{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1429 <br>KARAR NO\t: 2024/1460<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/02/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/464 Esas,  2022/128 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ... plaka numaralı aracın ...sevk ve idaresindeyken 05/02/2018 günü, Van İli ... mevkiinde üzerinde seyir halinde iken  sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı kaza yaptığını, kaza tespit tutanağına göre sürücünün KTK 56/1-a bendi ihlali nedeniyle asli kusurlu sayıldığını, müvekkilinin 2 gün hastanede yattığını, 60 günlük rapor aldığını, rapora göre sağ el 2.parmak ekleminde mevcut sıkıntının devam ettiğini, kesin iş gücü kaybı belirlemesi için 8 ay raporu beklendiğini, ayrıca aracın yanması sebebiyle 3.000,00 TL değerinde bilgisayarı da dahil olmak üzere bavulunda toplamda 10,000.00 TL tutarında kişisel eşyalarının ( ayakkabı. kıyafet, makyaj ürünleri vb) yok olduğunu, müvekkilin ailesinin tek kızı olup hemşirelik yaptığını, müvekkilin kaza tarihinde 24 yaşında olduğunu, hanede çalışan tek kişi olduğundan ailenin söz konusu kaza nedeniyle mağdur durumda kaldığını, sigorta şirketi nezdinde ... plakalı aracın hem ZMSS hem de ferdi kaza sigortası bulunduğunu, ferdi kaza sigortasının bir zarar sigortası değil bir tutar (meblâğ) sigortası olduğu için somut zarar ne olursa olsun zarar hesabı yapılmaksızın poliçede yazılı tutarın hak sahiplerine ödendiğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun  mevzuatta yer almamasına rağmen savcılık kararı talebiyle sonuçsuz kaldığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin maddi anlamda uğradığı zararın telafisini teminen şimdilik 2.000.00 TL maddi tazminat  10.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekilinin 23/02/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile  dava değerini toplam 3.696,57‬-TL  olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından tanzim edilen 26.10.2017/2018 vadeli ... numaralı Karayolları Motorlı Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve 27.10.2017/2018 vadeli ... numaralı Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olaya bakıldığında kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında aracın hususi olduğunun belirtildiğini, araçtakilerin birbirleriyle akraba olup şehirlerarası gittikleri bir taziye ziyaretinden döndüklerinin  anlaşıldığını, davacının sürekli sakatlık zararının söz konusu olmadığını, artık tedavi gideri niteliğinde olan geçici iş göremezlik taleplerinden müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçe genel şartlarında yapılan değişiklik ile tedavi gideri teminatının tamamının SGK'ya devredildiğini ve SGK'ya buna yönelik gerekli prim aktarımının müvekkil şirketçe yapıldığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan davacının maluliyeti, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre tespit ettirilmiştir. Dava konusu kaza tek taraflı olarak meydana geldiğinden soruşturma dosya içeriği ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sürücü ...'in %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Aktüerya raporu ve davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat davasının kabulü ile, 3.696,57 TL'nin 03/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının yaşı, meydana gelen kazada kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 4.000,00 TL'nin 03/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle \"Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 3.696,57 TL'nin 03/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 4.000,00 TL'nin 03/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin istemin reddine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu kaza ile illiyeti bulunan maluliyeti olmadığını, 3 ay geçici iş göremezliği bulunduğu kabul edilerek geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, davacının memur (hemşire) olduğunu, olay sonrası maaşını almaya devam ettiğini, bu nedenle davacı için geçici iş göremezlik zararı hesaplamasının yerinde olmadığını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, ATK raporunda belirtilen geçici iş göremezlik süresinin farazi olduğunu, davacı memur olduğundan kayıtlarda davacının ne zaman iş başı yaptığının açıkça görüldüğünü, gerçek durum belirli iken faraziye ile hareket edilemeyeceğini, davacının muhtemelen bir ay sonra işe başladığını, zira SGK tarafından 2.620,74-TL geçici iş göremezlik ödemesi aldığını, davacının sürekli iş göremezliğinin bulunmadığının tespit edildiğini, yine ferdi kaza tazminatına da hak kazanamadığının tespit edildiğini, bu hal karşısında reddedilen maddi tazminat talepleri için karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik talebi bulunmamasına karşın hüküm kurulduğunu, davacının kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyeti bulunmaması karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, emniyet kemeri takmayan davacının müterafik kusuru bulunduğunu, bu hususun nazara alınmadığını, poliçe genel şartları uyarınca tedavi gideri teminatındaki geçici iş göremezlik zararlarının teminat kapsamı dışında bırakıldığını, bu teminatın tamamının SGK'ya devredildiğini, mahkemece SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının da sorulmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ... plaka numaralı aracın ...sevk ve idaresindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı kaza yaptığını, müvekkilinin 2 gün hastanede yattığını, 60 günlük rapor aldığını, rapora göre sağ el 2.parmak ekleminde mevcut sıkıntının devam ettiğini, kesin iş gücü kaybı belirlemesi için 8 ay raporu beklendiğini, ayrıca aracın yanması sebebiyle 3.000,00 TL değerinde bilgisayarı da dahil olmak üzere bavulunda toplamda 10,000.00 TL tutarında kişisel eşyalarının (ayakkabı. kıyafet, makyaj ürünleri vb) yok olduğunu, iddia ederek maddi tazminat  ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde  davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 3.696,57 TL maddi tazminat ve 4.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği anlaşılmıştır.<br>02.12.2016’da yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasa ile değişik HMK 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında  2022 yılı için 8.000,00 TL'dir.<br>Mahkemece verilen 23/02/2022 tarihli kararda maddi tazminata yönelik istinaf başvurusuna konu edilen  değerin 3.696,57 TL olması miktar itibariyle kesin niteliktedir. Miktar itibariyle hüküm altına alınan maddi tazminat miktarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında HMK 346/1. madde uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. <br>Bu itibarla, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun, miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin manevi tazminata yönelik ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, maluliyete yönelik ATK'dan alınan raporuna göre davacının 3 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğu, ceza mahkemesince ATK'dan alınan rapora göre davacıdaki yaralanmanın BTM ile giderilemez olduğu bileğinde kırıklar olduğu, kırığın derecesinin 2. Derece (orta) olduğu, kusur yönünden gerek soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda gerekse ceza mahkemesince ATK'dan alınan raporda araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağından  da sürücü...'nin kural ihlalinin bulunduğunun belirtildiği, bu haliyle gerek kaza tespit tutanağı gerekse bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği, her ne kadar davalı davacının emniyet kemerini takmaması sebebiyle müterafik kusuru olduğunu ileri sürse de davacının olay sonrasında araç içerisinden çıkartıldığı, davacının aldığı yaralanmaların da el bileğiden olduğu, herhangi bir şekilde davacının olay anında araçtan fırlamasının söz konusu olmadığı, davacıda kafa travması veya vücut travması  meydana gelmediği, bu haliyle emniyet kemeri takılmamasının tek başına mütarafik kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği, bu haliyle olayın oluş şekli, kazadaki kusur durumu, zararın ağırlığı, kazanın tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının; duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde ve davacının mali ve sosyal durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın mahiyeti ve davacının olayda hiçbir kusurunun bulunmaması, dava dışı sürücüsünün asli kusurlu olması dikkate alındığında uygun olduğu görülerek, davalı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. Maddesi uyarınca davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun miktar itibariyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin manevi tazminat yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>3-Başvuru sırasında maddi tazminat yönünden peşin alınan 63,12-TL istinaf karar harcının davalıya iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında manevi tazminat yönünden alınması gereken 273,24-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 68,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 204,93-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>5-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"753e7bc9ebb12990","SID":"7e506787b84daf8c"}}