{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/240 <br>KARAR NO: 2024/1620<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/10/2019<br>NUMARASI: 2017/153 E. - 2019/976 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkilleri ve diğer davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, yine senet üzerindeki imza ve yazılarında müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına konu 05/12/2013 vade tarihli, 65.000,00-TL bedelli senet nedeniyle davacı ...'un BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı ... yönünden davanın REDDİNE, davacının tazminat istemlerinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının davacı ... yönünden davanın reddine ilişkin hükmünün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, dilekçe ekinde sundukları bilirkişi raporunun ... tarafından yanlı ve hatalı bir şekilde hazırlandığını, müvekkili davacı ... aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında yapılması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun ise bilimsel ve teknik verilerden uzak ve eksik değerlendirmelerle hazırlandığını, dava konusu bono üzerindeki ... namına atılan imza ile müvekkiline ait söz konu imzaların gözle görülebilecek derecede farklı olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni bir heyetten rapor alınması yönünde talepte bulunmalarına rağmen taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin ne borcun sebebi gösterilen bonodan ne de herhangi bir sebepten dolayı davalılara borcu bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın ... yönünden reddine karar verilen kısmın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava  İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden  sonra  açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili,  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu senetler üzerindeki    imzaların davacılara ait olmadığını  ileri sürmüştür.  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, alacaklının davalı ..., borçluların davacılar ..., ... ve davalı  ... olduğu, takibin dayanağı senedin  26/08/2013 düzenleme tarihli, 05/12/2013 vade tarihli ve 65.000,00 TL bedelli olduğu,  borçlusunun   ..., kefilin  ... olduğu, ... lehine düzenlendiği, senedin arkasında sırasıyla ..., ... ve ...'a ait ciroların bulunduğu , takiple  65.000,00 TL asıl alacak ve 17.064,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.064,28 TL nin tahsilinin talep edildiği görülmektedir. İmza incelemesine esas  bilirkişi heyet raporunda özetle; 05/12/2013 vade tarihli, 26/08/2013 tanzim tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ... olan 65.000,00 TL bedelli senet aslının sağ alt tarafında bulunan imzalardan, ... namına atılmış iki adet imzanın ...'un eli mahsulü olduğu, aynı senet üzerinde kefil ... namına atılmış iki adet imzanın ise ...'un eli mahsulü olmadığı belirtilmiştir. İmza incelemesine esas rapor, uzman bilirkişi heyeti tarafından borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan ve  düzenleme  tarihi öncesi ve sonrasına  ilişkin  belgelerin  mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun   yapıldığı , raporun denetime elverişli ve  yeterli olduğu , hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı , davacı vekilinin heyette yer alan bilirkişi ... hakkında daha önce düzenlediği başka raporları gerekçe kılarak ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa,  kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü  davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.  “imzanın sahte olması” iddiası  senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmıştır.  Denetime elverişli bilirkişi raporuna göre dava ve takip konusu  senetteki borçlu  imzasının davacı ...'a  ait olduğu buna karşın kefil imzasının davacı ...'a ait olmadığı, bu durumda  davacı ...'un  menfi tespit istemi yönünden davasının reddi  kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, kefil olan davacı ... yönünden ise  , imzanın davacı kefile ait olmadığı, sahte imza  iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak  defilerden olup senet hamilinin iyiniyetli olup olmaması hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden davacının kefil olarak uyuşmazlık konusu senetten sorumlu tutulamayacağı , bu davacı yönünden  menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür. Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2019 tarih ve 2017/153 E., 2019/976 K. sayılı kararına karşı davacı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a58543c855be3ccd","SID":"955385e709c22886"}}