{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/301 Esas 2024/936  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/301<br>KARAR NO\t\t: 2024/936<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:  ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/56 Esas 2021/244 Karar <br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 27/01/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/09/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  davanın  kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı  davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ... Şubesi ile dava dışı ... Mob. Teks. İnş. Taah. Tur. Oto San ve Tic. Ltd. Şti arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırıldığını, davalı sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamak sureti ile asıl borçlu gibi borcun ödenmemesinden doğan sorumluluğu üstlendiğini, davalı şirket tarafından sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek kendisine Beşiktaş 26. Noterliğinin 15/10/2019 tarih ve 65132 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide ve tebliğ edildiğini, hesabın kat’ı sonucu bankanın uyguladığı temerrüt faizi oranı sözleşme maddelerine ve davacı bankanın faiz oranları ile ilgili genelgelerine uygun olduğunu, ihtarname ile tanınan sürede borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefili hakkında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/16125 sayılı dosyasına kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/16125 esas sayılı dosyasına yapılan haksız itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  açılan davayı kabul etmediklerini, davacı taraf icra takibi başlatırken söz konusu icra takibine konu olan sözleşmenin bir örneğini davalıya sunmadığını, hukuka aykırı olarak yapılan işleme dayanılarak davalıya borcun tahsili için yapılan icra takibi yasaya aykırı olduğunu bu nedenle yapılan icra takibinin iptalinin gerektiğini, ödeme emrindeki miktarı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının bugüne kadar yapmış olduğu ödemelerin icra talebinde gösterilen borç miktarından mahsup edilmediğini, yapılan icra takibinde davacı banka tarafından uygulanan faiz oranının fahiş olduğunu, muaccel borç olmayan kısım da icra takibine konu edilmediğini, kredi sözleşmesinde ise müteselsil kefilleri ne şekilde ve ne miktarda kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı banka ile davalı dava dışı asıl borçlu ... Mob. Teks. İnş. Taah. Tur. Oto San ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan taksitli ticari kredi nedeniyle dava dışı asıl borçlu yanında müteselsil kefil davalının ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu, sözleşme hükümleri nazara alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacı talebi ile bağlı kalınmak suretiyle alacağın varlığı ve miktarının kanıtlandığı,  alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/16125 esas sayılı takibe davalı itirazının 537.983,21 TL asıl alacak, 9.848,99 TL işlemiş faiz, 492,45 TL BSMV, 1.041,12 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 549.365,77 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 109.873,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>\tDava konusu kredi sözleşmesi gereği kullandırılan kredinin ticari kredi olduğunu, <br>\tTaraflar Kredi Genel Sözleşmesi ve Genel İşlem Koşullarına ilişkin Bilgilendirme Notu ve Teslim Tutanağı imzalamış olup, bu sözleşmelerde açıkça faize ilişkin düzenlemelerin nasıl olacağı belirtildiğini,  müvekkili bankanın tarafların üzerinde anlaşarak imza attıkları bir sözleşme gereği temerrüt faizi ve oranını belirleme hakkı olduğu ve bunun hem sözleşmeye hem de yasal düzenlemeye uygun olduğu tartışmasız olduğunu, <br>\tTemerrüt faizi ve oranı konusunda kredi genel sözleşmesinde bir çok yerde açıkça düzenleme yapıldığını ve ayrıca davalı  bir örneği kendilerine teslim edilen Kefalet Hükmü bildirimini imzalamak suretiyle banka ile müşteri arasındaki Kredi Genel Sözleşmesinin, kefaletin niteliğine aykırı olmayan maddelerinin tamamının uygulanmasını kabul ettiğini beyan ettiğini, ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi oranı serbestçe belirlenebileceğini,  borçlu ile müvekkili arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesine göre her durumda alacağın muacceliyet tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar (ödemenin yapıldığı gün de dâhil olmak üzere) temerrüt faizi uygulanacağı açık olup, anılan sözleşme maddeleri dosyada  yer alan 2019-34 sayılı Faiz Genelgesi doğrultusunda müvekkili bankaca  uygulanan akdi faiz oranının %22, temerrüt faiz oranının ise %28,60 olduğunu, asıl borçlu ve davalı kefil tarafından Ticari Yeniden Yapılandırma Protokolü doğrultusunda  herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, kredi hesabı 27.09.2019 tarihi itibariyle kat edilerek borç ödeme protokolünün de  feshedildiğini ve akdi faiz oranı olan  %22 üzerinden hesaplama yapılarak takip başlatıldığını, ilk derece mahkemesi kararında akdi faiz alacağının ve ferilerinin eksik hesaplanmış olduğundan kararın hatalı olduğunu, <br>\t Ankara 4.İcra Müdürlüğü’nün 2019/16125 Esas  sayılı dosyasına kayden başlatılan icra takibinde  tarafımızdan takip talebinde  “Borcunuzun tamamının asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tamamen tahsiline kadar yukarıda belirtilen krediler için yukarıdaki hesap tablosu/tablolarında belirtilen oranlardan işleyecek temerrüt faizleri (takip sırasında cari faiz oranlarının artması halinde temerrüt faizi yeni cari faizin %50 fazlası olarak uygulanacaktır) avukatlık ücreti icra harç ve masrafları ile birlikte fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sözleşme(ler)deki teselsül hükümleri gereğince tahsili talebidir. TBK 100 Madde uyarınca kısmi ödemeler öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilecektir. “ denilerek talepte bulunulduğunu, takip talebi bu şekilde olup, bu talebe istinaden icra müdürlüğü tarafından da borçluya yine ekte aslı gibidir onaylı örneği bulunan ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emrinde de talep edilen faizin temerrüt faizinin olduğunun açıkça yazıldığını, alacağın  yasal faizi oranı üzerinden tahsiline karar verilmiş olup karar bu yönü ile de hatalı olduğunu bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,  talepleri doğrultusunda  karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız takibine vaki itirazın  iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\t24/01/2019 tarihli genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, kefalet sözleşmesi, ödeme planı ve sair deliler dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/16125 esas sayılı takip dosyasının  incelenmesinde; ... tarafından  ... Mob. Teks. İnş. Taah. Tur. Oto San ve Tic. Ltd. Şti ve ...  aleyhine  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 556.160,77 TL asıl alacak,9.848,99 TL işlemiş faiz, 492,45 TL BSMV, 1.041,12 TL masraf olmak üzere toplam 567.543,33 TL alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibini davalının süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesine öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.<br>\tBankacı bilirkişiden alınan 29/12/2020 tarihli kök rapor ve 03/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle;  davacı banka ile dava dışı ... Mob. Teks. înş. Taah. Tur. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 24.01.2019 tarihli ve 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi davalı ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, davalı kefil ...’ya ait kefalet şerhi, kefaletin türü, tarihi, süresi ve limitinin belirtilmesi suretiyle el yazısı ile yazıldığı, sözleşmede adı geçenin bekâr olduğu belirtildiği, adı geçenin kefalet limiti 3.000.000,00 TL olduğu, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete 28.01.2019 tarihinde kullandırılan 6500230230 referans numaralı 500.000,00 TL tutarındaki kredinin sadece faiz ve BSMV'den oluşan 28.02.2019, 28.03.2019, 28.04.2019 ve 28.05.2019 vadeli taksitleri ödendiği, diğer taksitleri ise ödenmediği, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmiş olması nedeniyle davalı kefiller hakkında icra takibi yapılmasının şartlarının oluştuğu, davacı bankanın TBK 117 uyarınca kat tarihine kadar vadesi geldiği halde ödenmeyen taksitlere vadeden itibaren temerrüt faizi uygulama hakkı bulunduğu, krediye ilişkin ödeme planında temerrüt faiz oranı yıllık %39,00 olarak belirlendiği, ancak taksitlerin ödeme durumunu gösteren ödeme planında bu oran 28,60 olarak gösterildiği, yapılan hesaplamada asıl alacak 537.983,21 TL olarak tespit edilmiş olduğundan, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (Talep: 556.160,77) 18.177,56 TL'lik  kısmının yerinde olmadığı, buna karşılık işlemiş faiz 21.914,38 TL ve BSMV 983,02 TL olarak belirlenmesine karşın davacı talebi daha düşük olduğundan talep uyarınca faizin 9.848,99 TL ve BSMV’nin 492,45 TL olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. <br>\tDosya kapsamından; davacı banka ile dava dışı ... Mob. Teks. İnş. Taah. Tur. Oto San ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan 29.01.2019 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi  sözleşmesinde davalı ...'nun aynı miktar kefalet limiti ile müteselsil kefaletinin bulunduğu, kefaletin geçerli olduğu,  davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete 28.01.2019 tarihinde kullandırılan 6500230230 referans numaralı 500.000,00 TL tutarındaki kredinin sadece faiz ve BSMV'den oluşan 28.02.2019, 28.03.2019, 28.04.2019 ve 28.05.2019 vadeli taksitleri ödendiği, diğer taksitleri ise ödenmediği, takip tarihinde dosyaya sunulan 29/11/2019 tarihli takip talebi ve 05/12/2019 tarihli ödeme emirlerinde takip tarihinden itibaren uygulanması talep edilen faiz oranları ve faizin türü belirtilmemiş olmakla ilk derece mahkemesince takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tNe var ki, dava konusu icra takibinde davacı tarafından davalı ile asıl borçlu şirketten asıl alacak ve fer'ileri toplamı 567.543,33 TL'nin tahsili talep edilmiş olmakla birlikte alacağa toplam miktarı üzerinden takip talebinden itibaren faiz işletilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. <br>\tTBK’nın 121/3 (BK 104/3) maddesi “Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez” hükmünü haiz olup, uygulamada “faize faiz yürütme yasağı” olarak bilinen kuralın uygulanması Türk hukukunda kamu düzenine ilişkin bir kural olarak kabul edilmektedir. Bu kural,3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un 3/1.maddesinde \"Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez\"  şeklindeki kural da faize faiz yasağının tekrarıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.10.2002 tarihli 2002/709 Esas ve  2002/781 Karar sayılı; Yargıtay 15.HD’nin 26.04.2017 tarihli 2016/20103 Esas ve 2017/1801 Karar sayılı;  Yargıtay 15.HD’nin 03.11.2016 tarihli  2016/3876 Esas ve 2016/ 4538 Karar sayılı; Yargıtay 12.HD’nin 27.06.2013 tarihli  2013/14820 Esas ve 2013/ 24820 Karar sayılı emsal ilamları da bu yöndedir. <br>\tİcra takibinde takip konusu taksit kalemlerine ilişkin ana para ve işlemiş faiz tutarları ayrı ayrı belirtilmekle birlikte ana para ve işlemiş faiz alacaklarının toplamı üzerinden faiz işletilmesi talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince de işlemiş faiz alacaklarının ana para alacaklarına eklenmek suretiyle asıl alacağa işlemiş faiz eklenerek oluşan alacağa takip tarihinden itibaren bir kez daha faiz uygulanmasına karar verilmek suretiyle 6098 Sayılı TBK'nin 121/son maddesinde belirtilen ve kısaca “faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı olarak karar verilmesi doğru olmadığından kamu düzeni gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE, Ankara 13. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 08/04/2021 tarih ve 2020/56 Esas 2021/244 Karar sayılı kararının işleyecek faiz türü yönünden KALDIRILMASINA, <br>B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>\tDavalının  Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2019/16125 esas sayılı icra takibine vaki itirazının 537.983,21 TL asıl alacak, 9.848,99 TL işlemiş faiz, 492,45 TL BSMV, 1.041,12 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 549.365,77 TL'ye  yönelik olarak iptaline,  <br>\tDavacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>\tHükmedilen asıl alacak tutarı olan 537.983,21 TL'na takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,  <br>\tDavacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile hükmolunan   549.365,77'nin  %20 si oranında hesaplanan 109.873,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>\t2-Alınması gereken 37.527,13 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.258,36 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 44.518,29 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine<br>\t5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 4.080,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan 93,00 TL tebligat gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.593,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.541,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  taraflara iadesine,<br>C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcı ile  220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının  talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan dosyanın istinafa gönderim giderinin 83,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2024<br><br><br><br><br>Başkan-           Üye -                 Üye -                  Zabıt Katibi -<br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36d8e5baf83acd38","SID":"73557a9be9e55541"}}