{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1295 <br>KARAR NO: 2024/1605<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>NUMARASI: 2023/561 Esas - 2024/86 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 30/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 30/06/2019 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın geri manevrası esnasında yaya olan ...'ya çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil ... yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen araç ...'nın sorumluluğunda  olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 26/11/2019 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10 oranında malul kaldığını belirterek  davanın belirsiz alacak davas  olarak kabulünü, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL tedavi gideri, 250 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL'nin  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının sakatlığına sebep sürekli sakatlık tazminat istemli olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na 2020.E.55301 sayılı dosyası ile başvuru yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karara karşı itiraz hakem heyetine başvuru yapıldığını,  İtiraz Hakem Heyeti 13/12/2020 - 2020/İHK-27801 sayılı kararı ile bozma kararına uygun olarak davacının kazayı ispat edememesi nedeniyle başvurunun reddine karar verildiğini,  İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı temyiz yoluna başvuru yapılmamış olması nedeniyle söz konusu kararın kesinleştiğini, açılan davada yargıtayın artık içtihat  oluşturacak nitelikte çok sayıda ilamı göz önünde bulundurulduğunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın neden olduğu iddiası ile açılan davalarda ..'nın herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığı açıkça ortaya konulduğunu, 30/05/2019 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve hiçbir merciye müracaatta bulunulmadığını, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının, kazanç kaybının teminat içinde olmadığını, geçici iş göremezlik ve  bakıcı giderleri talebinden de SGK'nın sorumlu olduğunu, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda \"Davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 30/06/2019 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın geri manevrası esnasında yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen araç ...'nın sorumluluğunda olduğunu,  trafik kazası nedeniyle, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 26/11/2019 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10 oranında malul kaldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla  500 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL tedavi gideri, 250 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi için işbu dava ikame edildiğini, trafik kazasında kusur tespiti için yine Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşacak şekilde tanık, keşif, bilirkişi ve sair delillerin toplanması gerektiğinden Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararı aslında bir nevi el çekme mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla söz konusu kazaya ilişkin hukuk mahkemeleri tarafından inceleme yapılmasına engel teşkil edecek nitelikte bir karar olmadığını, kesin hüküm sayılmadığını, Tahkim Komisyonu tarafından esastan bir çözümleme yapılamadığını, kazada kusur durumu tespit edebilecek nitelikte inceleme yapma ve delil toplama imkanı bulunmadığından başvuru reddedildiğini, dolayısıyla dosyanın tahkimde esastan çözümlendiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava,  davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kullanıcısı ve plakası bilinmeyen bir araçla çarpışması sonucu oluşan trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle davalı Güvence Hesabına karşı sürekli iş göremezlik, tedavi gideri, geçici iş göremezlik talebi açtığı maddi tazminat istemine ilişkindir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 23/07/2020 başvuru tarihli ... başvuru sayılı dosyasının incelenmesinde, başvuranın davacı ..., karşı tarafın davalı ... olduğu, başvurucunun 30/05/2019 tarihinde gerçekleşen sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın başvurucuya çarpması ile gerçekleşen trafik kazası nedeniyle şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 5.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin ... tarihli kararı ile başvuranın tazminat talebinin toplam 52.577,06 TL üzerinden kabulüne karar verildiği,  itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin vermiş olduğu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23/06/2022 tarih, 2021/15700 E. - 2022/9340 K. kararı ile ispat külfeti yerine getirilmediğinden başvurunun reddi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verildiği, bozma ilamından sonra Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 03/07/2023 - ... sayılı kararı ile  başvurucunun talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığından karar kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince \"... davacının talepleri bakımından daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde nihai karar verilmiş olması sebebiyle ...\" gerekçesiyle HMK'nun 114.maddesine göre kesin hüküm dava şartı gerçekleşmediğinden usulden reddine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın  303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Somut uyuşmazlıkta eldeki davada da aynı davalıya karşı, aynı kaza ve vakıalara dayanılarak aynı taleple sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik talep edilmesine, davanın taraflarının ve konusunun  aynı olmasına ve aynı konuda yapılan başvuru üzerine verilen  İtiraz Hakem Heyeti'nin 03/07/2023 tarih ve ... sayılı kararın ile \"ispat külfetinin yerine getirilmediği\" gerekçesiyle  başvurunun esastan reddine karar verilmiş olmasına  göre İlk Derece Mahkemesince davanın  kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık  görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c69025afa858ef22","SID":"014cee32a69cefe4"}}