{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/584 <br>KARAR NO\t: 2024/645<br><br>DAVA\t: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>DAVA TARİHİ\t: 01/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan incelemesi sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının tarafı olduğu ... BAM 7.Hukuk Dairesi'nin ...E, ...K sayılı dosyasında 16.503,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte, 64,50 TL yargılama gideri, 4.327,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönünde hüküm kurulduğunu, Mahkemece verilen kararın ...18.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu,... 18.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada öncelikle ilamların icrası yolu denenmişse de herhangi bir sonuç alınamamış olup İİK m.43/2 uyarınca takibin iflas yolu ile yapılması talep edildiğini, bu nedenle alacağın tahsili için davalı nezdinde bulunan tüm malvarlığı, hak ve alacaklara ihtiyati haciz konulması ve davalının iflasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile davalının iflasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında dava görüldüğünü ve müvekkili aleyhine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkiline 4-5'e dair icra emri gönderildiğini, İİK 43/2 maddesi gereğince alacaklının bir defaya mahsus takip yolunu değiştirebilir denilmesine rağmen davacının usulsüz ödeme emrinden sonra ikinci kez takip yolunu değiştirdiğini, ayrıca müvekkilinin adresinin Şişli/İSTANBUL olduğunu, adresin İstanbul (Çağlayan) yargı sınırları içerisinde bulunduğunu, takibin de yetkisiz icra dairesinde açıldığını, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>''Davaların birleştirilmesi'' başlıklı HMK.m.166. hükmüne göre;<br> (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.<br>(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.<br>(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. <br>(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.<br>Mahkememizde farklı davacı, aynı davalıya, farklı icra dosyasına istinaden, yine Mahkememizde 2014/469E.sayılı iflas davası açmıştır. Esasen mahkememizde açılan davalardan harcı en önce yatan dava bu davadır. <br>Hal böyle olunca mahkememizin 2024/584E.sayılı dosyası ile Mahkememizde daha önce açılan 2024/469E. sayılı dosya davalısının ve dava konusunun aynı olduğu, her iki davada benzer olaya dayanıldığı, her iki davada davacının dayanmış olduğu delillerin kısmen ayniyet kısmen benzerlik taşıdığı, aralarında bu şekilde fiili-şahsi bağlantı bulunduğu, delillerin birlikte takdirinin uygun olduğu, birleştirme kararı verilmesinin zaman-emek-para sarfiyatı ve usul ekonomisi yönünden gerekli olduğu dikkate alındığında Mahkememizin 2024/584E.sayılı dosyasının Mahkememizin 2024/469E.sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği takdir edilmiştir. <br>Bu arada her ne kadar tüm dosyalarda yönünden iflas kararı verilmesi mümkün değil ise de gerektiği ve şartları oluştuğu takdirde ayırma kararı her daim verilebilecektir. Böylelikle mahkememizde açılan dava dosyalarındaki gerek kalem işlerinde gerekse yargılama işlerinde sürat ve zaman kaybı engellenmiş olacaktır. <br>Yapılan açıklamalar karşısında; Mahkememizin...E.sayılı dosyasının, Mahkememizin ilk açılan 2024/469E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Mahkememizin 2024/584E.sayılı dava dosyasındaki yargılamaya, ilk açılan Mahkememizin 2024/469E.sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına, birleştirme kararı Mahkememiz dosyasına yönelik olduğundan ihbar yapılmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.   <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle<br>1-Mahkememizin 2024/584E.sayılı dosyasının, Mahkememizin ilk açılan 2024/469E.sayılı dosyası  ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,   <br>2-Mahkememizin 2024/584E.sayılı dava dosyasındaki yargılamaya, ilk açılan Mahkememizin 2024/469E.sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına, <br>3-Birleştirme kararı Mahkememiz dosyasına yönelik olduğundan ihbar yapılmasına yer olmadığına,   <br>4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin asıl dosya ile birlikte hüküm altına alınmasına,<br>5-Dosyanın kaydının bu şekilde kapatılmasına,    <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, asıl dosya ile birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.04/10/2024<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1c06496dfd1898e","SID":"fcd7a26b67780895"}}