{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1536 <br>KARAR NO\t: 2024/1496<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/05/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/... Esas,  2022/294 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile müvekkili ...'ın yolcu konumunda müvekkili ...'ın sürücü konumunda olduğu ... plakalı aracın çarpışması neticesinde 17/.../2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ... ve ... kalıcı olarak sakatlandığını,  ...'ın kazada tek ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ın bu olay sebebiyle hastanede tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, müvekkili ...'ın ev hanımı, ...'ın ise işçi olarak çalıştığını, arabuluculuğa  sigorta şirketi yönünden müracaat ettiklerini ancak anlaşmaya varılmadığını, söz konusu kazada müvekkili ...'ın anne ve babasının yaralanmasından dolayı üzüntü yaşadığını ve anne - babasına bakmak zorunda kaldığını beyanla ... yönünde 5.000,00-TL manevi, müvekkili ...'ın kendi yaralanması nedeniyle 5.000,00-TL, eşi ...'ın yaralanmasından dolayı 10.000,00-TL manevi, müvekkili ...'ın ise yaralanmasından dolayı 30.000,00-TL manevi tazminatın, müvekkilini ... ve ...'ın yaralanmasından dolayı oluşan maluliyet sebebiyle ayrı ayrı 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini  talep ve dava etmiştir.<br>Yargılama aşamasında davalılar ... ve ... yönünden dosyanın tefrik edilerek istinaf incelemesine konu 2022/... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince, \"...Mahkememizce yapılan yargılamada 21/04/2022 celse tarihli duruşmada Davalı ... ve Davalı ... yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek mahkememizin 2022/... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. <br> Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince, \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğu uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği,  aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" hükmü bulunmaktadır.  <br>TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasında ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak öngörülmüştür.<br>Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının arabulucuya başvurmadan davayı açtığının anlaşıldığı, arabuluculuk yoluna başvurmanın dava şartı olduğu\" gerekçesiyle \"Davanın arabuluculuk şartı yokluğundan usulden reddine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kazadan kaynaklı olarak davalılara ilişkin arabuluculuk başvurusu yapılması gerektiğinin herhangi bir kanunda zikredilmediğini, bu itibarla mahkemenin arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bahisle usulden ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava maddi ve manevi taleplere ilişkin olup manevi tazminat talep edilebilmesi için herhangi bir kanunda arabuluculuk müessesesi bulunmadığını, manevi tazminat talepleri için arabuluculuk şartı da olmadığından manevi tazminat talepleri yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak taleplerin usulden reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. <br>İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>Dosyanın incelenmesinde; davanın 2021/... Esas sayılı dava dosyasından tefrik edildiği, iş bu dosyada davalılar arasında... Sigortanın yer aldığı, dilekçe ekinde sigorta şirketi yönünden arabuluculuğa başvurulduğuna dair belgenin sunulduğu, istinaf incelemesine konu dosyanın davalı ... ve ... yönünden arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulması yönündeki ara karar akabinde verildiği ve tefrik olunan davanın usulden reddedildiği, davalı sigorta şirketi adına ikame edilen davanın Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası 2024/... Karar sayılı ilamıyla karara bağlandığı anlaşılmıştır. <br> Dava şartı niteliğindeki görev sorunu, kendiliğinden ve öncelikle irdelenmelidir. (HMK m.114, m.115 ).<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, Kanunun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. Maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesinin arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüşmüştür. Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi zorunludur. Somut uyuşmazlığın; (sigorta şirketi hakkında görülen asıl davadan tefrik olunmakla) haksız eylem temelinde ele alınması gerektiği, tarafların tacir olmadığı gibi davanın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde Türk Ticaret Kanunun 5/3 maddesi gereği  davanın görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.<br>HMK'nın 353/(1)-a-3. maddesinde mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması Bölge Adliye Mahkemesince dava dosyasının esası incelemeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verilecek haller arasında gösterilmiştir.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda HMK'nın 355 ve 353/(1)-a-3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran tarafların sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-3. maddesi gereğince resen KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf peşin karar harcının davacıya iadesine,<br>4-İstinaf başvurusu aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafça varsa yatırılmış olan teminatın iadesine,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 362-(1)/g maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10c37d2bbdb69338","SID":"fb95d4e25a244645"}}