gösterir bir fotoğraf dosyaya sunmadığı gibi tarafların ortak katılımı ile hazırlanmış bir ekspertiz incelemesi de yapılmadığını; bu aşamada davacıların iddiasını tevsik eden hiçbir belge dosyada bulunmamasına rağmen yalnızca davacı iddialarını gözeterek hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmayıp objektiflikten çok uzak olduğunu ancak Yerel Mahkemenin yetersiz ve eksik hazırlanan bu rapora itibar ettiğini,  Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, mallardaki iddia olunan hasarın/zıayanın müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabulü zorunlu olup, kaybın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğini ispatlayamayan davacının davasının reddi gerektiğini; ayrıca yerel mahkemenin gerekçeli kararının birçok hatalı ifade içermekte olduğunu ve açıkça hmk madde 26’ya aykırı olduğunu; yerel mahkeme tarafından faiz hakkında verilen taleple bağlı bulunmayan kararın dahi yargılamanın doğru yapılmadığı kanaatini uyandırmakta olduğunu, Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yerel Mahkemenin kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; Yerel Mahkemenin işbu davayı tahlil ederken; Ticaret ve Taşıma Hukuku Hükümlerini doğru analiz edemediğini, dosya kapsamında hatalı inceleme yaptığını; müvekkilinin işbu davada sorumluluğunun bulunmadığını; tüm bu açıklanan sebeplerden ötürü, dosya kapsamında eksik inceleme yapılarak hüküm kurulan Yerel Mahkeme kararının isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve dairemizce re’sen gözetilecek nedenlerle; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/300 E. ve 2021/743 K. sayılı, 14.10.2021 tarihli “Davanın Kabulüne” dair kararının BOZULMASINA, neticede işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, nakliyat emtea  sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyandan rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut olayda davacı tarafça; Dava dışı \"...A.Ş.\" 'nin  “...” numaralı ... Poliçesi ile sigortalısı olup sigortalısı dava dışı .... A.Ş.'nin  .... Netherlands/ Hollanda'da bulunan firmaya  27/07/2018 tarihli, .... No.lu  E-fatura kapsamında satılan 2.... Şasi Nolu.... marka .... emtiasının Sakarya/ Türkiye’den Hollanda’ya taşınmasını davalı şirketin  akdi taşıyıcı (taşıma işleri organizatörü ) olarak üstlendiğini, dava konusu taşımanın kara- deniz-kara taşımasını içeren bir karma taşıma olduğu, davalı taşıyıcının sorumluluğu altında taşınmış emtiaların alıcıya varışını müteakip yapılan kontrollerde hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR (taşıma) senedi üzerine hasarlı teslim şerhi düşüldüğünü, hasarlanan ... gemisine yüklendiğini ve ... limanında indirildiğini, kara yoluyla son kullanıcıya teslim edildiğini, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini, hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini ve  ödenen redelin rücuen tazmini talebiyle davaya konu icra takibinin başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı belirtilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir Davalı vekilinin davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafın delil listesi tebliğ edilmediğinden, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği, sigortalısı için düzenlediği sigorta poliçesi şartlarını incelemek mümkün olmadığından, davacı tarafın sunacağı delillere ilişkin savunma ve itiraz haklarımızı saklı tuttuğunu belirtmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesinde;''...'' Bilirkişi raporunda davacının hasarı poliçe kapsamında ödediği ve davalıya karşı talep ve dava hakkının bulunduğu yönünde değerlendirme yapıldığını ancak davacının dosyada mübrez sigorta poliçesinin hiç incelenmediğini, davacının sigorta poliçesi şartlarında görüleceği üzere, poliçenin 2. Sayfasının “Tüzel Kişilik Notu” kısmında; “Teminat taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir. Aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır.” klozunun yer aldığını, işbu taşımada ise sigorta poliçesi şartlarına uygun taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, bu halde,  davacı tarafın teminat dahilinde olmayan bir sigorta ödemesini sigortalısına yaptığını, bilirkişi raporunda davacının sorumlulara rücu hakkı bulunduğu belirtilmiş ise de davacının sigorta poliçesi kapsamında teminat dahilinde olmayan ex gratia (lütuf ödemesi) niteliğindeki bir sigorta ödemesini sigortalısına yaptığı ve bu durumda davalıya karşı tazminat hakkının bulunmadığını, bilirkişi raporunda aktif husumet ehliyetine ilişkin yapılan tespitler, dosya kapsamı incelenmeden yapılmış olduğundan bu kapsamdaki itirazlarımızı bildirir ve işbu davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle reddine, aksi halde itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece 14/10/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; Davalı ... şirket vekilinin  ve ihbar olunan ... vekilinin rapora karşı celse arası sunmuş olduğu itiraz dilekçesi incelendiğinde itirazlarının merkezinde hukuki değerlendirmelere yönelik olduğu hukuki değerlendirmenin mahkemenin görev ve yetkisinde olduğu nazara alınarak rapora karşı itirazların reddine karar verilmiş ise de, mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sigorta  poliçesinin 2. Sayfasının “Tüzel Kişilik Notu” kısmında; “Teminat taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir. Aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır.” Klozu uyarınca işbu taşımada sigorta poliçesi şartlarına uygun taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı,  davacı tarafın teminat dahilinde olmayan bir sigorta ödemesini sigortalısına ödediği, bu nedenle davacının aktif husumetinin olmadığına yönelik itirazının tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı vekilinin  bu itirazı istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü görülmüştür.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Bu nedenle mahkemece, sigorta  poliçesinin 2. Sayfasının “Tüzel Kişilik Notu” kısmında; “Teminat taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir. Aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır.” Klozunun tartışılıp değerlendirilerek davaya konu hasarın bu kloz uyarınca teminat kapsamında olup olmadığı ve davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı hususunun yukarıdaki açıklamalar ve davalı vekilinin itirazları da gözetilerek tartışılık değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2021 tarih ve 2020/300 Esas - 2021/743 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ecd8ebcb35dab204","SID":"0db2a04be694db0f"}}