{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/804 - 2024/1213<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/804 <br>KARAR NO\t: 2024/1213<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/05/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/1107 Esas - 2024/581 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16/10/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili  tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; ... plakalı aracın trafik kazasına karışması anında araç içinde yolcu olarak bulunan müvekkili ...’ın yaralandığını, ... plakalı aracın kendi şeridinde seyir halinde olduğu esnada, kendi seyir şeridinden sağa dönmek üzere manevra yapan ... plakalı aracın ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucunda düzenlenen rapor içeriğinde meydana gelen kaza aşamasında ... sayılı aracın sürücüsü ...’un kusurlu olduğunun, ... plakalı aracın sürücünün ise kusuru olmadığının belirtildiğini, araç içinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin sağ eliyle tutunmak suretiyle ayakta yolculuk yaparken kazanın etkisi ile tutunmaya gücü yetmemesi nedeniyle yere düştüğünü, sonrasında da diğer yolcuların müvekkilinin üzerine düştüklerini, bu süreçte müvekkilinin altta kalan kolunda, omzunda ve göğsünde şiddetli ağrılar meydana gelmesi nedeniyle de müvekkilinin hastaneye kaldırılarak ilk tedavisinin yapıldığını, ilk müdahaleden sonrasında ise müvekkilinin başka bir hastaneye kaldırılarak  tedavisine devam edildiğini, kazaya  sebebiyet veren ve asli kusurlu bulunan sürücü yönetimindeki ... sayılı aracın ZMMS poliçesi kapsamında ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların ilgili sigorta şirketinden talep edildiğini, ancak taleplerinin karşılanmadığını belirterek, HMK 107 çerçevesinde sürekli maluliyet nedeniyle ödenmesi gereken maddi tazminatın (şimdilik 30.000TL) ve bakıcı tazminatının (şimdilik 5.000TL) ve bu tazminat kalemlerinden her birine temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanacak reeskont faizinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili bedel artırım dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik nedeniyle hesaplanan 495.000,00TL maddi zararın 23.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ile birlikte, bakıcı gideri nedeniyle hesaplanan 5.000,00-TL maddi zararın 23.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kaza aşamasında oluşan kusur durumunun net olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, H.Ü. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 19.07.2023 tarihli raporda, davacının 25.05.2022 tarihli trafik kazasına bağlı tüm vücut engel oranının %14 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, davacı ...'ın trafik kazası sonucu uğradığı sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 1.525.814,44-TL, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının ise, 5.004,00-TL olduğu, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 500.000,00-TL olduğu gerekçesiyle; \"Davanın kabulüne, 500.000,00 TL'nin 23/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların fahiş olup hesaplanan tazminat tutarlarının  gerçeği yansıtmadığını, SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerli gelir bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davaya konu kaza, her iki davacı açısından da iş kazası olup, SGK tarafından peşin sermaye değerli gelir bağlandı ise bu gelirin hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiğini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinden sorumluluğun da, poliçe limiti kapsamındaki ödeme yükümlülüğüyle orantılı olarak belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hükme esas alınan raporda belirtilen kalıcı sakatlık oranı afaki olup, bu oranın kabul edilemeyeceğini, zira müvekkil şirket tarafından uzman medikallerden alınan görüşlerde davacının maluliyet oranının mahkemece esas alınan %14 oranından çok daha düşük olduğu kanaatine varıldığını, bu sebeple maluliyet oranına itiraz edilmişse de mahkemece itirazların dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesinin maluliyet oranları arasındaki çelişkiyi gidermeksizin söz konusu raporu dayanak alarak eksik inceleme ile objektif hukuk kurallarına aykırı bir şekilde hesaplama yapmasının kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınan kusur raporunda kusur oranına ilişkin değerlendirme hatalı olup, sigortalı araç sürücüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini,     mahkemece alınan bilirkişi kusur raporu ve kaza tespit tutanağı çelişmekte olup çelişkinin giderilmeden hesaplama yapılması ve hüküm kurulması hukuk genel ilkelerine aykırı olup kusur oranı açısından çelişkinin giderilmesi gerektiğini, somut olayda hesaplama yönteminde TRH ve Progresif Rant kullanılması hatalı olup poliçe tarihi gereği 01.06.2015 tarihli Genel Şartlarda belirtilen TRH ve %1,8 teknik faizi hesaplamasının kullanılması gerektiğini,    meydana gelen kaza nedeniyle talep edilen geçici bakıcı giderlerinden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmedilmesi durumunda müvekkil şirketin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve trafik poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen karar kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.<br>\tMaluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez. <br>\tEldeki davada, Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda, 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; “…b) Kas iskelet sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlarda Engellilik Oranları, Üst Ekstremitenin Diğer sorunları,.. hastadaki mevcut sekelleri karşılayacak madde bulunmadığı için Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunun düzenlenme usulü, 5. madde; “Bireyin engellilik durumu, Ek-2'de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.” uyarınca kişide sağ dirsekte madial kollateral ligament yaralanması olduğu ancak yönetmelik cetvellerinde bu sekele ait bir madde bulunmadığı dikkate alınarak en yakın madde kullanıldığında; - Tablo 2.9: Tenosinovit, hafif için üst ekstremite engel oranının %20 olduğu, üst ekstremite engelliliği Tablo-2.3'e göre kişi engel oranına dönüştürüldüğünde %12 olduğu, c)Kişinin engel oranlarına Balthazard Formülü uygulandığında %14 olduğu,” belirtilmiştir. <br> \tUzman görüşü niteliğinde bulunan bağımsız medikal kuruluş tarafından düzenlenen ve davalı ... Sigorta AŞ. tarafından ibraz edilen  raporda ise, şahıs için tenosinovit değerlendirilmesi ile yapılan karara katılmadıkları, şahsın dirsek grafilerinde, sağ dirsekte medial kollateral ligaman yaralanmalarının mevcut olduğu, herhangi bir tenosinovitin olmadığı, cetvelde bunun bir karşılığı bulunmadığı, dirsek hareket kısıtlılığından değerlendirme yapılmasının uygun olduğu kanaatiyle 25.05.2022 tarihinde geçirdiği kaza sonucu meydana gelen kazada, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği”ne göre tüm vücut fonksiyon kayıp oranının, %2 olduğu ve kişinin fonksiyon kaybı oranı olmasının gerekenin üstünde bildirildiği belirtilmiştir.<br>\tHer iki rapor arasında, trafik kazasına ilişkin benzer yaralanmalar tespit edilmişken, raporlar arasında tespit edilen özür oranları arasında fark bulunmaktadır. Bu durumda davalı  ... Sigorta A.Ş. vekilinin de rapora itirazı bulunması karşısında, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve davacının TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine yönelik olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının maluliyet/özür oranı, iyileşme süresi,  hususlarının değerlendirildiği, Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair, istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 30/05/2024 tarihli, 2023/1107 Esas - 2024/581 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-İİK'nın 36. maddesi gereğince; Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2024/40699 E. sayılı dosyasına depo edilen 837.000,00TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ff0106bcf58be0f","SID":"efff8fa2bdfea9d8"}}