{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2024 <br>KARAR NO: 2024/1382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2019<br>NUMARASI: 2016/275 Esas - 2019/1022 Karar<br>DAVA: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin müdürü ... ile müteveffa ...'in şirketin %50 hissedarları olduğunu, ...'in vefatından önce Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi'nin 2013/1086 E. sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, ... ve ...'in bu davaya devam etme kararı alarak mahkemeye müracaat ettiklerini, boşanma halinde ...’in mirasçı olamayacağını, ... mirasçılarının pay defterine kayıtları için müracaatları olmadığını, olağan genel kurul için 14/11/2015 günü toplantı düzenlendiğini, ... mirasçılarının toplantıya katılıp  veraset ilamı sunduklarını, şirket müdürünün yokluğunda herhangi bir karar alınamadığını, Hazirun cetvelinin şirket müdürünce hazırlanmadığını, ... mirasçılarının hangi oranlarda hissedar olduklarını ilk kez genel kurulda öğrendiklerini, daha pay defterlerine kayıt kararı verilmemiş olmasına rağmen 14/11/2015 günlü genel kurulda şirketi kilitlemeleri nedeniyle şirket müdürünce 25/11/2015 tarihinde ... mirasçılarının şirket paydaşı olma taleplerinin reddi ile ... mirasçılarına düşen pay değerinin hesaplanması için mahkemeye müracaat ile mahkemece belirlenecek gerçek hisse değerleri üzerinden ...’in hisselerinin ... tarafından devralınmasına  karar verildiğini ileri sürerek TTK 596. ve 597. maddelerine göre davacı şirketteki ... hisselerinin gerçek değerlerinin tespitini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili; kardeş olan ... ve ... tarafından davacı şirketin 29.01.1997 tarihinde kurulduğunu, ...'in 06.01.2015 tarihinde vefat ettiğini, geriye eşi ve çocuklarının kaldığını, şirket müdürü ...'in kızı ...'e verdiği vekaletname ile şirketin yönetildiğini, ... ve ...'in şirket malvarlığını ve mali değerlerini azalttığını ileri sürerek 09.06.2015 tarihinde ihtarname çekildiğini, ancak kasıtlı olarak oyalanıp firmaya alınmadıklarını, hesap incelemesine engel olunduğunu, ... ve ...'in 11.11.2015 tarihinde ... San. ve Tic, A.Ş.yi aynı adreste kurarak haksız rekabette bulunduklarını, davacı şirkete ait personel ve ekipmanları kullandıklarını, davacı şirkete ait ... markasına tecavüz ettiklerini, davalı Şirketin 30- 40 civarında personeli, adına tescilli bir adet menkul ve gayrimenkul malı bulunduğunu, sermayesinin tamamına yakınının ödendiğini, ... ve ...'in şirket karını düşük göstermek için şirket hesaplarında manipülatif işlemler yaptığını belirterek ... San. ve Tic. A.Ş.nin davaya dahil edilmesini, bilirkişi aracıyla mali varlığının incelenmesini, hisse değeri hesaplanırken bu şirketin değerinin de hesaplanmasını, feshine karar verilmesini ve  haksız kazancın iadesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket müdürü ...'in ve müteveffa ...'in % 50 şer oranda hissedar oldukları, ...'in vefatı üzerine davalı mirasçıların 14/11/2015 tarihli genel kurul toplantısına katılıp veraset belgesi sunarak iktisaplarının onaylanması talebinde bulundukları, %50 pay sahibi müteveffanın 06.01.2015 tarihinde vefat etmesi ve kardeş olmaları nedeni ile iktisap tarıhinin bu tarih olması gerektiği düşünülmüş ise de; iktisap tarihinin TTK nın 596/2. maddesi kapsamında veraset ilamı sunularak  genel kurul toplantısına katıldıkları 14.11.2015 tarihi olarak kabul edilerek şirketin red kararının süresi içinde verildiğinin kabulü gerektiği, 25/11/2015 tarihli ve 2015/2 sayılı kararla ... mirasçılarının şirket paydaşı olma taleplerinin reddine, ... mirasçılarına düşen payın şirket müdürü ... tarafından devralınmak üzere pay değerinin hesaplanması için mahkemeye müracaat edilmesine karar verildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi rapor ve ek raporunda belirtildiği üzere davacı şirketin değerinin 2.264.030,47- TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle % 50 hisseye tekabül eden öz varlık payının 1.132.015,24 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; şirket hisse değerinin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, hükme esas alınamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalılar vekili; ... ve ...'in birlikte hareket ederek 11.11.2015 tarihinde, davacı şirket içerisinde ... A.Ş.'yi kurduklarını, bu firmanın hileli olarak kurulduğunu, bu şirketin sürdürdüğü faaliyetlerle, davalıların ortağı olduğu davacı şirketin adına tescilli \"...\" markasına haksız olarak tecavüz ve haksız rekabet ettiğini, ...'in tek başına sahibi olduğu ...A.Ş.'nin üretim faaliyetlerini  ortağı olduğu şirkete ait ham madde ve stoklarıyla, kalıp ve makineleriyle herhangi bir bedel ödemeksizin gerçekleştirmekte olup, yine davalıların ortağı olduğu şirkete ait ticari sır ve bilgileri, özellikle de müşteri bilgilerini haksız, bedelsiz  ve izinsiz olarak kullanarak haksız kazanç sağladığını, buna ilişkin delillerin dosyaya sunulduğunu, markaya karşı gerçekleştirdiği haksız tecavüz ve rekabet İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/8 D.iş sayılı dosyası ile açıkça tespit edildiğini, ... ve ...'in  lüks hayat sürüp yüksek limitli harcamaları olduğunu, ... hakkında vergi ve ceza davalarının bulunduğunu, kök raporun 3. sayfasında bu hususların araştırılması ve tespit edilmesi halinde şirketin gerçek değerine eklenmesi gerektiğinin belirtildiğini, TTK nın 596 madde hükmü kapsamında şirkete ortak olmaları kabul edilmediğine göre, bu değerlerin de hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, dolayısı ile ...Ltd. Şti.'nden ortakların şahsi mal varlığına veya ...A.Ş.'ne mal varlığını aktarımı olup olmadığının, hangi mal varlıklarının aktarıldığının tespiti ile, aktarılan mal varlıklarının değerlerinin belirlenmesi, bu hususların incelenmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre payın değerinin belirlenmesi gerektiğini, ancak ...A.Ş.'nin defter ve kayıtları incelenemediğinden, bilirkişiler tarafından tanzim edilen ek raporda bu yönde tespit yapılamadığını, mirasçılık haklarının tam ve doğru olarak tespit edilebilmesi için dava dışı ...A.Ş. firmasının defter ve kayıtlarının incelenmesinin zorunlu olduğunu, ...A.Ş. fnin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; davalılara miras yolu ile intikal eden şirket hissesinin gerçek değerinin tespiti istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK nın 596. maddesinde \"(1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. (2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır. (3) Red kararı, devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olmak üzere geriye etkilidir. Red, bu konudaki kararın verilmesine kadar geçen süre içinde alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemez. (4) Şirket, üç ay içinde esas sermaye payının geçişini açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse onayını vermiş sayılır.\", Aynı yasanın 597. maddesinde; \"(1) Kanunda veya şirket sözleşmesinde esas sermaye payının bedeli olarak gerçek değerin öngörüldüğü durumlarda, taraflar anlaşamamışlarsa bu değer, taraflardan birinin istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince belirlenir. (2) Mahkeme, yargılama ve değer belirleme giderlerini kendi takdirine göre paylaştırır. Mahkemenin kararı kesindir.\" hükümleri mevcuttur. Somut olayda davacı şirketin % 50 hissedarı ve aynı zamanda davalıların murisi ... 06/01/2015 tarihinde vefat etmiş olup diğer ortak ...'in katılımı ile 26/11/2015 tarihinde 2015/3 sayılı karar alınarak davacıların hisselerinin pay defterine işlenmesi talebinin reddine, bu hisselerin gerçek değerinin belirlenmesi için dava açılmasına dair karar alınmış ve davacı şirket tarafından eldeki dava açılmıştır. TTK nın 596/1 maddesinde; esas sermaye payının miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi halinde tüm haklar ve borçların, genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre davacıların miras paylarına isabet eden hisselerin doğrudan intikali söz konusu olduğu için mirasçıların hissedar sıfatını kazanması genel kurul onayına bağlı değildir. Bununla birlikte TTK'nın 596/2. maddesine göre iktisabın öğrenilmesinden itibaren 3 ay içerisinde şirketin payın geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebileceği ve TTK'nın 596/4. maddesine göre 3 ay içinde açıkça ve yazılı olarak bu reddin yapılmaması durumunda onay verilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, TTK'nın 597 maddesine dayalı olarak davalılara isabet eden şirket hisse değerinin tespitini talep etmektedir. Ancak kanunda açıkça yazılı olmasa da TTK'nın 597. maddesi kapsamında şirketin gerçek değerinin istenebilmesi için öncelikle TTK'nın 596. maddesi çerçevesinde usulüne uygun bir bir karar alınması gerekir. Usulüne uygun alınmış bir karar bulunmadığı takdirde talebin TTK'nın 597. maddesi çerçevesinde değil, alelade bir değer tespiti istemi olarak kabulü gerekir. HMK'nın 106/2. Maddesi uyarınca tespit davası açanın, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerekmektedir. Her ne kadar davacı şirketin, intikalden 14/11/2015 tarihli ortaklar kurulu toplantısında haberdar olduğu belirtilmiş ise de 26/11/2015 tarihli kararın içeriğinde; mirasçılardan ... tarafından gönderilen 09/06/2015 tarihli ihtarnameden şirketin haberdar olduğu, 15/06/2015 tarihinde bu ihtara yanıt verildiği belirtilmiştir. Diğer taraftan vefat eden muris ... ile şirket müdürü olan diğer ortağın kardeş olduğu dikkate alındığında 14/11/2015 toplantı tarihine kadar iktisabın veya mirasçıların bilinmemesinin hayatın olağan akışına ters olduğu gibi 14/11/2015 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacıların toplantıya katılarak oy kullandıkları, davalı şirket tarafından davacıların tanınıp kabul edilmiş olduğu dikkate alındığında ortada 3 aylık süresi içerisinde TTK nın 596 madde kapsamında alınan geçerli bir karar bulunmamaktadır. Şirket hisseleri davalılara miras yoluyla doğrudan intikal etmiş olup, 3 ay içinde TTK nın 596 madde  çerçevesinde davalıların ortalık taleplerinin reddine ilişkin geçerli bir karar bulunmadığından şirket değerinin tespitinin istenilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Talebin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, şirketin değerinin tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan; TTK'nın 597. maddesinde mahkemenin şirketin değerine ilişkin vereceği kararın kesin nitelikte olduğu düzenlenmiş ise de eldeki davada TTK'nın 596. maddesi kapsamında alınan bir karar bulunmadığından, davacının talebi TTK'nın 597. maddesi çerçevesinde değil, alelade değer tespiti isteminden ibarettir. Bu nedenle kararın TTK'nın 597. maddesi kapsamında kesin olduğu kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, re'sen dikkate alınan bu husus nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/275 Esas - 2019/1022 Karar sayılı 24/12/2019 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine,\" İlk derece yargılamasına  ilişkin olarak; \"Alınması gereken 427,60-TL  ilam harcından davacı tarafından yatırılan 29,20-TL peşin harçın mahsubu ile kalan ‬398,4‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalılar vekili için takdir olunan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,\" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalılar tarafından yatırılan 177,9‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Taraflarca yapılan  istinaf  yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74e899dbec3eb60b","SID":"f14ad27c347a4fe6"}}