{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1170 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1558<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/132 Esas D.İş, 2024/134 Karar  D.İş<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/09/2024<br><br>İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; borçlu şirket tarafından 2023/1514531 ihale kayıt numarası ile ihale edilen akar yakıt alımına ilişkin mal alım işinin müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini ve taraflar arasında akaryakıt alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen akaryakıt miktarını borçlu tarafa sorunsuz olarak teslim ettiğini, borçlu şirketin akaryakıt alımına ilişkin düzenlenen 13 adet faturadan kaynaklanan toplam 10.147.399,55-TL borcunu süresi içinde ödemediğini, müvekkili şirketin alacağının teminat altına alınmadığını, vadesinin geçtiğini, emsal Yargıtay ve BAM kararları doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, İİK'nun 257. Maddesinin aradığı şartların gerçekleştiğini, yapacakları icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından, borçlu hakkında teminat mukabilinde borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Her ne kadar talep eden tarafça, e-fatura ve e-irsaliyeler dayanak gösterilerek ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, alacağın dayanağını oluşturan fatura konusu malın karşı tarafa teslim edilip edilmediğinin ve faturaların bir kısmında yer alan fiyat farkı kalemine ilişkin olarak -her ne kadar taraflar arasında düzenlendiği belirtilen sözleşmede yürürlükteki fiyat farkı kararnamesi hükümlerine göre fiyat farkı hesaplanacağı belirtilmiş ise de- fiyat farkı talep koşullarının somut olayda oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarının ne olacağının yargılamayı gerektirdiği; diğer taraftan, taraflar arasında düzenlendiği belirtilerek talep dilekçesi ekinde ibraz edilen sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 12. Maddesinin ödeme koşulları ve zamanı alt başlıklı 12.2.2. Hükmüne göre ''İdare, Muayene ve kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren Yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 60 gün içinde Yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır '' ibaresine yer verilmiş olmakla, talep eden tarafından anılan hüküm gereği muayene ve kabul  komisyonunca kabul raporu düzenlenmiş ise söz konusu raporun ibraz edilmediği ve yine anılı hüküm kapsamında idareye yazılı olarak talepte bulunulup bulunulmadığı hususunda yaklaşık ispata elverişli herhangi bir delilin ibraz edilmediği anlaşıldığından talep tarihi itibariyle ödeme zamanının dolup dolmadığı hususunun yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilemediği değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Talep edenin İİK 'nun madde 257/2 koşullarının somut olayda gerçekleştiği iddiasının değerlendirilmesinde, talep eden tarafından karşı tarafın taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlediği, kaçırdığı veya kaçmaya hazırlandığı, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilemediğinden talep edenin bu yöndeki taleplerine de itibar edilememiştir. \" gerekçesi ile; \"İhtiyati haciz talebinin  REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;ihtiyati haczin tüm şartaları somut olayda sağlandığı, alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması, vadesi gelmiş bir alacak bulunması, alacağın para alacağı olması ile alacağa ilişkin ve ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin bulunması gerektiği, somut olayda tüm şartlar gerçekleşmiş olmasına rağmen rağmen ilk derece mahkemesi yaklaşık ispata elverişli herhangi bir delilin ibraz edilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddettiği, taraflar arasında imzalanan akaryakıt alımına ilişkin sözleşmenin 12.2.2 maddesinde mahkemenin belirttiği gibi \"idare, muayene ve kabul komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 60 gün içinde yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır '' hükmü yer alırken 12.2.3 maddesinde  \" teslim edilen yakıt tutarı kadar fatura kesilip idareye teslim edildikten sonra mali işler ve finansman müdürlüğünce banka havalesi ile fatura tarihi + 60 (altmış) gün sonra ödeme yapılacaktır.\" düzenlemesinin yer aldığı, iş bu düzenleme gereğince muayene ve kabul komisyonunca kabul raporu düzenlenmesine akabinde müvekkil şirket tarafından e- fatura tanzim edilerek davalı borçluya iletildiği, fatura olarak tanzim edilen faturalarda, işletmenin bir faturayı düzenlenip  işletme tarafından gib'e gönderildiğinde sisteme düşeceği, bu nedenle söz konusu faturaların davalı borçluya ayrıcan ibraz edilmesine gerek olmadığını, bununla birlikte müvekkili şirket tarafından takibe konu edilen faturalar davalı borçlu firma yolu ile de gönderildiği, ilk derece mahkemesinin kararında sözleşmenin 12.2.3 hükmünü tamamen göz ardı ederek sadece yukarıda belirtilen sözleşmenin 12.2.2 hükmünü esas alarak karar vermesi hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinin eki olarak sunduğumuz hesap muavin listesi ile fatura suretleri ve taraflar arasındaki sözleşmenin ihtiyati haczin yaklaşık ispat koşulu için yeterli olduğuru, taraflar arasında mal alımına ilişkin 2023/1514531 ihale kayıt numaralı ihale kapsamında imzalanan sözleşme ile teslim edilen akaryakıta ilişkin hesap muavin listesi, fatura ve irsaliyeler müvekkilin alacağının varlığını ve alacağın muaccel olduğunu açıkça gösterdiğini, bu nedenle  emsal yargıtay içtihatları ve BAM kararları doğrultusunda söz konusu alacağa  ilişkin ihtiyati haciz istemimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, <br>müvekkili şirketin ekte yer alan irsaliyeli faturalara dayalı alacak miktarının 10.147.399,55- TL olduğu dikkate alındığında, icra takibinin sonuçsuz kalması ve alacağın tahsil edilememesi halinde telafisi imkansız zararları doğacağının açık olduğunu, dosyaya gerekli delillerin sunulmasına rağmen ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmemesini gerekçe göstererek müvekkilin bu denli büyük bir alacağı varken ihtiyati haciz talebini  reddetmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ödeme günleri geçmesine rağmen borçlu şirketin telefonları dahi açmaması ve yapılan harici araştırmalarda borçlu şirket ödemeden kurtulmak için mevcut mallarını değerinden çok düşük bir bedelle başkalarına temlik etmesi veya gizlemek suretiyle alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmaya çalışmasının zaten yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını açık bir şekilde göstermekte olduğunu, <br>bu nedenler ve re’sen saptanacak sebeplerle İzmir 3. Asliye Ticaret  Mahkemesi’nin  2024/132  D. iş , 2024/134 Karar sayılı  kararının  kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep: İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılarak, talep gibi ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine  ilişkindir.<br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İcra iflâs hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir.<br>İhtiyati haciz isteyen vekilinin ileri sürdüğü vakıalar, dilekçesine eklediği deliller ve ihtiyati haciz istemi dilekçesindeki ifadeleri değerlendirildiğinde; söz konusu talebin, İcra ve İflâs Kanunu'nun  ihtiyati haczi düzenleyen İİK’nın 257. maddesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257/I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257/II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispat yüküne ilişkin İİK’nın 258. maddesi de somut olay açısından  önemlidir.   <br>İcra ve İflâs Kanunu'nun  257. maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. <br>İcra ve İflâs Kanunu'nun  257. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.<br>İcra ve İflâs Kanunu'nun  258. maddenin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.<br>İhtiyati haciz talep eden vekilinin dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacı şirket, ihtiyati haciz istemini faturalara dayandırmış ve faturaların birer suretini talep dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur. Talebe dayanak faturaların suretlerinin incelenmesinden içeriklerinin fiyat farkı, motorin ve kurşunsuz benzin olarak gösterildiği ve talebe konu faturalar içeriği malların karşı tarafa teslim edildiğine dair sevk irsaliyeleri sunulmadığı görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden vekilince talep dilekçesine eklenen \"Mal Alımına ait sözleşmenin 12.2.2 maddesine göre \"idare muayene ve kabul komisyonunda kabul raporu düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 60 gün içinde yüklenici veya vekiline ödemeyi yapacaktır.\" düzenlemesi göz önüne alındığında talep dilekçesi ekinde bu yönde bir belgenin de sunulmamış olduğu görülmekle, bu kapsamda ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından talep dilekçesine eklenen faturalar bedeline ilişkin ve haciz sebepleri hakkında İİK'nın 258.maddesi uyarınca  ispat ölçüsünde olumlu kanaat oluşmadığı gibi, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin malvarlığını kaçırdığına dair  kanaat uyandıracak derecede yeterli delil sunulmadığından  İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin  reddine dair kararın kaldırılması yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Buna göre dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; talep ve istinaf sebeplerine göre talep eden vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2024 tarih, 2024/132 Esas ve 2024/134 Karar sayılı kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran  ihtiyati haciz talep eden taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için  ihtiyati haciz talep eden aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9611b818af118209","SID":"934a8d0b862719ce"}}