{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1175 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1579<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/05/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/92 Esas 2024/95 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/09/2024<br><br>İhtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: İhtiyati tedbire itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; ... Bankası Bornova Ticari Şubesine ait, Keşidecisi ... Şirketi olan, 3069418 seri numaralı 31/03/2024 tarihli 1.000.000,00-TL bedelli bir adet çekin ciro yolu ile müvekkiline verildiğini, işbu çekin yetkili hamilinin müvekkili olduğunu, işbu çekin müvekkili tarafından bankaya ibrazı üzerine çekin karşılığının müvekkiline verilmediğini, bu hususun \"İşbu çek 01/04/2024 tarihinde takasa ibraz edilmiştir. T.C. Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2023/726 nolu karar ödeme yasağı konulduğundan iade edilmiştir.\" denmek sureti ile işbu çekin arka yüzüne şerh edilerek müvekkiline iade edildiğini, bu nedenle müvekkili adına öncelikle Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/726 Esas sayılı dosyasına feri müdahale talebinde bulunulduğunu, akabinde söz konusu çekin tahsil edilebilmesi amacıyla İstanbul 29. İcra Dairesi 2024/10609 Esas sayılı dosyası ile keşideci ..., lehdar ... Şirketi, ciranta ... Şirketi, ciranta ... Şirketi ve ciranta ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak tedbir talebinde bulunan ... tarafından, dosya borcu İcra Dairesinin kasasına yatırılarak, mahkememizden alınan tedbir kararı ile kötü niyetli olarak müvekkilinin haklı alacağının sürüncemede bırakıldığını, talep eden lehine ve müvekkili aleyhine verilen işbu tedbir kararının kaldırılarak dosyaya yatırılan paranın müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi mahkememizce değerlendirilmiş, 03/05/2024 tarihli karar ile; ihtiyati tedbir talep eden vekilinin, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72/3. maddesi gereğince icra takibi bedeli olan 1.000.000,00-TL'nin %15'si oranında olmak üzere 150.000,00-TL nakit teminat bedelinin mahkememiz veznesine yatırılması ya da 150.000,00-TL bedelli kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkememize ibrazı koşuluyla İstanbul 29. İcra Dairesinin 2024/10609 Esas sayılı dosyasındaki icra takibi kapsamında icra veznesine yatırılan veya yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi talebinin KABULÜNE, teminat bedeli mahkememiz veznesine yatırıldığı veya teminat bedelini içeren müddetsiz bir banka teminat mektubu mahkememize ibraz edildiği takdirde İstanbul 29. İcra Dairesine müzekkere yazılarak 2024/10609 Esas sayılı dosyada icra veznesine yatırılan para varsa bu paranın veya yatırılacak paranın ALACAKLIYA ÖDENMEMESİNİN İSTENİLMESİNE dair karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; itiraza konu tedbir kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere kararın dayanağının 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72/3. maddesi olduğu, kararın yasal mevzuata dayalı olması çerçevesinde ve açıklanan gerekçeler dahilinde mahkememizin ihtiyati tedbir kararında usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, \"İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin mahkememizin 03/05/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının REDDİNE,\"şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ihtiyati tedbir kararının yetkisiz mahkemede verildiğine karşı itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının koşullarının oluşmadığını, yerel mahkeme tarafından itirazlarına yönelik verilen gerekçeli karar incelendiğinde, ihtiyati tedbirin kabulü kararı ile son iki paragraf hariç birebir aynı gerekçenin yazıldığını, hiçbir itirazlarının değerlendirilmediği gibi, ihtiyati tedbir kararında kullanılan karar kullanılarak, itiraz gerekçeleri ve iddialarının değerlendirilmediğini, karşı tarafın, sadece farazi beyanları ile farklı çeklere ilişkin açılan dosyalardan bahisle huzurdaki iddiasını yaklaşık olarak ispat edildiğinin söylenmesinin mümkün olmadığını, teminat oranına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, hükmedilecek teminatın alt sınırının; alacağın yüzde on beşi olup, takdir edilecek teminat oranının somut olaya göre değişebileceğini, eldeki ihtiyati tedbire konu icra takibine dayanak, 3069418 seri numaralı 31/03/2024 tarihli senedin 1.000.000,00 TL değerinde olduğunu, söz konusu çekin meblağı bu denli yüksek iken, yerel mahkemece sadece 1.000.000,00-TL'nin %15'si oranında 150.000,00-TL nakit teminat takdirinde bulunmasının müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellediği gibi, haklılığı ispat edildiğinde zararını da karşılamayacağını, taraflarınca yerel mahkemeye de bildirmiş oldukları bu nedenlerle, tedbir kararı verilecekse de taraflarınca teminat oranının en az %50'ye yükseltilmesinin talep edildiğini, alt sınırdan hükmedilen teminat miktarına itiraz etmişlerse de yerel mahkemenin buna ilişkin itirazlarının reddine dair bir gerekçe sunma zahmetine girmediklerini, taraflarınca sunulan itiraz gerekçelerinin değerlendirilmediğini, mahkeme tarafından verilen kararın gerekçeli bir karar olmadığını beyanla istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine ilişkin kararının bozulmasına, neticeten tedbir kararının yetkisiz mahkemece verilmesi nedeniyle kaldırılmasına, aksi takdirde; yasal şartları oluşmadığından kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Talep, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.  <br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen  taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.<br>İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.<br>İhtiyati tedbir kararına itiraz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde \"ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde ise; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.<br>    İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br>    İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.<br>    (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.<br>    (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.<br>    Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.<br>    Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.<br>    Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dosyadaki belgelere, ek kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere,  talebin ... Bankası Bornova Ticari Şubesine ait İzmir İlinde keşide edilen çeke ilişkin olmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmiş olmasına, takibe konu edilen alacağın %15 'i kadar  teminat karşılığında icara veznesindeki paranın  alacaklıya ödenmemesi yönündeki kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2024 tarih, 2024/92 D.İş,  2024/95 D.İş Ek Karar sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair verilen 02/07/2024 tarihli DEĞİŞİK İŞ KARARI, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc08e2f878cfa39a","SID":"ca7fad249cbb2f9d"}}