{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/924 - 2024/1126<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/924 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/1126<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2016/850 E -  2022/164 K<br><br>ASIL DAVA:<br>DAVACI-KARŞI DAVALI<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI-KARŞI DAVACI\t: <br>\t<br>DAVA\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 07/10/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 23/10/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi istinaf eden davalı- karşı davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Bilişim ve IT alanında hizmet vermek üzere kurulan ve birleşmiş teknolojiler konusunda ilk ve tek çözüm firması olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 03.12.2008 yılında başladığını, davalı tarafından gönderilen sipariş formlarına istinaden müvekkili tarafından karşılanan malların teslim edilerek faturalarının kesildiğini, müvekkilinin ödemelerini alamamasına karşın mal teslimine devam ettiğini, müvekkilinin 20.11.2009 tarihinde davalı firma ile görüşme yapılmasına yönelik girişimi neticesinde 16.02.2010 tarihinde ... tarafından, cc'de ... (...), ..., ..., ...'nın mall adresleri eklenmek suretiyle telafi sözleşme örneği (Kontrat Numarası: Staturâ708120200MFA) gönderildiğini, sözleşme metninde müvekkili şirkete 175.000,00 USD * KDV (206.500,00 USD) ödeme yapılmadığının açıkça kabul edildiğini, Beşiktaş 8. Noterliği aracılığıyla davalı/karşı davacıya gönderilen 06.04.2016 tarih 07892 yevmiye no.lu ihtarname ile sulh görüşmesi yapmaya hazır olduklarının bildirildiğini, ancak davalı/karşı davacı tarafından cevap verilmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/karşı davacının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile tahsilde mükerrer olmamak üzere şimdilik 15.000,00 TL'nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tAsıl davada davacı vekili 30/12/2020 tarihli dilekçesi ile asıl dava değerini 278.513,76 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tKarşı davada davalı vekili, ayıp ihbarından 8 sene geçtikten sonra sonra talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, hangi sözleşme içeriği güncel olduğu belli değilken, müvekkilince atıfta bulunulduğu iddia edilerek sözleşme içeriğinin kabul edildiğini ve 3. maddedeki zarar rakamının tahrif edildiğinin ileri sürülemeyeceğini, mevcut ticari ilişkinin 3 taraflı değil, müvekkili açısından 2 taraflı olduğunu, davalı/karşı davacının iddia ettiği ayıp ihbarının kanun ve ticari örf ve adetlere uygun olmadığını, yasal süresi içinde ayıp ihbarının yapılmaması nedeni ile alıcının kanundan doğan seçimlik haklarına başvuramayacağını, taşeron ... firmasının, ... firması tarafından satın alınan, parası ödenmeyen ürünleri, tekrar müvekkiline satmaya çalıştığını, ... firması tarafından da satmaya çalışılarak mallarda herhangi bir problem bulunmadığının açıkça belirtildiğini,  iddia edilen ayıbı kabul etmemekle birlikte bir an için gerçekleştiği varsayımında mevcut ayıbın satılan maldan dolayı mi, işçilik hatasından dolayı mı gerçekleştiğinin tespit edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin Türk Telekom'un esas iş sahibi olduğu projeye ilişkin erişim şebekesinde kullandırılmak üzere davacı şirketten MDF almak üzere teklif istediğini, teklif aşamasında, davacı tarafça Türk Telekom kalite standardının sağlanacağının ve TS-13045 standardındaki testlerden geçeceğinin taahhüt edildiğini, davacı temsilcisinin taahhüdüne bağlı olarak 09.02.2009 tarihinde ürünlerin teknik onay raporları ile birlikte gönderildiğini, buna istinaden davacı şirkete MDF siparişi yapıldığını, bir kısım ürünlerin alındığını ve dava dilekçesinde kabul edilen ödemelerin yapıldığını, ancak denetimde, “Türk Telekom tarafından onaylanmış bir taşeronun  ürettiği malzemenin üstüne ... markası basılarak sattığının” anlaşıldığını, bu tespit üzerine, Türk Telekom'un ... tarafından satılan standart dışı MDF'lerin sökülmesine karar verildiğini, davacı ... tarafından 07.04.2009 tarihinde uygunluk için Türk Telekom'a yeniden müracaat ettiğini, ancak Türk Telekom tarafından verilen 29.06.2009 tarihli yazıda, davacı tarafından yapılan yeterlilik başvurusuna konu ürünlerin Antalya, İzmir, Bursa İllerinde test edildiğini, sökme testi esnasında da deformasyona uğradığı tespit edildiğinden ilgili ürünlerin yeterlilik başvurusunun reddedildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin yanıltılarak satılıp teslim edilen ürünlerde bozulmalar meydana geldiğini, bu durumun 02.04.2009 tarihinde davacıya bildirildiğini ve resimlerle birlikte ihtar edildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan kontratın 3. maddesindeki zarar rakamının kasten ve kötü niyetle tahrif edildiğini, tahrif edilmemiş kontratın suretinde zararın 685.865 ABD Doları olarak belirtildiğini, davacı tarafından da ilgili kontrata atıf yapılmakla içeriğinin kabul edildiğini, satılan malların ayıplı olduğunu, ayıplı mallar sebebi ile uğranılan zarar miktarı konusunda taraflarca anlaşma sağlandığını, buna rağmen davacı tarafça davanın faturadan kaynaklanan basit bir alacak davası gibi gösterilmeye çalışılmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacı tarafından satılan ayıplı mallar sebebiyle uğramış olduğu zararlar kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine, gerek davacı tarafındarı kabul ettiği kontrat, diğer tedarıkçilere ödenen ikame mal bedeli ve gerekse Türk Telekom'a ödenen cezai şart bedellerinden ötürü, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak mahiyetinde müvekkilin ayıplı mal tedariki nedeniyle uğramış olduğu zarara karşılık şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>\tMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi olmadığı, ilişkinin sipariş formlarına dayalı olduğu, davacı-karşı davalı ... firmasından 03/12/2008 tarihinden 06/03/2009 tarihine kadar sipariş formları ile malzeme talep ettiği, malzemelerinde 18/12/2008 tarihinden 07/09/2009 tarihine kadar teslim edildiği, teslim edilen MDF'lerin taahhüt edilen standartları taşıyıp taşımadığı ayıplı olup olmadığı, ... şirketi çalışanı  tarafından 02/02/2009 tarihinde gönderilen mailde 'üretimi yapılan MDF'lerin yeni tübitak onay belgesi  ve TSE Standartlarına uygun test raporları ve TSE onaylarının en geç 10-15 Şubat haftası ellerinde olacağı' belirtildiğinden taraflar arasında MDF'lerin Türk Telekom tarafından aranılan TSE standardını sağlayacağı hususunda şifahi anlaşma sağlandığı, dosya kapsamında davacı- karşı davalı ...  şirketi tarafından alınan numuneler üzerinde Tubitak tarafından  ve TSE tarafından Telekom'un MDF için koymuş olduğu şartnameye göre test edilip onaylandığına ilişkin 05/02/2009 tarihli raporlar sunulduğu, taraflar arasındaki mail yazışmalarından teslim edilen MDF'lerin  Türk Telekom tarafından aranılan TSE standardını sağlayacağı hususunda sözlü anlaşma olduğu yönünde kanaat oluşmuş ise de  aynı mail içeriğinden Türk Telekom'un test yapan kuruluş olmadığı,  akredite edilmiş resmi laboratuvarlardan alınan test raporlarının geçerli olacağı belirtildiği, davalı- karşı davacı ... Şirketi teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmekte ve Türk Telekom fabrikasından alınan rapora dayanmakta ise de davacı- karşı davalı ... firmasının ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin rapora itiraz ettiği, davalı - karşı davacı ... firması tarafından ürünlerdeki ayıbın tespiti için akredite edilmiş resmi laboratuvardan ayıbın tespitine ilişkin bir rapor almadığı, mahkemede ayıba ilişkin  tespit yaptırmadığı, davalı karşı davacı ... şirketinin,  Türk Telekom firmasının kendi fabrikasında yaptırdığı test sonucuna dayanarak  ayıplı ürünlerin bir kısmını dava dışı ... isimli firmaya değiştirdiği, dava dışı ... isimli şirket tarafından söz konusu değişime konu 200.000 adet ... marka kullanılmış  krone ürünün davacı ... şirketi çalışanına ürünlerde herhangi bir problem olmadığı belirtilerek  satılmaya çalışıldığı, davalı- karşı davacı ... şirketi vekilinin 01/02/2022 tarihinde mahkememize sunduğu dilekçede ayıplı MDF ürünlerinin kullanılamaz hale geldiği ve yenileri ile değiştirildiğinden Türk Telekom iş sahasında bırakıldığı ve imha edilmiş olabileceği şeklindeki beyanlardan söz konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı,  ayıbın  niteliği, yönünde bir tespit de yapılamayacağından davalı- karşı davacı ... şirketinin malların ayıplı olarak teslim  edildiği yönündeki savunmasına itibar edilmediği, davalı -Karşı davacı ... şirketi tarafından MDF tedariği telafi anlaşması kapsamında davacı- karşı davalı ...  firmasının maldaki ayıbı kabul ettiği iddia edilmiş ise de söz konusu sözleşmenin davacı- karşı davalı ... firması tarafından imzalanmadığından davacı- karşı davalı ... firmasını  bağlamayacağı, davacı- karşı davalı ... firması tarafından düzenlenen faturalara karşılık bakiye 79.909,33 TL ve teslim edilen ancak faturalandırılmayan 38.000 adet malzeme tutarının 62.776,0 USD doları olduğu, Türk lirası karşılığı 198.604,43 TL olduğu, davacının 278.513,76 TL alacağının olduğu tespit edilmiş olup, alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, dava konusu alacakla ilgili Ankara 17 İcra Müdürlüğü'nün 2016/11097 esas sayılı dosyasında 28/04/2016 tarihi itibari ile takip yapıldığı, bu takibin zaman aşımını kestiği ve zaman aşımı süresinin bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı, ıslah tarihi itibari ile alacağın zaman aşımına uğramadığı, karşı dava bakımından ise taraflar arasındaki satış sözleşmesine istinaden malların  18/12/2008 - 07/09/2009 tarihleri arasında teslim edildiği, 818 sayılı yasanın 207 maddesine göre  satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça satılanın ayıbından doğan her türlü dava ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile teslim tarihinden itibaren 1 sene geçmekle zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği,  yine 207 maddenin son fıkrasında iğfal halinde zaman aşımından söz edilemeyeceğinin düzenlendiği,  malın sonradan  ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olmasının tek başına iğfal olarak değerlendirilemeyeceği satıcının hilesi ve kandırması sebebi ile  zamanında dava açılmasının önlenmesinin gerekmekte olduğu, dosya kapsamında satıcı olan ... firmasının 818 sayılı yasanın  207 son fıkrası gereğince davalı- karşı davacı ... şirketine mal tesliminde ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle ayıp nedeni ile açılan tazminat davasının zaman aşımına uğradığı belirtilerek asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİstinaf eden-davalı- karşı davacı vekili tarafından;<br>\tAsıl davada ıslah yolu ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımını kesen sebep olarak gösterilen takip nedeniyle 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını ve takibin düşmesi nedeniyle takibin açılmamış sayılacağını, açılmamış sayılan bir takibin de zamanaşımını kesmesinin beklenemeyeceğini, ayrıca somut olayda satım sözleşmesi değil, eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, alacağın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacı tarafın edimin ifasına fesat karıştırdığını, Türk Telekom tarafından onaylanmamış bir taşeron tarafından üretilen malzemelerin üzerine davacı markasının basılarak satıldığını, davacının kasıtlı ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, bozulmalardan davacının haberdar edildiğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan ihtarnamede davacı tarafından kabul edilen kontrattaki müvekkili lehine zararın mahkemece kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, imzasız olmasının sonucu değiştirmeyeceğini, davacı yanın fatura kesmediği ve ticari defterlerine işlemediği alacaklar ile ilgili olarak müvekkilinin borçlandırılamayacağını, mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini bildirerek  başvurulmuştur.<br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların taahhüt edilen standartları taşıyıp taşımadığı ayıplı olup olmadığı, bakiye bedel isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.  <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tAsıl dava, taraflar arasında yapılan MDF satım sözleşmesi kapsamında davacı -karşı davalı firma ... tarafından, davalı -karşı davacı ...'ye teslim edilen malların  bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. Karşı  dava ise taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında teslim edilen malların ayıplı olduğundan bahisle uğranılan zararın tazmini davasıdır. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi olmadığı, ilişkinin sipariş formlarına dayalı olduğu anlaşılmıştır. Davalı -karşı davacı ...'nin  Türk Telekom'un esas iş sahibi olduğu projede kullanılmak üzere davacı-karşı davalı ... firmasından 03/12/2008 tarihinden 06/03/2009 tarihine kadar sipariş formları ile malzeme talep ettiği, malzemelerinde 18/12/2008 tarihinden 07/09/2009 tarihine kadar teslim edildiği bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Söz konusu malzemelerin eksik teslim edildiği ya da teslim edilip edilmediği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Teslim edilen MDF'lerin taahhüt edilen standartları taşıyıp taşımadığı ayıplı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. Taraflar arasında satışa konu MDF'lerin belirli bir standardı taşıması yönünde yazılı bir sözleşme yoksa da ... şirketi çalışanı  tarafından 02/02/2009 tarihinde gönderilen mailde 'üretimi yapılan MDF'lerin yeni tübitak onay belgesi  ve TSE Standartlarına uygun test raporları ve TSE onaylarının en geç 10-15 Şubat haftası ellerinde olacağı' belirtildiğinden taraflar arasında MDF'lerin Türk Telekom tarafından aranılan TSE standardını sağlayacağı hususunda şifahi anlaşma sağlandığı hususunda kanaat oluşmuştur. Yine aynı mailin devamında Türk Telekom'un test yapan kuruluş olmadığı, akredite edilmiş resmi laboratuvarlardan alınan test raporlarının geçerli olacağı belirtilmiştir. <br>Dosya kapsamında davacı- karşı davalı ...  şirketi tarafından alınan numuneler üzerinde Tubitak tarafından  ve TSE tarafından Telekom'un MDF için koymuş olduğu şartnameye göre test edilip onaylandığına ilişkin 05/02/2009 tarihli raporlar sunulmuştur. <br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre istinaf eden davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İstinaf eden davalı-karşı davacı vekili vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Asıl davada;<br>Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.025,27 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.773,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.251,87 TL harcın istinaf eden istinaf eden davalı-karşı davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,<br>Karşı davada;<br>Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden İstinaf eden davalı-karşı davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 07/10/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      \t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6b60c8586d230f1","SID":"b81edf24e92901d7"}}