{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/383 Esas<br>KARAR NO:2024/1540<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/11/2022<br>NUMARASI:2020/582 Esas, 2022/964 Karar. <br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi adına, Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/08/2020 Tarih ve 2020/220 D. İş sayılı dosyası ile .... Şirketi aleyhinde ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu kapsamda ... sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, davacı şirketin bir kısım malvarlığı yine bu dosya ile ihtiyaten haczedilmiş olduğu ve davacı şirket tarafından söz konucu icra takibi haricen öğrenilmiş olduğu, yapılan araştırmada çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş olduğu, Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/320 Esas sayılı dosyasıyla çek üzerinde bulunan davacı şirkete ait olmayan sahte imzaya itiraz edilmiş olduğu, davacı şirketin muhasebecisi ....'in çantasının 15/06/2019 tarihinde Başakşehir .... Caddesi üzerinde bulunan ....içerisindeki .... isimli mağazada alışveriş için bulunduğu sırada çalınması üzerine  suç duyurusunda bulunulmuş olduğu dosya Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/30233 soruşturma numarası ile yürütülmekte olduğu, çalınan çantanan içinde bulunan bir kısım boş çek koçanı ile 9 adet emre yazılı müşteri çeki dolandırıcı çetesinin eline geçmiş olduğu, çalınan çekler, dolandırıcıların uhdesindeyken davacı şirketin sahte kaşesi üretilmiş olduğu, üretilen sahte kaşeyi de sadece davacıdan çalınan çeklerde değil çalıntı başka çeklerde davacı ciro silsilesine ekleyerek ve davacının imzasını sahte olarak tanzim ederek kullandıkları anlaşılmış olduğu, takip konusu çek de davacı şirketin sahte kaşesiyle ve imzası taklit edilmek suretiyle tedavüle sokulmuş olduğu, ayrıca yapılan incelemede, daha önce davacı şirket aleyhinde açılan icra takiplerine konu çeklerdeki cirantaların aynı olduğu, dolandırıcıların aynı işlemi sürekli olarak yaptığı tespit edildiği, davaya konu çeke ilişkin başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulması ve ihtiyaten uygulanan hacizlerin kaldırılması talebiyle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulduğu, talebin mahkemenin 2020/227 D. İş sayılı dosyası ile kabul edilmiş olduğu, bu doğrultuda, İİK m. 72/3 gereği takibe konu tutarın tamamı icra dairesine yatırılmış ve mahkemeye takip tutarının %15 oranında teminat yatırılarak icra dairesine yatırılan tutarın ....'e ödenmemesine tedbiren hükmedildiği, akabinde davalılar aleyhinde zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve arabuluculuk süreci 03/09/2020 tarihinde, \"anlaşamama tutanağı\" düzenlenmesi neticesinde sona ermiş olduğu, nihai olarak  davacı şirketin davalılara borcu bulunmadığının tespiti ile, davanın kabulüne ve ... Sayılı dosyası ile başlatılan takip ve takibe konu çek sebebiyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, davacı şirket açısından icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalılar aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/227 D. İş sayılı dosyası ile hükmedilen tedbir kararın yargıla kesin hükümle neticeleninceye kadar devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ....Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ve müşterisi olan .... Şti. İle münakit faktoring sözleşmesine istinaden yapılan 31/12/2019 tarihli faktoring işlemi çerçevesinde dava konusu borcun dayanağı çeki ödeme vasıtası olarak devraldığı, ibraz tarihi itibariyle Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/01/2020 tarihli 2020/23 sayılı dosyasından verilmiş olan ödemeden men kararı olduğu anlaşılan çek, işlem yapılmaksızın davalı ...'e iade edilmiş olduğu, çekin ödenmemesi üzerine, keşideci ve cirantalar hakkında icra takibine geçilmiş olduğu, davacı, takip konusu çekin cirantası olduğu, çek üzerindeki mizasına itiraz etmiş olduğu, bir kısım çek yapraklarının boş olarak çanta içinden çalındığını ve sahte kaşe imza kullanılmak suretiyle doldurulduğunu iddia etmiş olduğu, davacının huzurdaki advayı açmakta hukuki yararı yoktur, dosya borcu, borçlulardan .... Şirketi tarafından ödenmiş ve dosya infaz olmuş olduğu, huzurdaki dava, Bakırköy 1. İcra hukuk mahkemesinin 2020/230 E. Sayılı dosyası ile derdest olduğu, çekin davacı cirantanın elinden rızası hilafına çıktığı ve davalı ....'in çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu ispat edilememiş olduğu, ödemeden men kararı, ....işleminin üzerinden günler sonra verilmiş olduğu, \"hiç kimse kendi kusurundan faydalanamaz\" ilkesi gereğince davacının, basiretli bir tacir olmanın gereklerine açıkça aykırı olan  eylemlerinin ve iddia edilen hırsızlık sonrasındaki \"eylemsizliğinin\" sonuçlarından, iyiniyetli faktoring şirketinin sorumlu tutulması mümkün olmadığı, yasa'nın amir hükmü gereğince, meşru hamilin, çekin iktisabında kötüniyetli olduğunu ispat külfeti davacıya ait olduğu, davacı çek üzerindeki kaşe ve imzaya itiraz etmiş ise imzaya yönelik itirazı, huzurdaki dava yönünden sonuca etkili olmadığı, dava konusu çeki dayanağı teşkil eden alacağı fatura ile tevsik etmek sureti ile devralan davalı ... Şirketi yasadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğinden iyi niyetli meşru hamil olduğu, kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığını belirterek; davacının haksız, hukuki mesnetten yosun ve kötüniyetli davasının öncelikle hukuki yarar yoluğu, pasif husumet yokluğu ve derdestlik nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... Şti. adına dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış ve davalı duruşmalara katılmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2022 tarih ve 2020/582 Esas - 2022/964 Karar sayılı kararıyla; \"...Somut olayımızda davacı dava konusu çekte ciranta olarak yer almakta, davalılar ise davacıdan sonra gelen ciranta olarak yer almaktadır. Davacı tarafından kendi isim ve kaşelerinin üzerinde yer alan imzanın ve kaşenin kendi şirket yetkililerine ve şirkete ait olmadığı, şirket yetkililerinin çift imza ve müştereken temsile yetkili oldukları, ancak çekteki ciroda tek imzanın göründüğü ve bu imzanın da şirket yetkililerine ait olmadığını, bu sebeple kaşe ve imzanın sahte olduğunu, dava konusu çekten dolayı borçlu olmadıklarını iddia etmiştir. Davacının imza inkarında bulunması sebebiyle Mahkememizce davacı şirket yetkililerinin imza örnekleri alınmış, imzalarının bulunduğu belge asılları celbedilmiş ve dava konusu çek aslı celbedilerek imza incelemesi yaptırılmıştır. İmza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu ile dava konucu çekte davacıya atfen atılan imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca davacının ticaret sicil kaydına göre davacı şirket yetkililerinin müştereken şirketi temsile yetkili oldukları, ancak çekteki ciroda tek imzanın bulunduğu ve bu haliyle de cironun geçersiz olduğu görülmüştür. İmzası inkar edilen senet altındaki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunun ispat yükü davalılar alacaklı üzerindedir ve yapılan incelemede davacı cirosuna atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ve çekte alacaklı gözüken davalılar tarafından imzası inkar edilen ciro üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu davalılar tarafından ispatlanamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebileceğinden ve bu halde meşru hamilin senedi kötü niyet ile iktisap ettiğinin veya iktisabında ağır kusuru olduğunun davacı tarafça ispatlanması zorunlu olmadığından ve davacı tarafça dava konusu çekteki imzanın kendilerine ait olmadığı ispat edildiğinden açılan menfi tespit davasının kabulüne, davalıların kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Dosya borcunun ödendiği davanın konusuz kaldığı hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu çekin keşide tarihinden öncesine ilişkin yeteri kadar imzalar toplanmadığı raporun eksik ve denetime uygun olmadığı İmzası inkar edilen çek üzerinde davacıya ait imza, müvekkili huzurunda atılmadığı çeki, müşteri ....Şirketi'nden devralındığı çek, müvekkile ciro edilmeden çok daha önce davacı adına cirolanmak ve imzalanmak suretiyle tedavüle sokulduğu son ciranta olan faktoring şirketinin, huzurunda atılmayan imzada sahtecilik söz konusu olabileceğini bilme ve tetkik etme imkanı bulunmamakta olup bu halde davanın kabulü halinde dahi  müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama harç ile giderlerine, arabuluculuk ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu kararda aleylerine hükmedilen  vekalet ücreti ve yargılama harç ile giderleri yönünden de kaldırılmasını diğer davalı ... Şirketi yönünden de kabul edilmiş ve  ... Şirketi'ne de borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararının  2-3-4-5-6 numaralı hükümlerinde yargılama giderleri, harçlar, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretleri yönünden her iki davalının da sorumlu olduğunu belirtir şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: .... sayılı takip dosyası aslı celp edilmiş, incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı ... Bankasına ait 58.214,86 TL tutarlı ve 01/06/2020 ödeme tarihli çeke dayalı olarak toplam 66.807,92  TL'nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı görülmüştür.  Dava konusu çek incelendiğinde; .... Bankası A.Ş....Şubesine ait, keşidecisi ... Şirket olan, İstanbul , 01/06/2020 keşide yer ve tarihli, 58.214.86TLbedelli  ... Şti. emrine  düzenlendiği, çekin arka yüzü incelendiğinde ciranların sırasıyla... Şti., .... Şti., ... A.Ş.,... Şti., .... A.Ş olduğu, çekin ibrazında ödeme yasağı olması sebebiyle işlem yapılamadığına banka tarafından şerh düşüldüğü görülmüştür. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/30233 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından dava konusu çeke ilişkin resmi belgede sahtecilik, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçlarından şikayette bulunulduğu, ancak şüphelilerin tespit edilememesi sebebiyle daimi arama kararı verildiği görülmüştür. 26/08/2022 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket yetkilileri ...ve ....'nün referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu ve karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından inceleme konusu çek aslının arka yüzünde \"... A.Ş....\"  kaşe izi üzerinde atılı bulunan 3. Ciranta imzasının, davacı şirket yetkilileri ...'in veya ...'nün eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Davacı taraf dava konusu çekteki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı belirtilerek inkar etmiş, davalı  ... Şirketi  davanın reddini savunmuştur.Yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı ...Şirketi  vekilince istinaf edilmiştir.Dosyanın incelenmesinde; grafolog bilirkişiden rapor alındığı ve imzanın davacı şirket yetkilileri eli ürünü olmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmüştür.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının takibe çek arka yüzünde \" ... Şirketi\"  kaşesi üzerinde atılı bulunan 3. ciranta imzasının, davacı şirket yetkilileri ...'in veya ...'nün eli ürünü  olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu mahkemenin aldırdığı denetime elverişli bulunan grafoloji raporu ile ''çekteki 3. Ciranta imzanın davacı şirket yetkililerin eli mahsulü olmadığı'' sabit olmuştur. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilinecek olması nedeniyle davalının iyi niyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı diğer davalı tarafından davalı  ... Şirketi'ne yapılan ödeme olduğu ödemenin davacı tarafça yapılmaması nedeni ile mahkeme kararı isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nun hükmün tavzihine ilişkin 305.maddesinin birinci fıkrası; bir hükmün cebrî icra yoluyla yerine getirilmesinde veya uygulanmasında tereddüt doğurabilecek diğer hâllerde; icraya konu olan hüküm bir eda davasına ait ise icrası tamamlanıncaya kadar, diğer durumlarda, yani tespit hükümlerinde veya inşaî hükümlerde ise uygulanması söz konusu olduğu sürece tavzih yoluna başvurulabilmesini öngörmüş, maddenin ikinci fıkrası ile tavzihin sınırları belirtilmiştir. Dosyada iki davalı olduğu davanın iki davalı yönünden kabul edildiği gerekçeli kararının  2-3-4-5-6 numaralı hükümlerinde yargılama giderleri, harçlar, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretleri yönünden her iki davalının da sorumlu olduğunu belirtir şekilde düzeltilmesi talebi yerel mahkemeden talep edilebinecektir.Sonuç olarak, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince  esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.563,64 TL harçtan, peşin alınan 1.356-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.207,64  TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 09/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f40b84c3eb15364","SID":"4293694f783411a3"}}