{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/891 <br>KARAR NO:2024/1058<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO:2020/502<br>KARAR NO:2022/172<br>KARAR TARİHİ:25/02/2022<br>DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)<br>KARAR TARİHİ:03/10/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin birçok bankayla iş yapan bir ticaret şirketi olduğunu, müvekkilinin müflis bankada hesabının bulunduğunu, USD ve Euro olmak üzere toplam 3.054.638,59 TL alacağının olduğunu, iflas masasının alacağın 2.662.191,62 TL'sinin kabulüne karar verdiğini, bakiye 392.446,97 TL'lik talebin ise reddine karar verdiğini, ret kararının yerinde olmadığını belirterek müvekkilinin alacağının iflas tarihi itibariyle Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usülden reddi gerektiğini, 23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ‘nun 22.07.2016 tarihli ve 6947 sayılı kararı ile .... Fonunun 21.07.2016 tarih ve 9029 sayılı yazısında yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca .... A.Ş ‘nin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından açılan İflas davasında bankanın iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih saat 15.28 itibarıyla açılmasına, İflas tasfiyesinin fon tarafından yerine getirilmesine karar verildiğini, İflas tasfiyesinin İstanbul ...İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası üzerinden ....tarafından önerilen ve icra hakimliğince  atanan İflas idaresi tarafından yürütüldüğünü, davacının ... kayıt numarasıyla alacak talebinde bulunduğunu, kayıt altına alındığını, davacı alacağının tespit edilen kısmının kabulüne karar verildiğini, fazla talebin ise reddedildiğini ve masa kararının usul yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/552 ESAS, 2018/723 KARAR VE 21/06/2018 TARİHLİ KARARI İLE;Davanın İstanbul 1., 2., 3. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/624 ESAS, 2018/1126 KARAR VE 15/11/2018 TARİHLİ KARARI İLE; Davaya bakma görevinin, adli yargıya ait olmayıp idari yargının görev alanında bulunduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu caiz olmadığından bahisle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.<br>DAİREMİZİN 2019/1739 ESAS, 2019/1573 KARAR VE 19/09/2019 TARİHLİ KARARI İLE:İlk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİNİN 2019/3330 ESAS, 2019/5480 KARAR VE 23/12/2019 TARİHLİ KARARI İLE:Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.İstanbul 8. İdare Mahkemesinde açılan davada Mahkemenin 26/03/2020 tarih ve 2020/582 Esas sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünün adli yargı mercilerine ait olduğu gerekçesiyle görevli Mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN 2020/363 ESAS, 2020/454 KARAR VE 13/07/2020 TARİHLİ KARARI İLE: Davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğuna, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/11/2018 tarihli ve 2018/624 Esas, 2018/1126 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına oy birliği ile kesin olarak karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ 2020/502 ESAS, 2022/172 KARAR VE 25/02/2022 TARİHLİ KARARI İLE; Davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı, yabancı para cinsinden olan mevduat alacağının, iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankası tarafından gösterge niteliğinde yayımlanan efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı şirketin, müflis bankanın iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihi itibarıyla, iflas tarihinde geçerli kurlar üzerinden müflisten olan alacakları toplamının 3.198.484,61 TL olduğu, iflas idaresince bu alacağın 2.662.191,62 TL'sinin kabul edilerek kaydının yapılmış olması nedeniyle iflas tarihi itibarıyla davacının 536.292,99 TL daha masaya kaydı gereken alacağı bulunduğu, ancak davacının, iflas idaresinden 3.054.638,59 TL talepte bulunduğu ve 392.443,97 TL için huzurdaki davayı açtığı, talebiyle bağlı olduğundan davacının davasının kabulü ile, iflas idaresince kabul edilen tutara (2.662.191,62 TL'ye) ilaveten reddedilen 392.443,97 TL'nin davacı alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne dair karar verilmiştir.Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>DAİREMİZİN 2023/1267 ESAS, 2023/1314 KARAR VE 30/11/2023 TARİHLİ KARARI İLE: Hem ...'nin sıra cetveline kayıtta uygulanacak esasları belirlediği Fon Kurulu kararı hem yönetmelik hükümleri hem de yasal mevzuat dikkate alındığında, tüm yabancı para cinsinden hesaplara ilişkin müflis bankanın iflas masasına yapılacak alacak başvurularının, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibariyle ... Bankasınca ilan edilen döviz alış kurları üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi neticesinde sıra cetveline kaydedilmesi gerektiği, buna göre davacının alacak kayıt başvurusu neticesinde, iflas idaresinin kabul ettiği alacağa dair hesaplamanın, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibariyle ... Bankasınca ilan edilen döviz alış kurları esas alınarak yapıldığı dikkate alındığında yerinde olduğu anlaşılmış ise de somut olayda, Mahkemece, yabancı para cinsinden olan mevduat alacağı, iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankası tarafından gösterge niteliğinde yayımlanan efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek yapılan hesaplama uyarınca masaya kayıt ve kabul kararı verilmesi hatalı olduğundan bahisle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine dair hüküm kurulmuştur. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNİN 2024/422 ESAS 2024/1816 KARAR VE 29/05/2024 TARİHLİ KARARI İLE: İİK'nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceğinin öngörüldüğü, bu  hükmün amacının, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması olduğu, 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ve yönetmeliğe dayanarak İİK hükümlerini ortadan kaldıracak şekilde karar alamayacağının da kabulü gerektiği, buna göre somut olayda, davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, ... tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmadığı gerekçelerine istinaden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:  Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut davada, İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... tasfiye sayılı dosyasından verilen yazı cevabında, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... Bankası A.Ş.'nin sıra cetvelinin 01/06/2018 tarihinde ... Gazetesinde, 04/06/2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davacı tarafından iflas masasına ... kayıt numarası ile alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu, davacının 389.626 USD ve 340.082 EURO olmak üzere toplam 3.054.638,59 TL tutarındaki alacağının iflas masasına kaydedilmesi talebinde bulunduğu, iflas idaresince, müflis banka kayıtlarında alacağın 2.662.191,62 TL olduğunun tespiti ile, bu miktar yönünden talebin kabul edilerek sıra cetvelinin 3/3 sırasına kaydına, bakiye 392.446,97 TL'lik talebin reddine karar verildiği, kararın tebliği için alacaklı tarafından masraf yatırılmadığı, davanın, son ilan tarihi olan 04/06/2018 tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde olarak 18/06/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 01/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin, müflis bankanın ...  Şubesinin mevduat müşterisi olduğu ve bu şube nezdinde, bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarih olan  22.07.2016 itibarıyla 1 adet Türk Lirası (6.123,63 TL), 2 adet USD (toplamda 389.625,27 USD) ve 1 adet de EUR (340.081,95 EURO) birimleri üzerinden açılmış toplam 4 adet mevduat hesabı bulunduğu, bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihinden bankanın iflas tarihi olan 16/11/2017 tarihine kadarki dönem için yapılan faiz hesabında, USD cinsinden faizli tutarın toplam 403.188,56 USD; EURO cinsinden faizli tutarın toplam 352.603,58 EURO; TL cinsinden faizli tutarın toplam 7.087,00 TL ve sonuç olarak buna göre davacı şirketin, müflis bankanın iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihi itibarıyla, iflas tarihinde geçerli kurlar üzerinden, müflisten olan alacakları toplamının 3.198.484,61 TL olarak hesaplandığı, iflas idaresince bu alacağın 2.662.191,62 TL'sinin kabul edilerek kaydının yapılmış olması nedeniyle iflas tarihi itibarıyla davacı yanın 536.292,99 TL daha masaya kaydı gereken alacağı bulunduğu, ancak davacı yanın, iflas idaresinden tespit edilenden daha az olmak üzere 3.054.638,59 TL'lik talepte bulunduktan sonra 2.662.191,62 TL'sinin kabul edilmesi nedeniyle reddedilmiş olan 392.443,97 TL için huzurdaki davayı açtığından davacının talebiyle bağlı olduğu bildirilmiştir.Müflis bankanın, BDDK'nın 22/07/2016 tarih ve 6947 sayılı kararı ile, 22/07/2016 tarihi itibariyle faaliyet izninin kaldırıldığı ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasından 16/11/2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği sabit olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, iflas masasına kaydı talep edilen yabancı para cinsinden olan alacağın, hangi tarihteki TCMB kuru esas alınarak TL'ye çevrilmek suretiyle iflas masasına kaydedileceği ve buna göre iflas idaresinin kararına göre iflas masasına kaydı gereken bir alacak miktarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf bunun dışında, iflas masasına kaydı gerekenden fazla miktarda alacağa hükmedildiğine yönelik bir istinaf sebebi ileri sürmemiştir.Dairemizce yapılan yargılamada, usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/422 Esas 2024/1816 Karar ve 29/05/2024 tarihli ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Somut olayda, davacının, müflisin iflas masasına kaydını talep ettiği toplam 3.054.638,59 TL alacağın 2.662.191,62 TL'si kabul edilerek sıra cetveline kaydedilmiş olup bakiye 392.446,97 TL'lik talebin ise reddine karar verildiği, buna göre davacının yabancı para cinsinden olan alacağı davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16/11/2017 tarihli ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru esas alınarak hesaplandığında ve işbu davanın iflas idaresince reddedilen tutara ilişkin açıldığı gözetildiğinde iflas masasına kabulüne karar verilen miktardan ayrı 392.443,97 TL daha iflas masasına kaydı gereken tutarın olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile, davacının 392.443,97 TL alacağının müflis ... Bankası A.Ş.'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-a)Davacının davasının KABULÜ ile, 392.443,97 TL davacı alacağının iflas masasına KAYIT KABULÜNE,  b)Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,c) Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 35,90 TL peşin harç toplam olan 71,80 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,d)Davacı tarafından yapılan 1.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 432,50 TL posta  ücreti olmak üzere toplam1.832,5‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıyaVERİLMESİNE, İstinaf Başvurusu Yönünden;2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,3-İstinaf yargılamasının Yargıtay bozma ilamı sonrasında duruşmalı olarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yapılan 347,00 TL istinaf ve temyiz yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davalı tarafından yapılan istinaf ve temyiz yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7b125ea0ed81b87","SID":"9e18d6bfe59fe1ea"}}