{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2165 <br>KARAR NO: 2024/1822<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/07/2024<br>NUMARASI: 2024/515 Esas, 2024/777 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>KARAR TARİHİ:  25/09/2024<br>Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  29/05/2019 tarihinde taraflar arasında Uluslararası Emlak atış Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede komisyonun dairenin peşin satış fiyatı üzerinden dış pazar satışlarında %10 + KDV, iç pazar satışlarında %2 + KDV şeklinde belirtildiğini, müvekkilinin bu anlaşma doğrultusunda reklam çalışması yaptığını, tercüman bulduğunu, müşterilerin otel, yemek ve ülke tanıtımı masraflarını karşıladığını, müvekkilinin temeli atılmamış inşaat projesine 2 adet alıcı bulduğunu ve bu kişilerle satış sözleşmesi yaptığını, sözleşme içeriğinde ayrıca alıcılar tarafından %30 peşinat yatırıldığında komisyonun tamamı ödenir maddesi olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete komisyon alacağının vadesinin gelip gelmediği sorduğunu, davalı şirketin de şifahen alıcıların borçlarını ödemekte geciktiğini, bu yüzden müvekkilinin komisyon alacağının muaccel olmadığını söylediklerini, müvekkilinin alıcılar ile görüştüğünü, alıcıların borcun tamamen ödendiğini sadece faiz alacağı kaldığını söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin 03/09/2021 tarihinde davalıya 2 adet fatura düzenleyip gönderdiğini, davalının söz konusu faturaları Beyoğlu ... Noterliği'nin 09/09/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade ettiğini, daha sonra borcun bir kısmını ödemeyi kabul ettiklerini ancak 92.205,90-TL eksik ödeme yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağı paranın enflasyon sebebiyle değerini kaybetmesi ve faiz alamaması sebebiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 37.589,52-TL zarara uğradığını, bu sebeplerle davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, alacak iddiasının muaccel hale gelmediğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, haliyle belirtilen nedenlerle davacının alacağının likit ve kesin olmadığını, bu bağlamda, belirli olmayan bir alacakla ilgili yapılan itiraz hakkında da müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, iş bu nedenlerle davacının müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli icra inkar tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince;\"...1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,...\" karar verilmiştir. Karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eldeki davanın, Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.10.2023 gün, 2022/77 esas ve 2023/281 karar sayılı ilamı ile görevsizliğine karar verildiğini, işbu kararın 03.01.2024 tarihinde kesinleştiğini, 10.01.2024 tarihinde görevli Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin esasına kaydedildiğini, 13.12.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ve 02.01.2024 tarihinde son tutanağın düzenlendiği düşünüldüğünde görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde esasa girilmeden önce arabuluculuk işleminin tamamlandığını ve usul ekonomisi de gözetildiğinde dava şartının yerine getirildiği kabul edilip işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek yargıtay içtihatları ve BAM kararlarına yer verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep edilmiştir, Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça arabuluculuğa müracaat edilmeden dava açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince \"...davacı vekilinin sunduğu arabuluculuk son tutanağının 02/01/2024 tarihide düzenlendiği ve başvurunun ise 13/12/2023 tarihinde yapıldığı görülmüş olup, bu doğrultuda görevsiz mahkemede dava açılmış olması mahkemenin sorumluluğunda olan bir husus olmayıp, sorumluluğun davayı görevli mahkemede ikame etmeyen tarafta olduğu, (Antalta BAM 11. HD 2021/2969 esas, 2022/9 karar ), asliye hukuk mahkemesi için arabuluculuk dava şartı olmasa da görevli mahkeme önünde bu şart arandığından davanın açıldığı tarihte arabulucuk dava şartının yerine getirilmediği, 7155 sayılı Kanun ile ticari  davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Bu yönde Antalya BAM 11. H.D. E.2021/1492, K.2021/1204; İzmir BAM 4. H.D., E.2020/778, K.2020/712; Bursa BAM 5. H.D., E.2020/1353, K.2020/1450; Ankara BAM 23. H.D., E.2020/1757, K.2020/1466; Samsun BAM 3. H.D., E.2020/742, K.2020/991)...\" karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Taraflar arasında imzalanan 29/05/2019 tarihli Uluslararası Emlak Satış Sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalı şirketçe vadedilen komisyon bedelinin eksik ödendiği iddiasıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiği, davalı tarafça icra takibine süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu ve davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalara göre, TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Görevsizlik kararı verilen Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/77 Somut olayda davacı vekili tarafından Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk  mahkemesinde 25/03/2022 tarihinde, dava açılmış, Asliye Hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş, dosya Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, Ticaret Mahkemesince  Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği Dairemizin 24/04/2024 tarihli, 2024/983 Esas,  2024/859 Karar sayılı ilamıyla Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2024 tarih, 2024/77 Esas,  2024/105 Karar sayılı kararı kaldırılarak, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan dosyanın kararı veren Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.  Davacı vekilinin sunduğu arabuluculuk son tutanağının 02/01/2024 tarihide düzenlendiği,  başvurunun ise 13/12/2023 tarihinde yapıldığı  anlaşılmaktadır. Elde ki dosyada  davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı  anlaşılmaktadır. Mahkeme, dava şartı eksikliği konusunda henüz bir değerlendirme yapmadan önce dava koşulu tamamlanmış olduğundan, HMK'nın 115/3. maddesi uyarınca, artık dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilemeyeceğinden  yerel mahkemece  davanın esasına  girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacının  istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. (Yargıtay 17. HD'nin 04.02.2021 tarihli, 2020/3187 E- 2021/ 762 K sayılı emsal ilamı). Bu değerlendirmeler doğrultusunda; davacının istinaf talebinin kabulüne, HMK m.353/1-a-4-6 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, arabuluculuk tutanağı sunulmadığından davanın esasına girilerek tüm taraf delilleri toplanmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-4-6 uyarınca BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/07/2024 tarih,  2024/515 Esas,  2024/777 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından alınmasına yer olmadığına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 6.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  25/09/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee96c3a55bcf5228","SID":"2a8394583b9ff595"}}